ENGİN ABLA
Retro bilgisayareşke üç yanlış bir doğruyu götürmese, hayatımda topu topu üç beş doğru ve binlerce yanlış varken... Bir doğru üç yanlışı götürse, hatta bin yanlışı... Hatta bir şey girse de hayatıma tüm yanlışları götürse. Alsa çok uzağa götürse hepsini, çooook uzağa... Kedi gibi bulur yine beni ama deniz aşırı götürse mesela. O zaman bulabilir mi acaba? Kafada bitiyor her şey aslında. Kafada çözersen ne yanlış kalıyor ne sorun. Hepsi deniz hatta okyanus ötesi gidiyor. Yani kedi olsa bulamaz! Kedi bulamaz ama kendi buluyor insan. Yoktan var ediyor sorunları. İlik rüzgardan nem kapiyor bazen. Dertler sorunlar var ediyor hiç alakası yokken. Mutlu olabilecek binlerce şey varken minicik şeyleri kafasının içinde devleştirip bir o yana bir bu yana savruluyor. Deli oluyor bazen hatta, manyak oluyor... Düşünceleriniz bizi öylesine etkiliyor ki, bazen bunun farkına kendimiz bile varmıyoruz. Küre'yi (Sphere) seyredeniniz var mi bilmiyorum. Seyretmeyenler seyretmesin, kötü bir film. Seyredenler ne demek istediğimi sanırım daha iyi anlayacaklar (ters psikoloji gibi oldu :). Filmim en beğendiğim yeri başındaki bir reklamdı. Bir viski reklamı. Diyor ki adam: Bir gün hayatınız gözlerinizin önünden film şeridi gibi geçtiğinde, gördükleriniz görülmeye değecek şeyler olsun”. Hepinizin öyle olsun. Ve bir kez daha söylüyorum. Kafanızda çözün diyorum. Her şey kafanızda. Hastalık da, huzursuzluk da, huzur da, mutluluk da... Bu ay benim için biraz sıkıcı geçti. Gezdim, dolaştım. Eğlenmedim mi? Eğlendim, o ayrı ama sıkıldım işte. Çözüm aradım ama başka yerlerde aradım. Sonra anladım ki kafadaymış. Kafada çözersen olay bitiyormuş. En sonunda çözdüm. Her şeyi çözdüm de şu mektup işini çözemedim. Herhalde herhangi bir derginin herhangi bir köşesi bu kadar az mektup almıyordur. Aslında sevinmek lazım. Demek ki hiç sorununuz olmuyor da yazmıyorsunuz. Ne güzel! Bu ay da mektup azlığı baş sebep olmak üzere sıkça sorulan sorular olayına tekrar girmiş bulunuyoruz. Mektuplarda ve email'lerde sık sık sorduğunuz sorulara toplu çözümler bulacağız. Hatta bulmaya başladık bile: Bilgisayarım düzgün bir şekilde açılıyor. Widows'95 logosuna kadar her şey normal fakat daha sonra görüntü kayboluyor. Windows'un açıldığını açılış sesinden anlıyorum ama ekranda hiç bir şey göremiyorum. Neden, nasıl? Sorun refresh (tazeleme) oranının monitörünün desteklediğinden yüksek olması. Aynı sorunun bir başka şekli de Windows başladığı zaman karmakarışık bir ekranın çıkması ve ekrandaki hiç bir şeyin belli olmamasıdır. Çözümü ise çok basit. Bilgisayarınızı safe mode'da (güvenli kip) açın. Desktop'da mouse'un sağ tuşuna basarak çıkan menüden properties'i (özellikler) seçin. Oradaki refresh menüsüne girip refresh'i daha düşük bir değerle değiştirin. Bilgisayarımda bir süredir bir gariplik var. Açtıktan bir süre sonra kendi kendine resetleniyor ya da Windows'da çalışırken donup kalıyor. Daha önce böyle şeyler olmuyordu ve bilgisayarımda hiç bir parça değişmedi. Bilgisayarımı değiştirmenin vakti mi geldi? Hayır. Sorunun kaynağı son derece basit. Bu arıza işlemcinin çok fazla ısındığını gösteriyor. Bu ısınmanın sebebi ise işlemci fanının artık çalışmıyor olması ya da gevşeyip düşmüş olmasıdır. Eğer gevşemişse dikkatlice yerine takılması ya da bozulmuşsa 3-5$'a yenisinin alınması sorunu çözecektir. Windows altında tüm programlarımda ve oyunlarımda mouse'um sorunsuz olarak çalışıyor. Fakat DOS altındaki bazı oyunlarda mouse'u oynatınca grafiklerde bozulma oluyor ve ekran anlaşılmaz hale geliyor. Ben Command&Conguer oynayamayacak mıyım? Oynayacaksın. Hem de ne güzel oynayacaksın. Nasıl mı? Şöyle: Bazı DOS oyunları bazı mouse driverları ile sorun çıkartıyorlar. Değişik mouse driverları deneyerek bu sorunu çözebilirsiniz. Bu driverleri da eğer bağlantınız varsa Internet'ten, yoksa bilgisayarcınızdan bulabilirsiniz (Zeboş gibi yapıp Kamer'de her şey gibi bu da var demeyeceğim, kimse dedirtemez :). Bilgisayarımda bazı directoryler var. Bu directorylerin isimleri garip karakterlerden oluşuyor. Bunların içlerine de girmek istesem giremiyorum, silmek istesem silemiyorum. Ne yapmam lazım? Bırak öyle kalsın diyecem, olmayacak. Olsa da ayıp olacak. Windows altında scandisk'i çalıştır. O dosya veya directory isimlerini büyük bir ihtimalle düzeltecektir. Düzelmezse PC Tools veya Norton Disk Doctor sorununu çözecektir. Geçen gün Internet'e bağlanmak için modem aldım. Bilgisayarımı eve getirdim ve bir iştahla başına oturdum. Baglanmaya çalıştığımda hüsrana uğradım. Her şey normal ama modem devreye girdiğinde mouse çalışmaz oluyor. Bağlantıyı kesince yine normale dönüyor. Nasıl oluyor da oluyor. Benim modemim sihirbaz mı? Modemin sihirbaz değil ama modemi takan usta sanırım hokkabaz! İşini ciddiyetle yapmadığı için maalesef o bilgisayarı bir daha oraya taşıman gerekecek. Mouse ile modemin şu anda çakışıyor. Kısa sürede halledilebilecek bir sorun. Sistem özelliklerinde aygıt yöneticisine girdiğimde bilinmeyen aygıtlarda iki şey gözüküyor. Bunlardan birisi USB, diğeri de PCI Bridge. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? USB (Universal Serial Bus) şu anda Windows'95 tarafından desteklenmiyor. Fakat OSR2'nin bazı versiyonları destekliyor. Aslına bakarsanız desteklemesini sağlasanız bile bir sonuca varamayacaksınız çünkü şü anda -en azından Türkiye'de- USB destekli bir ürün satılmıyor. Bu kadar USB demişken USB'nin de ne olduğuna çok kısa değinelim. USB arka arkaya tam 127 aletin bağlanabildigi diğerlerinden çok daha hızlı bir bus. Bu aletlerin arasında monitor, scanner, speaker kısacası bilgisayara bağlanabilecek her şey var. PC'deki kablo karmaşasına son vereceği de düşünülürse USB gerçekten bir devrim bilgisayar dünyası için. Neyse konudan uzaklaşmayalım. USB'nin desteklenmeyen aygıt olarak aygıt yöneticisinde görünmesi herhangi bir soruna yol açmaz ama “boş ver sen, benim içim rahat etsin” diyorsanız BIOS Setup'dan USB'ı disable etmeniz gerekecektir. PCI bridge sorununu çözmek için de anakartınızın disketlerini yüklemeniz gerekir. Bu disketler size bilgisayarınız ile birlikte verilmiş olmalıdır. Eğer verilmediyse satıcınızdan temin edebilirsiniz. Satıcınız size bu disketleri sağlamamakta ısrar ediyorsa satıcıyı dövdükten sonra İnternet'ten de çekebilirsiniz. Bu disketler aynı zamanda sizin sabit diskiniz ve CDROM'unuzla ilgili bazı sorunları da çözecektir. 24X CDROM Pentium 200 MMX CPU ve 32 MB Ram'ım olmasına rağmen saniyede bir kare film izliyorum. Ben bu bilgisayarı atayım mı? Evet, kesinlikle atmalısın! Yanlız bilgisayarları her yerdeki çöplere atamazsınız. Belediye ceza keser. Beşiktaş belediyesi bu konuda çok anlayışlı. Kamer'in tam karşısındaki çöp bunun için çok uygun 1:)). Şaka bir yana, bu bir Windows'95 bug'u. Bunun çözümü ise CDROM'unuzu secondary IDE portuna master olarak bağlamanız. “Yahu o da ne” diyorsanız sakın olaki bilgisayarınızı açıp da bir yerlerini kurcalamayın. Bir bilgisayarcıya götürün. Onlar kısa bir süre içinde küçük bir ücret karşılığı bu işlemi yapacaklardır. Yanlız bu hata Windows'95'in OSR2 sürümünde yok. OSR2'ye sahip olanlar CDROM'ları nasıl bağlı olursa olsun rahatça film seyredebilirler. Bu arada rahat film seyredebilmek için gerekli konfigürasyonun minimum Pentium 100, 16MB Ram, S3 Trio64 V-4 olduğunu da belirtmeliyim. Internet'e bağlanmak istiyorum. Hangi servis sağlayıcıdan bağlanmalıyım? Bu konuda çok yazıldı, çok söylendi. ISP cephesinde yeni bir şey yok (maalesef). SuperOnline hala amm
Piyasaya çok iddialı giren şirketler oldu. Bunların büyük bir kısmı da arkasında büyük holdinglerin olduğu şirketlerdi. Ama bir çoğu söylediklerinin onda birini bile yapamadılar. Mesela ben Alnet'den çok ümitliydim ama dediğim gibi tısss... Kısaca hala ve p | inatla SuperOnline. 4 | | CD sürücüm bazı CD'leri sorunsuz olarak okurken | İk bazılarında sorun çıkartıyor. Bazı CD'leri okurken Sai Arda aşırı yavaş çalışması bir yana bazılarını hiç görmüyor. CDROM'um bozuk mu?
Tam olarak değil. Bazı CD'leri de olsa CD okuması bozuk olmadığını gösteriyor. Sorun CDROM'unun lensinin kirlenmiş olmasından kaynaklanıyor olabilir. Çözümü CD lens cleaner ile lensi temizlemek. Olmadıysa ve garantisi hala daha dolmadıysa CDROM'u kibarca satıcının kafasına atmak, dolduysa “baba para ver okuldan istediler boya yapılacakmış” deyip parayı aldıktan sonra yeni bir CDROM almak DI. Windows'da çalışırken monitörümdeki yazılar ve grafiklerde gölgeler oluyor. Sorun antende mi? Bu gölgelerin sebebi büyük bir ihtimalle yanlış ekran kartı driverı yüklemiş olmanızdır. Eğer yanlış olmadığından eminseniz üzün yönünü değiştirin. Özellikle büyük monitörlerde manyetik alandan etkilenme sıkça görülmektedir. Bilgisayarımı açtığımda bir bip sesi duyuluyor ve görüntü gelmiyor. Bilgisayarın kasasına bir kaç kez kuvvetlice vurunca bazen hata düzeliyor. Normal mi, anormal mi, yoksa ne mi?!? Ceza hukukuna göre çalışmayan bilgisayarına vurman kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyor ve normal değil! Normal olanı ise; bir bip sesinden sonra bilgisayarında görüntü yoksa bu uzun bir bip sesidir çünkü kısa bir bip sesi her şeyin normal olduğunu gösterir. Unun bip sesinin sebebi ise Ramlerinden kaynaklanan bir arızadır.Kasaya vurunca düzelmesi ise Ramlerinin yerine tam olarak oturmadığını gösterir. Çözüm: Ramleri kontol edip yerlerine iyice oturtturmak. Bip demişken sık karşılaşılan bir başka bip de 8 kısa bip sesidir. Bunun sebebi de ekran kartıdır. Bu arıza ile de karşılaşırsanız ekran kartının slota iyice oturup oturmadığını kontrol edin. Arıza devam ediyorsa slot değiştirin. Hala devam ediyorsa kartı değiştirin. Yeni bir bilgisayar alırken ya da upgrade yaptırırken nelere dikkat etmeliyiz tarzında sorular da son zamanlarda mektuplarınızdan sıkça çıkmaya başladı. Bu konuya da kapsamlıca eğilmek lazım kanaatindeyim. Bakın eğiliyorum, hatta eğildim: paralarınızı teslim edeceğiniz satıcı güvenilir olsun. Bu gün 10$ ucuza alacağım diye yarın 100$'lık parçayı çöpe atmayın. Belki biraz fazla para verirsiniz ama içiniz rahat bir şekilde kullanırsınız. eBilgisayarda en önemli şey teknik servistir. Garanti ve servis koşullarını mutlaka öğrenin. Bilgisayar parçalarının Türkiye'ye çeşitli yollardan geldiğini unutmayın. Resmi ithalatçıların ithal ettiği ürünleri satan yerleri tercih edin. Fiyat biraz yüksek olsa da servis daha iyi ve garanti kapsamı daha geniş olacaktır. eBilgisayar ya da upgrade fiyatı alırken sadece parça modellerini değil markalarını da sorun. Örneğin 3.2 GB harddisk açıklaması sizin için yeterli olmasın. eBir arıza meydana gelip de işletim sisteminizi yeniden yüklemek zorunda kaldığınızda sağdan soldan disket - CD dilenmek istemiyorsanız -ki istemezsiniz- driver disket ve - veya CD'lerini mutlaka isteyin. Aslında siz istemeden vermeleri gerekir ama siz yine de isteyin. #Upgrade sırasında özellikle mainbord'ın kitapçığı lazım olur. onu da istemeyi ihmal etmeyin. eBilgisayarda, sağlık açısından özellikle monitör çok önemlidir. Kötü bir monitor kronik baş ağrısı ve devamlı görme bozukluklarına yol açar. Monitörünüzün özellikle non interlaced ve low radiation özelliklerinin olmasına özen gösterin. ©Monitör yine iyi. Sadece göz bozar. Oysa CDROM insanı kanser bile edebilir alimallah! Kötü bir CDROM kopya CD'leri, az çizilmiş CD'leri ve ya canının istemediği CD'leri okumayabilir. Okuyabilir de keşke okumasaydı daha iyiydi de diyebilirsiniz! Onun için aman dikkat. Tavsiye marka default olarak Toshiba veya Goldstar. eModemler ayrı bir alem. Her 33600 veya S6K lafına inanmayın. Tanınmış markaları tercih edin. maymunluğu yapıp da en iyisi hangisiyse ondan olsun demeyin. Bundan kısa'bir süre önce (yaklaşık 1-1.5 ay) MMX166 ve MMX200 arasındaki fiyat farkı olan 100$'ın şu anda 10$'a düştüğünü unutmayın, sonra kafanızı duvarlara vurursunuz. Benim için keyifsiz geçen bir ayı yazımı keyifle yazarak tamamlamış bulunuyorum. Artık gidiyorum. Kalanlara selam olsun. Giderayak bir dostumun bir sözü geldi aklıma. Diyor ki kendisi “bir kişi ya da bir şey için üzülecegin zaman onun hayatının ne kadarında olduğuna bak, eğer hayatında gerçekten büyük bir yere sahipse üzül, değilse istersen üzül ama arkandan salak derler”. Bilmiyorum bilemiyorum artık. Kendinize iyi bakın. Havalar insanı kandırıyor dikkat edin. Bir anda hasta oluveririsiniz. Nisan Mayıs ayları, gevşer gönül yayları derler. Siz fazla gevşemeyin ama çok da sıkmayın. Kantarın topuzunu asla kaçırmayın, her şey kararaında güzeldir. Kendinizi yiyip bitirmeyin. En sonunda yine kendinize muhtaçsınız. Üzülmeyin, üzüleceğiniz şeyleri yapmayın. Birinin zevki bir an, ötekinin acısı belki de ömür boyu sürer. Kara basmayın, iz olur falan, filan... Enteresan dükkan isimleri bölüm 3: * Cerrah erkek kuaförü (abim ben erkek olsam oraya gelmem, gelene de mani olurum), * Kahramanmaraş'ın meşhur Roma dondurması (Serkan'ın dükkanı olduğu konusunda şüphelerim var), * Murat Puding House (Beyoğlu Büyükparmakkapı sokak'da işkembe çorbası, kelle paça, gözleme ve bilumum yemek satan bir dükkan ama puding yok!), BIENGİN “var yaaaa... umurumda değil!” ABLA