Gameshow sayı 35, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

Hepimizin kabusları olmuştur. Bu kabusların ana teması ya başınızdan geçen kötü bir olay (örneğin Engin Abla'nız hep bu tür kabuslar görüyormuş) ya da korku filmlerinden fırlamış yaratıklardır. Hakikaten korkutucu şeylerdir bu yaratıklar. Eh, işin içine biraz hayal gücü, kuvvetli bir 3D motor ve iyi bir programlama ekibi ve senarist de girince, ortaya "Nightmare Creatures" çıkmış. Oyun, bir tür kara büyü tarikatı mensubu olan çılgın doktorun, dirilttiği ve yarattığı yaratıklarla önce İngiltere'yi sonra da tüm dünyayı ele geçirme planlarını konu alıyor. Konu kötü adam ve dünyayı ele geçirmek olunca, elbette esas oğlan/kız da oluyor. İki kahramanımızdan biri rahip (Ignatius Blackward) diğeri ise araştırmacı bir hatun (Lara... ehem pardon Nadia F.). Biri elindeki bastonu, diğeri ise kılıcını kullanmada usta. Ayrıca çeşitli büyülerle ve silahlarla da bunu takviye ediyorlar. Oyunun konusu ve içeriği aşağı yukarı böyle. Oynanış biçimi ise Tomb Raider serisinin çok tutulan arkadan görünümlü ve action kameralarla bezenmiş. Oyunu oynarken kendinizi bir an Tomb Raider 2 oynuyor sanabilmeniz mümkün. 3D hızlandırıcı destekli ama bende çalışmadı (benim kartım VirgeDX-4MB, ama bizim Sarp'a Diamond Stealth II S220 yaptık ve çok iyi). Ama buna rağmen duman, sis ve bunun gibi "harbi 3D hızlandırıcı kartlar gerektiren özellikler oldukça güzeldi. Özellikle duman ve yaratıkları dondurduğunuzda kullanılan şeffaf ve renkli buz efekti, hele hele onun kırılması bence göz kamaştırıcıydı. Ayrıca pek anlayamadım ama renk sayısı da oldukça yüksek gibi geldi bana. 16 bit olabilir. Hazır grafik falan demişken müziklerden de bahsetmeden geçmek istemiyorum. Müziklerle ilgilenen şahsın adı Frédéric Motte. Müzikleri kim yapmış bulamadım ama eğer bu adam yaptıysa hakikaten imkansızı başarmış diyebilirim. Korku atmosferini en güzel verebilecek müzikler sadece bu oyunda var. Bol bol pipe organ ve gitar ritmleri kullanılmış. Kuvvetli baslar ve vurmalı Audio olduğu için CD Player'dan da dinleyebilirsiniz (mesela ben şimdi oyunun CD'sini dinliyorum). Yani bu özellikleri açısından Tomb Raider serisine beş çeker diyebilirim (grafik, ses ve özellikle müzik). Oyunda Londra'nın çeşitli yerlerinde geçen tamı tamına 20 bölüm var! Bunların bazıları çok kısa ama bir büyük canavar yok etmenizi gerektiren bölümler. Oyun alanları bu bahsettiğim boss'lu bölümler dışında oldukça geniş (bir Tomb Raider'deki kadar var yani). Tamamen öldür-ilerle sistemiyle ilerliyorsunuz ve neredeyse hiç çalgılarla da inanılmaz güzel müzikler, CD-

Puzzle yok (en azından ilk 8 bölümde görmedim). İlerledikçe karşınıza yeni ve daha ölümcül yaratıklar çıkıyor. Genelde kurt adam, zombi, gargoyle gibi genel korku yaratıklarının dışında ahtapotlar, uçan ve zehirli kadınlar (ben kadına benzettim en azından), dev örümcekler, yer sarsıntısı yaratan kıl yaratıklar bolca mevcut. Bunların dışında demin de dediğim gibi bazı boss'larla karşılaşmak da mümkün. Özellikle sürekli yeni yaratıklarla karşılaşmanız oyunu monotonluktan kurtarmış. Bir de mekânlar var. Genelde İngiltere'nin çeşitli mezarlıkları, limanları ve bunun gibi pek çok mekânını gezerek ilerliyorsunuz. Yolunuza çıkan kapıların bazıları patlatılarak, bazıları ise silahınızla

NIGHT CREA

kırılarak açılıyor. Ayrıca tahta çit gibi gerçek yaşamda kırılması kolay nesneleri parçalayıp arkasındaki alana ulaşabiliyorsunuz. Çevrenizi daha iyi anlamak için TAB tuşuna basınca çıkan automap'e başvurabilirsiniz. Buradaki yeşil ok anlayacağınız üzere sizi simgeliyor. Kapıların açılmasının bir başka yolu da Tomb Raider serisinden aşina olduğumuz kollar. Bu kolları itmek-çekmek veya indirmek-kaldırmak (ne biçim laf bu şimdi di mi yaa) bir yerlerde bir kapının açılmasını sağlıyor. Klasik bir oyun taktiği olarak yaratığın bol olduğu yöne doğru ilerlerseniz ya da bazen okları takip ederseniz bu kolları ve kapıları bulmanız hiç zor olmayacak. Bu arada oyunun da bence biraz kolay olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Gerçi zamanım olmadığı için oyunu cheat'lerle oynadım ama gene de oyundaki yapay zekâ pek iyi değil gibi geldi bana. Dediğim gibi, oyunda ilerledikçe farklı mekânlar, yaratıklar göreceksiniz. Bittabi bunların yanında pek çok power-up da bulacaksınız. Bunlardan bahsetmek gerekirse: Silah -1: Tam karşınızdaki canavara ateş Bomba: Patlar(?) Yeşil Şişe: Bunu kullanınca küçük bir daire şeklinde zehirli gaz yayar. Düşmanları uzak eder.

tutmak için. Kar tanesi: Süper bir power-up. Kullanınca daire şeklinde ilerleyen bir buz dalgası oluşturur. Uçan canavarlar ve boss'lar hariç işe yarar. Dinamit: Bu da patlar ve bu el bombasından daha kuvvetli. Şimşek: Bu da ortalığı kasıp kavuruyor. Göz açıp kapayana kadar ekrandaki yaratıklar haşırdıyor. Meşale: Dümdüz kızartma yapar karşınızdaki canavarı. Silah - 2: Bu silah sadece karşınızdakini değil etrafınızdaki bütün yaratıkları delik deşik ediyor. Dönen testere gibi şey: Bunun ne işe yaradığını anlayamadım. Yani çok işlevsel bir şey de değil herhalde. Eğer çok merak ediyorsanız orijinalinin kitapçığında var(dır mutlaka diye tahmin ediyorum ben). Kırmızı Top: Bu sizin enerjiniz ful

FİRMA: TÜR: SİSTEM

(REA LER

GENEL:

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.