Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 40
Biraz önce soğuk savaş dönemi ve nihilist felsefe ile ilgili olduğum dangalakça bir hareketiyle güme gitti. Dolayısıyla alışkın olduğunuz (gıcık olduğunuz) malum başlangıçlarımdan birini yapamıyorum. Zati artık bir önem de arzetmiyor bu. Dergiyi elinize aldığınızda da farkedebileceğiniz üzere GameShow dosyası kapanıyor artık. Dolayısıyla benim de bu alemdeki işim bitiyor. Son yazımda bir simülasyonun denk gelmesi sıradan bir tesadüf sadece. İlk tanıtımımda bir sim'di hatırlarsanız. Başlamadan önce söylemek (yazmak) istediğim birkaç şey var. Dergi kesinlikle batmadı. Bunu bilin. Amatörce bir içgüdünün profesyonelce bir ürünü olan GameShow tam olarak doruk noktada olduğu anda piyasadan çekiliyor. Belki bir gün geri döner, belki dönmemek için gidiyor. Ama şunu bilmelisiniz ki bu dergi başında yazdığı gibi sadece aylık oyun açıklamaları dergisi değildi. Türkiye'nin dört bir yanına ulaşan ve pek çok insanı yazı vasıtasıyla buluşturan bir yapıttı GameShow. Aranızdaki bazı sivriler bunu anlayamazdı. Biz de bunu beklemiyorduk zaten. Beni eleştirdiler örneğin. Oyunları oynamadan yazıyormuşum, sayfa doldurmak için kelime oyunları yapıyormuşum, aykırı ve alakasız fikirler beyan edip birilerini rahatsız ediyormuşum. Evet bunların hepsi doğru aslında. Ancak anlaşılamayan benim misyonum yalnız oyun tanıtmak değildi dergide. Kendini aşmak adına bir takım atılımlar içinde olan adamlardı benim hedefim. Onlar yarınların temsilcileriydi ve benim elimde onlara ulaşmak için bir oyun dergisinden fazlası yoktu. Eğer devam etseydik ve yazılarım kesilmeseydi (bkz. Interceptor) pek çok konuda faydalı olacağıma inanıyordum. Kısa sürdü, yazık oldu falan filan... (Snıff) *« Soğuk savaş tarih sayfalarına emanet oldu. Ama anlaşılan kafalardan kolay silinmeyecek bu dönem. Baksanıza Mission Studios'taki herifler farazi bir düşüncenin esiri olmuşlar. Dengelerin korunma kavgası nasıl sıcak bir çatışmaya dönüşür merak ediyor musunuz. Aaaz sonraaaâaaaa... Öncelikle şunu belirtmekte fayda görüyorum Jetfighter 3'ü oynadıysanız bilin ki bu oyun o oyun. Yirmi beşinci sayıda üstat Levent Göçer tarafından tanıtılmıştı hani. Hah işte onu oynadıysanız ve yeni senaryo, ara ekranlar falan sizin için mühim bir hadise teşkil etmiyorsa bu oyun biraz pahalı (4 CD). Ona göre boşuna kasmayın... Training önemli. Kesinkes girin ve deneyin. Ben tek tek uğraştım ve sonuna geldiğimde kendimi oyuna gerçekten hazır hissettim. Single player'dan gireceğiniz Nordic Fire Amerikan tarafının görevlerini oynamanıza neden olurken Rising hadisenin Sovyet kısmına dahil olmanızı sağlar. Görevler her iki taraf için dengelenmiş gibi görünse de Rusların mission'ları bana daha bir zor gibi geldi. Belki de Rus uçakları kullanmaya aşina olmadığımızdandır. Bilemiyorum... Bence siz Yankee senaryosuna dalın. Uzuuuun demolar sonrası, kontrolü ele geçirdiğimizde karşımıza muhtelif location'lar çıkar. Bizde gideriz. Gittik...
Briefing Room: Adı üstünde hocam brifing işte. Açık konuşayım auto-pilot hikayesinin bu kadar cılkı çıktıktan sonra buraları dinlemiyorum bile. Sen nasıl simülasyoncusun diyenlere Jet uçaklardan nefret ettiğimi hatırlatır (JSF tanıtımı) ve umarsız tavırlar sergileyerek bir sonraki satıra atlarım. Hangar: Göreve başlamak için adım atacağınız mekan. Buradan mühimmatınızı yükleyip "Fly Mission" deyip uçabilirsiniz. Yükleme işi uçuş esnasında olayı birebir etkileyen bir faktör. Eğer görev hava çarpışmasını ihtiva ediyorsa havadan havaya füzeler harici doldurmayın weapon bay'leri. Görevin içeriği "herşeyi" içerirse "mixed" bir yükleme gerekir. Rec. Room: Diğer pilotlarla interaktif iletişim ve olayların gelişimi buraya kliklemenize bağlı. Wing Commander'dan araklama olsa da iyi bir hırsızlık olayı kanımca. Hoş yani ayol. Your Gı rs: Bizim mel Bir erkek için evi onun kalesidir derler. Kalenizin kapılarından içeri süzülün ve ilerdeki bilgisayarınıza girip son derece lüzumsuz opsiyonlara klikleyin, ne olacak bakalım. Ulan bunları buraya koymanın ne anlamı var be. Uzatın bakalım sevgili programcı C.O.: Büyük şefin alemi. Arada bir takılın senaryo gereği. Amerikanlarda topoş kılıklı Walters, Ruslarda mal suratlı Sokolokov çıkacaktır karşınıza. Yine de Top Gun'daki kel kafalı amcamdan daha sevimli olduklarını söyleyebilirim. Debrief: Görev esnasında ne yaptık, nasıl yaptık, kiminle yaptık, yaptık da iyi mi oldu türünden sorularınıza yanıt alabileceğiniz bir seçenek. Görev bittikten sonra bakılması elzem bir hadise. Free Flight: Kuşlar gibi özgürce, öyle senaryo menaryo iplemeden gönlünüzce uçabileceğiniz anlar yaşatacak sevimli bir klikleme. İstediğiniz gibi ayarlayın her şeyi ve uçun. Instant Mission: Normalde senaryo dahilindeki görevleri tek tek bitirmenizi sağlar. Tabii böylelikle 4 bir oyunu harcamış olursunuz. Yine de ben harbi simülasyoncuyum sulandırılmış ara ekranlar istemem diyen züppeler (ben) varsa aranızda bir baksınlar buraya... Config: Oyun DOS oyunu ve DOS altında dahi yüksek çözünürlükte, 16 ramlık 120 Pentium'da çok yavaş. Yolun sonuna gelmiş aletlere sahipseniz (benimki gibi) düşük çözünürlük sizin kaderiniz. Ayrıca ekran kartının 2 Mb olmasını da şiddetle olmasa bile dehşetle tavsiye edebilir miyim bilmiyorum ne desem acaba mı? Oooo canınız sıkıldı bakıyorum. Hemen uçuşa geçmişsiniz. Hızlı çocukları severim. O halde alın size klasik yazı uzatma taktiği gereği açıklanmak zorunda olunan tuş kontrollerini vereyim. Bazen düşünüyorum fazla mı dürüstüm yoksa velinimetimiz olan okuyucularımıza karşı çok mu saygısızım. Hiçbir ölümlü varlığa saygı duymadığım ortada, bu kuralımı sizin için bozamam evlatlarım. İsterseniz kusura bakın da sanmıyorum. olmayanlar dikkat, işte o dergiden araklanmış en çok kullanılan tuş kontrolleri; "6" motoru kapat, 1'den 0'a kadar motor gücü arttırıp azaltma, "*" tam güç, "Silme" yer silahları, "Return" hava silahları, "Space" Ateşle, "N" diğer koordinat, "G" tekerler, "C" chaff, "F" flare, Numerik klavye'den "8" burun aşağı, "6" sağa kaykıl (ne demek lan bu), "4" sola kaykıl, "2" burun yukarı, "Enter" dümen sağa, "0" dümen sola. Kokpitte "Esc" basarak önünüze yığılan bir dolu seçenekten mül olanlar var elbet ama ben dokunduracağım; End Mission- Return Base: Görevi bitir üsse dön kafanı kırarım. Görev tamamlanmışsa seçin. Review Mission Orders: Görevin içeriğine tekrar tekrar bakmak ha. İyi bir pilot bi lafı bi kerede anlayan pilottur. Auto- Land: Yeni nesil simülasyoncular şanslı. Bizim zamanımızda böyle bi olay yoktu. Kalkış oto pilot, iniş oto pilot, oh ne ala. Restart Current Mission: Hayata baştan insan türünden sayılırsınız. Free Flight Setup: Uç git serbestçe uzaklara, bunu buradan ayarla. Abort Mission: Yapmıyorum len bu görevi, başka görev yok mu alemde? Ohaa, harb esnasında bir askerin böyle söylediğini düşünebiliyor musunuz? Resume Flight: Geri dönmek istiyorum. Bu menüye gıcık oluyorum, çıkmak istiyorum buradan. Controls: Joystick sahibi azınlık burası sizin Bi bakın bakalım. View: F1'den F4'e kadar oraya buraya bakma, F10'dan F12'ye kadar şuraya buraya bakma. Gerisi mi? Boşverin yaaa. Display: Her şeyi full açarsanız çözünürlüğü düşürün derim ben. Siz bilirsiniz. Avionics ve Sound'a dokunmayın, Cheat'leri kullanmayın. Niye salladığımı sormayın. Ya da sorun söyleyeyim ve öyle bitireyim; Ulan oğlum, bu oyun JF3'ün tıpatıp aynısı. Belki inanmayacaksınız ama bu defa gerçekten oynadım oyunu ancak yazacak hiçbir şey bulamadım. Levent ne yazılması gerekiyorsa hepsini dökmüş kağıda. Bana fazla bir şey bırakmamış. Dolayısıyla yazmaya kalksam fazla yaratıcı olmayacak. O açıdan açıklamayı bırakıp yoruma geçmek istiyorum. Tamam kabul ben kötü bir yazar ve oyuncuyum ama bu da bitti işte. Kurtuldunuz.. Jetfighter: Full Burn kesinlikle kötü bir oyun değil. Top Gun'ı beğenmiş biri olarak JFFB'e bittim açıkçası. Adamlar büyük efor sarf etmişler. Uçuş dinamikleri çok iyi olmasa da sadece kara kuru simülasyon yaparak bir halt ettiklerini zannedenlere (JSF) nazaran daha iyi. Grafikler 3Dfx olmadan bile iyi bir alete sahipseniz çok iyinin kübü durumunda. Üç boyutlu kart desteği, multiplayer falan hepsi mevcut. Ama en önemlisi konusu. Konusu küflenmiş bir hikayenin reenkarnasyonu değil. Yani iyi Yankee kötü Rus'u döver olayını aşmışlar. Tarafsız değiller elbet ama Rusları insan yerine koyma inceliğini (1) göz ardı etmemişler. Örneğin uçağımız düşünce nikahlı avradımızın arkamızdan gözyaşları dökmesi ne güzel, ne güzeeeeel. Adamlar oturup film çekmişler. Helal olsun. Yalnız buradan bile bii *70 verdim gitti. Filmleri çıkarınca bile çok grafiklere sahip, orta düzeyde sayılabilecek görev dizaynı olan eğlenceli bir sim kalıyor ortada. Alın, aldırın, almayanları dövün. Son defa eyvallah. ElErtunç Burak
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 41
Şimdi beni dikkatle dinleyin, 2. waypoint'ten sonra primary hedefinize geliyorsunuz: DOS oyunlar!
Başkan şu anda Monica ile meşgul ama işi bitince bütün birlikleri DOS oyunların üstüne yollayacak.
Ne yazık ki son aldığımız haberlere göre halen DOS'ta çalışan oyunlar üretildiği rivayeti doğrulanmış oluyor...
MISSION STUDIOS TÜR UÇAK SİMÜLASYONU
/ İM ; (A Pentium 133 MHz 16 MB RAM JETFIGHTER 4 CD HARDISK | |