ON-LINE GAMING

yazıyı okumaya başladığınızda kafanızda sırayla şu düşünceler belirecek: Burası online gaming sayfası ve burada Internet'te oynanan oyunlar nelerdir, nasıl yapılır, ne edilir gibi şeyler bulunur. Sanki bu ay biraz farklılık yapmışlar gibi. Bu yazıda online gaming falan yok gibi sanki. Eh, maalesef yazarımız Gumba bazı nedenlerden dolayı köşesini hazırlayamadı kardeşlerim (hemen de havaya giriyorum ya), Ben de hazır boş bir yer bulmuşken kendi tecrübelerimden, bilgilerimden yararlanmanızı isteyerek (tabi canım tabi, takıl sen şimdilik) böyle ekstradan bir şeyler yazayım dedim. Dedim de iyi mi yaptım, kötü mü yaptım buna siz karar verirsiniz. İşte başladım bile: İki genç: copa de la vida'nın mp3'ünü buldum ! -Harbi mi lan ? Ben de bugün arkadaştan unforgiven II'yi alıcam . -Bana da sallarsın bi ara hocam icg'dan tamam

Format adı:

Format Bilgisi:

Dosya büyüklükleri:

MP3: MPEG (Motion Pictures Expert Group) Layer 3

Transform-domain Weighted Vector Quantization (kısaca

Ticari olmayan bir organizasyon tarafından geliştirildi. Teknoloji patent altında fakat geliştirirken bazı problemler çıkabiliyor. Belirli bir program standardı yok. Yazılım ücretsiz. 96 kbps, 4 dakikalık bir dosya için 3mb'ın biraz üzeri, Kalite 128 kbps'lik bir Mp3'ten daha iyi(ymiş).

128 kbps, 4 dakikalık bir dosya için 4mb.

Sıkıştırma oranı:

1:12 1:18

Sıkıştırma tekniği:

.WAV veya .RAW'dan MP3'e

.WAV veya RAW'dan VQF'e

A Miz İşlemci kullanımı:

-Tabi olm ayıpsın..." Eğer Internet'e (buna bile gerek yok aslında ya, neyse) bağlı iseniz ve müziğe karşı çok çok az bir ilginiz olsa bile şöyle bir muhabbet yapmamış, görmemiş, duymamış, koklamamış (insaf, bu ay yüz tane yazı yazdık biraz saçmalama izni verin artık :)) olamazsınız. Evet, fark etmiş olduğunuz üzere konumuz Mp3 (http://www.mp3.com) ve onun yeni yeni etrafa yayılmaya başlayan sözde "rakibi" VQF. Mp3, tahmin edebileceğiniz gibi bir müzik dosyası formatı. Açılımını ise Mpeg (Motion Pictures Expert Group) Layer 3 olarak yapabiliriz sanırım. Temel olarak çalışma mantığı ses verilerinin sıkıştırılmasına dayanan Mp3, Internet'te varlığını ilk olarak 2 sene öncesinde duyurmuştu. Bunun sayesinde artık insanlar müzik arşivlerini bilgisayarlarının dijital ortamlarında saklama olanağı bulmuşlardı. Bu dijital saklama daha önceden mümkün değildi de, Mp3 çıkınca mı yapılabilir hale geldi? Tabi ki hayır. Önceden de aynı şeyi yapabiliyorduk fakat ortada fazla yer kaplanması gibi "ufak" bir sorun vardı. Mpeg layer'ımız piyasaya çıkmadan önce biz yine (mesela) Audio CD'lerden harddiskimize (dolayısıyla disket, cd vb.'ye) kayıt yapabiliyorduk. Ama bu, başta belirttiğim gibi megabytelarımızı birer birer yutuveriyordu. Şöyle bir örnek verebilirim sanırım olayın daha iyi kavranabilmesi için: Diyelim ki Audio CD'nizden 4 dakikalık bir şarkıyı bilgisayarınıza almak istiyorsunuz. Bunu babadan kalma, bildiğimiz yollarla yaparsanız (bu .wav formatında kaydedeceksiniz demektir) 4 dakikalık şarkıcığınız hard disk'inizde tamı tamına 40 mb küsur yer kaplayacaktır. Amaaa amaaaa Mp3 ne yapıyor efendim (acaip komisyon aldım hocam, ne siz sorun ne ben söyleyeyim)? Bu 40 mb'lık devasa boyutlardaki dosyayı kendi özel sıkıştırma yöntemleriyle 4 (yazıyla dört, four, quatre, quattro, vier, falan da filan anlayın artık) mb (yerine göre daha da az)'cık cüz'i boyuttaki bir dosyaya dönüştürmeyi başarabilmektedir. Olağanüstü değil mi? En azından ben ilk Mp3'ümü dinlediğimde bana öyle geldiğinden emin (aaaaaaaah ahh ;)) olabilirsiniz. Daha dün gibi hatırlıyorum (fırk)... Imperial March'ı almıştım bir arkadaştan Internet aracılığıyla ve heyecanlanaraktan WinAMP 1.0'ımı (şimdilerde şöyle bi 2.80 olmuştur herhalde) çalıştırmıştım. Play tuşuna bastığımda kulaklarıma inanamamıştım. Stereo, 16 Bit ve 44100khz idi dinlediğim "dosya"nın özellikleri. Korkarak ne kadar yer kapladığına baktım ve halen yaşamakta olduğum şok daha da arttı: Gördüğüm rakam sadece 1.7 mb'tı! O zaman bana süper olarak gelen Mp3 hala çekiciliğini kaybetmiş değil. Yalnız... Evet yalnız dedim ve diğer paragrafa geçtim. Boğazınızda bi düğümlenme oldu dimi? Olmadı mı? Nası ya? Neyse efendim

Yaklaşık 20:1. Yaklaşık 30:1 size çaktırmadan söylemeye çalıştığım gibi Mp3'ümüze yeni bir rakip çıktı yakın zamanda. Adı da VQF (http://www.vaf.com).. İsmi bile salak ya görüyor musunuz sayın okuyucu? Vahşice "empeuch" demenin şehveti dudaklarımda, VQF senden hiçbir şey olmaz ne kadar kassan da. Manzumiyet bir yana, VQF'e ve VQF yandaşlarına çok sinir oluyorum arkadaşlar. Bu güruh, Mp3'ün gelişmesi için çalışmak yerine, tamamen belirli bir zümrenin (Yamaha - http://www.yamaha.com) tekelinde olan VQF'e destek oluyorlar. Var mı ötesi yahu? Şimdi bu satıcıları bir kenara bırakalım ve VQF hakkında biraz bilgilendirme mode'una geçelim. Şimdi bizim yiğidi öldürüp, hakkını da yemek gibi bir olayımız yok. O yüzden VQF hazretlerinin olumlu taraflarını geçecek ve sırf kötü taraflarını ortaya çıkartacak değilim. VQF'in Mp3'ten daha kaliteli (buna inanmıyorum açıkçası) ve daha az yer kapladığı (bu doğru maalesef) gibi özellikleri yok değil. Fakat biraz önce de söylediğim gibi, VQF Yamaha'nın bir ürünü ve o yüzden yok bilmem ne hakkı, encoding zart zurtu gibi bir sürü ıvır da dolayısıyla Yamaha'nın elinde. Zaten sayfanın bi yerlerinde bu iki formatı karşılaştıran bir tablo göreceksiniz, iyi yapmışım valla siz de iyi bakın, hakkını verin. VQF'in yeni teknoloji olması ve daha fazla ses kalitesi vaat etmesi onun pazardaki şansını bir hayli arttırdığı yadsınamaz bir gerçek. Fakat bu formatın dezavantajları da yok değil. Özellikle işlemci gücü konusunda. Her şeyin bir bedeli vardır deriz ya, VQF'in de Mp3'ten biraz daha kaliteli olmasının bedeli de Cpu'nuzu bayağı bi kullanması. Bu işlemci kullanma faktörü VQF'le ilgili her şeyde öne çıkıyor: Daha yavaş encoding, daha yavaş decoding (yani) ve güçlü bir bilgisayarınız yoksa daha yavaş bir listening (sabit bile olabilir öyle söyleyeyim). Mp3, 486 tabanlı bilgisayarlarda, düşük kalitede de olsa rahatça dinlenirken, VQF bize bu -bir bakıma- konforu sağlamaktan uzak. Yazılım konusuna gelince... Mp3 dinlemek için bütün dünyada (en azından Internet dünyasında) WinAMP (http://www.winamp.com) adlı, kendi branşında muhteşem bir program kullanılmakta. Fazla uzun diyemeyeceğimiz bir zaman süreci içerisinde sürümü 1.0'lardan 1.92'lere kadar dayandı. WinAMP'ın bu kadar sevilmesinin ve yaygınlaşmasının temel sebeplerinden biri de çok iyi bir ara birime ve genişletilebilirliğe (all rights reserved, copyright Can)'sahip olması. Kıytırık VQF'in ise tabi ki Yamaha'nın kalitesiz bir player'i var işte. Artık sonlara doğru geldik gibi geliyor bana. Ben de yoruldum gibin zati, daha işlerim de var (dimi MeG bey?). Umarım mavra olduğu kadar yararlı bir yazı olmuştur. Saygılar, sevgiler... Set@antweb.aidata.com.tr