ar@rim

Eğer harbi bir ararım fanatiği iseniz, yani derginin kapağına bile bakmadan langırt diye burayı okuyorsanız size kötü bir haberim var... Dergi kapandı, şu an elinizde tuttuğunuz sayı son sayı... Geri sayım başladıktan 4-5 ay sonra idi galiba, TR'ye geldiğimde bana bu işi anlattılar, dergiyi geri sayımın sonunda kapatıyoruz dediler... Tamam dedim, ne diyebilirdim ki, yani dergi üzerindeki rolüm çok çok ufak olduğu için tamam dedim, aksi taktirde ne derdim bilemiyorum... Fakat düşündükçe, yani geri sayım yaklaştıkça bu işin çok zor olacağına karar verdim... Yani öyle kapatıyoruz demekle dergi kapatabilmek yürek ister derim, diyerim, dedim. Yani uzun lafın kısası, benim bildiğime göre, şu anda dergi bitmiş durumda... Ama acayip bir baskı olur, başkası dergiye el koyar, dergi Sabah grubuna satılır falan filan bilemem. Dedim ya, benim bir rolüm yok artık, binlerce kilometre uzağım olaya... Yani aslında şöyle demeliyim. Dergi benim için bitti. Artık ne yazı yazarım, ne de başka bir şey yaparım... Ben bile yoruldum, öyle düşünün... Eksik kalsın be baba!! Öyle değil mi! Yani güldük eğlendik, gönül isterdi ki biz bu işten ekmek yiyelim. Arabalar, evler alalım. Ama olmadı... Sakın GameShow satmıyordu, mali krizde idi falan gibi saçmalıklar ile gelmeyin karşımıza, alakası yok hem de uzaktan yakından alakası yok. Tamam dergi bok gibi para getirmiyordu ama mali durum yüzünden kapanmıyor dergi. Aman derim... Bu giriş yazımı bitirmeden önce, sizlere teşekkür etmek isterim, bize iyi davrandınız ve bence elinizden gelen gayreti gösterdiniz. Her zaman yanımızda oldunuz. Türkiye'nin en iyisini yansıttınız bize, hepinize çok teşekkürler. Şimdi kusmak ister gönül sizlere ama inanın kusacak halim bile yok, hani bok gibi içersiniz sonra bir bakarsınız (genelde ayağa kalktığınızda) her yer dönüyor, ama nasıl dönüyor... Sanki sandalda imişsiniz de arkadaşlarınız (Bülü ile Uğur) size şaka olsun diye hayvan gibi sallıyorlarmış sandalı gibi. Yapmayın ulan, durdurun hayvan herifler, diye bağırmak istersiniz ama normal aktivitenin dışında bir hareketin sizi kusturacağını bilirsiniz. Sonra koşarak Kemancı'nın tuvaletine gidersiniz. O beni alt etmeden ben onu edeyim mantığı ile daldırırsınız parmağı boğaza, kan ile beraber bir kusmaya başlarsınız... Ondan sonra az çok rahatlarsınız... Yüzünüzü yıkadınız mı, bir de kolonya var ise, ohhhh dersiniz, biraz şurada durayım. Ama sonra yine kusma isteği gelir, artık kusacak bir şey kalmamıştır ve mide öz suyunu çıkarmaya başlarsınız. Salya ve tükürük ile karışık acı bir sıvı akar... Artık kusacak hiçbir şey kalmamıştır. İşte ben de öyle hissediyorum... Yani yeterince kustum sizlere, anlattım, rahatladım. Bir kolonya verin yeter bana... SORU: Internet ile web arasındaki fark nedir? Ben moron muyum? Anlayamıyorum!!! CEVAP: Hani Rus matruşka bebekleri vardır ya, işte Web, Internet denen o en büyük bebeğin içinde duran diğer bebeklerden biridir... Net üzerindeki her bilgisayar ortak bir dil konuşur ki buna TCP/IP, Transmission Control Protocol/Internet Protocol denir. Bu dil sayesinde sizin salak makinanız, IBM'in süper bilgisayarları ile anlaşır ve sayfaları getirir. Yoksa IBM'in server'larının neyine!!! Tim Berners denen bir adam 1991 yılında bulmuş İnternet'i. En önemli iki özelliğinden biri, browser denen (Netscape Communicator veya Microsoft Internet Explorer) programları ile zengin içerikleri görebilmeniz, resim, video falan gibi. İkinci özelliği ise: Hipertext, hani şu üzerine tıkladığınızda bir yere gidiyorsunuz ya, işte Hipertext'ler genelde altı çizgili mavi olan text'lerdir ve Mouse'unuz ile üzerine bastığınızda, başka bir yere gidersiniz. Süper bir olay! Ana matruşkanın içindeki diğer networkler ise büyük çoğunlukla web tarafından ele geçirilmiş durumda. Mesela Gopher, eski bir hipertext örneği, şu an çok kullanılıyor mu bilmiyorum. Mesela FTP, hala sıklıkla kullanılsa da web'e alışkın olanlar için komplike geliyor. Mesela Telnet, FTP'den çok daha zor ve Unix bilgisi gerektiriyor ve text ağırlıklı... Yani demem o ki, web bütün bunların dışında bir yerde duruyor. SORU: E-mail adresim nedir, nasıl anlarım? Gerizekalı birine anlatır gibi anlatır mısınız? CEVAP: Hani Rus matruşka bebekleri vardır ya, işte e-mail'de onların içinde... Yok şaka şaka... Email adresleri iki kısımdan oluşur. Kullanıcı adınız ve domain adı. Yani Süperonline size kullanıcı adı olarak "tcatakli"yı vermiş ise, kullanıcı adınız "tcatakli"dır. Domain adı Süperonline'ın superonline.com olduğu için de e-mailiniz otomatikman: tcatakli@superonline.com olur. Aradaki @ işareti kullanıcı adı ile domain adını belirler. @'i at diye okursanız, yani İngilizce olarak, superonline.com'daki tcatakli mantığı ile daha bir kolay anlayabilirsiniz. SORU: Download olayını tam anlayamıyorum, ben salak mıyım? Halbuki... CEVAP: Bir kere sen salaksın, ona hiç şüphen olmasın, download olayını anlayamamanı ben anlayamıyorum... Şaka şaka... Neyse! Uff iğrendim kendimden: Aslında İnternet üzerinde her gezdiğinizde download yapıyorsunuz ama farkı bunun arka planda gerçekleşiyor olması... Bunların dışında özellikle bir şey indirmek isterseniz, yapacağınız hareket, floppy disketinizden harddiskinize kaydetmenizden farklı değildir. Yani o dosyayı indirecek yeterli yeriniz var mı, o dosyayı açacak doğru programınız var mı gibi... Genellikle indirilecek dosyalar bellidir, yani bir link'e tıkladığınızda browseriniz size sorar, Save edeyim mi diye.. Nereye kaydettiğinizi unutmayın sakın. OK dediğinizde download başlar, indirdiğiniz dosya çok çeşitli olabilir.. Pamela Lee.mpg'den tutunda, txt dosyaları, zip dosyaları, exe dosyaları gibi. Bir sayfanın içindeki text'i almak istiyorsanız edit menüsünden "select all" yapıp "copy" yapabilirsiniz. Sonra WordPad'e veya başka bir text programına paste edebilirsiniz kopyaladığınız text'i. İşte size İnternet üzerinde karşılaşabileceğiniz bazı dosyaların açıklamaları: @ Gif,jpg,bmp,tif : grafik dosyaları

@ Doc,txt,rtf : text dosyaları @ Mov,avi : video dosyaları @ Wav,au,aiff — : ses dosyaları @ Exe : executable dosyalar, yani çalıştırdığınızda bir şeyi açacak, başlatacak olan dosyalar.. Genelde özel bir dosya içine açın. @ Html, htm, : web sayfası @ Zip, sit, hax - : sıkıştırılmış dosyalar

SORU: "Cache'inizi temizleyin" diye bir laf duydum ve yine anlamadım, bana laf etmeyin, sonra çocuğunuz da benim gibi olur ? CEVAP: Browser'lar, İnternet üzerinde dolaşımı hızlandırmak için, önceden gezdikleri sayfaların bilgilerini (resim, text, vb.) bir dizinde saklarlar. O siteye geri gittiğinizde sayfa çabucak gelir... Sebebi ise, site bilgilerinin sizin cache'inizden gelmesidir. | Fakat dezavantajı ise bunun: Güncel bazı bilgileri kaçırabilirsiniz. İkinci bir dezavantaj ise, cache için ayırdığınız yer miktarı belli bir zaman sonra dolar ve makinanızı yavaşlatır. Yılda bir ziyaret ettiğiniz bir sitenin bilgilerinin cache'inizde durmasına gerek yok sanırım. Bu yüzden yapmanız gereken zaman zaman cache'inizi boşaltmaktır. SORU: Cache'imi nasıl boşaltabilirim? Artık yüzümde kalmadı soracak ama ihtiyacım var, cache'den hoşlanıyorum ben, cache'den! CEVAP: Netscape Navigator 3.0 için cache temizleme: Options menüsüne tıklayın, Network Preferences'ı seçin, Cache tab'ine basın ve Clear Disk Cache Now tuşuna basın. Eğer tek tek silmek istiyorsanız ki saçmalamayın Disk Cache Directory tuşuna basın. Netscape Navigator 4.0 için cache temizleme:

Edit menüsüne gidin, Preferences'i seçin, soldaki menüden Advanced'ın artı işaretine tıklayın ve menüyü genişletin, Cache'e tıklayın, Clear Disk Cache tuşuna basın. Microsoft Internet Explorer 3.0 için cache temizleme : View menüsünden Options'ı seçin, Advanced tab'ine basın, Temporary Internet Files kısmına bakın, dosyaları incelemek için View Files'i seçin, dosyaları silmek için, Settings tuşuna basın ve karşınıza çıkan menüden Empty Folder'ı seçin. Microsoft Internet Explorer 4.0 için cache temizleme: View menüsünden Internet Options'ı seçin, Delete Files'dan, Temporary Internet Files ve OK'e basın. SORU: Bandwidth yani bant genişliği nedir? Ukalalığa gerek yok, anlatacaksan anlat... Şurada iki espri yaptık moron falan diye, başımıza iş açma... Beni ezip kendini mi star yapacaksın ha? Figüranınız diye bizim duygumuz yok mu olm? Yok mu ha? CEVAP: Hemen hemen herkesin bu konuda kafasında sorular vardır. Biz de yardımcı olmaya çalışalım. Internet bağlantınızı bir bahçe hortumu gibi düşünün. Ki burada büyüklük önemlidir. Hortumunuz ne kadar dar ve sıska ise o kadar az su geçer değil mi? Sırıtma olm!!! Ama ne kadar geniş ise, saniyede akan su miktarı o kadar çok olur. Bandwidth yani bant genişliği de, belli zamanda, bağlantınız arasından akan bilgi miktarına eşittir. Birim genelde bps (bits per second) veya kbps (kilobits per second) ile ölçülür. Yani saniyede geçen bit miktarı. Eğer 28.8 Kbps bir modeminiz var ise, size ulaşabilecek bilgi miktarı, saniyede max 28800 bittir. 57.6 kbps ise modeminiz, saniyede 56600 bit bilgi transferi yapabilirsiniz. Fakat bu rakamlar teoriktir ve pratiğe zor uygulanırlar.

57.6 modeminiz var diye devamlı 57600 bit/sn hızında surf edeceksiniz sanmayın sakın, bu sadece modeminizin ulaşabileceği max hızı belirler. Arabanız 220 yapıyor ise, devamlı 220'de mi gidiyorsunuz. Yooo!!! Tamam işte, 57.6 modemler mesela, bazı teknik eksikliklerden dolayı max 53 Kbps'a çıkabilirler. Bağlantınızı yaptığınızda karşınıza zaten, kaç hızla bağlandığınız çıkar, 18,200 bps mesela. Aslında olay karşı tarafta biter, yani sizde dünyanın en hızlı modemi olsun, İSP'nizin size sağladığı hız kadar bağlanabilirsiniz. ISDN (Integrated Services Network), ADSL (Asymmetric digital subscriber line), Cable (Cable Modem) gibi teknolojiler daha hızlı bir surf imkanı verirler. Mesela 1.5 milyon - 10 milyon bps gibi. SORU: Bits, bytes, kilobytes, megabytes ve gigabytes... Nedir bütün bunlar? Cevap ver bana, isim ver olm, kim dövdü seni, isim telaffuz et bana, vurayım bacağından!!! CEVAP: Bit, byte falan da aynı cm, km gibi birimlerdir, yani bir bok yok işte... Adı değişik o kadar... Dağılın hadi bakam... Bit binary digit demektir ve bilgisayardaki en ufak birimdir. Tek başlarına çok bir anlam ifade etmezler, çünkü 1 veya 0 değerini (veya açık - kapalı) alabilirler ancak. Bu bitleri yan yana koydunuz mu inanılmaz faydalı olurlar. Bazen de zararlı olurlar, bakınız Win98. Kara mizah yaptım hepinize, saldırın... 8 bit, bir byte yapar. Bit ile ölçülen her şey de "b" yazar. Yani 12b gibi. 12 bit demektir. Byte ile ölçülen her şey ise "B" ile gösterilir. 1 byte, bilgisayarın bir tek karakteri göstermesi için gerekli olan birimdir. Mesela harflerden "A" bir byte değerindedir. "6" da öyle, da... Yani buradan çıkan sonuç şudur. Bilgisayarın bize gösterdiği karakterlerden en ufağının değeri minimum 8 bittir. Bir kilobyte (KB), bin byte demektir, aslında 1024 Byte'tır ya, siz ona bin deyin. 1 Megabyte, 1 milyon byte demektir, aslında 1,048,576 byte'tır. 1 GB ise 1 milyar ve aslında 1,073,741,824 byte'tır. Aslında bilgisayar alırken bütün bu bilgileri incelediniz ama ne ne demek bilmediğiniz için mal gibi aldınız o bilgisayarı, ama artık biliyorsunuz: 32 Mb Ram ne demek 256 KB Cache ne demek 28.8 Kbps modem ne demek 4.3 GB harddrive ne demek Son olarak genel bir bakış yapalım... 8 bit — 1 byte 1,000 byte — 1 Kilobyte (KB) yuvarladık 1,000,000 byte — 1,000 KB — 1 megabyte (MB) 1,000,000,000 byte — 1,000,000 Kb — 1,000 MB — 1 gigabyte (GB) Sevgi ile kalın... "Bigben" Çataklı email: timur@gsmnet.com