Gameshow sayı 42, sayfa 38

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 38

BİZDE DE BİR ENGİN VAR Kİ...

gösteren pencereleri görebilirsiniz. Burada hoş iki şey var. Birincisi "alumni" kısmından daha önceki "Jagged Alliance" oyunlarında yer alan eski paralı askerlerin sonlarının ne olduğunu öğrenebilirsiniz. Böylece belki yıllar önceki oyunları oynamış olanların hatıraları tazelenecek, hatırladıklarınızın sonlarına bakarak şaşıracaksınız. Bu arada oyunda burada yer alan eski simalardan bazılarıyla karşılaşmanız da mümkün. Mesela Hamous (bunun sonunu "alumni"den okuyun, çünkü çok ilginç; ve nerede karşımıza çıkıyor!!), ayrıca Speck ve Biff. M.E.R.C. adlı kuruluştan da bir mesaj alınca hemen gidip bakın. Bu A.I.M.'in yanısıra bir başka paralı asker seçeneği sağlıyor. Eğlenceli bir yer doğrusu. Eğer buradaki güldürü anlayışı size hitap ediyorsa gülmekten yerlere yatabilirsiniz. Hele Biff'in özgeçmişi (ve dolayısıyla özellikleri ile olan bağlantısı) ve Speck'in giriş sayfasındaki resmiyle “kurucusu ve sahibi" ibaresi beni çok güldürdü. M.E.R.C.'in anlamı "More Economic Recruiting Center" yani daha ekonomik kiralama merkezi. Bir nevi götürü usülde ödeme yapıyorsunuz. Buradaki her şeyin bir nevi hokkabazlık olması, buradan herhangi bir adam kiralamamanıza da yol açmasın. "Razor" ve "Haywire" denemeye değer. En azından ilerde daha az önem taşıyan işleri yaptırabilirsiniz. Getir götür ya da bir muhafız-eşlik etme postası vazifesi uygun gözüküyor. Öte yandan yaptıkları işleri de özgeçmişleri kadar cıvık değil. Göreve başlamak için bilgisayarınızı kapatın. Karşınıza karışık gibi görünen bir harita ekranı çıkacak. Burada sol üstte seçili olan adamınızın resmi ve özellikleri, altında da elinizdeki adamların listesi yer almakta. Sağda Arulco haritası, altında harita seviye ayarı (yer altı haritalarını görebilmek için), haritada özellikle görünmesini istediğiniz şeylerin gösterge açma-kapama düğmeleri, sağda altta takvim ve küçük harita, yanında bu ekrandan ayrılmanızı sağlayan araziye git oku, dizüstü bilgisayara giriş ve hızlı zaman akışı ayarı var. Vesair zamanda, adamlarınıza uzunca bir süre iş vermeyecekseniz, bir yere gönderip gitmelerini bekliyorsanız buradan zamanı sağa oka basarak 30 dakika veya 60 dakikalık birimler halinde geçirebiliyorsunuz. Bunların solunda elinizdeki para ve günlük geliriniz (ilk başta 0) yazılı. Karşılıklı konuşmalarınız da en soldaki pencerede bir şeyi kaçırmanız halinde tekrar bakabilmeniz için kaydediliyor. Gösterge düğmelerinden en sağdaki herhangi bir karede gördüğünüz veya bıraktığınız eşyaları gösteriyor. Sonra sırası ile güvenli hava sahanlığını, eğittiğiniz milisleri, kurduğunuz takımları, madenleri ve kasabaları görünür-görünmez yapan düğme yer alıyor. Sahada ilerlemeniz de mümkün ancak çoğunlukla buradan kasabalar arası yolculuk yapacağınız için bu kısmı dikkatli okuyun. Takımlarınızı gösteren düğmeye basarak haritada görünen kutucukları tıklayın. Hareket ettirmek istediğiniz takımı seçin ve göndermek istediğiniz yere çift tıklayın. Burada adamlarınız sarı noktalar veya mavi ok olarak görünür. Kavuniçi renkli adamlarınız sabit bir görev ifa ediyorlar demektir. Adamlarınızı görevlendirmek veya takımlara atamak için soldaki listede yer alan "assign" sütununu kullanacaksınız. Mevzubahis adamın bu sütundaki ibaresi onun ne yaptığını gösterir. Buraya tıklayarak 'On duty'den farklı bir takıma atayabilir, "Doctor" seçeneği ile doktorluktan anlayan ve tıbbi çantaya (ilkyardım çantası değil, büyük olanı) sahip olan adamınızı o karedeki

Siz bilmezsiniz bu Engin denen adamı ve silahlarını! Hatta aşağıda yazdığımız şeylere bile inanmayabilirsiniz. Fakat tamamı gerçektir, hem de tanıklarıyla ve kanıtlarıyla... Bismillah diyerek başlayalım:

ALEV: Engin'in birinci ve en etkili silahı. Bu silahı anlatmak bile tehlikeli. Hemen teknik detayları geçip direk etkilerine gelelim: Bir sprey (herhangi bir sprey) ve bir çakmak! Evet sadece bu kadar. Çakmağı spreyin önüne getirerek yakar ve sıkı durun spreyi de sıkmaya başlar. Ortaya korkutucu bir ses ile 2064 derecelik bir ısı yayılır (artık ölçer hale geldik!). Kendisi hariç herkes çil yavrusu gibi dağılır. O da kovalar. Yüzyılın şu son günlerinde ateşten bu kadar korkacağımız hiç aklımıza gelmezdi. Hala kullanıyor! Menzil alanı: 2 metre çapında Kurbanlar: Söylemeye gerek yok, karedeki herkes.

KABLO KANALI: Bu silah Engin tarafınca son derece yararlı bir iş için kullanıma sokulmuştur. Şöyle ki: Kafe'nin tadilatı sırasında (internet Cafe'mize bekleriz) kablo kanalı döşenmiş ve içlerinden bir tanesi artmıştır. Engin bunu “çöpe atılacağına bir işe yarasın” diye alıp ilk alev silahının gelişmiş bir versiyonunu yapmakta gecikmemiştir. Çalışma prensibi bilim adamlarının dilini damağına dolaştıracak cinstendir. Bunda eski silahtaki düzeneğe, yani çakmak ve sprey arasına 2 metrelik kablo kanalı konulması söz konusudur. Kullanımı yukarıdaki gibidir fakat ikinci bir kişiye ihtiyaç duyulur (düzeneği harekete geçiren çakmağı yakmak için). Biraz hantal olmakla beraber bu silahta, daha sistem harekete geçmeden herkes tabanları yağlamıştır bile. Menzil alanı: 4 metre çapında Kurbanlar: İlk harekatta çakmağı çakan ikinci kişi ile diğerleri.

MANYETOFON: Engin'in son keşfettiği fakat en etkili silahlarından olan Manyetolu Telefonu anlatmama izin verin (Ahhh! yapma Engin!). Bir gece Taksim meydanındaki antika eşya satıcısından aldığı Manyetolu telefon ana sistemdir. Bu, bildiğiniz eski bir telefon olmakla beraber kablo uçları açık ve yan tarafında çevirme kolu olan bir aygıttır. Şimdi, Engin gayet normal bir şekilde çevirme kolunu bisikletin pedalı gibi çevirir, kablolara akım yollanmıştır bile. Kurban eğer bunun ne işe yaradığını bilmiyorsa 15.000 voltluk bir elektrikle çarpılmaya mahkumdur. Fakat ucu açık kabloları gören her kurban bir şekilde başına kötü bir şey geleceğini hissettiğinden Engin sistemi kullanmak için yine 2. bir kişiye ihtiyaç duyar. İkinci kişinin bilmesi gereken en önemli şey kurbanın izole yerinden tutması gerektiğidir (fakat bu yolda çoook yardımcı çarpılmıştır). Silah hantaldır, kullanımı işçilik gerektirir, Engin'in bu silahtaki en büyük başarısı 5 kişiyi elele seri bağlayıp uzak bir elektrik network'ü kurmak suretiyle çarpıp inletmesidir. Menzil alanı: 1.5 metre (kablosu o kadar dal) Kurbanlar: Bu silahtan da herkes nasibini aldı, hatta kendisi bile!

KOLONYA SAVAR: Sistem çok basit fakat utanç vericidir. Ellerinizi açıp ikram edileceğini beklerken pantolonunuzun en mahrem yerine dökülmesi prensibine dayanır. Acı verir, yanma hissi verir, hala güzel kokar (yapma Engin!). Menzil alanı: 3 karış çapında. Kurbanlar: Sadece Erkekler.

ORHAN: Gereksiz gürültü yaratarak moral bozma prensibine dayanır. Fakat fonksiyonu Orhan Gencebay'ı seven birisi olduğu anda sona erer. “Batsın bu dünya” ve “Bir teselli ver" parçaları aynen bir bombanın etkisi gibidir. Menzil alanı: Watt başına 1 metre çaplı Kurbanlar: Sadece Zebani (çok çekti bu çocuk!)

ÇEKYAT İŞKENCESİ: Prensibi çok basittir. Çekyatta rahat rahat oturup mavra yapan ancak konuşmasının bir yerinde falso veren (mesela Emre'nin Konseptüel demesi gibi) kurbanın önce üstüne atlanıp bir güzel yoğrulduktan sonra katlanıp paket yapılmasıyla son bulur. Çok pratiktir ama yorucudur. Menzil alanı: Çekyat kadar. Kurbanlar: Emre, Burçak, Ertunç

N VAR NE...

3 OYUNLAR

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.