Uyuz olurum

İşte tekrar başladı. Uyuz olduğunuz şeyleri göndermeyi ihmal etmeyin. Uyuz olun, uyuzluk yapın ama burayı malzemesiz bırakıp beni de uyuz etmeyin!. Bu ay giriş benden...

» Mönitörümün üstündeki kertenkeleyi mıncıklayan tüm Gameshow camiasına, » Sokakta bağıra çağıra top oynayarak büyük gürültü kirliliği yaratan veletlere (nereden buluyorlar o kadar enerjiyi!) - Elinde cep telefonu ile dolaşıp ego satan ve süslü egzotik kafes kuşlarına benzeyen kuş beyinli kadınlara... - İyice et pazarına dönen magazin basınına. » Hiç tepki vermeyen ya da herhangi bir olay karşısında aşırı tepki veren taksicilere * Yaşlı insanların tutuculuğuna * MTV tarzı Post modern takılmayı marifet sanan şapşallara - Bara gidip kadın avcılığı yapan bol hormonlu öküzlere. » Yeni doğmuş hayvanları sokak ortasında pazarlayan hayvanoğlu hayvanlara - Kedilerden nefret eden MEG'e » Bazen de kendime...

NEDEN ACABA?

- Eğer gözümüzü kırpmazsak kör oluruz... - Kapitalizm yerine bilimsel Sosyalizm gelirse büyük savaş çıkar (hayy... bunu boşverin!) » Kadınlar da renk körü » Atomlar son yörüngelerini 8 elektrona tamamlamak isterler

GEL DE KANITLA

» Konuşma hızımız 33'lük bir plağın hızında olsaydı uygarlık bu kadar gelişmezdi! - Narcissus sudaki kendi yansımasını görmeseydi aynalar icat edilmezdi » Beynimiz oksijeni depo edebilseydi kalp krizlerindeki ani ölümler engellenebilir, soluksuz yaşayabilir, daha derinlere dalabilirdik (bunun sonu yok) - Ölüm olmasaydı, sonsuzca yaşasaydık, yaptıklarımızın hiçbir anlamı kalmazdı (derin bir mesele, iyi düşünün) - Overdose olmasaydı, Gameshow daha fazla var olamazdı (haydaaa!)

çıkarıyoruz, bir de senin hikayelerinle mi uğraşacağız!) Ama siz de hiç yardım etmiyorsunuz ki! (E, bu bizim görevimiz) Sağ olun o zaman! (Teveccühünüz) 4. Soru sorarken numaralandırmak çok komik bir olay, tamam belli bir düzenlilik için gerekli ama bir yerlerde kusursuzluğu arayan bizler niçin normal hayattaki konuşmalarımızda da sorularımızı numaralandırarak sormuyoruz? (Saçma sapan bir tavsiyeydi belki de!) 5. Allah aşkına, benden başka kaç kişi yatarken annesinin burnuna dayadığı bir litreye yakın muzlu sütü içmek zorunda kalıyor? 6. Aslında ne güzel bir iş yapıyorsunuz siz! İlginçsiniz bir anlamda, ben bilgisayar dergisi almam; ama oyunlar hakkında da bilgi sahibi olmak isterim; Gameshow'u bir anlamda geyiklerle dolu bir mizah dergisi gibi alıyorum, oyun açıklamalarına sırf bakalım aralarda güzel laflar geçiyor mu, diye göz gezdiriyorum, oyun ve bilgisayardan uzak bölümlerini büyük bir zevkle okuyorum, bilgisayarla bu kadar içli dışlı olmama rağmen Gameshow'un bana bu konularda çok çok az yardımı oldu (tekrar açıldığınızdan beri çıkardığınız ikinci sayı şu an yanımda ve verdiğiniz iki CD'ye de daha bakmadım bile). Bu bir kötüleme değil; bunlara rağmen derginizi onuncu sayıdan beri kesintisiz olarak alıyorsam sizde ayrı bir olay var demektir, sizi saygıyla selamlıyorum ve sizin isteğinizle olmadığı sürece bu derginin, asla tarihin tozlu sayfalarına gömülmeyeceğini duyurmak ve bildirmek istiyorum.

Sonuç itibariyle böyle bir mektup çıkarabildim, bu benim herhangi bir yere yazdığım ilk mektup (adetim değildir dergilere mektup yazmak), onun için kusurlarım olduysa affeyleyiniz. Şunu da unutmayın ki boşluk anlamsızlık değil; düşüncelerin, onlara etki eden kuvvetler olmaksızın, serbestçe dolandıkları sınırsızlık ve aykırılıktır... Can “prelist” - canyamak@hotmail.com

Zebani: Can, insan etrafına baktı mı artık acayip olmaması lazım bu düzende. Adı üstünde bir "Düzen" bu. Yaşamın içinden geçtiği bir yolsa bu, buna uyum sağlamak gerekiyor. Bana 5 sene önceki halimi hatırlattın. Ben de böyle konuşurdum, duygudan duyguya atlardım, düşüncelerim hızlı ama dağınıktı. Böyle cümlelerle kendimi avutmaya çalışırdım, şikayet ederdim, sızlanırdım. Ben de kendime “çaresizim” derdim. Ne için çaresizsin? Yaşadığın için mi? Neyi ne kadar umursamıyorsun? Umursamamak sana özel bir haz ya da ego mu sağlıyor? Sözde Ruhlarımız bizi terk edip yer küreye düşerse gerçek sevgi ve gerçek desteği bulacağız (sözde!). Gerçek sevgi ve gerçek destek de ne? Sen bunu nasıl tanımlıyorsun? Bunlar bence sadece cümlelerden ibaret! Zaten bunun için toplumsal mesaj veremezsin. Ama konuşabilirsin tabii, hatta haykırabilirsin de. Hatta ve hatta bana haykır:

1- Bu sorunun cevabını varsaymak değil, yaşam özetliyor zaten! Benimkini merak ediyorsan söyleyeyim. Soru bence yanlış Çünkü böyle bir soruya “ya o, ya da öteki” biçiminde cevap verilmez. Ben vermem. Varsayımlarda bulunuyorsan önüme koyacağın seçeneklerin “özellikle de böyle yaşamla ilgiliyse" daha esnek olması lazım. Çok fazla faktör var, hatta sayılamayacak kadar çok. Benim aklıma gelen faktörleri senin sorunun neresine koyarsam koyayım hiçbir sonuç vermiyor. Vermez de zaten! 2- Güzel film, hatta şimdiye kadar seyrettiğim en iyi 3 filmden birisi, mükemmel bir kurgusu var, hikaye de sağlam demek isterdim ama maalesef seyretmedim. Bana VHS video kaset olarak gönderir misin? (artık bu işlere girmenin zamanı geldi; Disketten sonra VHS! kaset! Hmmm, bunu bi düşüneyim, 3- Sorunun içindeki parantezlere He he! 4- Şu anda konuşuyor muyuz? Bi de "kusursuzluğu arayan bizler için” demişsin Siz kimsiniz? Kusursuz örgüt mü? Merak ettim! 5- Haaa anladım, sen bu yüzden böyle olmuşsun. Evladım O Muzlu süt işte böyle kusursuzlar için kusurlu düşünceler yaratıyor. E kimse sizi kıskanmasın diye kendinizde biraz kusur bırakmanız lazım. Annen bunu anlamış da sen anlamamışsın. 6- Bunu tüm ekipçe övgü olarak alıyoruz ve teşekkür ediyoruz. Ama oyunları yazanları

Çocuk musun da hala bilgisayar veya yaşın yirmi beşi geçtiyse de okumanı tavsiye ediyoruz. Bunu biz Bizim kim olduğumuzu biliyorsun! İlk olmasına rağmen fena değil. Duyarlı mektup kategorisine beşinci olarak girdi bile ilk dördünü hayatta “Boşluk anlamsızlık değil" gibi cümleler de inan ki her şeye bir anlam bulmaya çalışan insanın tarihsel bir takıntısıdır. Hatta varoluşun en gerekli zihinsel eylemidir. Bir sene önce Kaddafi kulağıma şöyle bir şey söylemişti hala hatırlarım: “OVERDOSE'a MEKTUP YAZMAZSANIZ 2000 ASTROİD'in LANETİ ÜZERİNİZDE OLSUN”

ALO ZEBANİ; N'aber görüşmeyeli? Sen bir yıldır, doğru düzgün mektup cevaplamadığın için unutmuşsundur bu olayları herhalde, Hep tipini merak etmiştim zaten, Engin ablaya(!) aşık olduğuna göre bir şeyler sezmiştim. Çünkü ben en baştan beri biliyordum Engin'in ablamız değil, has ve has abimiz olduğunu, Neyse, sen sorularıma cevap ver başka ihsan istemez. Hadi: 1) Fifa falan oynar mısın sen? Oynuyorsan gel sana multiplayerda altı çekeyim! 2) Poster verecek misiniz? Yoksa beş ay boyunca her mektupta aynı soruyu okumaktan sıkılmayacak mısınız? 3) Matrix'i beğendin mi? Neo en sonda telefonu kapadığı an başlayan metal, seni de gaza getirdi mi? 4) Niye Prince Of Persia 3D oyununun cheatleri yok? Sen bilirsin bu işleri! 5) O karmakarışık sayfanda, amuda kalkıp