Gameshow sayı 33, sayfa 80

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 80

Selam dostlar. Umarım hepiniz iyisinizdir. Dergide yaprak dökümü yaşanıyor bu ara. Malum gitmelerin ardından Not Serkan'ı da bu ay Game-Show sayfalarında son kez okuyacaksınız. Zaten o bu konu ile ilgili gerekli açıklamayı köşesinde yapmıştır. Ben sadece Not'sız bir Game-Show'un tatsız bir dergi olacağını düşünüyorum. Çünkü Not Serkan, derginin günah keçisi gibi idi desem yeridir. O olmayınca biz kime sataşacağız şimdi yav? Hayır hadi onu bırakın, şimdi dergide bana arka çıkacak kimse de kalmadı. Bu kadar kampanyayı ben nasıl idare edeceğim tek başıma. Ah Serkan! Not Serkan! Yarı yolda koydun beni :)... Yeni yetme bir takım yazarlar türedi bir de bu ara fark ettiyseniz. Bazıları çok konuşuyor ve çok fazla soru soruyor (o kendini bilir ;)). Ama derginin genç kuşaklara da ihtiyacı var. Biri gider biri gelir hesabı. Acaba Not Serkan'ın mirasını bu çömezlerden biri devam ettirebilir mi? (çok zor olmasa gerek ;)) Her neyse bunu önümüzdeki aylarda göreceğiz zaten. Bir de şu kapaktaki 10- 9-.. sayılarına değinmek istiyorum. Farkındaysanız bu bir geri sayım. Dergi patlayacak galiba. Aman diyeyim yoksa Not Serkan o yüzden mi kaçıyor hım ben bunu bir araştırayım en iyisi. Gelecek aya kadar kendinize iyi bakın dostlar. Ha bu arada unutmadan listemizi de yayınlayalım. Zaten bu ayki listemiz de geçen aylardakinden pek farklı değil işte burada; Arnold (Samanyolunda işler nasıl?), Ghost (sana bye bye bu aydan sonra yoksun artık ;)), Legolas (Kanka için yeni dergi çıkartacak diyorlar yazar mı olsam acep ;)), Remote (bela birdi iki oldu bir de akrabası varmış bu kumandanın ehe yakında o da listeye girer sanırım), Savaş (bir takım sebeplerden dolayı artık fazla gelemiyor aleme), Set (Yavrucuğum ben sana 233 MMX işlemci, 17" monitör falan alamazsın demedim ki adam olamazsın dedim ehüe!), Zu (vahşi batıda öldürecek kovboy kalmadığı için jedi şövalyeleri ile savaş halinde şu an. Güç seninle olsun Zu ;)) ve Zebani (büyüyerek gelişmeye devam ediyor yakında bütün dergi overdose olacak galiba eheh) Özgür GÜLTEKİN

Uzun zamandır ne Sega Saturn'de ne de PC'de beklemektedir. Bölüm başlarında

bu kadar zevkli ve güzel bir platform oyunu iki karakterden herhangi birini oynamadığımı itiraf etmeliyim. Evet oyunumuz seçmek elinizde. Nikki'nin özelliği bir platform oyunu ama bu türdeki diğer çok yükseğe zıplayabilmesi, oyunlara göre bence 100 kat falan daha iyi. Çünkü oyun Fargus'un ki ise çok seri şekilde klasik olarak yandan, üstten veya sırf bir açıdan değil tekmeler atabilerek rakiplerini alt aksine bütün bu açıların toplamından yani 3-D olarak etmesi. Ben genelde Nikki ile oynanıyor. Belki de oyunu bu kadar güzel yapan özellik oynadım ve ona alıştım ama siz sadece bu: Ama grafik ve seslerine de haksızlık etmemek ikisinden herhangi birini kafanıza göre seçebilirsiniz. Oyun boyunca kabiliyetsiz bir palyaço olan Fargus ile akrobat kızımız toplayacağınız değişik objeler mevcut. Bunlardan en çok toplamanız Nikki. Kafadar herhangi bir sirkte dolgun maaşla bir gereken değişik renklerde olan altın paralar. Yeşil renkte olanların iş bulamadıklarından büyücülüğe soyunmaya karar değeri 1, kırmızı olanların değeri 5 ve pembe olan paraların değeri ise verirler. Sahaflar çarşısını didik didik ederek bir büyü kitabı 25'dir. Bu paralardan toplam 200 tane toplayabilirseniz bir ANKH yani ekstra bir hak kazanırsınız. Enerjinizi ekranın sol üst tarafındaki kalpler temsil ediyor. Bunları doldurmak için kalp şeklindeki objeleri toplamalısınız. Bu objeler dışında bir de oyun içinde kullanacağınız değişik aletler var: Mesela üzerine binip yuvarlayarak kayalar, içine binip ateşleyebileceğiniz toplar, üzerlerinden daha yükseğe zıplayabileceğiniz tramplenler vs. İşte tüm bunlar oyuna ayrı bir hava katıyor. Bir de bazı bölümlerde değişik hayvanlara dönüşebiliyorsunuz. Örneğin bölümüne göre kurbağa bulurlar. Sevinçle ilk büyülerinin denemeye başlarlar. İlk yaptıkları büyüler gayet zararsız sıradan şeylerdir. Kabiliyetsiz Fargus şaklabanlıklar yaparak büyü yapmakta olan Nikki'nin aklını karıştırır. Nikki de şaşırıp yapmaması gereken bir büyüyü yanlışlıkla yapar. Büyü sonucunda ortaya bir dudağı yerde bir dudağı gökte, kocaman, çirkin ve en önemlisi de AÇ bir yaratık ortaya çıkar. Yaratık "önce hüplettim, sonra gümlettim" diyerek koca şehri bir çırpıda yutuverir. Hevesleri kursaklarında kalan iki acemi büyücü hemen büyü kitabına bakarlar. Kitapta şehri kurtarmak için Fırtınalar tapınağındaki dilek makinesine ihtiyaç olunduğu yazmaktadır. Ama buraya giden yol çoook uzun ve çoook tehlikelidir. Kahramanlarımızı 18 değişik bölüm boyunca her türlü çap ve ebatta canavarlar ve bin türlü değişik engel beklemektedir. Bölüm sonlarında verilen şifre yardımı ile daha sonra oyuna o bölümden başlayabilirsiniz. Evet oyun için yazılabilecek her şeyi yazdım sanırım. Son olarak oyun yazımın başında da söylediğim gibi gerçekten çok güzel. Eğer sıkılmadan zevkle oynayacak bir oyun arıyorsanız bu tam size göre. İyi eğlenceler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.