Gameshow sayı 36, sayfa 76

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 76

onuna kadar bitirmiş bir tek anlattığım “ konularla ilgili web aresleri kalmıştı ki o da 5 dakikalık bir işti. Ne oldu, nasıl oldu anlamadım ama bütüün Ararım yazısı hard disk'ten uçtu gitti. Şu anda şu okuduğunuz satırlar hariç bütün herşeye yeniden başlıyorum. Küfür etmememi takdir ettinizi umarım. Yaklaşık üç aydır devam ettiğim "Web Konsepti ve Dizaynı" adlı yazı dizisine daha doğrusu çevrimize (eşşek değiliz biz de birşeyler katıyoruz tabi) bu aylık (umarım bu aylıktır) ara veriyoruz. Nedenini merak ediyorsanız hemen söyleyeyim, kitap Amerika'da kaldı. Benim de gideceğim belli.değil, Şu ana kadar aldığım e-mail'larda 9690 aynı sorular soruluyordu: Web sitesi nasıl yapılır? Bu ay bu konuya genel bir göz atacağız. Dikkat edin genel diyorum çünkü detaya inmemiz sayfa sınırlarımızı zorlar. Bu konuya geçmeden sizlerle Türkiye'de gördüğüm internet olayı hakkında ki fikirlerimi paylaşmka istiyorum. Tabii izin verirseniz. TÜRKİYE'DE INTERNET ve BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİM Bilenler bilir, yaklaşık 9 aydır San Francisco'daydım. Gitmeden önce Türkiye'deki internet olayını çok yakin takip ediyordum. Fakat o zamanlar Superonline (http://www.superonline.net/) daha yeni kurulmuş, Escortnet kurulalı 2-3 ay olmuş, halkın ilgisi de Internet'e çok değil idi. Benim Amerika'ya gittiğimi bilenler bana hep aynı soruyu sordular: Orada internet hizı nedir? Aslında bu benim de gitmeden önce merak ettiğim bir soru idi. Ama buraya geri döndüğümde gördüm ki hız hiç de o kadar önemli değil. Evet Amerika'da hız iyi, 33.6 Kb.'lıK bir modem ile çok rahat surf edebilir, web üzerinden Real-Audio ile eğitim alabilir televizyon seyredebilir - blah.htm), radyo (http://www.netradio.net/index.htmi) dinleyebilir ve-online oyunlara katılabilirsiniz (http://www.zone.com). Ortalama 3 Kb.'lik bir hız ile bağlanabilirsiniz. Bu geceleri 5, ilginin çok olduğu saatlerde de 1- 1.5 arasi olabilir. Ama emin olun kesinlikle Türkiye'de karşılaştığınız 22 byte'lık hiza düşmezsiniz. PEKİ HIZ HERŞEY Mİ? 45 dakikada Superonline'a bağlanamayarak e-mail kontrol edemediğimi bilirim. Meşgul sesleri, düşmeyen hatlar insanı çıldırtabilir. Biz burada sanki internet'i yaşamıyoruz, işkence çekiyoruz. Her bağlanmaya çalışma bir korkuya dönüşüyor. İnsanlar bunları engellemek için acaip acaip yollar deniyorlar. Engin Abla'm ile yaptığım bir muhabbeti size aynen aktarıyorum (parodidir, gerçeklik payı yoktur. :) -Engin Apla, baksana, inanılmaz bir numara buldum, bir çevirişte bağlanıyorsun. -261 4110 olmasın, hayır o ise onu ben dün buldum. yaa, ben de yeni birnumara buldum diye sevinmiştim be aplam! -Bak kuşum Timur. Kullanmayacağına söz verirsen sana bu işi öğretebilirim. -Söz aplam. -Sabah 7 ila 10 arası 211 1011'i arayacaksın. Fakat 10'dan akşam 5:30'a kadar bu fümaraya bir daha dokunmayacaksın. 5:30'tan gece 12'ye kadar 261 4110 işini ır. Bunun tam tersini iddia eden arkadaşlar da var. Fakat sen onları dinleme. 211 6200'ı ise gece 12'den sonra dene. Bu numara aslında joker. Yani günün her saati deneyebilirsin. Ama öte yandan şöyle bir iddia da var. Bu numara Ataköy gibi analog santrala sahip yerler içinmiş. Yani numarayı eğer dijital santralden ararsan bâğlanırsın ama username ve password çıkmaz. Eğer bu numârayı SuperGuide (http://www.superonline.net/support/guide.htm) ile ararsan bilgisayarın çöker. -Apla bi dakka, kafam karıştı. Şunu bi özetlesene.. -Özet olarak koçum, 261 4110 toplamda başarılı ama 211 1011 kadar başarılı değil. 210 0022 ise hala araştırma altında. -Pardon apla ben en iyisi güvercin göndereyim. Yukaridaki muhabbetten de anlaşılacağı gibi hizın hiç bir önemi yok. Çünkü hızlık bir duruma gelemiyoruz. New York'tan Escortnet'in Mecidiyeköy'deki pop server'ına (e-mail'ların toplandığı bilgisayar)-12 saniyede gelen e-mail'ı ben Beşiktaş'tan 45 dakikada alamıyorum. Yani alsam elime bir disket atlasam taksiye gitsem Escortnet'e, girsem içeri, desem webmaster'a: "Kaydet olm benim e-mail'ları şu diskete.", vallahi daha çabük olur. Gelin görin ki ISS'lere (http://www.metu.edu.tr/Turkeylinet-turkey.html) (interet servis sağlayıcısı) sorsaniz-onların da derdi başka. Türk Telekom'un kendilerine hat vermemesinden ve kapasitelerini karşılayamamaktan şikayetçiler. "Devlet Baba kendisi de yapamıyor özelleştirmiyor da (http://www.birlik.comj/) . Biz ister miyiz müşteri kaybetmek" diyorlar. Superonline şu anda SuperWorld adi altında bedava içerik yayını yapıyor. Gidin görün, onlarca editör gece gündüz demeden site'yi en taze haberlerle güncelliyorlar. Superonline ne yapsin? Her kalitenin bir bedeli var. Kim verir yoksa sabah 3'te Grammy Ödüllerinin sonuçlarını güncelleyen adamın maaşını? Diyorlar ki, mesela, Ataköy'ün santrali analogmüş. Biz ne yapabiliriz ki insanlar orda bağlanamıyorsa (hayır ben Ataköy'lüyüm diye söylüyorum). Superonline kalksın Ataköy'ün telefon alt yapısını mı düzeltsin! Çıkmazlar çıkışlara uzak, bizim konuyla alakamız yok. Böyle gelmiş yani bir bakıma feda ettik bir teknolojiyi. BİR WEB SAYFASI NASIL YAPILIR? (http://www.zdnet.com/products/htmluser.htmi) Internet'e girmek, bu yeni medyadaki yerinizi almak istiyorsunuz. Öyle ise hiç korkmayın ve söyleyeceklerime kulak verin. Hemen bir ISSden hesap açtırın ve Internet'e bağlanın. Böylece bir web sayfası yapmak için gerekli ilk şart olan ONLİNE olma durumuna geldiniz demektir. Hesap açtırdığınız ISS size en az bir e-mâil bedava vermek üzere bazı kolaylıklar sağlamış olmalı. Eğer bedava web yeri de vermiş ise ne ala. Yok vermemiş ise hiç dert etmeyin çünkü Internet şu anda bedava web yeri veren siteler ile dolu. Email adresinizi öğrenin ve gerekli olan bilgileri email larınızı kontrol edebilmek için programınıza girin. Bu bilgiler şunlar olmalıdır: POP SERVER: Bu e-mail larınızın geleceği bilgisayarın adresidir. ISS'inizden bunu kolaylıkla öğrenebilirsiniz. SMTP SERVER : Bu ise (Simple Mail Trahsfer Protocol) e-mail ların gönderilirken kullanılması gereken bilgisayarın adresidir. Neresi olduğu çok önemli değildir. Yani Escortnet üzerinden bağlansanız bile Netscape'in (tabii eğer EscortNet üzerinden veya kendisi dışından gelenlere izin vermişse) SMTP Server'ından “gönderme yapabilirsiniz. USER NAME - PASSWORD: Size gelen e-mail ları kontrol ederken kullanmanız gereken kullanıcı adı ve şifredir. Genelde hesabınızınkiler ile aynıdır. (http:/leverythingemail.net/emailtips.htmi) (http:/Twww.webfoot.com/advice/email.top.html?Yahoo) and. İnternet/Communications and Mail/-İnformation and Documentation/Protocols/) Sırada size verilmiş Web alanınız var. Nasıl kullanacaksınız peki bu alanı. Bunun en güzel yönü, ruh ve sinir sağlığınız açısından, ISS'in kendi web sitesine bir Ziyaret yapmaktır (http://www.superonline.net/service/abone.htm - - Çok büyük bir olasılıkla Sıkça Sorulan Sorular (İngilizcesi FAO) kısmında sorularınıza tatminkar cevaplar bulabilirsiniz. Genelde yapmanız gereken, web sayfanızı yaptıktan sonra FTP (File Transfer Protocol) yani dosya gönderme protokolü ile size verilen alana göndermektir. Bu alana ulaşmak için FTP yapan bir program kullanmalısınız. WS FTP FTP/index.htmi) Benim favorim. Başka programlar da var (http://www.cuteftp.Com). FTP için bilmeniz gerekenler basit. FTP adresiniz ki bu web adreslerine benzer ama başı http değil ftp dir. isminiz ve şifreniz. Bu işlemlerden sonra Web sayfalarınızı Hazırlamak kalır. Web sayfası hazırlamak için temel olarak iki türlü bilgiye ihtiyacınız olur. Birincisi HTML bilgisi, ikincisi ise grafik programı dır. HTML WWW/İHTMLPrimer.htmi) Peki bu HTML nedir ve çok mu zor bir şeydir ? HTML (Hyper Text Markup language) web sayfası yaratabilmek için gerekli olan bir tür programlama dilidir. Ama o kadar basittir ki Programlama dili demek C-4 *4'a ana avrat küfür etmekle kalmayıp, tecavüz edip, başını taşla ezip bir çöplüğe atmak gibidir. Yani çok Kolay bir dildir bu HTML. Fakat herkes bu dili öğrenmek zorundadır diye bir şartta yoktur hani. Eğer Net Objects Fusion (www.netobjects.com) veya Front Page 98 ov.htm) belki Dreamweaver (www.macromedia.com) gibi programlar kullanmak isterseniz HTML bilmenize gerek kalmaz. Bunlar tamamen sürükle bırak mantığı ile çalışan programlardır. Bu tip programların İngilizce'de saçma bir ismi vardır. "WYSIWYG" dedikleri bu programlar (What you se& is what you get) "Ne görüyorsan onu alırsın..." mantığı ile çalışırlar. Programların içinde genelde önceden hazırlanmış, değişik konularda ve temalarda grafikler bulunur. Düğmeler, başlıklar... Böylece grafik işinizi de yapmış

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.