Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 65
ONTON NEN
Buna kuşatma derler ki tamamen ayrı bir konudur). Sen de onun şehrinin çevresinde kuleler kur ki sakın dışarı çıkıp altın falan kazmasın. Sonra rahvan rahvan yap upgrade'lerini, sonra yap Catapult'ları saldır bir uçtan. Saldırı noktasını sen belirliyeceğin için ve inisiyatif sende olduğu için düşman kendini toparlayana kadar duvardan bir delik aç, içeri sok Chariot Archer'larını durdur
"We, the people..."
ARM FOR DEFENSE üretimini. Sonra sen devam et, Catapult üret, saldır, üret, saldır. Yani sen daha çok kaynağa ve sürpriz avantajına sahip olduğun için rakibinin durumu çok kötü aslında. Bence böyle bir rakip ile oynarken Sumerian olmakta fayda var. Ayrıca söyle bunu yapan arkadaş bana bir mail atsın da ona da nasıl savunacağını anlatayım. Eee, kolay değil kurtlukta düşeni yemek var. Bu arada artifact'ler multiplayer oyunlarda bir işe yaramamakla birlikte, oyundaki senaryolarda artifact'ları çalma, koruma gibi görevler var. Ayrıca eğer bu opsiyon açıksa bütün Artifact'ları ele geçirip bir süre elinde tutarsan oyunu kazanıyorsun. 4) Şok oldum. Tam Rebellion'u atlattık derken. Neyse. Öncelikle o Decoy olayını ben de anlamadım, pek de uğraşmadım ama Burak ile (yok bu dergideki Burak değil. Bu Burak zaten yakında evreni ele geçireceğinden hepimiz tanıycaz, meraklanmayın) ortak görüşümüz beş adam için bir Decoy olayına girmek. Yani neden bilmiyormuş ama iyi, sanırım şaşırtmaya yarıyor düşmanı. Ayrıca ukalalık olarak, Decoy'un sözlük anlamı: tuzak, yem, hile. Bir de bunun verb hali var ki, o da apayrı bir dünya zaten kendi içinde karışmayalım. Imperium'da: Espionnage için Espionnage Droid, Reconnaissance için Recon Droid (bence isim vermek konusunda pek de yaratıcı değiller), Sabotage için ve isyan bastırmak için Imperial Commandos, Rescue ve Abduction ve Assasination için ise Death Commandos. Rebel Alliance için ise: Y-Wing Recon Team reconnaissance için. Infiltrators Sabotage için. Bir de Spy için bilmemne Spy'lar var, unuttum tıpkı isyan bastırmak için olanları unuttuğum gibi. Bu arada, isimlerden müthiş emin değilim, oyunu oynamayalı çok oldu. 5) Bence senin hayatında bir amaca ihtiyacın var. Acilen bir hedef bulman lazımmış gibi bir izlenim verdin bana. Aslında hoş fikirlerim var ama hapse girmek istemem. Bence o yüzden en iyisi sen hemen Heroes of Might and Magic'in yenisini bekle. Sonra Gizmo Industries'in sene sonuna kadar çıkması beklenen Turn-Based ve real-time oyunlarını da bekle. Dune 2000'i beklesen de olur, beklemesen de, ben, yüz kişilik falan bekliyorum. Eğer iş stratejisi seviyorsan Railroad Tycoon 2'yi bekle. Bi de beni bekle istersen, bir bekleyenim olsun bir yerlerde. 6) Şimdi bir kere 02 tam olarak ne. 2 diyecem, manasız. Quake 2 dersen bu komplekslerim olan bir konu, ondan bahsedermişsin gibi gelmiyor bana. Yok var bi de ama 2 ne O zaman onu anlamadım. Bence beni susturmak için yaptın bunu. Ama ben susmam ve konuşurum hep, kolay değil 2200 kelime yazıcam. Tavsiyen için sağol. Benden de sana bir tavsiye o zaman. Geçmişine sahip çıkmaya devam et eğer şu ana kadar çıkmışsan, yoksa şimdi sahip çıkmaya başla bence. Tuhaf benzerlik ben de yazılarımı seviyorum, köşemi de sevdim. Mavra yapmazsak (zooor); desteğin için teşekkür ederim (bu arada az önceki bildiğim kadarı ile kullandığım ilk noktalı virgül. Köşemde gelişim netekim. Güzel günler yakındır arkadaşlar). Elimden ne geliyorsa. Bu ay özel bir durum ile bir mail'e cevap verdim, niye, neden bilmiyorum, aslında biliyorum ama söylemem, ama soruların çok kişiyi ilgilendirebileceğini düşündüm. Herhangi Mail'lerinizi bekliyorum.
(Bulanık, (B)uruk (B)ir (B)itiş Bu gece yazı sonu mavrası yapacak yerim yok. Ayrıca biraz Buruk'um şu an, özel sebepler, | ama buna neden olan kişi veya kişilere teşekkür ederim, hem de çok. Ama bitişler için her zaman yer olmuştur hayatımda. Bu kez de oldu. Önümde çok zor geçiceğine inandığım bir buçuk ay var. Ama bu süre sonrası için sahip olduğum umutlarım var. Ve adı üstünde umut, umuyorum ki Eylül başında isteklerim aynı olur, hayatın bana verdikleri de bu isteklerimden pişman olmamı engeller ve de siz ile ben bir dahaki aya görüşürüz. "(B)eni (B)ekle, Caner
CING
TOGETHER!
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 64
Bu ay n'aapıcaaz diye bir soru ile başlayalım diyorum. Birincisi siz bu yazıyı okurken ben tatile gitmiş Didim'in ya da Bodrum'un, ya da -yazıyı uzun bir süreçte okumanız ihtimalinde- Didim'in ve Bodrum'un denizinde dipten kum çıkarıyor (manasını çözemediğim bir aksiyondur) olucam. İkincisi buna bağlı olarak bu ay iki aylık yazıyı on beş günde yazdım bi de utanmadan Operational Art of War yazdım o açıdan bu ay haber-araştırma gibi bir iş yapmadım, zaten her ay da geçen ayki kadar haber çıkmaz, ayrı. Ben bu yazıyı yazarken (hayır, Didim'de güneşlenmiyorum, o siz okurken (kumu çıkarttım yorgun düştüm)) elimde bir e-mail var. Bu e-mail'i hafiften keserek (yani ortalıkta açıklanıp açıklanmasını isteyip istemediğini bilmediğim kısımları riske girmeyip keserek (paranoya da derler ona ama ben demem)) yayınlayıp üzerinde herkesi ilgilendiren sorulara cevap vermek merkezinde dönerek bu ay da B Bölgesi'nde Okuyucu Hizmeti vericem. Yani durup dururken bi şeyler yazmak yerine mail'e cevap ayağına yapacam aynı işi. Hem belki birileri mektup nasıl cevaplanırmış onu öğrenir diyorum ve bu suret ile kaşınıyorum: Selam Burçak, Ben uzun zamandır strateji oynuyorum da madem GS'de bir str köşesi açılmış ben mail atmadan olmaz dedim, iyi de ettim. Eskiden Snakepit açıkken böyle bir köşe açmayı düşünüyodum ama sonra dersler filan araya girdi Snakepit kapandı. Bu arada Snakepit'i galiba biliyorsun ama belki bi ihtimal bilmiyosan hatırlatayım, Snakepit bizim birkaç chat arkadaşının kurduğu bir Net Dergisiydi. Internet üzerindeki dergi GS'ye bile yaklaşabilmiş bir kalite sergiliyordu, zaten dergideki yazarlarımız hepsi daha sonra GS ile çalışmaya başladı; Emir, MOUSE, Mehmet (GS Web). İşte böle bir dergiydi benim editör olduğum ve zaten GS'nin sponsorluğu altında çalışıyordu. Ama dediğim gibi dersler falan derken dergi kapandı. Neyse bu konular senin konuların değil zaten. Ben tekrar olayıma geçeyim; 1) Yav ben eskiden bir sürü str oynardım; aklıma gelenler Civ, Dune 2, X-Com falan, ama şimdi şöyle bir bakınca etrafıma öle çok fazla beğendiğim bir str bir türlü çıkmıyor. Zaten şu real time olayına hala sıcak bakmıyorum. Bir uzun zaman önce real time olarak Outpost 2 diye bir oyun oynadım, oyun gerçekten çok zevkliydi. Adamlar bir sürü yenilik kullanmışlar, eğer oynamadıysan MUTLAKA alıp oyna eğer beğenmezsen bütün cezama katlanıcam! İşte bir de son sıralar herkesin övdüğü oynuyorum, o da aşırı derecede pek sarmadı ama biraz multi player'a alışırsam güzel olur heralde. Ne varsa eskilerde var diyip bitiriyom! 2) Bu ayın dergisinde Rebellion'un str-guide iyi gider aslında çünkü o oyunu çok seven (Star Wars olayı) ama karışıklığından dolayı tam çözemeyen bir sürü arkadaşım ve tabiki kendim var. Umarım Rebellion olur gelecek ay sayfalarda, ya da en azında sen kendi köşende şöyle bir bahsedersin. 3) Kafam bir şeye takıldı sürekli savunma oynayan bir oyuncuyu nasıl yenebiliriz? Adam kendisini tower'la çeviriyor sonra her tarafa duvar ve catapult döşüyor sonra bende kafayı yiyorum. Bir de oyunda artifact çok saçma bişi onların bir anlamı varsa bile ben anlamadım. 4) Rebellion'da mission'a gönderirken adamları bir de decoy olayı var, nedir, ne işe yarar? Ayrıca hangi mission'a hangi adamı göndermek daha iyidir (özel adam değil, hani şu barakalarda ürettiğimiz, droid falan var ya onlardan). 5) Yeni çıkacak hangi str'yi sabırla beklememiz çıkınca hemen almamız gerekir, turn-based olursa daha iyi (Alpha Centauri ve 2 dışında). 6) Bu arada şimdi aklıma geldi, eğer X-Com'un turn based savaşlarını seviyorsan hemen gidip INCUBATION alıyorsun çünkü ben tek kelimeyle bayıldım, adamlarını bir yaratık gezegeninden kurtarmaya çalıştığın oyun mükemmel. Grafikler den kaliteli, adamların hareketleri süper ve bir sürü yaratık ve silah ve zırh çeşitleri de cabası. Tekrar belirteyim oyun tamamen X-Com'un turn-based savaş kısmında oluşuyor ama savaş ekranın kamerasını istediğimiz gibi hareket ettirebiliyoruz ve grafikler 3D! Alınmalı. Neyse garip bir mektup oldu, zaten yazılarını severim, köşeni de sevdim, eline sağlık diyorum ve yavaşça çekiliyorum... Eren "Mirage veya Nihavent farketmez" Eraldemir Stratejik verilere dayanan (strateji köşesinde veriler de stratejik oluyor. Stratejik bir Underground hava yakalamayı planlıyoruz; ben, karınca ve solucanlar (Underground hava derken de göz çıkarmamak lazım kanımca)) bir tahlil yaptım ki bu mektupta yanlış anlaşılabilecek cümleler ve kısaltmalar benim stratejik hesaplamalarımı (Underground abi, yapıcaz bir şekil) stratejik bir hareket ile (tüh, bu da fazla Under oldu, Ground kafamıza inecek) solda sıfır bıraktı. Şimdi pek anlamadım "GS" GameShow demek değil mi. Tamam o zaman burayı tutturduysak strateji henüz çökmedi demek (Under under konuşturmayın şimdi beni yaaa). Ama sanırım "GS'ye yakın kalitede olan NET Dergisi" tamlamasındaki GS'nin manası "Burçak Caner GameShow'da yazmadan önceki GameShow" demek değil mi (şaka). Bahsettiğin yazar arkadaşları (samimiyet falan, gitti Underground hava) kişisel olarak (yüz yüze) tanımıyorum ama GameShow'da yazan herkes ile aynı dergide yazmak çok güzel. Bir de şu SnakePit olayından beni haberdar etsene. Eylül-Ekim aylarında (tatilden döndükten sonra) İnternet'e girecem sanırım, o zaman haberleşirsek mutlu olurum, ki ben sana hemen Mail atarım (hemen alıştım yarıyavşak Internet üzeri konuşmasına ama Underground falan hak getire). Şimdi başlayalım işin benim özverimi gerektiren kısmına. 1) Bu mail'i ben yazdım zannedecekler valla, böyle konuşma. Bir de şu anda farkettim mektuptaki yazım yanlışlarını düzeltmedim biliyosun Underground'uz. Ne varsa eskilerde var dedin, haklısın (ayrıca bu hareketini Underground geleceğimiz açısından yararlı görüyorum) ama biraz da mantıklı düşünelim diyorum (Neeee? Duyamıyorum). Şimdi Dune 2 bir real-time strateji idi ve de bizi (en azından beni) gerçekten deli gibi oynatmıştı kendinle. Civ'in ardından (bu Civilization di mi, değilse de bozuntuya verme, zaten yavaş yavaş resolution'a geliyoruz) Civ 2 (bu Civilization 2, eminim) geldi ve bir çok açıdan Civ'den daha iyiydi (özellikle altıncı zorluk seviyesi ve yani Wonder'lar). X-Com açısından haklısın, Üçüncüsü tam bir rezalet. Ama Dune 2'nin ardından bir çok açıdan ona takacak çok oyun geldi ama hiçbiri bize (en azından bana) o zaman duyduğumuz zevki vermedi. Şimdi neden sorusuna (Neee? Anlamıyorum, yüksek sesle konuşuuuun) vericek birkaç iyi cevabım var sanırım. Birincisi bir işi ne olursa olsun ilk kez yaparken aldığın "keşfetme-öğrenme" zevki daha sonra kendisini "bilme" sıkıntısına bırakıyor ki bilgi üzerine kurulan araştırmasız bir yaşam toplumları ve kişileri her zaman için uyuşukluğa ve mutsuzluğa itmiştir. İkincisi de belki farkındasın Dune 2'nin başarısından sonra yapılan her oyun CD'si, pis bir şekilde para kazanma hırsı kokuyor. Bunun farkında mısınız bilmiyorum ama (Neee? Daha yüksek sesle konuşuuuun, duymuyoruuuum) açıkçası bu delinin hırs benim midemi bulandırmaya başladı yavaş yavaş. Sanki "Bu salaklara bir kaç oyun daha tıkalım da köşeyi döndük mü sonrası dümdüz Hawai" der gibi bir halleri var (bu hali de nasıl hissettiysem de bi de utanmadan sanki falan diyorum, bilmiyorum, hisli bir çocuğum). İşte bence bu sebeplerden dolayı bizim gibi eskilerin ve yaşanmışların değerini bilip de modayı bodoslama bir şekilde takip etmeyenler yavaş yavaş sıkılmaya başladılar. Ama abi, Panzer 2 de cidden hoş olmuş be (ihanet) diyorum ve bitiriyorum (neee? Sizi duymuyorum ne diyorsunuz ya). 2) (Ne diyorsunuuuuuz, Anlamıyoruuuum) Hmmm. Şimdi şöyle. Yani şey. Yaaa, bak açık konuşalım (dürüstlük yapıcam ama şimdi Under Ünder, Ground'dan çıkmasak), o oyunu ben yazacağım ay pek oynamadım. Yani şöyle vasat bir açıklama yapıcak kadar oynadım. Ve sonra MEG'e ya üç sayfa açıklayalım menü falan da yapalım ya da iki sayfada tanıtım yapalım dedim, zaten yayın planına göre iki sayfaymış, ben de (biraz daha duyamıyoruuuum) mayhoş mayhoş tanıttım oyunu. Tahmin ederim, ben de senin yerinde olsam oturup oyunu anlamaya çalışmazdım bu sıcakta. Bir ara STR Guide (bu arada, STR Strateji diye varsayıyorum. Strength ise o zaman durum başka, ben kaderime razıyım) yapıcaz diye oturup abararaktan oynadım. Oyun gereksiz şekilde karışık. Bir donanmalar var. Bir onların içindeki ana gemiler var. Onların da içinde Fighter Squadron'lar var. Donanmanın başında bir şahıs var, bir de koskoca evrende bir sürü yok Reconnaissance, yok Sabotage falan işleri var. Şimdi bana bu oyunu oynayıp o kadar şeyi ezberlemek için tek iyi sebep olarak gösterebileceği Star Wars filmlerinin başarısı ise (bir de Death Star var, ayrı konu) Lucas Arts'ın, o zaman ben de derim ki (neeee? Sesim mi az geliyooo) artık on beş senedir yiye yiye bitiremediniz mi şu üç filmin mirasını, yok Internet Site'leri yok Doom gibinler, kart oyunları, stratejiler.... Hayır bir yenilik getirseler bir itirazım yok ama bana vasat bir "Evreni ele geçir" oyununu sırf bu mavra üzerine kurarak getirince adamlar ben de bir duraladım. Bu ay Strateji Guide'da seni keser mi bilmem ama müthiş bir oyun var. Onu daha sonrası için düşünelim diyorum. Ama öncelik yapacam, söz (Ne? Sesim bulanık mı geliyor? Abi Underground'dayız bu ay ondandır idare ediverin - yazıdan bağımsız parantez içi mavrasının sonu). 3) Bu çok sık rastlanan bir durum değil açıkçası, nereden buldun sen. Ben A0E'de çelimsiz bir yaratığım (gerçekte ise pehlivan gibiyimdir). Üretimim falan düşmandan fazla olsa bile savaş sırasında bir kaos doğuyor ki o kadar farklı birimi idare etmektense MK3 oynarım bari Fatality'de falan hoş görüntüler yakalıyabiliyoruz. Ama ben bu durumda rakibine pek bir şans vermedim. Haritanın ve dolayısı ile resource'ların çoğu sende olduğuna göre acele etme (eğer sende değil ise bir terslik var. Bak bakalım rakibin