Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 17
ENERGY
"siz" yapıyorsunuz. Ne diyeyim. Çok iyi olmuş. Resource sistemi. Bu da çok iyi. Anlatayım. İki tip kaynak var. İlki metal. Metal çıkartmak için metal yatağı olan bir yerlere Metal Extractor kurmak lazım. Şimdi şöyle. Normalde belli bir metal depolama sınırınız var. Bunun yanında yeşil rakamlarla gelen metal miktarı, kırmızı rakamla giden metal miktarı yazıyor. Metal stoğunuz bitince yavaş yavaş geri kazanıyorsunuz. Commander'iniz her zaman 41 metal vermekte. Ayrıca enerjinin fazlasını metale dönüştüren binalar falan var. Bir de metal depolama binaları var. Unutmadan, her binanın ne işe yaradığı altında bir yerde yazıyor. Açıklatmayın bana hepsini. Okuyun anlayın. Ha, nerde kalmıştık? Evet ben Titanic'i çok beğendim. Yok ya, başka bir şeydi. Hah evet. Mert ne kötü yazmış değil mi? Yok ya. Neydi? Ha evet Serkan bıraktı dergiyi. Ya ben ne diyorum
Evet ikinci resource da Energy. Bu da metal ile aynı stoklanma sistemiyle çalışıyor. Normalde denize kurulan
TOTAL ANNIHILATION
Ann
üreten birimler daha iyi. Bence enerji işini denizde dön. Ama varyete isterseniz güneş ve rüzgar enerjisi kullanan binalar da var. Rüzgar hiç tavsiye etmediğim bir enerji kaynağı. Neyse. İşte böyle.
Oyundaki bu yeni resource sistemi gerçekten ama gerçekten çok güzel.
de çok hafif dokunulmuş bile experience işi var. Yani şimdi şöyle. Her ünitenin altında kaç düşman birimini öldürdüğü yazıyor. Normalde yeni üretilmiş olan bir ünite çaylak oluyor. Beş düşman birimi yok edince "veteran" oluyor. Buraya kadar çok iyi değil mi? Ama buradan sonra ilerlemek yok. Ben Commander'ımla her savaş 100'den fazla adam öldürdüm. Daha fazla experience almadım. Keşke diyorum, bu işi biraz daha ileri götürseler. Hatta benim kişisel kanım oyunlarda harbi harbi bir xp sistemi olmasının çok iyi bir şey olacağı yönünde. Bakınız mesela "Panzer General 2"ye. Oyunda bir süre ilerleyip bütün birliklerinizin aşması çok güzel bir his. Bence herkes "Panzer General 2" oynasın. Ya da
10ZSÜ oyunda ne olduğunu anlamak hafif zor oluyor. Kim kime ateş ediyor, kim nereden ne vurur, düşman kim, ben neresiyim, burası kim, biz kimiz, düşman kim, kim yeniyor... Bir savaş olacağı zaman ünitelerinizi olay mahalline gönderiyorsunuz, sonra bir süre sonra kim kazanmış bakıyorsunuz. Ayrıca savaş sırasında gereken kararları vermek için yirmi bir göz ve otuz üç kulağın yanında üç tane de beyin lazım. Bence bu iyi bir oyun ile daha az iyi bir oyun arasındaki farkı belirleyecek çok önemli bir özellik. Tank üretiyorsunuz, bir bakıyorsunuz tanklar fabrikanın önünde çiçek gibi yayılmışlar. Onları seçerken yanlışlıkla beş on başka şey seçiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz gönderdiğiniz yerde olması gereken adamlar orada da çiçek gibi yayılmışlar. Sonra birisine saldırı emri veriyorsunuz oraya doğru kırk beş ayrı yönden yaklaşıyorlar. İşte bir kaç dakikadır anlatmak için elimden geleni yaptığım ancak başarılı olup olamadığımı anlamama imkan olmayan bu garip hissi vazgeçtim oynamasın. Ya da ister oynasın ister oynamasın. OYUNDAKİ NEGATİF YANLAR #Oyundaki ilk negatif yan Dark Reign'de de, Earth 2140'da da, bu oyunda da, daha doğrusu Westwood'un el atmadığı bütün real-time'larda olan negatif yan, ki bu çok önemli. Hatta bence iyi bir oyunla kötü bir oyunu ayıran çok önemli faktörlerden biri. Oyun dağınık. Kesinlikle son zamanlarda çıkan bütün real-time'larda olan en büyük sizinle paylaşmaya çalışıyorum. Sanırım oyunda başka bir negatif yan yok. Ama bundan daha negatif bir yan da bulamadım yani. Ya, Nasıl Desem? hiç eli real-time eline değmemiş saf bir gençseniz kesinlikle yaklaşmamanız gerektiği kanısındayım. Zaten bence tebrik edilmelisiniz. Bu kadar real-time içinden sağ kalmayı başardıysanız sizi ben ve saz arkadaşlarım ayakta alkışlayacağız. ©Yok eğer Red Alert manyaklarındansanız, Aftermath'i de Counter Strike'ı da oynadıysanız, o zaman bir bakabilirsiniz. Yani — beğeneceğiniz kesin değil ama yine de bir bakın. Ya da olmazsa bir arkadaşınızdan alın, bir bakın, beğenirseniz oynarsınız. Ama bence bu grubun önce Dark Reign'i alması daha iyi olur. - ©Fakat siz önüne gelen real-time'ı oynayanlardansanız (ben oynuyorum. Ama keyiften değil, görev aşkı) o zaman size ilaç ilaç. Hem bu "Veteran" olma geyiğiyle © Oyalanırsınız, hem Commander'ı kullanırsınız (ki bu zevkli), hem enerji ve temel hata. Aslına bakarsanız yok silahlar, yok senaryo falan iyi bir oyuna üç kuruş bile yazmaz. Ama oyunda n'oluyo, ne bitiyo falan pek anlamıyosunuz sanki. Bunun asıl sebebini tam olarak bilemiyorum. Belki ünitelerin hareket etmeleri için açık alan lazım olması fakat ortalığın ağaç dolu olması bunun sebebidir. Belki de grafiklerin çok başarılı olmaması. Ya da resource sisteminin değişik olmasıdır. Her ne olursa olsun olsa bir ni
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 16
en de tam bir aydır real-time açıklamıyorum, paslanıcam mı falan diye soruşturma başlatıcaktım, aman aman ne iyi oldu da geldi elime bir tazecik. Yooo, yanılmaktasınız sayın okuyucularım, ben deli meli değilim. Atmayın. Böyle çok hoşuma gidiyor, gerekirse ruhumu satmamı sağlayabilecek (şaka ha) kadar para verdiğim bilgisayarla hep aynı oyunları oynamak bana dayanılmaz bir zevk veriyor. Artık dayanamayacağım. Yeteeeeeer. Yeter. Yeter. Yeter. Yeter. Kafanıza kazınsın diye yapıyorum, oyun firmaları. Bakıyorum siz hiç üstünüze alınmıyorsunuz. Hani diyorum aynı tipte oyun yapın, yapın, yapın ama bari türevliğini üstlendiğiniz oyunun üzerine bir şeyler ekleyin. Yok ki öyle bir şey. Yani şimdi siz bilgisayarla neredeyse beni Mars'taymışım gibi hissettirebilecekken önüme sürdüğünüz oyun Dune 2'den daha iyi değilse sizi kınamak bana düşer. Düşmezse de ben zıplar tutarım, ama lütfen ya. Bir kaç aydır "Panzer General 2"den başka adam şekline benzer strateji gelmedi. Sıkıldım. Ama boşverin bunu. Az önce Titanic'teydim. Yani değildim de Kadıköy'deydim. Yani Titanic Kadıköy'deydi. Yani ben Titanic'teydim, Titanic Kadıköy'deydi, ben Kadıköy'deydim. Ya her neyse, film haddinden fazla güzel olmuş. Bir buçuk senedir ilk defa sinemaya gittim, diyorum ki çok iyi bir re-başlangıç yaptım. Hepinize tavsiye ederim demeyeceğim ama ben beğendim. Ne dedimse dedim işte, ben de anlamış değilim. Bakalım bakalım, bu ay elimde ne varmış tam manasıyla. Şimdi mantık yapalım. Bu adamlar bu oyunları para kazanmak için yapıyorlar. Para kazanmaları için oyunların satması gerekir. Oyunların satması demek bu oyunları birilerinin beğenmesi demek. Birilerinin hala real-time oynaması benim mahvolmam demek, ama bunu bırakın. Total Annihilation biraz da olsa yenilik
ORO ERS
BUILD
WILI
REPAIR
edilmiştir. Oyun tam manasıyla bir real-time. Yine bir sürü taraf var (iki), yine bir sürü görev var (25x2=50 tane), yine abuk sabuk silahlar var (13,7x6.10 üzeri 23), yine garip gurup bir konu var (evrende iki güç birbiriyle çarpışır, sadece biri sağ kalacaktır. Bazı televizyon dizilerinin konuları bile çok daha yaratıcı), yine bir sürü "Skirmish" seçeneği var (tam olarak 2 üzeri 3x2 üzeri 11,5x23 üzeri 6x10-6x10 üzeri AB4 BD/E-MXE üzeri 2* a üzeri iki-b üzeri iki za üzeri Özgür-beş bölü sekiz buçuk... (yeter) tane), real-time işte. Her şey var. Ama bu sönük oyun türüne renk katacağını tahmin etmekten başka seçenek bırakmayan bazı yenilikler de var. Aslına bakarsanız oyun bir kaç yüz bin küçük hata dışında gayet iyi bir oyun (artık oyun beğenmemek yasak Game-Show'da. Bize şaklabanlık yaptırıyorlar). Kusura bakacaksanız bakın, bakmamak da sizin elinizde ama oyuna bölüm açıklaması yapmıyorum. Zaten benim azmedip de geldiğim yere kadar hiç bir normal ya da anormal insanın gelmek isteyeceğini
Ez B398 sanmıyorum. Bir de şöyle bir durum var, zannımca oyunda bir bölümü geçemeyince bir sonraki bölüme atlayabiliyorsunuz. Hani yeniler için (alınmayın. Ben de Magic işinde yeniyim. Neyse bir şu açıklama işinden kurtulayım, mavrasını yaparız) iyi olabilir ama açıkçası beni oyundan koparan başlıca faktörlerden biri oldu. Tam olarak şöyle anlatayım, bir düğümden dolayı altıncı bölümde yenilmiştim. Ama bölüm başında almış olduğum bir save'im vardı. O sırada (tam Load Game seçeneğini tıklayacakken) birdenbire yedinci bölümden başlama seçeneğim olduğunu gördüm. İşte bu çok kötü bir durum. Save'e geri dönsem boşu boşuna yol almış olacağım. Amaç bölüm geçmekse, ben de zaten (bir şekilde) geçmişsem oynarken durum anti-sosyal benliğime dokunuyor, şu anda dünyanın bilimum yerlerinde bazı insanlar kız arkadaşlarına onları sevdiklerini söylüyorlar, bazıları uzayda araştırma yapıyor, kimisi Tommiks okuyor, ben geçtiğim bölümü bir daha geçmeye uğraşıyorum diyorum kendi kendime. Yok eğer bir sonraki bölüme geçsem oyunu bitirsem bile içimde bir ukde olarak kalacak o, yaralı bir galibiyet istemeyeceğim, başıma bela olacak. İşte ilk negatif yön. Yazın. Neyse işte bu sebeplerden dolayı size yarı genel, yarı özel bir real-time açıklaması yapacağım. OYUNDAKİ POZİTİF YENİLİKLER (SUBJECTİF YORUMLAR FROM BENDEN) Commander olayı var ki kesinlikle müthiş. Hani hatırlayın, oyunun başındaki demoda bir savunma kulesi oluşturan, sonra elindeki lazerle savaşan tip var ya. Hani bir de demoya son noktayı elindeki manyak silahla koyan tip var ya, onların ikisi aynı adam. O adam da sizsiniz. Yaaaa. Benim çok hoşuma gitti, siz ne dersiniz bilmiyorum ama kesinlikle oyuna ayrı bir renk kattığı kesin. Savaş alanında siz varsınız. Bir elinizde epeyce iyi bir lazer -
"Dessicator Gun" var. Sözlüğe baktım, Dessicator diye bir şey yok. Oyunun kitapçığına baktım, asıl ismi "Disintegrator Gun"mış (hafıza dediğin). Disintegrator şey demek, hmmm, şey ya, hmmm, durun, ya işte altıncı level Wizard büyüsü var: Disintegrate: Adamı moleküllerine ayırıyor. İşte bu o büyünün silahı. Bu müthiş silah için 400 enerji kullanıyorsunuz. Ve attığınız şey moleküllerine ayrılıyor. Bence süper. Yani sizin "Commander" olarak oyuna katılmanız. Zırhınız zamanla kendisini tazeliyor. Ayrıca siz Basic binaları yapabiliyorsunuz. Bir düşman binasını "Capture" edebiliyorsunuz. Ayrıca ortalıktaki ölü veya canlı ağaçları "reclaim" edip enerji, kayaları ve tank kalıntılarını "reclaim" edip metal elde edebiliyorsunuz. Denizde hareket edebiliyor, bina yapabiliyorsunuz (ama ateş edemiyorsunuz. Bkz: The Sebep of Burçak's Failure on Level 6). Bu büyük bir zevk. Yani savaş alanına geliyorsunuz. Ortalığı havaya uçuruyorsunuz. Ve bunu
MOVE
STOP
GUARD
ATROL
ATTACK
Commander