Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 36
Rainbow Six
in yaraticılarından yine güzel bir oyun force savaşın kendisi kadar gerçekçi
Tuğhan ARSLAN
'yada kaç film yapıldı tahmin edebilir misiniz? Hayır, istatistik falan vermeyeceğim, (Konuyu bağlayışımı izleyin şimdi.) öylesine sordum. Yani diyeceğim şu: insanlar (Bana bakmayın öyle, ben fareyim.) kendi yaptıkları en kötü şeylerden, milyonlarca askerin öldüğü savaşlardan bile para kazanmasını biliyorlar(O filmleri bedava seyretmediniz ya?). WWII uçak maketleri, bardak altlıkları(?), mouse padleri gibi yan ürünleri hiç saymıyorum bile, Bakın saydım mı? Hayır. Bu işten en çok yararlananlardan biride oyun firmaları sanırım. Yani sıradan bir Beat-Em-Up oyunu için bile kırk dereden su getirerek (..ve intikam almak için turnuvaya katılır...) onca konu bulabilen firmalar için 2. Dünya Savaşı, özelliklede strateji oyunları için, bulunmaz bir fırsat. Konu hazır zaten, yapılacak tek şey işe biraz atraksiyon katmak (Savaş sırasında dünyaya göktaşı düşer ve yayılan radyasyonda Hitler bir dinoz... Neyse). Ee, iş atraksiyona kalınca da ortaya değişik oyunlar çıktı. Aslında bunun öyle pekte kötü bir yanı yok, bu sayede pek çok iyi oyun gördük (Commandos mesela). Ancak firmalar artık İkinci Dünya Savaşı konulu oyun yapmaktan, Nazi bayrağı çizmekten sıkılmış olacaklar ki değişik savaş teorileri üretmeye başladılar. Mesela Force 21'de bu tür bir teoriden çıkmış olsa gerek; çünkü bu sefer oyun Üçüncü Dünya Savaşında geçiyor (Deme!). Bildiğim kadarıyla -ki bilirim- 3. Dünya Savaşı henüz çıkmadı.
İÜ: dünya savaşı konulu kaç oyun
Bilmiyorum (Hem biliyorum hem bilmiyorum (Bu tür ikilemler yaratıp okuyucunun kafasını karıştırıyorum ki ileride kötü esprilere bile gülün diye)) yani belki GameShow kapandığı sırada çıkmıştır da haberim olmamıştır. (Overdose'da yazmadı ya...), o yüzden pek iddia etmeyeceğim (Bu arada sevgili Sazan kardeşlerden 3.DS'nın çıkıp çıkmadığı hakkında aydınlatıcı E-Mailler bekliyorum ehehehe.). Neyse, Force 21'i, şu çoğumuzun ayıla bayıla oynadığı Rainbow Six'in yaratıcıları, Red Storm yapmış. Türü tahmin edebileceğiniz gibi Platform (Aha, şimdiden dağıttık.). Aslında Real-Time-Tactical-Strategy- Simulation da denebilir. Bakın, dedim bile. Oyun 2015 yılında geçiyor; ancak öyle uzay çağı teknolojisi araçları Cyborgler falan beklemeyin. Aslında 2015 diye özellikle belirtmeseler 13 Eylül 1999 sanabilirsiniz hani (Etrafta hala ağaç var yani eheh.). Bu arada oyuna geçmeden belirteyim: ben bu yazıyı yazarken 5.8 şiddetinde bir deprem daha olduğu için millet yusuf yusuf dışarılara fırladı. Ben ise görev aşkı ile istikrarlı bir şekilde hala Force 21'i yazıyorum. Eğer bu yazıyı okuyorsanız hala yaşıyorum demektir. Ama yinede yazı her an yarıda kesilebilir; yani hazırlıklı olun, gerilimli bir şekilde okuyun. Oyunda seçebileceğiniz iki ülke var: USA ve China. Yalnız şunu belirteyim eğer ki Çin'i seçerseniz oyunda geçen yazılar ve konuşmalar da Çince oluyor. Evet, öyle, İnanmadınız mı? Bende kendime inanmadım önemli değil; boş verin.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 37
Real
time savaşa katılın saklı birçok yerde düşman sizi “Sobe"liyor atırladınız mı “sobe” yi?)
araçların yönünü değiştirmeye yaradığını çaktım şıp, diye. Eğer bölükteki bir aracı ayrı bir gruba alıp Rambo gibi onunla, düşman sınırlarında, kahramanca savaşmak ya da “Eyvah enerjisi bitti bu adamın, bari kaçayım da ölmeyim." diyerek kaçmak isterseniz o ünitenin resmine basılı tutup sürükleyerek ayrı bir, mesela “P” grubuna atabilirsiniz. Onun dışında oynanış hakkında pek komplike bir bölüm olduğunu sanmıyorum (Yokda.). Artık her şeyi öğrendik. Dilerseniz, şimdi bu 15 Gıcık Mıssıonu
Amerika Rusya ile, Çin'e karşı müttefik olmuş ve oyunun büyük bölümü, savaşın ortasında ezilen Kazakistan'da geçiyor. Mekanlar orman, çöl, karlı dağlar gibi yerler; 7 grafikleri de gayet güzel (Şehirde de geçebilirmiş.). Oyunun oynanış stili diğer yani biraz farklı. Hani Myth diye bir oyun vardı, bilirsiniz. Elinize üç beş asker tutuşturup, en az
4 kayıpla görevi bitirmeniz isteniyordu. Force 21'e de Myth'ın Metalik versiyonu, diyebiliriz. Oynanış ekranı 3D, kamerayı kaydırma olayı ki ise yok. Onun yerine Mouse'u ekranın kenarlarına (Kenar neresidir?)
getirerek kamerayı çevirebiliyoruz. Bir Zoom-in Zoom-Out özelliği de eklemeyi bize çok görmüş acımasız Red Storm ekibi. Neyse ki üzerinde pek durmuyorum. Üniteler A grubu, B grubu, C grubu, D grubu (Bunu Z' | ye kadar sürdürebilirim de bakmayın ben Red Storm kadar acımasız değilim.) olarak gruplandırılıyor. Oyunun ilk Brifing ekranından girerek her gruba rütbeli biri atamalısınız. Eğer o atadığınız askerin bil görev sırasında tamamen ölürse K.I.A olur ve (Killed İn Action) onu bir daha kullanamazsınız. Mantıklı olmuş burası, kutlarım. Oyunda bölümler arası geçiş için sağdaki alfabetik paneli kullanın, diyor oyun yetkilileri. Ama siz kıllık olsun diye yukarıdaki harita ekranından veya Space'e basarak çıkarttığınız Tactical Map'den de seçebilirsiniz. Oyun ekranına veya yukarıdaki Map'e sağ mouse tuşu ile clicklemek suretiyle (Ne diyorum ya...) de seçmiş olduğunuz birimlerinizi hareket ettirebilirsiniz. Üniteler genellikle tank gibi ağır, hantal araçlar olduğu için kontrolleri biraz zor;
7 çünkü oyunun Pathfinding yani birimlerin tıkladığınız bölgeye giderken izleyecekleri rota sistemi gerçekten berbat. Özellikle hızlı davranmanız $ gereken yerlerde araçların birbirlerine takılıp dönmeleri çok sinir bozucu.
Zaten sinirlerim bozuktu, iyice psikopat oldum, yazarken bile sinirlendim yani offf... Neyse Red Storm “dur” olabilir, makul karşılamak lazım. © Rainbow Six'de de merdivenin ortasında takılı kalıp merdivenden çıkmamı engelleyen adamımı vurarak yere düşürdüğümü hatırlıyorum hehe. Araçlarımızın menzil içine, bir düşman askeri girdiğinde eğer yönü düşmana bakıyorsa ateş açıyor. Ayrıca bir düşman askerine sol tuş ile | clickleyerek “İşte buna vurun!” diye ayrıyeten belirtebilirsiniz. Bir de dikkat edebileceğiniz gibi en alt sağ köşede bir pusula var, Doğrusu ben bunun | süs olmadığını 7. Mission'dan hemen sonra, yani daha 8'e geçmemiştim hemen öğrendim. Allahtan çok dikkatli bir kişiliğe sahibim de onun
USA tarafını seçtiğinizi varsayarak -tabii ki- birlikte taktiksel bir yaklaşımla irdeleyelim heh heh. Bakın, irdelemeye başladım bile...
Mission 1 — Without Warning Çok kolay bir bölüm. Kontrollere alışmak için iyi bir fırsat. Bol bol kamerayı çevirip durun, gökyüzünün Texturenı inceleyin (Gerekirse irdeleyin heheh.). Kısaca grafiklere iyice bir doyun yani. Amaç: ekranın en güneydoğusuna gitmek. Yavaş yavaş, pek maceraya girmeden dosdoğru çapraz aşağı inin. En son gideceğiniz yerin hemen önünde iki düşman roketatarı var. Yandaki tepeye ağır ağır tirrmanarak üstten bombalayabilirsiniz. Onları halledince zaten mutlu son çok yakın.
Mission 2 - Holding The Line Bu da kısmen kolay bir görev. Amaç: Çinlilerin güneydeki Kazak köyüne (Kare ile belirtilen yer.) pek yaklaştırmadan hepsini öldürmek. Öncelikle yolu takip ederek kuzeydekileri temizleyelim. Doğuya doğru derelerin arkasındaki Çin birliklerine dikkat edin. Fazla zorlanacağınızı sanmıyorum. Tank ve Jeepleriniz ile dereden geçebilirsiniz. Yavaş, aheste aheste ilerleyerek TÜM düşmanları öldürün o kadar.
Mission 3 — Flight To Freedom Hafiften kasan bir görev. Amaç: Kazakistan başkanı Sumitov'a yol boyunca eskortluk ederek, en batıdaki yolun sonuna sağ salim ulaştırmak. Yoldan dümdüz gitmeyi düşünmüyosunuz umarım. Çinliler yola pusu kurmuşlar ve A grubunda başkanı taşıyan BRDM-3'ün de zırhı yumurta kabuğu kıvamında. Savaşmakla bitecek gibi değiller. En iyi yol, konvoyun en arkasından, 50 metre geriden, başkanın aracını takip ettirmek. Rota olarak kenarlardan dolanın, yani ilk önce yukarı sonra sola, sonrada aşağı. En önden T-90 ve tanklarını yollayın (Zaten iki çeşit tank var ya neyse...), biraz savaşacaksınız o kadar -birazcık-. Başkanı belirtilen yere getirdiğinizde görev bitiyor.
Mission 4 — Birds in a Cage Kasandra: bir görev daha. Amaç: Elimize “Aman kırılmasın!” diye tutuşturulan Hind helikopterlerini, aynı hizanın en altındaki belirtilen yere, oradaki koridoru kullanarak, sağ salim ulaştırmak, Ancak bu o kadar da kolay değil. Düşman uçaksavarları, tepelerde papatya gibi bitmiş. Hind helikopterlerinin de zırhları pek iyi değil, bir rokette patlıyor, canım. İlk yapmanız gereken, büyük bir hızla A ve C bölüklerini helikopterlerin olduğu bölgeye gönderin. Helikopterlerle pek oynaşmayın; çünkü düşman çok yakın. Bir süre sonra kuzeyden bir grup düşman saldıracak, iyi ki tankları oraya yollamışız, B grubu, oradaki arbedede harcanabilir, boşverin. Helikopterler hiç kımıldamasın, A ve C grubundaki tanklar ile yoldan giderek tepeye çıkın ve orada bitmiş papatyaları arkadan tek tek mıhlayın. Aynı şeyi diğer tepedeki papatyalara da uygulayın. Daha sonra helikopterlerinizle güvenli, huzurlu bir şekilde günbatımını sağınıza alarak bunların yarı