MANX TT

Ring, ring, ring! Aloooo evet iyidir, senden? Ne yazı bugüne mi lazım? Ama bana daha 3 gün vaktin var demiştiniz? Ne? Dergi ayın birine mi yetişecek? Muhahaha yeni yıl şakası mı bu? Hımm demek değil. Tamam tamam yazıyı bitirmedim daha yalnız. Ne nasıl mı tamamlayacağım? Oz'a güven gerisini merak etme sen patron ehehe. Tamam yola çıkıyorum ben haydin görüşmek üzere. Click! Hımmm, şimdik bir düşünelim yürüyerek yetişemem, uçakla gitsem pahalı, araba desen her gün kazalar oluyor. Hah buldum Kawasaki ZZR1100 marka motosikletim vardı benim ya, ehehe, ona binerim. Heh kurulayım şöyle bir motoruma. Vroom, vroom. Çekilin, çekilin yoldan acelem var. Yazıyı yetiştirmem lazım baskıya vroom vroom. Şu öndeki rakibi de sollayayım az kaldı. Ehehe toz yutturdum ona tooooz !... Bu motosikletler de ne güzel aletler canım. Trafik derdi yok bir şey yok. Aralardan sıvış git, var istediğin yere. Bunlarla sürat yapmak da insana apayrı bir zevk veriyor doğrusu. Vrooom!... Tüh lafa daldık bak arkadaki herif bizi solladı geçti gitti. Neyse siz şimdik merak ediyorsunuzdur ne yazısı bu böyle diye vroom, vroom. Anlatayım efem. Valla bu ay bana bir motosiklet oyunu vermişler açıklamam için vroom da vroom. Ne anlarım ben aslında yarış oyunundan yav dedim kendi kendime bir ara yazarım diye biraz da sallamıştım. Ama gel gör ki Sega köşesinde tanıtmak için bu oyunu ben yazmıştım, şimdi de yazsan yazsan sen yazarsın diye duygu sömürüsü yapıyorlar. Bende hemeeen ultra süper süspansiyonlu motoruma atlayıp hem yazıyı yolda yazarak hem de acele ederek bir an önce dergiye ulaşmaya çalışıyorum şu an. İşte işin aslı astarı

MAN

bu yani. Vrooom. Öncelikle yapımcı firmanın kutuplardaki birkaç eskimo ve Afrika'daki birkaç yamyam dışında herkesin tanıdığı Sega olduğunu belirtmek isterim. Zaten oyun ilk önce Sega Saturn'de çıkmıştı ve yine ben açıklamıştım (bunu demiştim galiba) vrooooooom !. Ehe nasılda geçtim öndekini, şimdik 3'üncü oldum işte. Neyse ha evet Sega diyorduk. Hemen şunu söylemeliyim ki oyun Sega Saturn versiyonundan hiç de farklı değil hatta daha bile iyi diyebiliriz (özellikle 3D FX kart kullanıcıları için). Ama sakın benim gibi 3D FX kartı olmayanlar paniğe kapılmasın. Oyun normal kartlarda da gayet tatmin edici bir hızda çalışıyor. Gel gör ki elin adamı oyunu tek CD olarak hazırlamış. İçinde öyle bol bol farklı mekanlar yok yarışmak için. Neaaaaa bana yamuk ha! Var mı öyle ben yazımı hazırlarken aradan geçmek siboop!. Delikanlılığa sığar mı bu be. Zebani bile bu kadar alçalmaz. Ben sana gösteririm birazdan. Kızdım şimdi şu herife yav. Hırs! Hırs! Her neyse zaten PC piyasasında bu türden fazla oyun yok. Benim bildiklerim arasında Road Rash ve Motoracer şimdiye kadar en iyileri idi. Mesela Road Rash'da rakiplerinizle hem yarışıp hem de dövüşüyordunuz bu da oyuna daha çok arcade havası katıyordu. Sonra Motoracer'da adamlar mekanları biraz abartmışlardı. Örneğin Çin Seddi'nde motosikletinizle yarışıyordunuz. Ama sadece adam gibi bir motosiklet oyunu oynamak istiyorsanız işte alacağınız oyun bu, ManX TT Superbike! Yettim gaaaari! Beni geçmek he al sana bakalım! Neyse nerede kalmıştık. Tamam en iyisi ben size biraz da oyundaki menülerden bahsedeyim. İlk seçenek olan Arcade'de iki değişik pist seçeneği var yarışmanız için. Zaten bütün oyun bu iki pistte geçiyor. Ama ortam grafikleri gayet güzel. Bu pistlerden ilki ve kolay olan Laxey Coast, ikincisi yani zor olanı T.T. Course. Bunlardan birini seçince motosiklet seçme ekranı geliyor. Burada motosiklet seçerken özelliklerine dikkat edin. Bunlar Top Speed, Acceleration ve Handling. Bu özelliklere bakarak kendinizce en iyi motoru seçin (benim favorim 11 numaralı yeşil renkte olan). Motor seçimini bitirince vites olayını da otomatik veya manual olarak ayarlayıp oyuna geçin. Oyunun kontrolleri gayet basit zaten klavyeden Z,

X, C ve sol/sağ kursör tuşları ile motorunuzu kontrol edebilirsiniz. İkinci seçenek ise PC Mode. Bu menüde üç ayrı seçenek var. İlki Practice yani alıştırma yapmaya yarıyor. Oyuna ısınmak isteyenler ve acemi çaylaklar için burası alıştırma yapmak için gayet ideal bir ortam. İkincisi Challenge normal oyun. Buradan yarışacağınız iki pistten birini seçiyorsunuz diğer ikisi zaten ilk iki pistin tersten hali (reverse mirrored olayı yani). Pist olayını halledip kaç tur döneceğinizi de seçince oyuna başlayabilirsiniz. Üçüncü ve son seçenek olan Superbike seçeneği ilk başta kapalı daha sonra seçiliyor. Menüden üçüncü seçenek olan Time Trial'de tek rakibiniz zaman. Burada yine pist ve tur sayısını seçiyorsunuz. Yalnız bunlardan sonra ekstra olarak yeni bir seçenek daha çıkıyor. Ghost Rider denen ve daha önce bu tür hiçbir oyunda görmediğim yeni bir özellik olan bu seçenek ile Time Trial'da oynayarak yaptığınız en son turdaki zamanla (last) veya yaptığınız en iyi zamandaki halinizle (best) kısacası kendinizle yarışıyorsunuz. Bu kendi kendini aşmak isteyenler için oldukça güzel ve yararlı bir seçenek. Sonraki seçenek artık bütün oyunlarda görmeye alıştığımız Multiplayer. Bu seçenek ile oyunu hem internet ve network'den (8 kişiye kadar, biz de var, biz oynuyoruz çok zevkli bir şey, özendirmek gibi olmasın), hem direk kablo bağlantısı ve hem de modemle oynayabilirsiniz. Records seçeneğinde alnınızın teriyle yapmış olduğunuz iyi dereceleri arkadaşlarınıza gösterip onları kıskandırabilirsiniz. Son seçenek olan Options'da ses ve grafik ayarlarını yapabiliyorsunuz. Buradaki grafik detail seçeneğinde Viewing Distance'ı arttırırsanız oyun içerisinde görebileceğiniz uzaklık daha da artar ama oyun bu derece daha da yavaşlar. Eğer kısarsanız görebileceğiniz kısım azalarak oyun

hızlanır. Vroooooom !.. Ehüe ikinci oldum şimdi de adım adım zafere yaklaşıyorum. Yaa ben ne diyeyim size bu oyun hakkında başka bilmiyorum ki. Grafikler desen güzel! Sesler de iyi, müzikler desen zaten hepsi CD müzik track'ı olarak hazırlanmış, oynanabilirlik desen o da oldukça iyi. Benim hissettiğim tek eksiklik kaza olaylarının hemen hemen hiç yapılmaması. Yani oyun esnasında bilgisayarın yönettiği motorlar kaza yapıyor, adamlar motordan falan düşüyorlar ama bu olay size hiç olmuyor. Sadece bir yerlere çarpınca hızınız azalıyor. Ben kazaların adamıyım kan isterim, kırık kemikler, boyunlar isterim. Di mi yani bütün yarışlarda en azından birkaç tane daha kaza olur. Her neyse

X TT

onun dışında bence eksik bir şey yok (Vardır Japonun bir bildiği, sen ben iyi bileceğiz durum ya). Ama yine de bence Motoracer'dan alabileceğiniz en iyi motosiklet yarışı bu. Hah işte dergi gözüktü varmak üzereyim. Vodododododo ! Moto...to..sikletle...le merdivenle...ler..den çık...mak...mak zor oluyor vallaha. Heh neyse geldim derginin kapısına. Hışımla içeri dalayım da yeni motorumu görsün hem hıyarlar. Beeeen geldim ! Muhahaha 1.. Pek sevgili editör (hex) bey işte yazımı bitirdim getirdim. Alınız kullanınız. Kısa oldu diye bana çatmayınız. Zira gelene kadar göbeğimi çatlattınız. İnanmazsan nah burada okuyucular var onlara danışınız (vay be amma da kafiyeli oldu yav). Nea ne ? Kısa mı olmuş ? Olamaz hayallerim, yazım ve ben uhuhu ! Neyse uzatayım bari biraz daha ne yazsam acaba? Bir motosikletin iki tekerleği olduğunu ve çok hızlı gidebildiğini biliyor muydunuz? Ya da motorla giderken kask takmanın mecburi olduğu, ehliyetsiz trafiğe çıkılmayacağını, motorunuza ekstra bir egzoz taktırmanın gayet faydalı olacağını sonraaa kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu. Hım demek biliyordunuz. Neyse o zaman bakın ne diyeceğim size aslında bırakın bu oyunu, Dreams to

Reality diye bir oyun var onu oynayın asıl. Süper oyun valla hem de Türkçe'si de çıkıyor. Hem bir dahaki ay tam açıklaması da çıkacak dergide. Hım gidip bir daha sorayım editör beye bakalım istenilen uzunlukta olmuş mu yazım. Al bakalım ed. Bak bakalım okey mi? Tamam di mi? İyi yav yani ne diyeyim ki ben alışmışım güzel güzel adventure açıklamaya böyle birden değişik türde bir yarış oyunu gelince takıldım biraz. Bu kadar yeter haydin millet bir dahaki ay görüşmek üzere bye ! "Vrooooom | "GÜLTEKİN"