Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 91
Adventure oyunu gibi bu. Sana &kasma be olm, eğlenmene bak !!!" diyecekler ve sen padelğ ya saldirmani kinanaydan üzaklastis ak.
“Evet” ya “Hayır”, diye kız, dün aya bakışımızda kalıplara sıkışmış dağarcığımızla koskoca bir dünyayı, arası mı değişmiş o ek kaf,
Esas konu bu şimdi. Önceki ay niyetlendiğimiz, dergi ile bir Overdose eki verme projesini nihayet yürütüyor görünmek çok hoş bir duygu. Aylardır ben Polat'a "yazını yaz çabuk" gibisinden söylenip de, artık Polat'ın çıkarıyorum her ay. Bi de şimdi burası çıktı. Üstelik hemen hemen aynı mantıkta. Tez elden için kendimce bin tane sebep yemen aynı mantıkta. Tez elden elime geleni, her hangi bir filtreden boş boş konuşsam mı acaba?
eririm" dediğimi daha dün gibi anımsıyorum, zorunluluk haline geldi. Aslında bu gibisinden söylenip de, artık Polat'ın beş kere telefon ettiği günleri görmek de nasip oldu.
tez görüşmüş Overdose eki verme projesini nihayet Polat'a ait. Ben şu anda içinde neler var ade di haaa el ça a ilki biraz etm iras kontrol ek bir daha düş iy dağıtamayacak gibi. Çünkü ne bir ne de
, si m de
“olmalı bence ilk k k bilmiy! i | bi ıde ki. Malum ayrılıktan sonra, ü” başlayan Overdose yace herkeslerin tepkisine rağmen ısrarla devam ine bak a 16 sayfalık apayrı bir ek halinde işte giderek daha da gelişecek.
şte unu!
zorunluluktan ötürü etti. Şimdi ise yine onların gözlerini | Overdose. Ben Polat'a ve Overdose'a canının istediği bir şeyler yazar mısın e gör cevap ver sadece!"
Değer verdiğimiz şeyler o gerçek değer mi? İster insan olsun ister eşya isterse bir kaç satır yazı. Bazen fark eder ki. Sıkılıyorum bazen. Koşarak uzaklaşmak istiyorum. Her şey elimden ile bil atlayayım diyorum. Düşünüyorum daha altına alan şeyleri
Zorlayacaksın | Yy ? sürükleniyor ne, daha oluyor. Beni | Nu, ilkokula giderken o beslenme
» Nedenini düşünüyorum çantamdaki yumurtayı kabından nefret ettiği çaktırmadan çöpe attığım yaptığım in kumların verme! A öğretmenime çaktı öğretmenim elli santimli mu aş vu şi, elim acımamıştı ama i ko n okulun ikinci günü arkadaşı yol vermeyince i gerektirecek!!
dinleyeceksin ama öyle boş boş değil. Yorulacak, damarların şişecek. Yorulacaksın. onu dinlememişsin,
Dinledikçe, du y beynin bir arkadaşın | beyninde söyle ne demek bulacaksın anla: Adventure oyunu neden böyle di si u n çocukluk olmuş bi de uş canım, karı ı ı : 4 ç yar to sorumluluk! H len e ı ama beyin basacaksın, n hemen ör
1 1 1 1 1 1 1 1
Polat'ımı kutluyorum güzel Overdose kurdu
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 90
sında oğ
ABA
cileklerim RÖPORTAJ:
banana yaz
Okuyucular ki senin de. Se Ee Zebani: Anlaşıldı yine Klasik kadın kaprisin tuttu. Ben sana bunun hesabını röportajdan sonra değişik şekillerde soracam. Şimdi belki sen biliyorsundur: Bu geri sayım işi ne olacak? Herkes cevap bekliyor bak dikkatli ol.. EA: Ağzı olan konuşuyor yahu. Ben de bi iki kelime söyleyeyim de olsa bizim de ağzımız ve dudaklarımız var) Yaw sen ne Zebani: Heyecandan saçmalamaya başladın. Yukarda sorduğumun aynısını soruyorum: Geri sayım? Hı? EA: Yahu siz gençler geri geri diye diye yüz yıl geriye götürdünüz bu milleti. Müreffeh medeniyetler seviyesine nasıl ulaşacaz. Atatürk yaşasaydı yüzüne tükürürdü sizin gibi yaşamış da çağa ayak uyduramamış nineler gibi konuşuyorsun. Sana bir soru sorduk hala cevap alamadık. İstersen makyajını tazele de gel.
ir bulaşmış me) Allah seni inandırsın temizleyene kadar canım çıktı. Ne diyorduk? Hah geri sayım... Kulağına söylesem olmaz mı? Zebani: Hayret bişey yaw... Biz burda son derece ciddi soru soruyoruz, sevgili Engin Ablamız tutmuş moda dergisi röportajlarına taş saçma beyanlarda bulunuyor. Kulağıma değil, herkese dedim sana KADIN!!! EA: Eeee... Şey... Madem ki bu kadar ısrar ediyorsunuz söyleyeyim gitsin. Bir değil bir çok şey olacak bu geri sayımın sonunda. Öncelikle dergi 400 sayfa olacak. 3 adet CD vermeyi düşünüyoruz. Bunlardan birinde yeni çıkan oyunların demoları, diğerinde orjinal programlar, ötekinde de bişiiiler olacak. Ayrıca canımdan çok sevdiğim MAC geri dönecek. Ha bir de 41 kere maşallah olacak. Ya da ben öyle biliyorum. Yerseniz... Zebani: Keşke hiç başlamasaydık bu röportaja. Siz inandınız mı sayın okuyucular? Kadın işte. Peki bir de okuyucuların çok merak ettiği birşey var: Sen madem kadınsın, ismin niye Engin? Engin diye kadın ismi mi olurmuş? Bakiim nüfus cüzdanına, ay pardon niye orada saklıyorsun ki? eh öh!! EA: Öncelikle çek elini, kızdığım zaman yırtıcı bir kaplan olurum, bilirsin. Yahu neden olmasın Engin diye kadın ismi. Abdullah değil, Sunnullah değil. Engin işte. Sen sorma bu soruyu bari, bak bakayım şüphen mi var? Zebani: Bakalım... Eee tamam zaten daha önce de yoktu şüphem bilirsin. Peki sen teknik konularda uzmansın. Sana gelmesi gereken sorular bana geliyor, buna neden müdahale etmiyorsun? Senin işini ben yapmaya mecbur muyum be KADIN!! EA: Bak Zeboş seninle bir konuda anlaşalım. Bak dediysek mecaz yaptık. Bu hareketin tekerrür ederse biliyorsun, kaplan olayı. İşin doğrusu ben de anlamadım bu işin sebebini. "Okuyucunun eli torba değil ki büzesin" desem olmaz, olsa da kötü espri olur. Bilmiyorum, bilemiyorum vallahi. İşin mişin diye de konuşma öyle, KAPLAN... Zebani: Yani diyorsun ki: N'apiyim... Kadınlarla uğraşmak zor zenaat. Peki GameShow'daki kopmalar hakkında ne düşünüyorsun? EA: Bu konuda en güzel cevabı sanırım Mert'im verdi ay. Aynen copy paste yapıyorum: "Ben GameShow'u yaşayan bir kişi olarak görüyorum. Ayrılmalar, yeni birliktelikler, evlenmeler, aldatmalar ve hatta ölüm gibi hepimizin yaşayacaklarını tabii ki GameShow da yaşayacak." Ne güzel söylemiş kerata. Bir de yazdığı şiirlerin altına kendi imzasını atmasa...
Zebani: Öyle Mert'im diye konuşma benim yanımda bi kere. Toposh o!.. Benden başkasına bakarsan gözünü oyarım bilirsin. Kaplan maplan anlamam. Demek ki ayrılmalar konusunda genel bir fikir birliği var. Bu güzel senden güzel olmasın). Şimdi başka bir soru: okuyucularının mektuplarına başlarken yok "sevgili tavşanım", yok "bal tanem, kar tanem" gibi saçma iltifatlarda bulunmanın 1. ve 2. ana sebebini söylermisin? Sinir oluyorum da. EA: Kaplan diyorum, sen anlıyorsun ve susuyorsun. Zebani: Eeee soruyu cevaplasana(KADIN!|!
Derginin reklam işleri nasıl? EA: Reklam işleri karışık vallahi. her işte olduğu gibi ama bir iki sağduyudan eser yok. Tabii ki -en azından benim için- dost müşteri konumuna yatay geçiş. Zebani: Gerçekten karışıkmış, ederim ama etmem. Sen bugün alçak kadın. Peki hiç oyun oynuyor musun? Sürekli Hardware'lerin arasında mısın? EA: Aslına bakarsan Oyun oynamak sıkıyor. Nedenini bilmiyorum ama. Arada sırada oynamıyor Age of Empires rullas desem seni ifade eder mi bilmiyorum! Hat Öte bir zevk benim için. Bir çeşit Hayat gibi... Zebani: Hardwaresel bir tatmin, tornavidalı bir kadını arasında görmek alışılmadık bir e de hayatını nasıl kazanıyorsun:
EA: Hayat bir şekilde sonra aç kalacak değiliz ya. diye kaplan'ı unuttun gibi gelir dersin! Zebani: Tabii aç kalmassın, bı ablam... Kaç yaşında olduğunu sürü okuyucu var. Ne dersin? EA: Hayatımın baharındayım ortalarına da yakın... Zebani: Senin için GameShow birşey? EA: Aklıma bile getirmek Ya da sus ağzından yel alsın de evin yıkıla Cemil, boynun bük! derim... Zebani: Peki peki korkak kadın kaç mektup geliyor? Mektupların sahipleri seni de mı? EA: Ayda ortalama çok az mektup bazen az geliyor, bazen az de oluyor. Ortalaması da böyle
: İlla saçmalayıp beni i mi. Şu son birkaç ayda benim disket kampanyamı taklit ettiğin yolunda bazı söylentiler var GameShow koridorlarında. Ne diyorsun? EA: Taklit etmem, taklit edene de mani olurum Yanlız düşündüğüm bir kampanya var. O da mektuplarınızı Harddisk'de gönderin kampanyası, Tabii bazı şartları olacak. Bi kere harddiskler en az 2 Gb olacak. Bad sector
olmiicak. Statik poşetler içine koyulacak ve öyle gönderilecek. Tabii ki ben de onları ödülsüz bırakmayacam. Hepsine imzalı bir resmimi göndereceğim.
© Zebani: Böyle bir tane HD gelsin, herkesin önünde söz veriyorum senin kölen olucam Peki GameShow'un okuyucu profilinin bir tanımını yapar mısın? Yalnız kısa kes senden sıkılmaya başladım. : Kırbacımı hazır edeyim o zaman. Lazım ak gibi gözüküyor. GameShow bir kozmopolit İstanbul'a benzettiğim olmuyor değil... Okuyucular genelde teenage. Gençliğin vermiş olduğu enerji ile iyi şeyler yapmaya çalışıyorlar. Aralarında tabii ki "sivri olayım da
“benim de sesim duyulsun" amacı ile ortaya çıkıp saçmalayanlar da var. Onları kınıyorum.
— Hatta kınıyorum! Zebani: Böylece ba:
kişilere ce muş oldu. Eh artık Engin Abla'nın başını rıtırsınız. Peki son bir soru: Şampuana ayrı man mı? Ve beni aladım, bana cevap verecek birisi çıkar, cevap hakkını kullanır. Şampuan olayını bir anlat n senin aklın almaz. Yaşın küçük, anlamazsın. Yine de bir deneyeyim: Eskiden yeşil sabunlar vardı Asitli zeytinyağından yapılan. Onlardan kullanıyorum. Sen şimdi cahil cahil "asit o saçı mahveder diyeceksin ama bak bal dokun. Yaaa.. Gördün mü. Süper Şimdi yoldum si başını senin den! Zebani: Sabahtan beri s; Seviyorum bitsin bu buraya saçını elliyi din bre KADIN. in tabii. Gel