DEADLOCK 2
Retro bilgisayarHumble bir gün bir karavan ve bir at arabası arasındaki farkları bana soran çocuğa salak demiştim. Bu olaydan takriben sekiz yıl sonra, yine aynı mizaçta bir insan olmam benim için "The Official Acınası İnsanlar" listesindeki yeri garantilemekten öte, olaydan sekiz yıl sonra bana Deadlock'u oynamadığım için Deadlock 2'yi yazdırıp yazdırmamak konusunda tereddüde düşmüş olan MEG hakkında da hafiften gerilik var (kibar mizaç) yorumunu yapmama sebep oldu. Bir adam hapşırırken burun kılları çevreye saçılıyorsa (olayda abartma sanatına yer verilmemiştir) zaten siz ondan böyle bir soruyu bekleyebilirsiniz (burayı kesenin...). Ama size bir şey söyleyeyim, GameShow için saçını süpürge misali yerlere savuran bir insanı (saçı yağdan süpürge sopası gibi oldu) küçümsememeliyiz (ya bu ay da Emin Oy Oy Oy Ayı olsun bari). Neyse canım, her salak
— kendi bacağından asılır (kaşınıyorum).
Başıma iş gelecek belki biliyorum (bilinçli mizaç) ama yine de insan bir salakla aynı kefeye koyamıyor koskoca dağları. Dağlar dedik, GameShow şu güne kadar ne dağlar aştı, en son dağın kendi okuyucuları olduğunu kim tahmin edebilirdi acaba. Aslında kahin olsak tahmin edebilirdi. Mesela Dune Messiah'ta görü gücü ile her şeyi görebiliyorlar. Oha dedim aynen. Oha'm ağzımda kaldı. Ayıp be. Bu dergiyi kaç buçuk (üç buçuk) yaşında çocuklar okuyor, utanma diyorum başka bir şey demiyorum (ahlaklı mizaç). Hazır olay bu noktaya gelmişken size bir soru sorayım. Bir bakla ile bir mandalina arasında ne fark vardır sorusu üzerine aklıma geldi bu model bir uygulama. Bu andan itibaren yazının sonundaki maddeler bölümünün sonunda beş adet soru soracağım (yazımla ilgili), okuma anlama, anlatma
| soruları. Hadi bakalım ak koyun, kara koyun çıksın ortaya (hani okuyor musunuz falan diye). Neyse artık oyuna geçelim. Oyun sorunsuz bir Install'dan sonra 60-70 MB'lik bir sorun ile yükleniyor. Daha sonra çift klik oyun, işte size bir demo. Çok çok iyi olmamış ama ben beğendim (oyun beğenmemek yasak ya, şaklabanlıklar yaptırıyorlar). Çünkü ben salağım (itirafçı). Şimdi genel olarak oyundan bahsedeyim bari. Oyunumuz, namı diğer Deadlock Two (batı taklitçisi mizaç) bir strateji oyunu. Real-Time değil, çok basit de değil, hani on beş şehrin yirmi beşer ekranına başınız dönmeden bakabiliyorsanız, sabırlı iseniz, kız arkadaşınız yoksa (kızlar şaşı erkekleri sevmez), hava güneşsizse (gezmek ister deli gönül), parantezleri çok sık kullanmamayı düşünüyorsanız falan lazım bir oyun bu. Ya ciddi ciddi şöyle: biraz karışık (anlatacağım), biraz uzun (zaman vereceğim), hatta biraz daha uzun (sabır), biraz heyecansız (huzur), biraz harbi, biraz zor, biraz gerçek, biraz baba bir strateji oyunu. Yani anlayacağınız real-time kuşlarındansanız bakmayın. Siz daha çok biraz sonra oynamaya başlayıp inşallah zamanında yazacağım Dark Omen'a bakın. Ama eğer strateji severim, grafikleri pek takmam (çok da kötü değil), hava bulutlu, canım sıkılıyor, zamanım var, kız arkadaşım yok (zaman dedik) diyorsanız (intihar etmeyin) bu oyunu almakta yarar gördüm tıpkı şu an monitörümün ekranını gördüğüm gibi (iyi). Neyse, demoyu geçtik, ulaştık ana menüye: ©Editör: Salak olmasıyla beraber (yeryüzünde bütün yazarlar bir editörlere salak der ve bunu şirinlik ve yavşaklık olsun diye yaparlar), bu editör harita editörü. Ama sanırım çalışması için Internet'ten bir file indirilmesi gerekiyor. Yani ne anladım ben bu işten? ©Player Name: Kesinlikle çok önemli. Oyunda sizi nasıl çağıracaklar ya da sabır listesine bu yeni gelen de kim bölümü. Oyunun size saygı göstermesi için Burçak Caner yazın (megaloman mizaç). ©High Scores: Açıkçası hiç hatırlamıyorum ama not almışım, kötü demişim. Demek ki kötü. Bence zaten bir anlamı yok. En başarılı adamlar (ya da kadınlar (demokrat mizaç)) listesi. Bakın bakayım en üste ne yazıyor: Burçak Caner. Aferin. ©New/Join Multiplayer Game: Aşağılık Internet için bir seçenek olup bence bir insanın sınırlı tek kaynağı olan zamanı boşa geçirmesine sebep olacak müthiş (beğenmemek yasak) bir seçenek. ©New Single Player Game:
Shrine Wars Campaign: Oyunun Big Klasik Kombo bölümü. Kısaca siz eski uygarlıkların kaybolmuş dinlerini yeniden bulmak için bir olaya gireceksiniz ki ben bu olayı beceremedim. Yani şöyle, bir süre oynadım, sonra baydım bıraktım. Ama baymam Age of Empires oynamaya başlamama denk geldi bu yüzden subjektif bir yorum olacağına inanıyorum. Bu arada, bu campaign'in ilk bölümünde shrine'ler falan yok. Söyledim mi bilmiyorum, Shrine'lerden resource'lar ve daha hoş şeyler çıkabiliyor. Bu seçeneği seçtikten sonra bir de race seçme ekranı ile karşılaşacaksınız ki bu race'lerin özelliklerini anlamak için ilk menüden Quick Start seçeneğini seçip oradaki race seçme ekranına bakın çünkü her ne hikmetse bu race seçme ekranında race'lerin özellikleri yok ama öbür race seçme ekranında her race seçme ekranında olması gereken gibi tam bir race seçme ekranına yakışır şekilde race özellikleri var (tekrarlayıcı mizaç). Neyse seçin evreni ne ile ele geçireceğinizi (ben evrene geçirdim, size bir şey olmadı (geçen ay)) seçin, ben de buraya bilahare döneceğimdir. *Random Scenario: Şimdi Victory Conditions: Oyunu hangi şartları yerine getiren ilk ırkın kazanacağı belirlenir: Manifest Destiny: Belli bir sayıda belli bir resource'a ulaşınca kazanmak. Conquest: Her bir ırkı yok ederek kazanmak. Shrine (bazı yerlerde bulunan tapınak olabilir) denen tapınakları (öhö) belli bir süre (üç-dört turn) elinde tutanın kazanmasını sağlamak. Ai Skill Level: Bilgisayarın ne ölçüde aptal olacağını ayarlarsınız (karamsar mizaç). Advanced Options: Hepsi yazamayacağım bir sürü abuk sabuk ve bir işe yaramayan şeylerin ayarları. Boşverin. Auto end Turn: Baymayın diye her turn'ün en fazla 30 saniye sürmesi opsiyonu. Player Quickstart: Oyuna şöyle bir hızlı giriş yapın. Irkınızı da seçeceksiniz. Sonrası bir kaç düşmanlı bir senaryo. Tavsiye etmiyorum. ©Tutorial: Ben burada pek tutorial'lık bir hava göremedim açıkçası. Aslında daha çok basit bir senaryoya benziyor. Oyunun kitapçığında neler yapmanız gerektiği yazıyor. Oyunu bu şekilde öğrenmeniz hesaplanmış. Zor dostum zor da demiş atalarımız (kültürüne sahip mizaç). ©Net Accolade: Internet ve onunla ilgili bir şey daha. Pöh (aşağılayıcı mizaç). İşte genel olarak oyunun ana menüsü bu kadar. Şimdi çabucak oyunun ekranına gelmek istiyorum (bu bir işkence). Sağ altta mini harita. Herhangi bir yerine basarsanız ekran oraya gelecektir. Oyunda sektörler var. Bu sektörler boş olabiliyor ya da koloni kurulmuş olabiliyor. Siz sadece sizin herhangi bir biriminizin olduğu bir sektöre komşu olanlar hakkında bilgi sahibisiniz. Ama galiba bunu engelleyen, her yeri gören bir ırk. Neyse. Şimdi fark ettiniz, ortalık ikon dolu. Başlıyorum sol altından, ikonları anlatırsam anlatayım olmayacak, ama deniyorum (atılımcı mizaç)) ©2: Oyunun dosyası. Yararlı okuyun (ama lazım olunca). #Game Options: Ses ayarları, save, mave. Status: Genel durumunuz hakkında bilgi verir. Yararsız, karışık. #Build Settlement: Koloniniz olan bir yerde bina yapımı başlatmak için (ha unutmadan, genel harita modundan bir sektöre zoomlamak için sağ tuş ya da iki sol tuş). Bina yapımı başlattığınız yere adamlarınızı göndermelisiniz ki bina yapılsın. Dikkat ederseniz population'unuz var bir tane. Her yüz nüfus bir birim. Birimler ise o ekrandaki ufak şekiller (hangi ırktansanız onun şekilleri, yani bu bir değişken). Onları sol tuşla tutup, bırakmak istediğiniz yerde sol tuşu bırakın. Binaya girince oradaki işi yapmasını istediğiniz. Örneğin merkez binada ünite üretebilir, ticaret yapabilir ve halkın moralini yükseltebilirsiniz. İşte binaya girince yine sol tuş tut-bırak taktiği ile bunları ayarlayacaksınız. Aynı şekilde yapılmakta olan binaları da bu şekilde inşa edin. Unuttuğum iki el birbirine uzanmış, karşılıklı oklar olan ikon: Bu ikon diğer ırklarla olan ilişkileri ayarlamak için kullanılır. Temel olarak sizin sol alttaki dört ikondan birine basıp mesaj göndermeniz ve karşı tarafın size bir dahaki turn cevap vermesi mantığı ile yürür. Bir de diplomatik ilişkilerin boyutları vardır ki onlar da bu ekranda yazar (friendly, hostile falan gibi idi galiba (emin olamayan mizaç)). Birilerine savaş açabilir, ortak research yapabilir, askeri antlaşmalar yapabilir, bilgi paylaşabilirsiniz. Ben her zamanki gibi diğerlerine savaş dışında pek bulaşmayın diyorum. ©Event Report: Bu ekran her turn'ün başında otomatik olarak açılır ve size o turn olan olayları haber verir. En üstte hangi konudan haberlere bakmak istediğinizi seçersiniz. İyi. ©Research Tree: Oyunda research yapmak için University'ler yapmalı, onları upgrade etmeli ve buralarda adam çalıştırmalısınız.
İşte burası da oyunda research edilebilecek her şeyi gösteren ve onların seçildiği ekran. Help dosyası mevcut ve iyi. Ben onu kullanın derim. Ayrıca dümdüz gidin, sıranın pek önemi yok, acil durumlar dışında zaten savaşana kadar epeyi ilerliyorsunuz derim. Ayrıca birinci, ikinci, üçüncü diyerekten research sırasını belirleyebiliyor ve sol alttaki ikonla bunları silebiliyorsunuz. #Ünlem baloncuğu ile bir surat: diğer ırklara hakaret edebiliyor (etmeyin (kibar mizaç)) ya da onları pohpohlayabiliyor ya da cevap verebiliyorsunuz. Ben oyuna renk kattığını sanmıyorum. ©İki kırmızı ok bir dairenin içinde, dışında modları: Normalde alt tarafta bütün uygarlığınızdaki kaynaklar yazar. Buna basarsanız bu mode'u on-off yapar, sadece o kolonidekilerin gösterilmesini sağlarsınız. Mesela sizin iki koloniniz var. Altta 65 food'unuz olduğu yazıyor. İkinci koloninin nüfusu 300, bu durumda her turn 3 food yiyecek. Ama bu ikona basıyorsunuz, görüyorsunuz ki bu kolonide sadece 1 food var. Bu durumda diğer ikisi diğer koloniden taşınacak, bu da size paraya mal olacak. Ayrıca nüfus da böyle bir yerden diğerine taşınabilir, harita zoom yapmamışken, insan (ya da hangi ırksanız) şekillerini mouse ile bir koloniden tutup diğerinin üzerinde bırakacaksınız. Bu da biraz pahalı ama yeni kurulan kolonilerin çabuk gelişmesi için lazım. Söyleyeyim dedim. ©Üç tane tank: bir kolonideki askeri birliklere bakmak, özelliklerini anlamak ve gerekirse onları terhis etmek için. ©Ortadaki uzun bar: Bu research'in durumudur. Kırmızı olunca research biter. Vinç ve bir çarpı gibi bir ikon: Sol tuşla basıp yıkacağınız ikona basmak sureti ile çalışıyor. Binayı yok ediyorsunuz. Kaynakların bir kısmı size geri dönüyor. ©İçinde iki tane sayı yazan dikdörtgen: End Turn. Turn'ü bitir de denir bazen. ©En alttaki uzun bar: Elinizdeki hammaddeler. Bunlar bina yapımında kullanılacak. ©Dolar işaretleri: Yöresel ve imparatorluğun genel vergisini ayarlıyorsunuz. Bir de gelir giderler yazıyor. Bazı binalarda trade yaparak para kazanabilirsiniz. #©Onun altındaki ikon: Burada da halkın mutluluk durumu resmedilmiş. Aşağı düşerse halk çalışmamaya, bir bakıma isyana başlar. Önemli. Bunu önlemek için herhangi binalarda olan "culture" olayına girin. Offfff, bitti. Şimdi oyunun kontrolleri. Haritada elinde silah tutan asker olarak gözükenler askeri birimler. Yıldız gibi olanlar koloni kurma birimleri. Bunları sol tuşla tutup başka bir yerde bırakarak oraya gitmelerini sağlayabilirsiniz. Sağ tuşa basınca çıkan orders menüsünden de orada ne yapmasını istediğinizi belirteceksiniz. Mesela bir yerde Training Facility kurduysanız, birimleri eğitmek için Orders'dan "Training"i seçeceksiniz. Tamam? THE FINITO OF UNE DIFFICILE WAY # Oyunu sizlen aramda kilometreler varken elimden geldiğimce anlattım. İnanın oyun karışık, alışması zor, ama güzel. Dediğim gibi Real-Time'cıysanız bulaşmayın ama bu hoş oyuna ön yargısız yaklaşabilecekseniz, sabırlı ve huzurlu iseniz (ne?) alın. Oynayın. Zorlanın savaşın. #Savaşlar otomatik oluyor yalnız bir film olarak size gösteriliyor. Bu bir açıdan iyi, bir açıdan kötü olmuş. Savaşta adamlarınızın yapacağı şeyleri sağ tuşa basıp (ana ekranda) onlara bildirebilmeniz iyi olmuş. Nasıl desem, pratikte ok ama teoride ih ih. #Sizin bir koloninize saldırdıklarında sivil halkın korunması için sığınak gibi bir şey var. Onu yapın. #Farm'lardan yemek ve odun, madenlerden demir ve "e" ile başlayan diğer maden (ismini unuttum), nuclear plant'lardan elektrik sağlanır. Teknolojiler ile bu binalar upgrade edilebilir. O zaman daha az kişi ile daha çok üretmeye başlarlar. Bence bütün upgrade'leri yapın. Oyunda kazanmanın anahtarı bu. Zaten mesela ben Age of Empires'da bütün upgrade'leri yapıp yenemeyince bunun sebebi tecrübesiz olmamdı. Upgrade bir yatırımdır ve akıllı yatırımlar kazandırır. #Bütün binaların ne işe yaradığı help dosyalarında yazıyor. Oradan okuyun. Zaten öyle çok bina var ki hepsini yazamayacağım. #Bir de kırmızı garip ikona bastıktan bir süre sonra gelen tüccarlar var ki onlara mal satmak akıllıca olur. Ben seyrek kullandığımdan mıdır nedir, benim başıma diplomatik bir felaket gelmedi help dosyasında yazdığı gibi. Yalancının. #Para olayına önem verin. #Human olun. Neden demeniz ihtimalini göz önüne alaraktan (tek tek basaraktan) size humanların para konusunda iyi olduklarını söyleyeceğim. Çünkü oyunda bir sürü gider var ve gelir önemli. Ayrıca human'lar yollarla ilgili bir teknolojiyi de bulduktan sonra bir yerden bir yere madde taşıma işine hiç para vermiyorlar. Bu şekilde bir sektörde yemek işini, diğerinde elektrik falan diyerekten (bade süzerekten) çok hızlı şekilde gelişebilirsiniz. #Bir sürü gider var dedim ya, işte bu giderlerden en önemlisi askerlerinize verdiğiniz maaş. Her ay ödemeniz gereken bu para çok büyük miktarlara ulaşabiliyor. Aç ayı da oynamaz (alaka)... #Bu kadar. OKUMA-ANLAMA SORULARI 1.Yazarın (Burçak Caner) hayatını araştırın. Niye kadersiz olduğunu bulun. Bu konuda "Karamsar" başlıklı bir kompozisyon yazın. 2.Sizce yazar niye bu oyunu real-time'cılara önermemiş? Sınıfta arkadaşlarınızla tartışın. 3.Yazıda anlamadığınız kelimelerin anlamlarını sözlükten bulup anlamlarını yazın. Sonra onları bir de cümle içinde kullanın. 4.Sizce yazarın tavrında aşağılanması gereken bir gıcıklık-kendini beğenmişlik tavrı var mı? Bunu sınıfta arkadaşlarınızla tartışın. 5.Sizin de böyle tanıdıklarınız var mı? Başınızdan geçen bir olayı sınıfta anlatın. BİR DAHAKİ AYA... *İşte böyle. Artık bilmiyorum soruları cevaplar mısınız. Ben bunları sizin iyiliğiniz için, siz kendinizi geliştirin diye soruyorum. on the Edge"i yaptığı disket olayından dolayı kutluyorum. Böylece Zebani'nin de Türkçe yazmadığını, iki lafı bir araya getiremediğini, zaten uyumsuzluğundan dolayı hiçbir bir araya olayına giremediğini anlamış olduk. Bunun dışında yaratıcılıktan dolayı gerçekten saygılarımı sunuyorum. # aydır bir Age of Empires furyası almış yürümüştü. Hatta adamlar Internet'e de el atıp en büyükler olduklarını falan söylemişlerdi. İşte bu gün bu strateji özürlü adamlara dayanamayıp sadece 10-15 dakika oynamış olduğum oyunun başına geçip "en delikanlınız hangisi?" diye sordum. Editörümüz hemen beni küçümseyen bir hava ile bilgisayarın başına oturdu ve gıcıkötesi ışınlar yaymak sureti ile abuk sabuk konuşarak oynadığı oyunda tam benim tarafımdan evire çevire yenilmek üzere iken Network bağlantısı koptu. Ben onun beş katı güçlü bir ordu ile üzerine çıkmışken çöken oyun hakkında "bir sürü param vardı", "kaçar kurtulurdum", "sen adam mısın" gibi yorumlardan sonra "ben seni küçümsedim ondan oldu" diyerek hem mağlubiyeti kabul etmiş hem de benim Kamer'in en baba stratejisti olduğumu kabul etmiştir. Kendisine buradan teşekkür eder, öğren de gel der, başarılar diler, bunu kesenin.... derim. #Bir dahaki ay görüşmek üzere (bir yanlışlık olmaz ise). #Hepinize iyi günler. "Çok zor artık, Beşiktaş'ta" moment de partir est celui que je vis"Caner"