Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 74
TKP Azargathe'yi öldürmem çok kolay olmuştu. Szass Tam tarafından Eltab'a kurban edilecekken kurtardığımız ve o zamandan beri benim dostum ve sırdaşım olan tatlı "GA Azargathe. Ya da benim onu çağırdığım adıyla Az'ar. Benim o güzel bahar akşamı onu öldürmek için geldiğimi nereden bilebilirdi ki. Evinin çatısına çıkmış gökyüzünde bir o yana bir bu yana hareket eden Selune'un gözyaşlarını izliyordu. Ona seslendiğim zaman yüzündeki o gülümsemeyi hatırlıyorum. Beni tanıyınca damdan bir tüy gibi inip yanıma gelmişti. Ama ben içimden haykırıyordum. Hayır Azargathe gelme! Kaç kaç! Ben senin dostun olan Nierdre değilim. Nevron seni öldürmem için gönderdi beni. Hayır yaklaşma yaklaşma bana... Az'ar büyük bir özlem ve sevinçle bana doğru koşmaya başlarken beynimde Nevron'un sesi yankılandı. "Şimdi Nierdre!" Kollarını açmış bana hoş geldin demek üzereyken sadece kollarımı ona sarılacakmış gibi açtım ve ağzımı açıp olanca gücümle bağırdım. Kollarımı ne kadar geniş açarsam büyünün alanı ve verdiği zarar da o kadar artıyordu. Zavallı ve masum Az'ar... Kollarımı sonuna kadar açma sebebim sana özlemle sarılmak değildi. Az'ar ne olduğunu anlamadan beş altı metre kadar geriye savrulmuş ve evinin duvarına çarpmıştı. Bu büyüyü yapmaktaki amacım üzerinde kendisini korumak için kullandığı bütün büyülü eşyaların kırılmasını sağlamaktı. Az'ar'ın en büyük hobisi yaşları en az bin yıl olan ve eski Netheril'den kalmış olan büyülü eşyaları kullanmaktı. Bunlar normalden çok daha narin olduklarından onları parçalamak benim için bir Doppelganger'ın şekil değiştirmesi kadar kolaydı. Üzerinde biraz oynama yaptığım "Dust Scream" büyüm bütün işi halletmişti. Az'ar düştüğü yerden doğrulmaya çalıştığında vücudunun her yerinden mavi-yeşil ve mavi-beyaz ışıklar çıkmaya başladı. Sanki minik minik fireball'lar vücudunun çeşitli yerlerinde patlıyordu. Bunların ne olduğunu ikimiz de biliyorduk. Az'ar'ın üzerinde ki tüm büyülü eşyalar parçalandıkları için içlerindeki tüm büyü enerjisini dışa vermeye başlamışlardı. Bu enerji maalesef belli bir hedefi yok etmek için gerçekten fazlaydı. Hatta çok yakınında durursam beni bile yok edebilirdi. Ama Nevron en başta buna karşı beni uyarmıştı. Vücudumu dolaylı yollardan yok etsem de kısa bir süre sonra tekrar ortaya çıkıyordum. Ona toparlanması için fırsat vermedim. Veremedim... Az'ar acıdan bağırmaya başladığı zaman içimden bir parçanın koptuğunu hissettim. Kendi dostlarıma nasıl böyle bir şey yapabilirdim. Lanet olsun sana Nevron! Seni öldüreceğim! Ne pahasına olursa olsun öldüreceğim. Bu derin düşüncelere daldığım zaman Az'ar'ın parmağındaki yüzüğe uzanıp bir şeyler mırıldandığını fark etmedim. Üzerinde sağlam bir büyülü yüzük kalmıştı. Şükürler olsun... Bir anda yüzükten çıkan yeşil bir ışık sol elinden başlayarak Az'ar'ı kapladı ve birkaç saniye bile geçmeden beraber kayboldular. Az'ar kaçmayı başarmıştı! Şükürler olsun... Şükürler olsun... Belki gücünü topladıktan sonra bana yardıma gelebilirdi. Beni bu esaretten kurtarabilirdi... Bu hayallerim çok kısa sürdü. Birkaç saniye sonra Az'ar karşımda tekrar belirdi. Yalnız vücudu tamamıyla transparan bir hal almıştı. Ağzı hareket ediyordu fakat dediklerini duyamıyordum. Az'ar'ın vücudu yavaş yavaş şekil değiştirmeye başlamıştı. Sanki vücudunu bir şeyler çekiştirmeye başlamıştı. Kafası uzayıp kısalmaya, vücudu genişlemeye başlamıştı. O an neler olduğunu anlamıştım. Az'ar'ın kullandığı "Ring Of Teleportation" büyüm sonucu biraz zarar görmüş fakat tamamıyla yok olmamıştı. Ta ki Az'ar onu benden kaçmak için kullanmaya kalkışana kadar. Şimdi gücünü kaybeden yüzük onu gitmek istediği yerle şu anki yer arasında çekiştiriyor ve onu yavaşça parçalıyordu. Ah Az'ar sana hep bu antika yüzükleri kullanma dedim ama sen beni dinlemedin. Bir gün başına iş açacaklarını söylemiştim ama bunun sebebinin ben olacağımı nereden bilebilirdim. Düşüncelerime bir nokta koyamadan Az'ar'ı bu dünyadan ayıran perde yok oldu ve Az'ar çığlıklar atarak tanrısının yanına gitti... Hepinizle tekrar bu sayfalarda buluşmak beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam. Bu sayfayı hazırlamak artık benim için işten öte bir şey (Magic sayfasının aksine). Her ay ilginç bir şeyler yazmaya çalışmak, kitaplarımdan eski büyüler bulmak ve mektupları cevaplamak... İnanın çok zevkli. Ağustos'a geldik ve inşallah tatilin hala keyfini çıkarabiliyorsunuzdur. Siz bu satırları okurken ben inşallah Amerika'da olacağım. Bir kısmınızın sandığının aksine başkent'te malum bir bayanın kollarında olmayacağım. Ne de Fox Mulder ve Dana Scully ile X-Files'da araştırıyor olacağım. Yine tembelliğim yüzünden bu sene de Gen Con'a gidemiyorum ama size taze FRP haberleri ile gelmeyi kendime görev bilirim. Geçen buluşmaya gelen herkese teşekkürler. Dergide geçirdiğim en güzel günlerden biriydi. Buradan herkesi selamlıyorum. Ağustos'a geldik ve inşallah tatilin hala keyfini çıkarabiliyorsunuzdur. Geçen buluşmaya gelen herkese tekrar teşekkürler. Yeni arkadaşlarla tanıştık, bol bol FRP ve Magic muhabbeti yapıp ardından hep beraber Sihir Kafe'ye gittik (yoksa siz hala gitmediniz mi). Gelmeyenler çok şey kaçırıyorlar... Geçen buluşmaya gelen herkese tekrar teşekkürler. Dergide geçirdiğim en güzel günlerden biriydi. Tatilim sebebiyle Ağustos ayında buluşmamız yok. Bir de 1 Ağustos - 7 Eylül arası gelen e-mail'lere de bu süre içinde cevap yazamayacağım. Geçen ay başladığım DarkSun'ın geçmişi hikayesinin ikinci kısmı ile yazıya giriş yapıyorum. Rajaat hayat enerjisinin büyülerin kaynağı olduğunu öğrenmiş ve yaptığı deneylerle bu enerjinin en kolay çekilebileceği yerlerin bitkiler ve toprak olduğunu anlamıştı. Deneyleri sonucunda daha çok enerji barındıran belli bölgelerin olduğunu fark etmişti. Eğer böyle bir yer bulursa oranın enerjisini uzun zamandır hayalini kurduğu transformasyon büyüsünü yapmak için kullanacaktı. Bu ilk büyücünün (The First Sorcerer) seyahatleri onu Jagged Cliffs denen sivri uçlu kayalıklardan oluşan uçurumlara getirdi. Rajaat burada kayadan duvarların serin gölgesinde, yeşil ağaçların arasında hiç dokunulmamış ve kirlenmemiş bir açıklık buldu. Mavi bir nehir de bu alanın tam ortasından geçiyor ve çevresindeki toprağa hayat veriyordu. Bu bölge tamamıyla yaşam enerjisi ile doluydu. Bu enerji o kadar fazlaydı ki Rajaat bu enerjinin ayaklarının altında attığını hissediyordu. Rajaat burada tam olarak ikiyüz yıl kaldı. Bu süre boyunca bitkilerden çektiği enerji ile en fazla neler yapabileceğini araştırdı durdu. Günümüz Athas'ta hala kullanılan birçok büyü keşfetmiş olsa da bitkilerden sağladığı enerji ona yetmiyordu. Rajaat daha fazla güç istiyordu. Ve bu gücü gezegenin kendisinde aramaya başladı... Rajaat gezegenin, Athas'ın hayat kıvılcımından enerji çektiği zaman o kadar yoğun ve ham bir enerjiyle karşılaştı ki neredeyse kendisini yok edecekti. Bu enerjiyi kontrol edemeyeceğini anlayınca bu hevesten vazgeçti ama bu çabaları yüzyıllardır barındığı bölgeyi yok etmiş ve o ormanlar ve nehirler gitmiş, yerlerine içinde yine Rajaat'ın deneyleri sonucu ortaya çıkan ucube yaratıkların yaşadığı bataklıklar kalmıştı. Günümüzde bile Rajaat'ın burada yaptıkları hala etkisini göstermektedir. Athas'ın buradan sızan hayat enerjisi bataklıklara ve daha ileri bölgelere yayılmakta, buradaki bitkileri ve yaşayan hayvanları etkilemekte ve yepyeni korkunç yaratıklar ortaya çıkarmaktadır. The Sundering of the Paths: Rajaat yeni yarattığı bataklığı terk ettikten sonra orijinal araştırmasının kaynağına karar verdi. İlham almak ve daha çok şeyi anlamak için eski Nature Master'ları tekrar incelemeye başladı. Maalesef Yeşil Çağ'ın halflingleri artık vahşi birer ırk haline gelmişlerdi ve o eski ihtişamlı günlerine ait sahip oldukları bilgiler folklor ve peri masalları haline gelmişti. Rajaat'ın bundan daha çok şeye ihtiyacı vardı ve bir yerden de başlamalıydı. Bütün kabileleri tek tek dolaşıp hepsinin hikaye ve törenleri inceleyip hepsi arasında ortak bir nokta buldu. Bu ipucu onu halfling gücünün son ayakta kaldığı yere götürdü. Burası hayatta kalan son Nature Master'ların ölmekte olan bir çağa karşı son savunmalarını yaptıkları yerdi. Burası Pristine Tower'dı. Rajaat, Pristine Tower'da eski Nature Master'ların neslinden olan halflinglerle karşılaştı. Atalarına göre çok güçsüz de olsalar Rajaat'ın aradığı bilginin anahtarına sahiptiler. Rajaat onlarla dost oldu; onlardan öğrendi ve kuleyi ele geçirip kendi amaçlarına kullanmak için değiştirdi. Halflinglerin de yardımıyla kulenin tüm gizemlerini öğrenip büyüyü kontrol etme gücünü artıran Rajaat, bu bilgilerle iki çeşit büyü keşfetti: Preserving Magic ve Defiling Magic (DarkSun'da büyüler iki şekilde yapılabiliyor. Bildiğiniz gibi orada büyüleri yapmak için gerekli olan enerji bitkilerden, topraklardan ve/veya yaşayan canlılardan alınıyor. Preserverlar büyü yapmak için bu gücü çekerlerken çok dikkatli olurlar. Bu çekilen güç eğer canlıya zarar vermeye başlarsa hemen güç alımını orada kesip büyülerini yaparlar. Defilerlar ise büyü enerjisini çekerken canlıları tamamıyla yok ederler. Böylece bir anda Preserverlardan daha çok büyü gücünü elde etmiş olurlar. Defilerlar, Preserverlara göre de daha çabuk level atlarlar). Bu iki büyü şeklinde de uzman olan Rajaat, çoğu zaman Defiling büyüsünü tercih ediyordu çünkü bu yolla çok çok daha fazla enerjiye sahip oluyordu. Rajaat çalışmalarını Psionic üzerinde de yoğunlaştırmıştı ve bu büyü ile birleştirince çok daha güçlü oldu. Büyü ve Psionic gücünü birleştirip çalışmalara başlayınca Rajaat bunlar sayesinde çok daha yüksek bir seviyede var olabileceğini anladı ve yapmak istediği transformasyon içinde ilk adımlarını atmış oldu... Ayın mektubu ile mektup köşesine de şöyle bir zoom yapıyoruz. Bana mektup konusunda fikir verin. Her ay üç mektup mu cevaplamamı istersiniz yoksa iki mektup cevaplayıp geri kalan boş yeri büyüler, tanrılar ve büyülü eşyalarla mı doldurmamı istersiniz. Değişik dünyalara ait hikayeler bunlara dahil değil. Bu hikayeler artık her ay fiks olacak zaten. Ulu Bilge Nierdre, Size -ne kadar acıdır ki- ölümü beklediğim mağaradan yazıyorum. Burada üçüncü uykusuz gecem az sonra bitecek. Evet tam üç gece evvel burada kıstırıldık. Ben, savaşçı dostlarım Peregrin, Lithanal, Dermond, Evador ve güzel cleric Elysen. Burası Peregrin ve Dermond'un Al-mair'i bulmaya giderken kamp kurdukları yer. O zaman barbarların saldırısına uğramışlar ama onlardan kurtulmaları uzun olmamış. Şimdi ise Lord Horbyn Shrieklaughter'ın adamları ve fanatik elflerden kurulu ufak bir ordu mağaranın önünde. Peregrin aldığı bir ok yarası yüzünden baygın. Elysen onu iyileştirmeye çalışıyor. Lord'un adamları hepimizi istiyor. Elfler ise onlara ihanet eden Evador'u. Ama esas istenen elf kılıcı Almair. Elfler kılıcı kendi ırkları için istiyor ama her nasılsa Horbyn onları kandırmış. Buradan kurtulmak için sizin engin bilgilerinize ihtiyacımız var. İşte yardımınıza ihtiyacımız olan sorular: 1- Büyücü bir elf ne gibi bonuslar alır? 2- Drow'ların yaşayışı ve özellikleri hakkında bilgi? 3- Siz de roman yazıyor musunuz? (Saçmalamaya başladım...) 4- En sevdiğiniz büyü nedir? Benim "Fireball". 5- Büyüler nasıl research edilir? 6- DM Screen ne iş görür? (Önünü kapamaktan başka). 7- DM Guide, Players HB ve Monstrous Manual'dan sonra hangi kitap alınmalı? 8- Düşük seviye karakterlere oynatılabilecek bir boxed set? 9- Canavarların experience point'i gruba eşit olarak bölünerek mi dağıtılıyor? Yardımlarınız için binlerce teşekkürler. Mystra sizi kutsasın. Güney "Ak'shell" Soykan, Kırklareli NİERDRE: Çok geç kaldım! Çok geç! Bu mektup nasıl olmuş da büyü kitaplarım ve parşömenlerin arasında kalmış. Şu ana kadar o mağaradan kurtulamadıysanız hepiniz ölmüşsünüz demektir. Mystra için söz veriyorum bir an önce mağaranın oraya gelip sizi bulacağım. Eğer ölmüşseniz hepinizi en güçlü büyülerle hayata döndürmeye çalışacağım, buna söz veriyorum. Bu arada Elysen'in Mystra veya Azuth cleric'i olma ihtimali var mıydı acaba? Specialist olursa daha verimli olur. Ehem ehem... 1- Büyücü bir elf maalesef hiçbir bonus almıyor. Ama burada büyük bir ama var, human veya diğer ırklardaki büyücüler büyü yapmak için büyü ağından enerji çekerken, elfler bu büyü ağının zaten bir parçası oldukları için büyü gücünü etraflarında hissederler. Bu özellik şu ana kadar hiçbir kural kitabında belirtilmemiş olsa da böyle. 2- Önce Drowların +2 Dex, +1 Int, Con ve -2 Charisma aldıklarını söyleyerekten başlıyorum. Aynı zamanda tüm drowlar günde bir kere Dancing Lights, Faerie Fire yapabilirler. 4. seviyeye ulaştıkları zaman Levitate, Detect Magic ve Know Alignment yapma gücü kazanıyorlar. Buna ilaveten Drow Priestleri Dispel Magic, Suggestion, Detect Lie ve Clairvoyance yapabiliyorlar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 75
Drow sosyetesi dişiler tarafından yönetilir. Sadece dişiler priest olabilirler ve elde ettikleri korkunç güçle tüm erkeklere hükmederler. Erkeklerin savaşma ve büyü yapma güçlerine oldukça önem verilir. Hiçbir dişi drow, bir erkeğin, değil kendisini tüm topluluğu yönetebilmekten aciz olduğunu düşünür. Bu yüzden yeryüzünde yaşayan ve erkekler tarafından yönetilen toplulukları kendilerine bir tehdit unsuru olarak görmezler. Tüm Drowların tek istedikleri daha fazla güçlenmektir. Bu yüzden önlerine gelen engeli yok etmekten hiç çekinmezler. Hatta bu onlar için acıkınca yemek yemek kadar doğal gelen bir olgudur. Her ne kadar Chaotic Evil da olsalar kendilerine şehirler kurmuş ve çok Chaotic de olsa bir düzen kurup yaşamlarına devam etmişlerdir. Drowlar yeryüzü yaratıklarından nefret ederler. Özellikle de Drowların tanrısı Lloth, bir zamanlar sevgilisi olduğu Corellon Larethian tarafından sürgün edildiği için binlerce yıldır çocuklarına tüm elfleri gördükleri yerde öldürmelerini emreder. Daha fazla bilgi için 10 adet Drizzt romanını okumanız size daha yardımcı olacaktır. 3- Böyle bir şey hiç aklımdan geçmedi. Şu ana kadar yazdığım tek şey birkaç tane kısa hikaye. 4- Ay çok heyecanlandım. Sevdiğim o kadar çok büyü var ki hangisini söylesem. Ben en iyisi sana her seviyeden en çok sevdiğim büyüyü söyleyeyim. 1- Sleep, 2- Gemidan's Paralytic Ray, 3- Fly, 4- Polymorph Self, 5- Ironguard, 6- Heal Self, 7- The Simbul's Spell Supremacy, 8- Spell Engine, 9- Shape Change En sevdiğim cleric büyülerini de ister misin? 5- Research etmek istediğin büyüyü öncelikle DM'le konuşacaksın ve büyünün kaçıncı level olacağına karar vereceksiniz. Büyüyü research edeceğin hafta sayısı büyünün seviyesinin iki katı. Ondan sonra araştırmalara başlamak için bir laboratuvarın ve kütüphanen olmalı. Eğer bulunduğun yerde bir laboratuvar varsa orayı haftalığı 2d6x10 GP'ye kiralayabilirsin. Eğer yoksa 1d6x1000 GP'ye kendine bir tane yapabilirsin. Bu lab.'ı kurunca artık iş kütüphaneye kalıyor. 1. seviye büyü research etmek için 2000 GP, 2. seviye için 4000 GP'lik bir kütüphane kurmalısın. Diğer seviye büyüler için sırayla 8000, 14000, 22000, 32000, 44000, 58000 ve 74000 GP'lik kütüphaneler kurmalısın. Bunların hepsini kurunca işlemlere başlayabilirsin. Bir de haftalık malzeme ihtiyacın için her hafta 2d6*100 GP daha ödemen gerekiyor. Yeni büyülerini bana da göndermeyi unutma. 6- DM Screen üzerinde Saving Throw'lar, Thaco'lar, Duvara tırmanma yüzdeleri, Critical hit ve bilimum tablolar var. Bunlar seni her oyuna bütün kural kitaplarını taşımaktan kurtarır. Aynı zamanda sıçrattığın mantı yemeğinin tüm kitap ve kağıtlara sıçramasını engelleyip hepsini kendi içine emer ve leke de bırakmaz. Vallahi... 7- Faiths&Avatars alın. Ondan sonra Combat&Tactics, Spells&Magic alabilirsiniz. 8- Düşük seviye karakterler için boxed set hiç yok. Ama Randal Morn serisi ve Marco Volo serileri düşük seviye oyuncular için üçer modülden oluşan maceralar var. 9- Evet. Eğer grubun savaşçısı bir yaratığı tek başına öldürmüşse o zaman o ekstradan yaratığın HD'si x savaşçının seviyesi x 10 kadar daha exp. alır. Merhaba Muhammed,
Ben 25 yaşında, evli, bir evim olan bir kişiyim. Derginizi severek takip ediyorum. DM olmak istemeyen ama DM olan biriyim. Şimdi sorular: 1- Başka bir grupta oyuncuyum. Burada DM benden aşk iksiri istedi. Ben de bir büyücüden istiyorum. O da git Mystra'dan al diyor. Nedir acep? 2- Lale Savaşçılarını acaba masaüstünde oynamanın bir yolu var mı? 3- Forgotten Realms'daki tanrıların isimleri nelerdir ve neler yaparlar? 4- Sence iyi bir masaüstü grubunda kimler olmalı? 5- "Nierdre" ne demek? 6- Bilgisayarda hangi FRP ve RPG oynayayım? 7- Bush çok kötü. Bizi bekle... Sorularım bu kadar. Buranın sayfa sayısı bence 10 üzeri 10 üzeri yüz olmalı -Nierdre) Saygılar. Ozan "Ao" Türkyılmaz, İçerenköy, İstanbul NIERDRE: Amanın AO efendimiz gelmiş. Yüce AO sen yokken... Bir dakika. Hır! Aaa Ozan selam naber? Şu an benim tanıdığım ikinci evli FRP'ci oluyorsun. Umarım eşin de FRP oynuyordur. Üzülme DM olmak her zaman çok zevklidir. Bu arada kendine yeni bir grup kurmak istiyorsan bana acilen ama çok acil haber ver. Şimdi bu iksir için senin önce bir Wizard/Sage bulman lazım. Ona durumunu anlatacaksın ve o da sana yardımı kabul ederse seni iksirin malzemelerini bulmak için bir yerlere gönderecek. Bu arada Wizard'ın iksirin formülünü bulması 1d3-1 hafta harcaması lazım. Eğer formül varsa sorun yok. Eğer elinde biraz örnek varsa süre yarılanıyor. Haftalık harcama 100 GP. Malzemeler bulunduktan sonra 2-10 gün içinde iksir hazırlanabilir. Eğer iksir yapılırsa (bunun ihtimalleri DM kitabında var) senin borcun 1000-2000 arası falan olacaktır. Yani bu iksiri Mystra'dan almaktan daha kolay bu. 2- Lale Savaşçılarının masaüstü oyunu yok ama oyunu oynadıysan haritaları çizip, oyun kurallarını ezberleyip üzerlerinde biraz oynama yaparsan (AD&D'den farklı ne de olsa) oynatabilirsin. 3- Forgotten Realms'da yüz tane falan tanrı var. Bunlar FR Boxed Set'inin içinden çıkan kitapçıkların birinde çok az detaylı olarak anlatılmışlardı ama her şeyi istiyorsan Monster Mythology, Faiths&Avatars ve Powers&Pantheons alman lazım. 4- Benim için tam ideal bir grup yok ama en az bir Warrior ve bir Mage her zaman tercih ederim. Oyunu zevklendirir diye bir tane de Bard isterim ama olmazsa sorun değil. Cleric olmak isteyen insanlar azdır genelde. Eğer grupta cleric olmazsa grup onsuz zorlanır diye NPC cleric vermem gruba. Bunların dışında oynayanların yaşlarının aynı olmasına dikkat ederim. Hepsinden önemlisi ise oyunda olanları, oyunda bırakabilen, gerçek hayatta olanları da orada bırakabilen oyuncular ararım. Bir aralar bu ilk sebepten dolayı az karın ağrısı çekmedim de. 5- Aradığınız numaraya ulaşılamıyor! Lütfen numarayı kontrol edip tekrar deneyiniz! Teşekkür ederiz! 6- Daggerfall serisi ve Descent to Undermountain güzel. Bir de bulursan FR'de geçen Pool serisi ve Dragonlance serisi. 7- Şimdi zevkler ve renkler tartışılmaz derler. Sizi de bekliyorum bana haber ver. Merhaba Muhammed, Öncelikle beni bu akşam (5 dakika) aradığın için teşekkürler. Hem de kucak dolusu teşekkürler. Belki yaşamışsındır. Çok önem verdiği biri onu aradığında bütün söyleyeceklerini unuturmuş insan. İşte tipik olarak ben bunun örneğiyim. Neyse o kadar sevindirik oldum ki hatırını sormayı unuttum, nasılsın? Biraz önce unuttuğum bazı şeyler olduğunu söylemiştim istersen şimdi onlara geçeyim. 1-"İz" adlı okul dergisinde FRP ile ilgili bir bölümüm var. A4 boyutunda olan dergide 2 sayfalık yerim var. Şu bizim dergideki yerimi seve seve sana bırakabilirim. Bir aceminin kalemine, yazısına göre seninki kuşkusuz daha iyidir. Ne dersin? Telefonum sende var ama kaybettiysen 372 75 05. 2- Düşündüm de madem bu kadar DM sıkıntısı var? Ve DM bulan kişiler sevinç çığlıkları atıyorlarsa bir grup insan daha sevinecektir demektir. 3- Time Of Troubles'da istediğiniz şeyleri sorabilirsiniz demiştin. Elminster'ın hikayesini özetleyebilir misin? 4- TSR'nin 98 kataloğunu Hammer müzikten aldım ve CD Rom Core Rules diye bir şey gördüm. Fiyatı MCR olarak verilmişti. Bu paketler Türkiye'de satılacak mı? 5- Monster Mythology gerçekten almaya değer mi? 6- Mystra diyorsun başka bir şey demiyorsun. Tamam iyi tanrı. Wizardlara büyü yapma gücünü veren tanrı ama Cyric gibi tanrılar da var. Yani neden bunlardan bahsetmiyorsun. En yakın zamanda görüşmek üzere. Tolga Esen, NIERDRE: Estağfurullah Tolga rica ederim. O kadar da büyütülecek bir şey değil bu. Ben çok şükür iyiyim sağ ol. Sen geçen buluşmaya gelmiştin yanılmıyorsam. Yanılmıyorum değil mi? Yanılmıyorsun de. 1- Güzel teklifin için sağ ol Tolga ama sen dergide yazmaya devam et. Unutma ben bu dergide 3 yıl önce çalışmaya başladım. Ben de bir zamanlar acemiydim. Sen de yazı yazdıkça zamanla hangi konulara ağırlık vermen gerektiğini falan daha iyi anlayıp daha tatmin edici yazılar yazmaya başlayacaksın. 2- Öhö! Dediğini inan anlamadım. Eğer kastın yeni bir gruba DM'lik yapmaksa o zaman sana iyi şanslar. Telefon numaran yukarıda arayan olur inşallah. 3- Elminster ToT'dan dakikalar önce Mystra ile bağlantı kuruyor (daha doğrusu tam tersi) ve Mystra güçlerinin çoğunu güvende tutması için Elminster'a veriyor. Bu aşırı yükten dolayı Elminster hiç büyü yapamaz hale geliyor. Bunu öğrenen Malaugrym'ler (Elminster'ın Demi Plane of Shadow'daki ezeli düşmanları) Elminster'ı öldürmek için harekete geçiyorlar. Seven Sisters'ın birkaçının, The Rangers Three'nin ve tonlarca başka karakterin içinde olduğu bu hikaye Shadow of the Avatar serisi. Bulursan mutlaka al oku. CD Core Rules'un fiyatı ya 49 ya da 70 dolar civarında. Türkiye'nin bunu da diğer mallarla getirmesi lazım sen yoklamaya devam et. 5- Bu soruyu geçen yıla kadar sorsan evet derdim. Bu sene Kasım ayında Faiths&Avatars serisinin üçüncü cildi olan Demihuman Deities çıkacak. O kitap Monster Mythology'nin daha kapsamlı olacak onu bekle. Bilmeyenler için ufak bir ekleme yapayım. Bu kitaplarda Elf, Dwarf, Gnoll, Orc, Goblin, Beholder ve diğer bilimum diğer ırkların tanrıları ve onların specialist priest&shamanlarının özellikleri var. 8- Benim karakterim Mystra specialist priest'i olduğu için biraz reklamını yapıyorum. Diğer tanrılardan bahsetmiyorum çünkü bu köşeyi okuyanların %90'ından fazlası bu tanrıları biliyor o kadar çok tanrı var ki her ay bir tanesini yazsam 10 yılda bitmez. Ama bu konuda ne yapmam gerektiğine dair fikirlere açığım. Serkan Ata... Bana telefon numaranı da gönder köşede yayınlayayım. FRP için gerekli olan malzemeleri dergide reklamı olan yerlerden alabilirsin: İstanbul'da Gerekli Şeyler, Ankara'da Dragon Keep ve Oversoul vardı galiba yanılıyor olabilirim. | Özgür "?" Duruer... Sayfa sayısı çok şükür arttı artık. Chronicles romanlarını okudun mu bu arada? | Utku "Bright light in the sky during the night" Tekener... Türkçe fantazi romanı sadece yüzüklerin efendisi var. FRP kataloğu da FRP malzemeleri satan yerlerde var. Eğer hiçbirinde kalmamışsa TSR'ye katalog istediğine dair bir e-mail at ama katalog başına 2.50 dolar posta parası vermen lazım.