Gameshow sayı 34, sayfa 72

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 72

Acımasız olmak lazım sanırım, yine acımasız olmak. Kimseye, hiçbir şeye acımamak. Ancak öyle adam olunabiliyor herhalde. Herhalde de değil, kesinlikle öyle. Geçmişe doğru bir bakın. Yediğiniz kazıklara, sırtınıza giren bıçaklara, arkanızdan çevirilen dolaplara... Öyle ya, arkanızı dönmediğiniz adam sizi nasıl olur da arkadan vurur! Göreceksiniz ki hepsi sizin kayıtsız şartsız güvendiklerinizce yapılmış ve siz her seferinde "bir daha aynı hatayı yapmam" demişsiniz. Her seferinde de aynı hatayı yapmışsınız. Ben de yapmışım. Bunları düşününce kendimden iğrenesim geliyor. Nasıl yapmışım bu kadar hatayı diyorum. Böylesine "bile bile lades denir"! Hatalarım yalnızca beni etkilese neyse. Söz konusu olan GameShow (bir anlamda her şeyim!) olunca bu hatalar daha fazla kahrediyor beni. Ticari veya şahsi çıkarlarını korumak için GameShow'un yanındaymış gibi görünen ama GameShow'un yanında olmayan kişiler ya da kuruluşlar lütfen artık taktıkları maskeyi çıkartsınlar yüzlerinden. Sanırım hala maske ile dolaşmalarının sebebi alacağımız (-mız) tavırdan ve görecekleri tepkiden korkar olmaları. Çıkartsınlar ki o maskeyi kim dost kim düşman biz de anlayalım ve tavırlarımızı ona göre koyalım. Çok yakın bir zamanda onların korkarak yapamadıkları şeyi ben yaparak yüzlerindeki o insan maskesini yırtarcasına çekip alacağım yoksa... Dertler bir değil ki, sürü ile. Herkesin vardır kendince problemleri ve herkes bunları kendi kendine çözmek zorundadır. Ama durum şahsi problemleri aşıp da bir kitleyi ilgilendirir olduğunda (sanırım GameShow aldığınıza göre biraz olsun seviyorsunuz, durumunun iyiye gitmesine sevinir, kötüye gitmesine üzülen bir kitlesiniz!) bu sorunları o kitle ile paylaşmak gerekir (en azından şahsi fikrim bu ve burası benim köşem :) ). Bütün bunları anlatmamın sebebi işte bu. Bilin ki bir dergi çıkartmak, bir iş yeri idare etmek, bir arkadaşınızla iyi ilişkide olmak, genel olarak bir ilişkiyi sürdürmek o kadar kolay değil. Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler. Gerçekten hoş gelir. Siz kız ya da erkek arkadaşlarınızla (evliyseniz karınızla veya kocanızla) her Allah'ın günü tartışabiliyorsanız (ki bundan eminim, ilişkileri bilirim az çok!) ve aranızda ufak da olsa sorunlar olabiliyorsa, siz gelin de bizim halimizi düşünün. Sizdeki bu sorunların yanısıra bir de içinde yaklaşık olarak 10.000 kişinin bulunduğu bir ilişkinin merkez noktasındayız. İki kişilik bir ilişkiye karşılık çok daha karmaşık olduğunu lütfen kabul edin. Kabul edin ki, biz burada gece gündüz çalışıp bu dergiyi çıkartmaya uğraşırken, siz orada dergiyi alıp da "yahu bu GameShow eskiden böyle değildi, eski amatör ruhunu kaybetti" veya olmayan paradan bahsederek "parayı buldular, böyle oldular" gibi zırvalıklarla daha fazla can sıkmayın! Sıkmayın ki bu dergi çıkabilsin. Sıkmayın ki siz de o başta saydığım gruba dahil olmayın. Mantıksızca ve düşüncesizce davranan, düşünmeden konuşan, hiçbir dayanağı olmayan bu saçma sözlerle can sıkmaya devam eden, dost görünen ama kesinlikle dost olmayan maskeli gruba dahilseniz lütfen indirin o maskeleri ve yakamızı bırakın. Siz indirmezseniz ben indirmesini bilirim... Mektuplar: Sevgili Engin Abla, Bu sana veya herhangi bir dergiye yazdığım ilk mektubum. Sorularıma geçmeden önce şunları söylemeliyim: Henüz bilgisayarım yok ama 2 saat önce sipariş edildi. Gelecek olan bilgisayarım 32 MB RAM'li Pentium MMX-166 (bir de 200 olsaydı!). Artık güle güle kullan niyetine mektubumu yayınlarsın değil mi? Yayınlarsan senin bir tanrıça olduğunu düşüneceğim. Bu işte acemi olduğum için saçma veya basit sorular sorarsam kusura bakma, fırlatma. 1- Futbol, basketbol, action veya doom türü oyunlar için joystick mi yoksa konsol kumandası mı daha iyidir? 2- Fifa ile Fifa soccer aynı mı? CD kapakları farklı da. Fifa onun taklidi olarak çıktı diyorlar. Bu soru çok önemli! 3- Masa üstü FRP ne, FRP ne? (durum vahim) 4- Yine içler acısı bir soru: 32 MB isteyen bir oyun 16 MB'da çalışmaz. Peki MMX-200 isteyen bir oyun MMX-166'da çalışır mı? 5- Canavar diye bir şey var mı? (varsa dişleri keskin midir?) 6- Sony PlayStation hangi durumlarda PC'den daha iyidir? Yoksa böyle bir durum yok mu?

ENGIN

7- 1. veya 2 player kontrolünün bir düzeni var mı? (klavye, mouse, joystick gibi) 8- Oyun sırasında save etmek ne işe yarar? Gönlünden ne koparsa yayınla, cevapla, vur, kır, parçala, canını çıkart ama 1, 2, 5, ve 7. sorular çok önemli. Evren Bal Canımın içi Evren; 1- Bu kişiden kişiye, daha doğrusu alışkanlıklara göre değişen bir şey. Mesela joystick'e alışmış birini klavye veya joypad ile oynatamazsınız. Ama içlerinde en pratik olanın joypad olduğunu da belirtmeliyim (alışacaksan joypad'e alış yani!) 2- İkisi de aynı. Adına bakıp da aldanma. Mesela Fifa'98'in adı da Fifa'98 Road to World Cup! 3- FRP, Fantasy Role Playing. Bir karakteriniz var. Bu karakterin belli özellikleri var (büyü, fight veya health gibi) ve siz bu karakteri oynuyorsunuz (zevkli olabilir ama bana uzak Allah'a yakın olsun :)) 4- Minimum diyorsa çalışmaz. Recommended (tavsiye edilen) diyorsa çalışır ama yavaş çalışır. Ayrıca MMX 200 istiyorum diye direten bir oyuna bu güne kadar rastlamadım. 5- Esasında var. Bizim Zebani bir canavar mesela, Canavar olmasaydı Serkan'ı öldürüp yedikten sonra dergiye elinde kendi yazdığı veda mektubu ile gelip "Serkan artık yazmayacakmış, bunu size gönderdi" demezdi! 6- Böyle durumların varlığını inkar etmek mümkün değil. Bir kaç örnek vermek gerekirse: PlayStation (Sega Saturn veya başka bir konsol makinası da olabilir) alırken min 1000$ gibi bir paraya veda etmek zorunda değilsiniz. Ortalama 250 - 300$'a böyle bir cihaz alabiliyorsunuz. Böyle bir makinanız varsa, "bu oyun şu kadar RAM'de çıkar mı, MMX-200 ister mi?" gibi şeyleri düşünmüyorsunuz. Bir PC kullanıcısı gibi “virtual memory'i ayarlamam gerekli mi, extended mem, yeterli mi, memmaker yapmam lazım mı, harddiskimde boş yer var mı?" gibi soruların ne anlama geldiğini bile bilmiyorsunuz. Bu arada genelde PlayStation oyunlarının grafik olarak şu andaki ortalama PC'lerden daha iyi olduklarını da unutmamak lazım. Kötü yanlarına gelince: Bilgisayarda yapabildiğiniz -oyun harici- hemen hemen hiçbir şeyi yapamıyorsunuz (ek bağlantılarla İnternet, Video CD playing gibi şeyler istisna). Oyun çeşidi PC'lere göre çok az. Oyunları PC oyunlarından daha pahalı. Yani artılar ve eksiler önünüzde, karar vermek size kalmış. 7- Her oyunda bu tip ayarların yapıldığı bir menü vardır. 8- Save edebilmek demek yaptığınız hatadan geri dönebilmek demek bir bakıma. Gerçekten çok da yararlı (hayatın da save'i olsaydı keşke de yaptığımız hatalardan geri dönmesi oyunlardaki kadar kolay olsaydı!). Sevgili Zebani, Sana bu yaklaşık 500. mektubum ve hiçbirini yayınlamadın. Bu seferkini de yayınlamazsanız bir müşteri daha kaybedersiniz. (Metin, Mert, Alper.... gibi, bu bir tehdit). Sen yayınlamasan bile bu dergi çok güzel o yüzden mecburen alırım (fakat senin köşeni okumam). İnşallah bu seferkini yayınlarsın. 1- Diamond Monster 3DFX almaya değer mi? 2- Actua Soccer II manyak bişiy ne zaman gelir? 3- Fifa Soccer 98 min. gereksinimleri ne? 4- Benim arkadaşım şöyle elden düşme bir 486 alacak fiyat araştırırsan çok sevinirim. 486, 8 MB Ram, 850 mb HD, ses kartı.... 5- Benim S3 Trio 64 2 Mb ekran kartım var. 3DFX destekli bir oyun oynarken eski kartımı kesiyor, ya peki desteklemeyen bir oyun oynarsam yine 3D FX'e geçer mi? (çünkü 3DFX 4 mb, daha hızlı oynarım diye sormuştum). 6- Scanner'ların fiyatı ne alemde? 7- Bende 16 Mb Ram var. 32 Mb Ram yaparsam eskilerini atar mıyım yoksa 16 MB Ram alıp üzerine mi takarım? 8- Benim monitörüm o kadar iyi değil. Bana şöyle 17" digital Sony ne kadara patlar? 9- Play Station'daki The Lost World PC de var mı? Chaos Island The Lost World değil macera olanı bye! Barış "Del Piero" ALIŞKAN Sevgili Barış; Hayır yok, hiçbir yanlışlık yok. Sadece bu cehennem zebanisi Zeboş ile bir karar verdik. Bundan sonra o sizin hardware soruları içeren mektuplarınızı yayınlamayacak ben de sizin oyun sorusu soran mektuplarınızı. Çünkü Zebani'ye böyle bir mektup geldiğinde işimin bitmesini bekliyor ve soruları soruyor, sonra ben söylüyorum o yazıyor. Bana oyun sorusu geldiğinde de ben aynı şeyleri yapıyorum. Biz bunun tekrar tekrar aynı işi yapmak olduğuna karar verdik ve saçma olduğu konusunda ortak karara vardık (Zebani ile ortak karara varmamız yaklaşık 30 yılda bir olur!). Artık hardware - software, kısaca teknik konulardaki sorular bana, oyunlar, nasıl pesimist olunur, karıncalar böcük müdür sinek midir veya budistler de cehennem ateşinde yanacak mı ana başlıklı sorular da Zeboş'a sorulacak, fermanımdır :). Bakın zaten 500 mektup yolluyorsunuz hiçbirini yayınlamıyor Zeboş, siz en iyisi bana gönderin (ehehehe). 1- Hem de nasıl değer aklın hayalin şaşar. Şu anda yeni çıkan oyunların yaklaşık olarak %70'i bu kartı destekliyor. 2- Geldi bile ama bana sorarsan Fifa'98'in yanında biraz sönük kalmış (Fifa'98'i hele bir 3DFX ile oyna da oyun gör!). 3- Electronic Arts gerçekten takdir edilecek bir oyun yapmış. Ben oyunu 16 MB RAM'li Pentium 75 makinada gördüm. O makinada bile çok yavaş değildi. 4- Öyle bir şey almasın, parasını biriktirip adam gibi bir şey alsın derim ama söz dinlemeyip de alacaksa yaklaşık olarak 450$ civarına bulabilir. 5- Nasıl yani? Senin 3DFX'in var mı?!?! 6- Scanner olarak şu anda piyasada Mustek diye bir marka var ki hem fiyat olarak uygun, hem de çıktıları güzel (bizde de bir tane var). Fiyatları ise 150$'dan başlıyor. 7- Hayır atmazsın, eskilerinin yanına takabilirsin. 8- 17" Sony monitör için KDV'si dahil 850$'a "bye byeeeee" demen gerekir. 9- Hayır henüz çıkmadı ama Trespasser adlı yeni bir Lost World oyunu geliyor. For more information: News! Geçen ay başladığımız "ne alayım, nasıl alayım?" genel konu başlıklı bölüm gerçekten çok ilgi çekti. Bu konudaki malzemeler tükenene kadar bu bölüme devam etme kararı aldım. Bu ay da mektuplarınızdan ve e-maillerinizden sıkça çıkan sorulara yer verdim. Dilerseniz hep beraber bir göz atalım: Hangi monitör? Monitör satın alırken dikkat edilmesi gereken bir kaç önemli nokta var. Bunlar: #Nokta aralığı: Hani 0.28 0.39 derler. İşte nokta aralığı o. Rakam da ekranı oluşturan noktalar arasındaki boşluk. Ne kadar yakın (rakam küçük) o kadar kaliteli görüntü demek. Bu rakam bazı büyük monitörlerde 0.25'e kadar düşer. #Ekran boyutu: Diagonalden (köşeden köşeye) inch olarak ekran boyu. Standart olarak 14 inch'tir. 15 inch olanlarının fiyatları 14'lere yakın olduğu için yeni bilgisayar alırken 15 inch almakta fayda var. Piyasada bulunabilen boyutlar 14", 15", 17", 20", 21" dir. Daha büyükleri de vardır ama siz en iyisi onları boşverin (10.000$'ınız varsa 36" bir monitör alabilirsiniz!). #Refresh rate: Ekran tazeleme oranı. Ekrandaki görüntünün titrememesi için bu oranın yüksek olması gerekir. Tabii ki bu büyük oranda ekran kartına da bağlıdır. Flat square: Türkçeye direkt olarak çevirince düz kare gibi saçma bir anlam çıkar ama işin aslı şu: Normal monitörlerde ekran tüpü bir küreden kesilmiş gibidir, oysa flat square monitörlerde tüp bir silindir kesitidir. Yani ekranınızın uzun olan kenarı eğimli, kısa olan kenarı ise düz olur. Tam olarak düz kare olmasa da çok daha kaliteli bir görüntü elde etmek mümkündür. AGP nedir?

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.