Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 30
Dünya tarihinin o ana dek gördüğü en büyük çatışma olan I. Dünya
Beşeriyet üzerinde büyük etkiler bırakan ve kendisinden sonraki siyasi, iktisadi, toplumsal hadiseler oluşumunda birebir sorumluluğu bulunan (değişen güç dengeleri, ekonomik bunalım, işsizlik, ulusların marjinal hareketlere kayması ve sonucunda II. büyük savaş) milletlerin bu devasa kavgası yüzyılımızın akışını bütünüyle değiştirmiştir. Barış umutları ile girilen asrımızın daha en başında vuku bulan kapışma sulh özlemlerini söndürürken kendi içinde efsanelerini de yaratmıştır. Ucuz kahramanların, medyatik ucubelerin, imaj mahsulü yaratıkların işgal ettiği 20. yy'nin yarısının bu son çeyreğinde geçmişin o cesaret timsali, fedakarlık örneği gerçek kahramanlarına özlem duymamak mümkün değildir. Lider kılığındaki soytarılarının yönettiği ve yükselen değerlerin biçemlendirdiği erdem fukarası modern (!) toplumlara fazilet dersleri veren devlerdir. İşte o eski ama eskimeyen büyük adamlardan biridir Baron Manfred Von Richthofen. Gerçek bir avcı, bir gökyüzü şövalyesidir o.
Savaşının üzerinden 80 sene geçti.
Oyuna ünvanını veren Kızıl Baron ve diğer ace'ler hakkında detaylı bilgi yine oyunun içinde veriliyor zaten. Bu açıdan bu tarihi detayları geçiyorum. Ben Dynamix'den ilk Red Baron'u oynadığımda Amiga'm vardı ve PC'den convert edildiği için çok çok yavaştı. Tarlada kağnı yürütmekle Amiga'da Red
Baron oynamak arasındaki belirsizlik bugün bile benim kabuslarıma girer. Amiga bana yetmeyince onu ufak ufak aldattım. Sonra kendimi tamamen PC'nin güçlü kollarına teslim ettim. Her hafta bir iki çocuğumuz oluyordu. Bir gün 48. çocuğumuza sahip olduk ve ismini Red Baron II koyduk. İşte o... #Oyunu minimum install etmeyin. Müzikleri ve brifing esnasındaki konuşmaları duyamazsınız. Medium install (128 MB) yapın. #HD'nizden minimum 80 MB virtual memory için yer ayırın. Mümkünse daha fazlası içinde yer ayırın (uyarıldınız). 16 MB'da oyun sorunsuz çalışıyor gibi görünse de HD boşluğu hikayesinden kurtulmak için 32 MB RAM tavsiye ediliyor (Sierra tavsiye ediyor). #Oyunu Autorun'dan çalıştırmayın. Başlat menüsünden gerekli yere klikleyip başlatın (sebebini sormayın sadece öyle yapın). Baştaki menü bana ilk Red Baron'u hatırlattı. Hey gibi günler hey. Fly Now: Hemen uçuralım sizi. Bu seçeneğin ayarlarını yapmak için Preferences'e girin. Single Mission: Bir dolu görev. 1. Cihan Harbi'nin büyük ace'leri ile teke tek boğuşmaktan, tutorial (öğretici) ve gerçek komplike görevlere kadar uzun sayılabilecek bir menü var. Object ve Ace Preview: Uçaklar, yer zımbırtıları, binalar ve pilotların kısa biyografileri. Preferences: Realism, grafik, sound, fly now ayarları. Realism'e hiç dokunmayın. Oyun zaten en iyi ayarı yapmış durumda. Ama kendinizi ölümsüz yapıp oyun atmosferinin canını okumak istiyorsanız siz bilirsiniz. Eğer makineniz P120'den aşağı ise grafik ayarlarında fazla uçmayın derim. Güzel müzikleri ve şahane efektleri kapatacağınızı sanmadığımdan sound'u da geçiyorum. Fly now'a ise en başta değindim. Şimdi biraz kariyer yapalım. Kariyer menülerine girmeden evvel yeni bir pilot belirlemeniz gerekiyor. Milliyetinizi (İngiliz, Alman, Fransız, Amerikalı), tipinizi, başlangıç tarihinizi, görev yapmak istediğiniz squadron'u belirliyorsunuz. Oyun Amerikan oyunu olduğundan 3-5 kahraman (!) Yankee'de oyuna ace sıfatı ile dahil edilmiş. Adamınızı seçtikten sonra çıkan menüde Squadron Info'ya girip birliğimiz, savaşın safhası, birlikte uçacağımız şka Barondan kendi avcı wingman'ler hakkında bilgi alıyoruz. Tam bu noktada 1 MB'lık Amiga'da yapılmış ve eski tüfek Amiga'cıların yakından tanıdığı Wings aklımıza geliyor. Rahmetli Cinemaware'i gözyaşları içinde andıktan sonra diğer seçeneklere hiç bulaşmadan Next Mission ve ardından Fly Mission ile uçmaya başlıyoruz. Yalnız daha önce brifingi iyi okumanızı tavsiye ederim. Uzun bir yüklemenin ardından "Tab" tuşuna basıp 1-0'a kadar olan tuşlar ile de kalktıktan sonra gördüm ki oyun benim nacizane P120'de bile çok hızlı. Grafik detayları tam açık olduğu halde bu hız beni şaşırtıyor ve sağı solu kurcalarken Alt+A, A ile bir biplane'de nasıl oluyorsa otomatik pilot kullandığımı gördüm. Dogfight'larda bile otomatik pilotun devreye sokulabildiğini (Ctrl+A) görünce yuh olsun be Dynamix dedim. Gerçi dogfight'ları bilgisayara bırakırsam asla galip çıkamayacağımı tecrübe ile öğrendim. Birden oyun etiketinde yapay zekadan (AI) bahsedildiği hatırıma geldi. Öyle ya 80 MB HD boşluğunu ne diye bırakmıştık. İlk birkaç basit görevi atlattıktan sonra yapay zeka hikayesinin ahım şahım olmamakla birlikte işlediğini fark ettim. Adamlar resmen bir savaş ortamı yaratmışlardı. Yani siz yukarıda it dalaşı ile meşgulken aşağıda bir yerlerde bir savaş sürüp gidiyordu. Yediye bir, on ikiye iki gibi uçuk dogfight'lardan alnım akı ile çıktım. Ben
Manfred Albrecht Von Richthofen
(Kızıl Baron) ın büyük, en mürge siyasetine yen bir milletti bu unda kullanılan yordu ve etmedi.
larının tatmini der şındaki gel
). Sıradan bir pilot olarak
Ace'in 'nin dikkatini çekti. Birliğine katılmasını istedi. Bir zamanda ola bir lider oldu grup ittifak d iğini yaptığı o Meşhur dahi unutulmayacak bir isim kucaklaşmıştı.
nd 4 gökyüzünde boğuşurken uçaksavar mermileri etrafta patlayıp bana ecel terleri döktürüyordu. Çoğu zaman bunlara ve keskin nişancılara kurban gittim. Ama bu bir oyundu. Kendime resurrect büyüsü yapabiliyordum. Bunun yoluda repair'den geçiyordu. (V ve 1) tuşları ile zamanı hızlandırabildiğim gibi, "B" ile yer hedeflerine küçük bombacıklar sallayabiliyordum. Kafamı kaşıyacak vakit nerdeyse kaşınmak yerine F1'den F12'ye kadar olan tuşlarla çevreme göz atabiliyordum. Doğrusu grafikler şaşırtıcı idi. Bu kadar iyi ve hızlı grafikleri en son F-22 Lightning II'de görmüştüm. Helal olsun deyip devam ettim ve üç kez "J" tuşuna bastığımda yumuşak (!) iniş yapabildiğimi fark ettim (tavsiye edilmiyor). "Z" ve zoom yapmaya yaradığını keşfettim. Düzlemden sapmadan dönmek için (ne kadar saçma) nokta, virgül ve slash'ı kullandım. "E" ile düşmanımı görüp, "R" roket fırlatabiliyordum. Yer hedefleri içi 'ye, hedef değiştirmek için "N"'ye, tehdit unsuru olan hedefi görmek için "T"ye, dostları tanımak için "F"ye, kanat arkadaşlarını görmek için "M"ye, basmak gerektiğini çaktığımda düşündüm ki haddinden fazla gereksiz kontrol var. Tuşların pek azı gerçekten işe yarıyordu ekseriyeti kafa karıştırmak maksatlıydı. Bu arada Numeric klavyeden kokpit merkezli görüntüler alındığını da okuyucuya iletmeyi bir borç bildim. Ve tabii olarak ümit ettim ki dergimizin editörü aşağıda ya da yukarıda bir yerlere klavye örtüsünü koyacaktır. Şimdi bu sim. hakkında bir kaç oynama taktiği verelim. & Otomatik pilota güvenmeyin. Navigation'i bile kendiniz tayin edin. Numeric klavyeden 5'e basıp haritaya girip, güzergahı görün, yönünüzü belirleyip, Shift A ile hedefe uçun. & Kalkışlarda geç kalmayın. Onu otomatik pilota bırakabilirsiniz. & Zamanı asla 16X yapmayın. Ne zaman vurulduğunuzu arkadaşlarınızın nasıl düşürüldüğünü ve yere nasıl öptüğünüzü bile anlamazsınız. & Dogfight'larda squadron'dan kopmayın. O hengamede kim kime dum duma girişin. Bazen gökyüzünde aynı anda bir düzine uçak oluyor. Kimin dost kimin düşman olduğunu anlamanız aslında o kadar önemli değil ! (belki değil) İllaki anlamak istiyorsanız tuşları kullanın. & savaşındayız beyler. Roketler güdümlü değil. Yakından
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 31
BAN SIERRA UCAK SIMULASYONU SİSTEM. PENTIUM 120 16 MB RAM 28 MB HARDISK fırlatın. Garanti olsun diye de space'e basıp adamı eleğe çevirin. & Yer hedeflerine yaklaştığınızda hızınızı düşürün, çok alçalmayın. Yoğun ateş altında dua ederek bombalarınız bırakın. Squadron lideri olduğunuzda burası biraz daha kolaylaşıyor. Bazen ateşe elinizi sokmadan kestaneleri toplayabiliyorsunuz. Puan dediğiniz ne ki onu da almayıverin canım. Kanlı dogfight'ları beraber atlattığımız yapay zeka wingman'lerinizi teker teker bitirdik. İçimiz sızladı. Ama devam ettik. Aldığımız teneke parçaları (madalya) bizi avutamadı. Squadron liderliği savaşın kademe kademe ilerleyişi, rütbemizin yükselişi, klasımız yükselince bize tanınan imtiyazlar (istediğiniz squadron'da görev yapma, dilediğin uçağı seçip kafana göre süsleyip püsleme), detaylara gösterilen özen, multiplayer modasının takibi, dijitize görüntüler ve benzeri hadiseler bütün kusurlarına rağmen Red Baron II'yi bizlerin gözünde gelmiş geçmiş en iyi biplane sim. yaptı. Yapay zeka yalnız bir etiket değil. İşe yarıyor. Sizinle uçan kanat arkadaşlarınız, karşınızdaki düşmanlar, bir müddet sonra sanal olmaktan çıkıp, gerçek bir hal alıyorlar. Tamam biraz abarttım ama sadece biraz. Oyun gerçekten güzel, zevkli, heyecanlı ve atmosferik. Jet uçaklarına gıcık olan şahsıma Red Baron II ilaç gibi geldi. Piyasadaki tek rakibi Flying Corps'dan her açıdan daha iyi. Gerçek kahramanlar tarih oldular. Siz sahteleri için ise Sierra firması güvenli ortamlarda onların hayatını simule ediyor. Haydi bakalım kolay gelsin. BURAK