Gameshow sayı 42, sayfa 95
Sayfanın metni

Sayfa 95

Bu ay son kez huzurlarınızdayım; neden mi? Overdose ekibi olarak (sadece ben varım ama) diyerek giderayak size bazı kitap tavsiyeleri sunmak istiyorum.

diyerek giderayak size bazı kitap tavsiyeleri sunmak istiyorum ya da: En baba 10 Sci-fi kitabı (bana göre!)

Birincilerin birincisi STANISLAW LEM babanın SOLARIS'iyle başlayalım hemen (Türkiye'de İletişim Yayınlarından çıktı, ayrıca İletişim yazarın tüm kitaplarını çıkarıyor). Nasıl desem, bu kitap o kadar güzeldir ki canım sıkılınca oturup okur, içindeki muhteşem hayalgücü ve can alıcı anlamlar içinde kendimi kaybederim. Bu sci-fi başyapıtı insanın anlamlandıramadığı şeyler karşısındaki acizliğini anlatıyor. Son derece felsefi romanlar kategorisinde (bunu ben icat ettim) 2001'i katlar da fark surette alınmalı, birçok kez okunmalı. Hemen ardından ülkemizde tanınmayan ama gavur diyarlarında popüler olan LARRY NIVEN abimizin RINGWORLD (Türkçe İthaki Yayınlarından çıktı) adlı şahane romanına geldi. Alternatif dünyalar yaratıp farklı ırklar kurma kategorisinde 1 olan (bu kategoriyi de ben buldum) bu kitap farklı 4 ırkın dünyalarını terk edip uzayın çooook uzak köşelerinde yeni bir dünya bulup keşfetmelerini anlatıyor. Fakat burada anlattığım kadar basit değil tabi. Son derece bilimsel bilgilerle dolu ve insanı karşı düşündüren bir eser Halka Dünya. Alınmalı, almayanları derhal dövmeli. Üçüncü sırada ise ARTHUR C. CLARKE'ın 2001: A SPACE ODYSSEY'i var (Türkiye'de hangi kitapevine sorsanız söylerler). Son derece felsefi romanlar kategorisinde 2. sırada olan kitap (biliyorsunuz!) hala tartışması yapılan ender romanlardandır. Burada da insanın başa çıkamayacağı bir dolu metafizik durum söz konusudur (artık o kadar çok söylendi ki bu kitap hakkında benim bir şey söyleyesim gelmiyor). Sonradan tam 3 kitap daha çıktı (İthaki Yayınevi hepsini çıkardı). 2061 hariç hepsi alınıp okunmalı. Dördüncü sırada ise ülkemizde yeni tanınan ama dünyada tartışmasız Cyberpunk kralı kabul edilen WILLIAM GIBSON'ın NEUROMANCER adlı romanı var. Big Bang'de kabul edilen bu kitap bugün nedense her yerde kullandığımız siberuzay kavramını kitaptaki siberuzay kovboyu Case aracılığıyla son derece karmaşık bir yapıda Matris, virüs, buz ve bir dolu mükemmel yeniliği son derece akıcı bir üslupla işleyen bu roman bilimkurgu yazınında bir çığır açmış ve tabii ki 50 milyon kez kopya edilmiştir. Bir üçleme olup serinin diğer kitapları Sarmal Yayınevinden çıkacak (hatta Count Zero çıktı bile). Mutlak alınmalı. Ve beşinci sırada ALFRED BESTER abimizin THE DEMOLISHED MAN adlı eseri var (ve maalesef yeni baskısı yok. Bende eski baskısı var, isteyenlere çok pahalıya satarım ha ha ha!). Bu çok acayip bir kitaptır çünkü bundan çok seneler sonra telepatik ve her hareketin izlendiği bir toplumda, imkansız olan bir şey yapılır. Bu şey cinayettir. Düşünce polisleri ve müthiş telepatlar arasında kaçacak hiçbir yeri olmayan birisinin (okuyunca bu birisini anlayacaksınız) nasıl olup da bir cinayet işlediğini görecek ve hayretler içinde kalacaksınız. Son derece yaratıcı ve altıncı sırada ise yaratıcı romanlar kategorisinde (izninizle bu kategorinin icadı da bana ait) FREDERIK POHL ustanın GATEWAY isimli romanı var (Türkçe meali Çıkış Kapısı ve bir zamanlar Kavram Yayınlarından çıkmıştı, sahaflarda bulabilirsiniz). Çok zengin olduktan sonra hayatını sorgulayan bir adamın geçmişteki çıkış kapısında yaşadıklarını anlatan kitap aynı zamanda bir hiçlik destanı olarak anılmaktadır. Bu kitap da bir üçleme olup serinin diğerleri bir boka benzememektedir. Bu arada Çıkış Kapısının ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Asla söylemem! Alın okuyun ve romanın tadı damağınızda kalsın. Yedinci sırada ise ARTHUR C. CLARKE ustanın bence 2001'den sonraki en güzel ve en yaratıcı romanı olan RENDEZVOUS WITH RAMA adlı kitabı var (Türkiye'de İthaki Yayınlarından çıktı, hem de nefis orijinal kapaklı!). Güneş sistemine giren dev bir silindirin insanoğlunun dikkatini çekmesi ve içinde yaşadıklarını anlatan ve her yeri son derece yaratıcı bir hayalgücü barındıran nefis bir eser. Sonradan Clarke bu serinin de bokunu çıkardı hemen belirteyim. (Eğer okursanız!) silindirik denizi iyi anlamaya çalışın. Tek kelimeyle mükemmel. Sekizinci sırada ise pek kimselerin bilmediği bir eser var karşımızda (ay ne biçim cümle bu böyle): RAY BRADBURY'nin FAHRENHEIT 451 adlı romanı. Süper sci-fi anti-ütopyalar kategorisinde (söylememe gerek var mı?) 1984'ten sonraki en güzel eser olan (1984 tam sayılmaz ama genel kitap sıralamamda sıradadır. Birincisini biliyorsunuz!) Fahrenheit 451, totaliter bir düzeni sıkı sıkıya eleştirir. Tabi ki yanında yer alarak (bu 1984'te abartılmıştır). Özellikle kitaptaki Montag'ın kendi hayatı ve yaptıklarını sorgulamasının karamsar bir havada yansıtılması mükemmel. Ve şanslısınız ki İthaki Yayınevi yeni baskısını piyasaya çıkardı (çok takdir ediyorum bu yayınevini). Yazıyı okumayı bırakıp şimdi gidin alın diyorum size. Dokuzuncu sırada ise nefis bir bilimkurgu var: FRANK HERBERT'in DUNE serisi. Şimdi diyeceksiniz ki neden? Ben de hikayedir. Neyse Dune serisi alternatif ve yaratıcı karmaşık dünya yaratma kategorisinde üst sıralardadır ve bir efsane anlatır, bu efsaneye göre çöl gezegeni Dune... yok anlatmayacağım siz gidin bu seriyi bir an önce alın. Sarmal Yayınevi serinin 3 kitabını çıkardı (toplam 5 kitap). Ayrıca bu romanı psikopat yönetmen David Lynch filme de çekti ama sonuç tam bir hüsran oldu belirteyim. Arada bir Türk TV'lerinde oynuyor. Ve son sırada şu anda mezarda huzur içinde uyuyan ama bilimkurgunun babası sayılan H.G. WELLS'in THE TIME MACHINE adlı şahane eserinden (şaheser de denir) söz etmek istiyorum. Bu roman bilimkurgunun altın çağında yazarlara bolca malzeme olan zamanda yolculuk kavramını işleyen ilk romandır. Wells'in çağını kat kat aşan hayalgücü bizi bir zaman gezgininin gözüyle dünyanın çok seneler sonraki içler acısı durumuna götürür. Ve son derece akıcı ve heyecanlı olaylar başlar (Eloi'ler ve Morlock'lar, bu iki ismi unutmayın). Kitap bayağı eski ve yeni baskısı da yok. Tabii ben de eski baskısı isteyenler her zamanki gibi bana fahiş bir fiyat ödeyip kitabı temin edebilirler. İthaki Yayınevinden birileri şu satırları okuyorlarsa hemen ama en acilinden bu mükemmel klasiği yeniden bassınlar (emir gibi oldu ama basın hemen!). Evet bitti ama GAMESHOW'da tekrar buluşmak üzere diyerek kendimi huzurlarınızdan def ediyorum. STOR...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.