Gameshow sayı 33, sayfa 72

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 72

İnsanın çok sevdiği, belki de hayatının anlamı olan şey veya şeylerin avuçlarının içinden akıp gidiyor olması ve buna hiçbir şekilde müdahale edemeyip sadece seyretmekle yetinmesi ne kadar acı... Bazen size de olur mu bilmem. Elinizde bir kağıt vardır mesela, rüzgar alır götürür. Yakalamak için koşarsınız peşinden. Belki de yakalayamayacağınızı düşünerek üstüne basarsınız sertçe. Zarar verirsiniz istemeden ama zarar verdiğiniz aklınıza bile gelmez. O bir kağıt da olsa üzersiniz onu, belki de acı çektirirsiniz ama o bunu size asla söylemez... Oysa ki amacınız sadece onu yakalamaktır, belki de elinizde tutmak... Sevdiğiniz içindir her şey, zarar veren sevginizdir bazen... En iyisi ona zarar vermeye başladığınızı anladığınız an ondan uzaklaşmak mıdır acaba kim bilir??? Sevdiğinize göre ona zarar vereni ondan uzaklaştırmalısınız elinizden geldiğince. Zarar veren siz dahi olsanız. Hem de bir an önce... Tamam tamam. Size demedim, siz uzaklaşmayın. Sıkıntılı günlerin ardından yazı yazınca böyle oluyor insan, affedin. Bizler yine dolu bir ay yaşadık. 80 sayfa dergi hazırlamak kolay mı sanıyorsunuz? Hem de 64 sayfa bile zor yetişirken... GameShow ekibi olarak bütün zorluklara göğüs gerdik ve hazırladık her şeye rağmen. Umarım beğenmişsinizdir. Benim çenem fazla düşmeden hemen mektuplara geçelim isterseniz: Dünyanın 8. harikası; Sevgili Engin Abla; Bu sana ilk mektubum fakat GameShow'u ilk sayısından beri alıyorum. Her ay büyük bir heyecanla ayın birinde -adı lazım değil- bir dergiciye gidiyorum ve oradaki arkadaş "yarın gelir" diyor. Ben de ertesi gün tekrar gidiyorum ama yine bulamıyorum. Bu olay ayın 15'ine kadar devam ediyor ve dergime ayın 15'inde kavuşabiliyorum. Başını bayağı ağrıttım. Sorularıma geçiyorum: 1- Pentium 120, 20X CDROM, 16MB RAM'ım var. Sence upgrade edeyim mi? 2- Benim Sound Blaster DOS oyunlarının hiçbirinde çalışmıyor yani sessiz oyun oynuyorum. Acaba neden? 3- Bu soru değil ama Ekim sayısındaki yazının sonuna 15 dakika boyunca güldüm. Acaba dünyada hala böyle şeyler oluyor mu? 4- Son olarak da hangi fax-modem ve Internet servisini önerirsin. Fiyatları ne kadar? Yavuz "Annihilate" ÇİNGİTAŞ Minik kuşum Yavuz, Vallahi biz daha önce yetiştiremediğimize göre sana çok ilkel bir yöntem tavsiye edeceğim: GameShow'u ayın ilk haftası içinde kesinlikle arama, sorma. Çünkü; bizim dergiyi baskı aşamasına kadar getirmemiz ayın sonunu buluyor. Ayın ilk günlerinde baskı bitiyor ve dergiler ayın 4-5'i gibi Yay-Sat'a teslim ediliyor. Yay-Sat'ın dergileri tüm Türkiye'ye dağıtması da birkaç gün sürüyor. Yani ilk hafta GameShow'suz geçecek, bu konuda yapılabilecek fazla bir şey maalesef yok! 1- Eğer upgrade edeceksen en az bir MMX alacaksın demektir. MMX'deki performansı yakalayabilmen için de 16 MB RAM sınırını aşman gerekir (mesela 32 MB). Aksi takdirde MMX alman çok fazla işe yaramayacaktır. 20X CDROM ise düzgün çalışıyorsa kesinlikle değişmemelidir. 2- DOS ses duyamaman, ses kartının DOS driver'larının yüklenmemiş ya da yanlış yüklenmiş olmasındandır. Çözüm olarak, Eğer ses kartının disketleri varsa oradan yükle. Yoksa ya satın aldığın yerden disketleri al, ya da internetten çek. 3- Vallahi doğru, billahi doğru.. 4- Modem ile bilgi aşağıda var. ISS olaraksa -çok meşgul çalmasına rağmen- hala ve inatla SuperOnline tavsiye ederim. Biricik Engin Abla'm benim, Görüşmeyeli nasılsın. İlk mektubumu yayınladığın için teşekkürler. Bu arada CDROM'umu smartdrv ile eski hızına

BİR DERDİNİZ OLURSA ABLANIZA YAZIN BAKALIM! enginabla@Dgsmnet.com ADRES:

4- Aynı arkadaş HP 166 MMX, 16 MB RAM, HP OfficejetPro'ya 3000$ para verdi. Bence kazıklanmış. Sence? 5- Aynı arkadaş ben bilgisayarı F8 ile açınca "N'aaptın" diyerek omuzumu yumrukladı. Ben bu arkadaşı döveyim mi? Abla'm. Dertlere deva olmaktan asla vazgeçme kurban olayım. Şimdiden teşekkürler. Onur "4X Hitachi" Öztürk Okyanustan gelen serin dalgam Onur, Sorunlarının düzelmesi beni mutlu etti. Yeni sorularını cevaplayayım da sen de mutlu ol: 1- Aslında ikisi birden. Yani bilgisayarın 32 değil 128 MB bile olsa o ekran kartı ile -özellikle oyunlarda- çok büyük performans yakalayamazsın. 2- 4 MB S3 Virge işlemcili ne çok iyi, ne çok kötü (orta halli) bir ekran kartı KDV'si dahil 60-65$'a mal olur. 3- Herhangi bir OCR programı ile bu işi yapabilirsin. Scanner'ler ile birlikte böyle bir program gelir. 4- Vallahi ne desem. En iyisi doğruyu söylemek. Evet, kazıklanmış! 5- Döv ama omuzuna vurduğu için değil o konfigürasyona 3000$ verdiği için döv (ehueh!). Bu ay bir değişiklik yaparak mektupları kısa kesip yeni çıkan ürünler hakkında genel bir şeyler yazmaya karar verdim. Tabii ki bu kararı vermemdeki en büyük sebep, sizden gelen mektupların çoğunda aynı tip soruların sorulmasıydı. Şimdi isterseniz bu sorulara bir göz atalım: 3D kartlar nedir, ne işe yararlar, fiyatları ne kadar? 3D kartlar normal ekran kartlarının yapamadığı birçok işlemi yapabilen yeni nesil akıllı kartlardır. 2 çeşittirler. Birinci çeşit kartlar üzerinde 2D için de bir işlemci bulunur. Böylece ekstra bir ekran kartına gerek kalmaz. İkinci çeşitte ise 2D işlemler için herhangi bir işlemci yoktur ve ancak bir başka ekran kartı ile birlikte kullanılır (çömez yazar Hüseyin'in Monster 3D'si var). Tabii ki sadece 3D hızlandırıcı olarak tasarlandıklarından ikinci grup daha performanslı çalışır. İsterseniz bu kartların başlıca özelliklerine bir göz atalım; Texture mapping: Objelerin (özellikle geri planda kalan objelerin) daha net ekrana gelmesini sağlar. Alpha blending effects: İki işe yarar 1- Fog (sis): Diyelim ki oyun oynuyorsunuz ve oyundaki düşman gemilerinden birini vurdunuz. Gemi önünüzde yanarak giderken yarı şeffaf dumanlar çıkararak gidiyor. İşte fog efekti budur. 2- Glass look reality: Bu özellik sayesinde 3D kart, ışığın kırılmasından sonra görüntünün ekrana nasıl geleceğini hesaplar. Anti-aliasing: Sanırım hepiniz bir kerecik dahi olsa Doom gibi oyun oynamışsınızdır. Doom gibi diyorum çünkü çözünürlük ne kadar yüksek olursa olsun objelere yaklaştıkça piksellerin büyümesi en çok bu tür oyunlarda dikkat çeker ve rahatsız eder. Anti-aliasing bu durumu ortadan kaldırır. Objelere daha smooth bir şekil verir ve ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın piksellerin görünmesini engeller (ben 3D kartla Quake oynadım ve 320x200 çözünürlükteki görüntü kalitesi dahi inanılmazdı). Level-of-detail MIP mapping: Aynen anti-aliasing gibi ama yüzeyler üzerine kaplanan texturelar üzerindeki pikselleşmeyi engeller. Modulation: Objeler üzerinde ışık oyunları yaratarak gerçekçiliğe katkıda bulunur. Bi-linear texture filtering: Objeler üzerine kaplanan texturelar üzerinde istenmeyen hareketler ve titremeler oluşmasını engeller. Z-buffering: Bu özelliğe de oyunlar üzerinden örnek verelim. Özellikle yarış ve simülasyon oyunlarında göze çarpan bir durum vardır. Ekranda sürekli bir tazeleme olur ve ilerideki objelerin siz ilerledikçe çizilmesi söz konusudur. Z-buffering bu durumu ortadan kaldırır. Karar: Genel durum incelendi ve gerekli gözlemler yapıldı. Sonuç olarak 3DFx chipsetli bir kart alınmasına (Diamond Monster 3D olabilir mesela, sizin Hüseyin'den neyiniz eksik!) ve cüzdandan KDV'si dahil yaklaşık 220$ eksilmesine karar verildi! TX Chipset de ne oluyor. Alınca TX mi almalı? Intel'in Pentium ve Pentium MMX serisi boardlar için geliştirmiş olduğu en son chip (inatçıyım, asla yonga demeyeceğim!). FX, VX ve HX chipsetli kartlardan başlıca farklarına gelince, Ring on: Diyelim ki fax gelecek veya voice kavuşturdum. Bu mektubumu da yayınlarsan le özellikli bir modeminiz var ve bilgisayarınızı aynı zamanda beni mutlu edersin. Sorular: 1- 1-1.5 ay sonra 16 MB RAM'ı 32 MB yaptırmayı düşünüyorum. Ama senin "4 MB'lık S3 Virge tavsiye ederim" lafın aklımı karıştırdı. RAM'mı yoksa ekran kartı mı (şimdiki ekran kartım S3 Trio 64 1MB)? 2- Ekran kartı bana ne kadara patlar? 3- Benim bir arkadaşım HP scanner aldı. Metin tarayıp bunu text'e çevirmek istiyor. Bunu hangi programla nasıl yapabilir?

Akel İşhanı No:2/4-5

Beşiktaş, 80690, İstanbul telesekreter olarak kullanıyorsunuz. Bilgisayarınızı stand by'a alıyorsunuz (bu ATX sistemlerde neredeyse sistem çalışmıyor denecek kadar düşük güç tüketimi demektir). Telefonunuz çalınca bilgisayarınız açılıyor, fax veya mesajları alıyor, işi bitince hoooop yine stand by... CPU over heat protection: Her TX board desteklemese de destekleyenler CPU aşırı ısınınca saat hızını düşürüyor ve sisteminize herhangi bir zarar gelmesini önlüyor. Bir de işlemci ısınmalarından meydana gelen sorunlardan kurtulmuş oluyorsunuz. DMA: Bu özellik hakkında birçok şey sayıp kafanızı karıştırmayacağım. Basit olarak Ultra DMA destekleyen harddisklerin, standart IDE ve EIDE harddisklerden çok daha hızlı olduklarını bilin yeter. :0) Sonuç: Uzun lafın kısası yeni bir bilgisayar alacaksanız veya upgrade yaptıracaksanız, mainboard mutlaka TX chipset'li olacak (fermanımdır!). Marka derseniz, Asus verdiğiniz paraya kesinlikle değecektir. Pentium II ne oluyor, almalı mı? Pentium II, bildiğimiz Pentium MMX ile bildiğimiz Pentium Pro'nun başarılı bir mix'i (ne laf ettim ama!). Yani MMX özellikleri taşıyan Pentium Pro. "Almalı mı?" sorusuna gelince; yüksek performans gerektiren iş uygulamalarınız yoksa (CAD, animasyon), babanız veya kendiniz çok para kazanmıyorsanız (bayağı çok!), IQ'nuz çok düşük değilse (110 ve üzeri) şu Pentium II almaya gerek yok. Ama Intel bu, ne yapacağı belli olmaz. Bir düşürür fiyatları, o zaman hep beraber alırız! Yeni modem almak istiyorum. Ne almalıyım? Modem bilgisayardaki en hassas parçalardan biridir (hassas derken, en çok sorun çıkaran anlamında söyledim (böylece hassas kelimesine yeni bir anlam kazandırarak güzel Türkçemizi zenginleşmesine katkıda bulundum, eheheh)). Alması bir derttir, kurması bir dert. Mütemadiyen sorun çıkarır. Onun için modem seçiminde çok hassas davranmak gerekir. Mesela, Düşündüğünüz modem plug&play mi? Eğer değilse o IRQ senin, bu DMA benim sabahtan akşama kadar ananız ağlar. Tam oldu dersiniz, printerinizle çakışır, ses kartınızla çakışır. Hiçbir şey bulamazsa gidip zavallı minik mouse'nizle çakışır. Aman diyeyim sizle de çakışmasın, siz de onla takışmayın. En iyisi gidip plug&play modem alın, kurtulun. Gerçekten 33.600 hızında mı çalışıyor? PnP bir modem aldınız ve başarıyla kurdunuz. Döndünüz, her şey normal çalışıyor. Hmmm... Bakıyorum Internet'e bile bağlanmışsınız. Ama... Biraz yavaşsınız sanırım. "Nasıl olur benim bilgisayarım bu modemi 33.600 görüyor" demeyin. Görür o öyle. Mühim olan 33.600 çalışması. Eğer siz de yavaşlıklardan şikayetçiyseniz ve ISP'nizin hızından eminseniz büyük bir ihtimalle modeminiz 28.800 hatta 14.400 olabilir, haberiniz olsun! Eğer 33.600 hızında ise 56K'ya (57.600) upgrade olabiliyor mu? Pek yakında ISP'lerimiz bu hızı desteklemeye başlayınca ayazda kalmamak için bu özelliği destekleyen bir modem almamızda fayda var. 14.400 hızında bir modeme sahibim. 33.600 almanın bana bir kazanç sağlamayacağını düşünüyorum! Yanlış. Hem de çok yanlış. Neden mi? Anlatayım: 14.400 bir modemle ortalama olarak saniyede 1.5 KB data transfer edebilirsiniz. 33.600 modemde bu rakam 3.5 KB'dır. Diyelim ki bir oyun demosu download edeceksiniz. Dosyanın uzunluğu da farz edelim 10 MB. 14.400 modemle bu dosya 2 saate yakın sürede download edilebilirken, 33.600 modemde bu süre 1 saatten az olacaktır. Bu da cebinizden yaklaşık olarak 70.000 lira daha az telefon parası çıkması demektir. Bir de modem başında saçınızı yolup da kel kalma olayı var ki, ondan hiç bahsetmek istemiyorum! Sonuç: Alınca modemin şahı US Robotics almalı. Ama o kadar param yok derseniz, Apache ve Datron 33.600 modemler tarafından çok kullanılmış, satılmış ve hiçbir sorunla karşılaşılamamıştır. Kesinlikle alınabilir. CDROM alırken nelere dikkat etmeliyim? Bu lanet olası (pardon!) CDROM'larda da dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta var. Bunlara da bir göz atalım: Access time. Erişim hızı. CD'nizi CDROM drive'a takıp bir datayı bul komutunu verdikten sonra o datayı bulana kadar geçen zamandır. Piyasadaki IDE CDROM'larda bu hız 85-150 ms arasındadır (düşük olanı makbul). Transfer rate. Bir saniyede transfer edebildiği data (KB olarak). Bunu da CDROM'un hızına bakarak anlayabilirsiniz. Bu rakam 1 hız için 150 KB'dır. Yani 16 hızlı bir CDROM saniyede maximum 16 x 150 = 2.400 KB data transfer edebilir. Bir CDROM'da belki de en önemsiz (bana göre) özelliklerden bir tanesidir bu. Eğer 6X veya daha hızlı bir CDROM'unuz varsa ve diğer özelliklerinden memnunsanız uzunca bir süre daha kullanmaya devam edebilirsiniz. Kopya CD'ler. Kopya CD'leri CD'nin arkasına bakarak rahatça anlayabilirsiniz. Gümüş renkli olanlar hariç hepsi kopyadır. İyi bir CDROM kopya CD'leri okuyabilmelidir. Mesela harddiskinizde her zaman kullanmadığınız, çok yer işgal eden ama bir o kadar da sizin için önemli olan bilgiler var ve siz bunları bir CD'ye yazdırdınız. Sonradan bunları okuyamamanın sizi üzeceğini tahmin ediyorum (bilmem yanılıyor muyum?). Multisession. Bu özellik yine kopya CD'ler ile alakalı. Diyelim ki dediğimiz gibi harddiskinizi CD'ye yazdırdınız ama yarısını bile doldurmuyor. Sonra birkaç dosyanız daha çıktı onları yazdırdınız. Eve geldiniz. Taktınız CD'yi alete. Aaaaaaa... Okumuyor. Ya da sonradan yazdırdıklarınızı okuyor, eskiler silinmiş. Aslında eskiler silinmemiş de sizin CDROM'unuz multisession değil. Onun için okuyamıyor. Sonuç: Hemen hemen her ay söylemekle beraber bu ay da söylemeden edemeyeceğim. CDROM alacaksanız ya Goldstar alacaksınız, ya da Ses kartlarında son durum! Eğer PC'nizin gamewatch kılıklı iğrenç seslerine esir olmak istemiyorsanız hemen bir tane ses kartı alıyorsunuz. Ama nelere dikkat edeceksiniz; Plug and Play. Yeni alacağınız ses kartı kesinlikle PnP olmalı, lamı cimi yok! Uyumluluk. Ses kartının en önemli özelliği. Alacağınız ses kartı Sound Blaster değilse, mutlaka Sound Blaster ile tam uyumlu olmalıdır. Benim bu güne kadar gördüğüm SB uyumlu kartlar arasında SB16 ile tam uyum gösteren tek chipset Avance Logic'tir. Aman diyeyim ESS almayın! WaveTable. Midi dosyalarını dinlerken duyduğunuz o iğrenç seslerin gerçek birer enstrüman sesine sahip olmasını istiyorsanız alacağınız ses kartı kesinlikle WaveTable olmalıdır. 3D Sound. Bu özellik sayesinde 3D ses destekleyen speaker'larla mükemmel sonuç alabilirsiniz. Sonuç: Uzun lafın kısası. Ses kartı alacaksanız, fiyatları bu kadar düşmüşken Sound Blaster 16 alın (45$ civarı). Eğer bu iş için ayıracak biraz daha fazla paranız varsa (bir 45$ daha) Sound Blaster AWE 64 alın (editörün seçimi gibi oldu!). DVD nedir, yenir mi? Bu gayri ciddi sorunun, daha doğrusu ciddi sorunun gayri ciddi tarzının sebebi gelen mektuplar. Son iki ayda gelen mektuplardan 5 tanesinde DVD soruları vardı ve 3 tanesi aynen "DVD nedir, yenir mi" şeklindeydi (birinde de ek olarak "içilir mi?" vardı!). Fazla uzatmadan; DVD Digital Video Disk. CD'nin daha yüksek kapasitelisini düşünün. Temelde CD'den çok farklı değil ama datalar CD'dekinden daha başka bir teknikle yazıldığı için CD'den çok daha kapasiteli. Şu anda en ilkel olanları bile CD'nin 7 katı kadar bilgi depolayabiliyor. İleride mevcut DVD'lerin 4 katı kapasiteye sahip olanları da çıkacak. Bu da yaklaşık 17 GB demek. Şimdi hayal gücünüzü kullanın ve bu kadar alanda neler yapılabilir diye düşünün! Bir kere hem DVD hem MPEG II sayesinde şimdikinden daha kaliteli, daha net, gerçek surround stereo ses kalitesine sahip filmleri bilgisayarımızda seyredebileceğiz (hatta birçok yerde DVDROM filmlerini şu anda bile bulabilirsiniz, for exemple; Uygar Elk. Arayın, Bora abinizi isteyin, Engin Abla'm gönderdi deyin: 0216 336 7354). Yakında oyunların da DVD versiyonları çıkacak. Şu andakinden daha kaliteli olacak grafikleri ve sesleriyle daha büyük zevkle oyun oynayabileceğiz. Almalı mı derseniz; Çok yakın bir zaman önce bir CDROM olayı başladı (yaklaşık 3.5 sene önce). O zaman 2 hızlıları 400$'a falan satılıyordu. Ama şimdi biri size getirip 2 değil 12 hızlı CDROM verse siz o paranın belki 1/10'unu ancak verirsiniz, belki de vermezsiniz. Yani diyeceğim o ki; yeni teknoloji: pahalı teknoloji. Galiba en iyisi teknolojiyi biraz daha uzaktan takip etmek (bu sözüm babasının gemileri veya fabrikaları olanlar için geçerli değil!). Sabahın ilk ışıkları ile bana kaçma vaktinin geldiğini söylüyor. Zaten çok uzaklara gitmeyeceğim. Alt tarafı 1 ay. 1 ay sonra yine beraberiz. Özleyin bizi... Gelecek ay: Yeni bir bilgisayar alırken nelere dikkat etmeliyiz? LX Chipset nedir? AGP ekran kartları. Monitörler. Bekleyin... Ölsem; *akşamdan çekmeceme koyduğum sandviçimi sabaha karşı çay ile birlikte götürmekten, *The Cure dinlemekten, *sigaramdan, *bir şeylere karşı olmaktan, *sokakta gördüğüm kedileri, köpekleri sevmekten, *bilgisayarıma saçma upgrade'ler yapıp para harcamaktan, *kışın t-shirt ile sokağa çıkmaktan vazgeçmem (çünkü seviyorum!). ENGİN "Countdown starting from 3" ABLA

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.