DOGDAY
Retro bilgisayaredemez misin? -İsterdim ama benim de Pazar gününe çok işim var ortak, üzgünüm. -Peki Pazar gününe yazmazsam ne olur? -Patron CD'nin içine bir virüs koydu, eğer Pazar günü 23:59'u bir geçe oyunun sonuna gelmezsen... BUUMM!!! -Yapma yaa... -Yaa... Bu konuda çok iyiyiz artık ortak, dünyanın en önde
-Tabii getirdim ortak... Çaktırmadan masanın
-Güzel güzel. Peki ne var bu paketin içinde? Patron çok gizli diye bana bile CD... CD ortak CD... Oyun CD'si, şet Adventure oyunuymuş, adı da DOGDAY mı ne, yapımcı firma Avustralyalı pek duyulmamış Eyst Pty Ltd diye bir firma, bildiklerim bu kadar... -Hmm Eyst ha, gizemli... -Evet patronda öyle dedi. Ha bu arada bu oyun Pazar günü saat 23:59'a kadar yazılmalıymış... -Pufff... NE? -Valla patron dedi ortak. -Ya ben Pazar'a kadar anca install yaparım firmalarıyla başabaş olacağız yakında. -Hmmm desene yedik... Virüsü. -Ben bilmem ortak, bu işler böyle... Bu arada ben kalkayım artık ortak, daha bir arabaya bomba yerleştireceğim... -Oldu ortak, ben seni fazla tutmayayım, eve gidip hemen yazmalıyım bu DogDay'mi neyse. -Ben gidiyorum o zaman. -Tamam görüşürüz... -Peki... Ha unutmadan... -Evet? -Patrona iletmemi istediğin son bir sözün var mı ortak? -Ona deki... Emrin olur... ;) mm install'ı kısa sürdü be, neyse, bakalım oyun nasılmış. Aaa baştaki demo'dan sonra hemen pat diye oyuna geçtik ya, hiç ayarı yok mu bu oyunun acaba, haa Mouse'un sağ tuşuna basınca ayarların yapıldığı menü çıkıyormuş, buradan Save Load renk ayarı ses ayarı falan yapılabiliyor. Kontrolleri nasılmış peki. Hmm şu eski Myth gibi ya, Mouse okunu sağa götürünce imleç sağı gösteriyor, sola götürünce solu aşağı götürünce de aşağı. Bu şekilde gitmek istediğim yere gidebilirim, sol tarafta da Inventory var, buradan bir eşyayı ekrandaki bir objede kullanmak için eşyaya basılı tutup ekrandaki objenin üzerinde bırakmak yeterliymiş. Vay be, grafikleri de güzelmiş hani, çok beğendim, yalnız biraz karanlık ortamlarda geçiyor ya neyse, gülü seven... Dikenini de sever... Üfleyerek koklar... Neydi o ya, her neyse, zaten pek grafiğe bakacak vaktim yok, hemen oyunu çözmeye başlasam iyi olacak... Tahta kulübeden bir evin içindeyim, şu karşıdaki masa dikkatimi çekti, bakalım (yaklaşalım yani) neler varmış. Hmmm sağdaki bardak altlığı gibi şeyi merak ettim, bir Click, aaa açıldı, içindeki Red Button'a basayım da çekmece açılsın. Evet tam tahmin ettiğim gibi, çekmeceden anahtarları alıp soldaki dosya kabinlerini açayım (anahtarla) ve içinden lambayı ve oda anahtarını alayım. Sola döneyim bakalım, hmmm, yatağın üzerindeki raflara da bir hmmm yapalım (inceleyelim yani), rafın üzerinden baltayı da alıp cebe atalım.
Yerdeki kutu dikkatimi çekti, bir Hmm yapalım ve kutuyu açıp içinden boş yeşil şişeyi alıp sağdaki fıçılardan içine şarap doldurayım. Ben sevmem, bunu bir ayyaşa veririm sonra. Şimdi buradan çıkmalıyım, kapıya yönelelim, hmm kilitli, şu elimdeki baltayla hurraaa çatırrt diye kapıya bir tane kodum mu dışarı çıkarım, Çatkktttırt... İşte kapıyı kırdım ve artık dışarıdayım, ya benim cebimde bu kapının anahtarı (sarı anahtar) yok muydu? Neyse yaw, baltayla daha zevkli, ama dur şuraya not alayım da sevgili okuyucular fazla yorulmasınlar baltayla falan. NOT: Anahtar da işe yarıyor... Evet şimdi ara sokaktayım, sola dönüp köpek ayyaşa dolu şişeyi verip 5 jetonluk oyun kuponunu alayım. Sonra 180 derece dönüp karanlık sokakta yürümeye devam edelim. Yarı yolda soldaki barın kapısına yanaşıp zili çalayım, içerideki görevli köpek şimdilik bize pek yüz vermiyor, çünkü bu bara sadece kartı olan (3Dfx'i olan) zenginler alınıyor, hmm. Bu arada adam yani köpek işte her neyse dışarı sigara izmaritini atıp gidiyor. İşte bunun gibiler yüzünden kirleniyor çevre, neyse, ben şimdi yerdeki izmariti atayım, hem çevreyi biraz temizlemiş olurum hem de belki işime yarar. Sola ayyaşın yanına dönüp duvarın yanındaki kırılmış klozete bir bakayım, hmmm. İçinde ne var acaba? Şu lambayı kullanayım, içine de sigarayı atayım, işte aydınlandı. Iygh.. O da ne, aaa pire tozu, işime yarayabilir, şimdi tekrar dönüp yolun sonundaki kaldırıma geleyim. Sağ dönüp biraz ilerleyip Restaurant'a girelim bakalım, hem yardım edecek adam arıyorlarmış belki yardımcı olabilirim. Soldan pencerenin önündeki tezgahtan kepçeyi alalım bakalım, sağa dönüp kepçeyi tencereye daldırıp pencereye dönelim, hmm, elinde tabakla gelen köpeğin tabağına kepçedeki yemeği boşaltalım (Puiickkg...). Aynı işlemleri sonraki köpeğe de yapalım ve yemek yapan köpeğe dönüp verdiği 10$'lık bahşişi alıp restaurant'dan çıkalım. Sağa gitmek uğurlu geldi, tekrar sağa doğru devam edeyim bakalım, hmm, bayağı ilerledim, şu Metroya inen merdivenlerden inmeyip sağdaki Arcade'ye girelim bakalım. Burada birçok oyun var (aslında 3 çeşit). Karşıdaki kasiyere ayyaştan aldığım kuponu verip 5 jeton alalım. Eee... Naapcam şimdi ben bu jetonlarla? Takıldım işte... Haa evet buldum bunlarla oyun oynayacağım, tabii ben çok zekiyim ya bulmam hiç de uzun sürmedi, hemen anladım yani. Neyse, önce Push Invaders'e jeton atalım, eğer HighScore yaparsam ödül verirler, eminim, ama burada bir sürü Push Invaders oyunu var, ben sağ ortadaki makinada oynamayı tercih ediyorum, çünkü hem bunun birincisinin puanı diğerlerinden düşük, hem de bu makinanın tuşu bozuk olduğu için peş peşe atış yapabiliyorum, jetonu atıp düğmeye basalım da oyun başlasın, heyt heyt tabii kaçar mı, hemen HighScore yapıverdim işte. Oyun bitince tekrar kasiyerin yanına gideyim de neyse bana ödülümü versin, heey güzel V.I.P kartı kazanmışım, iyi, şimdi bu kartı alıp tekrar geldiğim yoldan dönüp ara sokaktaki barın zilini çalalım, adama (köpeğe yani) V.I.P kartını verdim mi artık birinci sınıf insan (yani köpek) muamelesi yapacak. Kapıyı açtı, şimdi içeri girelim bakalım, barın ileri sol kısmına doğru ilerleyelim, ilerleyelim (bizim F-16'da saat 11 yönü de denir), orada karanlıkta bir soru işareti var, ona yaklaşıp sağ üstteki düğmeye basıp karanlığı aydınlatalım (keşke bir düğmeyle olsa) ve "hmmm" diyelim, hep beraber Hmmm. Bu bir bilet, yalnız sanırım başından kötü bir şeyler geçmiş ve bilmem kaç parçaya ayrılmış, bunu birleştirmeliyim, gel de birleştir yiyorsa, şu şuraya şu üçgende şurayaaa hah bitti işte (siz kanmayın, bu kadar kolay değil) ama burada okuyucuya nasıl yardım edebilirim ki? Neyse ya onlar akıllıdır geçerler burayı, nede olsa GameShow okuyucusu. Evet, bileti birleştirince yapışıyor, bileti alıp barmenin zilini çınlatayım, gelince ona biricik 10$'mızı verelim ve bozuk paraları alıp kadına (barmen değilmiş (kötü espri geliyor) BarWoman'mış) verip kadın içki doldururken düşürdüğü mantarı da cebe atayım, içkimi de içip bardan çıkayım. Şimdi doğru Arcade'nin kapısının önüne gidelim, buradan aşağı merdivenlerden inip Metro'ya inelim, sola dönüp Guard'a yaklaşalım (aman fazla yaklaşmayalım yakalıyor sonra) ve o kadar emekle birleştirdiğimiz bileti bu adama (köpek) verelim. Guard gittiğine göre (o bileti bana da verseler) artık önümüz açıldı ve devam edebiliriz, şimdi arka sokaktayım, hmm devam edelim bakalım şöyle kaldırımdan, merdivenlerden çıkmayıp düz ilerleyip kaldırımın sonundaki oyuncakçı dükkanına kadar devam edelim ve oyuncakçıya girelim bakalım içeride neler var. Oyuncak oyuncak, kasanın arkasına geçip sağdaki kilitli olmayan dolabı açıp içinden Rocket#1'i alalım, kasanın yanından ayrılıp sağa dönelim, buradaki kafeslerin hepsine tıklayalım, hmm bir tanesinin içinde bir roket daha var, onu da alıp (Rocket #2) oyuncakçıdan ayrılalım. Şimdi geldiğimiz yoldan dönelim ve daha demin çıkmadığımız merdivenlerden yukarı çıkalım, hmm burası marangoz odasına benziyor, önce şu çöp'ten kırık kulaklığı alayım belki işime yarar, duvardaki raftan da tutkal alayım belki bir şeyler yapıştırırım. Şimdi masaya oturalım ve biraz marangozluk yapalım. Önce masaya kırık kulaklığı koyalım, sonra tutkal makinasını masaya koyalım, sonra makinayı alıp kırık kulaklığı yapıştıralım, sonra kulaklığı alıp yerine Rocket#2'yi koyalım, tutkal makinasını da Rocket#2'nin üzerinde kullanalım, bardan aldığımız mantarı da roketin üzerinde kullanalım ve eşyalarımızı toplayıp masadan kalkalım. Şimdi de arkamdaki demir kapı dikkatimi çekti, bu kapı normal yollarla açılmıyor, yani balta işe yaramadı, sanırım bunu sallaya sallaya açacağım, önce kapının üst tarafına bir Click, sonrada alt tarafına bir Click, Click Click, böyle böyle açacağız kapıyı işte, açtıktan sonra naapcaktık? Ha tamam hatırladım içeri gireceğiz. Hmm burada bir vinç var, (galiba) koltuğa oturalım ve öndeki panelde altta bir düğme üstte de bir düğme ve yanda da bir kol var, önce alttaki sonrada üstteki düğmeye basıp kolu çekelim. Hmm aşağıya indi, ve yola bir kamyon geldi, şimdi vinçten inip marangoz odasından merdivenlerden tekrar çıktığımız gibi inelim, işte kamyon orada, karşıya geçmenin tam zamanı, kamyonun arkasına atlayıp karşı kaldırıma geçmem 3 bilemedin 4 saniyemi aldı işte. Sola dönüp Newspaper Machine'e (Gazete Makinası) kadar ilerleyelim ve bardan aldığımız bozuk paralardan bir tane atalım da neler olmuş dünyada, Televole'de haftaya kim var, Sibel Can bugün kahvaltıda ne yedi falan onları öğrenelim. Ahaa Out Of Stock yazıyor (gazete kalmamış), bu yazıya bir Click yapayım da kapak açılsın, hmm içeride ne var acaba? Bir Click yapsam mı acab... Çatrrrt Kütrukkbumm (düşme efekti)... Evet, zorda olsa içerideyim işte, şimdi nasıl çıkacağım buradan acaba? Sağa doğru gidelim bakalım, hmm burada bir klima var ve altından devamlı buz çıkıp büyüyüp yere düşüyor, içimden bir his bana orta boy ve de büyük boy bir buz parçası almam gerektiğini söylüyor (ne his ama), buz parçaları önce küçük olarak çıkıyor, biraz beklersek orta boy oluyor, en sonda büyük parça, ve sonrada düşüyor, buna göre bir orta birde büyük boy buz parçası koparıp sol tarafa geçelim. Burada önce öndeki teraziye orta boy buz parçasını koyalım, sonrada soldaki hava püskürten sarı makinaya bir hmmm yapalım, önündeki kapağı açıp basınç ayarını 728 olarak ayarlayıp içine aile boyu buz parçasını koyalım, ve geri çekilip biraz bekleyelim. Hop, işte buz yukarıdaki merdiveni düşürdü ve artık lobiye çıkabiliriz. Önümdeki sandalyeye bir clickleyelim, hmm sandalyenin altında mor bir anahtar varmış, anahtarı alıp sola dönüp buradan çıkalım. Karşıda bir koridor var, dur saat 1 yönü deyim de okuyucular kolay bulsun, koridora doğru ilerleyip sağdan ilk kapıyı mor anahtarla açıp içeri dalalım. Hmm burası kötü köpek Chegga'nın ofisi olmalı, arkaya dönüp ışıkları yakayım da önümü görebileyim, tekrar kitaplara dönelim, bazı kitaplara clickleyince üzerindeki harfler yanıyor, sırayla şu harfleri yakmalısın diyor içimdeki his; C,H,E,G,G,A. Bu şekilde yapınca ne olacak acaba? Ahaa işte bir kitap açıldı ve içinde altın bir anahtar var, anahtarı da cebe atıp ofisten çıkalım. Sola dönüp asansörü çağıralım ve binelim, asansörü çalıştırabilmek için güvenlik numarasını girmek gerekiyor, yalnız güvenlik paneli de bir pati şeklinde, şimdi buna rakamları nasıl yazacağız? Eveet buldum, şöyle, alttaki büyük olan yuvarlağı 5 olarak kabul edelim, buna göre en soldaki yuvarlak 1, onun yanındakiler de sırasıyla 2-3 ve 4. Güvenlik numarası 3241532415, asansör ikinci kata çıktı, çünkü bina zaten 2 katlı, neyse, asansörden çıkalım ve sağdaki kasanın yanına gidelim, içimden bir his kasanın şifresinin "621" olduğunu söylüyor, bakalım... Aaa evet 621'miş, kasanın içindeki kâğıdı alalım ve tekrar asansöre binip aşağı inelim ve sağdaki ilk kapıdan yine ofise girelim ve sola dönüp sandalyeye oturup Chegga'nın bilgisayarını kurcalayalım biraz, Format C:, yok, o kadar da kötü değilim, önce soldaki çekmeceyi açıp disketi alalım şu bilgisayarı... Hmm şifre yaa bu adam her şeyine şifre koymuş utanmasa tuvalete bile şifreyle girecek neyse, sanırım şifresi 13542511, aynı asansördeki gibi yazalım şifreyi, işte açıldı bilgisayar. 3Dfx'i var mı acaba? Her neyse, buradan Chegga'nın attığı ve aldığı e-mailleri okuyabiliriz, burada yaptığı kötü işlerin hepsi yazıyordur eminim, disketi drive'a sokalım ve bütün mailleri diskete backup yapalım da görsün gününü, işimiz bittikten sonra bilgisayarı kapatıp floppy disketimizi de alıp ofisten çıkalım. Sola dönüp büyük kapıya doğru yürüyelim, kitabın içinden aldığım altın anahtar bu kapıyı açar herhalde, evet açtı, işte artık dışarıdayım. Yüzüm yola dönük, karşıya geçmeye çalışırsam gelip beni yakalayacaklar, olsun ya, biraz değişiklik olur, haydi bakalım... Evet, işte hapisteyim, eşyalarımı da aldılar, nasıl çıkacağız şimdi bakalım, önce yatağın altına bir hmmm yapalım ve oradan çengelli iğneyi alalım, sola dönüp radyoyu açalım, eğer radyo kanalını ranzadaki oda arkadaşımızın seveceği bir müziğe ayarlarsak (en sondaki kanal, Jazz gibi bir müzik) bize elindeki kağıt parçasını gösterecektir (doğru müziği ayarladığımızı adamın ayaklarını oynatmasından anlıyoruz), eline bir Click yapalım ve kağıt parçasını alalım, kağıtta C.A.T.S çetesinin telefon numarası yazılı, kapıya dönüp çengelli iğneyi kapının anahtar deliğine sokalım (vay bea, tıpkı filmlerdeki gibi), burada kapıyı açabilmek için anahtarı 8 yöne (sağ sol yukarı aşağı ve çapraz yönler) çevirerek çıt çıt seslerine göre şifre bulur gibi kapıyı açmalıyız, mesela iğneyi sağa çektik, çıt etti, sola çektik çıt etti, sol aşağı çapraza çektik çıt etmedi, sonra anlıyoruz ki sağa ve sola çektikten sonra sol alt çapraza çekmeyecekmişiz, böyle böyle deneyerek bulacağız, 4 kere çıt sesi geldikten sonra kapı açılıyor zaten. Kapıyı açıp çıkalım ve sağa dönüp devam edelim, hmm bu önümdeki kapılar kilitli değil, bunları da iterek açabilirim, son kapıyı da açınca çamaşırhaneye giriyorum, şimdi sola var, sağda da duvarda bir düğme var, önce soldaki kapının kilidine daha önce marangoz odasında yaptığımız Rocket Bomb'u yerleştirelim, yandaki elektrikli kabloyu da roket'e bağlayalım, sonrada sağda duvardaki düğmeye basalım ve BOOOM... Kapıyı nazikçe iterek içeri girelim, sağa gidelim, orada bir makina var, makinanın yanına gidip sola dönelim ve resmin altındaki kare bölgeye basalım, bir kapı açılma sesi duyunca tekrar geldiğimiz kapının yanına gidelim, buradaki şalterlerin hepsini tek tek kaldıralım, ve Sewer Room'dan çıkıp doğru oyunun başındaki ara sokağa gidelim. Barın kapısının önüne gelelim ve zile basalım. İşte çevre düşmanı çıktı, hiçbir şey yapmadan bekleyelim, o nasıl olsa yine sigara izmaritini atacak dışarıya, geri çekilip yerden izmariti alalım ve sola dönüp biraz ilerleyelim, tekrar sola dönüp kanalizasyon kapağını kaldıralım ve aşağıya inelim, hmm çok karanlık, önce şu lambamızı çekelim ve içine sigara izmaritini atalım, bu bir süre bizi aydınlık tutacaktır,
* şimdi lamba sönmeden sağa dönüp biraz ilerleyelim, sonra arkaya dönüp sağdaki duvardaki düğmeye basıp ışıkları yakalım, artık lambanın sönmesi diye bir problemimiz yok (eğer bu işlemleri yapamadan lamba dönelim ve kapıyı açmaya çalışalım... Eyvah bu alarmı çaldırdı, gardiyanlar hemen buraya geliyor olmalılar, hemen hızla geldiğim yönden geri dönüp hiçbir şey olmamış gibi kodesime gireyim de yesinler, gardiyanlar bir telaşla çamaşırhaneye koşarken ana kapıyı açık unuttular, önümden hızla geçip gittiler, kapıyı açıp sola dönelim, ana kapıyı açıp sola dönelim ve tezgahın arkasına geçelim, sağ taraftaki kutuyu alıp içinden eşyalarımızı toplayalım ve buradan ayrılıp hızla tekrar kırmızı panjurlu kodesimize dönelim (eğer yakalanırsak aynı işlemleri tekrar yapacağız). Gardiyanlar bir şey olmadığını görünce geri dönüp alarmı kesiyorlar, şimdi tekrar kodesten dönelim ve çamaşır odasına gidelim, ortadaki çamaşır makinasına bir hmmm yapalım, sağda iki küçük switch var, altında da üç tane ışık var, üstteki switch seçili ışığın rengini değiştiriyor, alttaki switch'de sonraki ışığı seçiyor. Buradaki renkleri sırasıyla pembe/yeşil/mavi olarak ayarlıyoruz ve büyük düğmeye basıyoruz, çamaşır makinasının kapağını açıp içine girelim ortaya clickleyelim, gizli bir geçit açıldı, tekrar ortaya clickleyelim ve tünelden geçerek hapisten çıkalım. Şimdi oyuna ilk başladığımız ara sokaktayız, kaldırıma çıkıp sağa dönelim, biraz ilerleyip Restaurant'a girelim. Yine oyunun başındaki gibi önce kepçeyi sağdaki tencereye daldıralım, sonra soldaki pencereye dönüp gelen köpeğin tabağına kepçedeki yemeği boşaltalım, aynı işlemleri diğer köpeğe de yapalım ve öndeki köpekten 10$ lık bahşişimizi alıp Restaurant'dan çıkalım. Sağa dönüp devam edelim ve Arcade'ye girelim, kasiyere 10 dolarımızı verip jetonlarımızı alalım, şimdi ne yapıyorduk? Ha tamam, jeton, şimdi buradaki 3 çeşit oyunda da tek tek HighScore yapmamız lazım, (Push Invaders, Pac Dog ve Droids) sonrada kasiyere dönüp ödülümüzü kapalım, ödül bir yüksek ses dalgalı köpek kovucu. Şimdi Arcade'den çıkıp sağa dönüp merdivenlerin yanından devam edelim, Sewer Control Room'un önüne kadar geliyoruz fakat Guard kılıklı bir guard bizi geçirmiyor, önce kulaklıklarımızı takalım, sonrada şu Mega Hiper Miper Ultra ses dalgalı köpek kovucunun düğmesine basalım. Guard gittiğine göre artık devam edebiliriz, Sewer Control'e girelim, hmm, solda kilitli bir kapı
Eyst Pyst
Icon-Adventure
Pentium 75 16 MB RAM 1CD 20MB HARDISK sönerse tekrar çevre düşmanının yanına dönüp sigarasını alıp aynı işlemleri tekrar yapalım), şimdi tekrar arkaya dönelim, ilerde iki yol ayrımı var, işte zurnanın Dım-Tısss dediği yer... Burası labirent gibi, - kanalizasyondaki yol ayrımlarından doğru yönleri tahmin ederek bütün kapıları teker teker bulmaya çalışıyoruz (bulana helal olsun), burası oyunun en zor yeri, en sonunda iki tane kablo buluyoruz bu kabloları birleştirelim ve çıkışı bulup Chegga'nın evine girelim, banyoya girip dolabı açalım, içindekileri alalım, ne varsa toplayalım işte, sonra yatak odasına gidelim, sonra... Sonra ne yapıyorduk? Ha tamam, sonra odadaki kasayı açalım, çıt çıt seslerine göre şifreyi çözelim (veya 98316451 deneyebiliriz), kasa açılınca içindeki diskleri cebe atalım ve tekrar kanalizasyona dönüp bir çıkış yolu bulalım. Şimdi oyuna ilk başladığımız tahta kulübeye dönelim ve telefona sarılıp hapisten aldığımız C.A.T.S'in telefon numarasına arayalım, sonra Sewer Control'un oradan devam edip şehrin sonuna kadar devam edelim, değirmenlerin oradaki kapıyı çalıp Chegga'nın kasasından aldığımız diskleri verelim, onlarda bize 14.000$ verecekler. Eee... Şimdi ne yapacaz bu parayla? Atalım gitsin en iyisi, veyahut ta Metro'ya gidip bilet alalım, evet evet bu daha
- İyi bir fikir, doğru metroya gidelim, bilet gişesine parayı verelim (bilet de çok pahalıymış bea) sonra kapıya doğru uzanalım, uzanalım, uzanalım, kapıyı itelim, ve The End... Oyun bitti, bende bittim, ama güzel oyunmuş netekim, özellikle hiç bilinmeyen bir firmanın böyle bir oyun yapabilmesi çok hoş, bence tek eksisi çok karanlık mekanlarda geçmesi (hep gece) bir de karakterler çok az, bir de (3 oldu çaktırma) böyle köpeklerle ilgili bir oyun yerine gerçek insanlar olsaymış ya da bir dedektifi falan yönetseymişiz çok daha zevkli olabilirmiş, tabii ki bu BENCE, yani karanlıktan hoşlananlar daha çok sevebilirler. Ama yine de güzel bir oyun, alın oynayın, şu sıralar pek kaliteli adventure oyunu çıkmıyor zaten, bu arada oyundaki se.... Ahaa eyvah saat 01:00 olmuş, CD'yi çıkarmayı unuttuuum... Hard Drive Format Completed... "MOUSE" Arslan