Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 7
OVERSEER REQUIEM
karakterler içinde yerini alıyor. Tahminen 98 yazında çıkması beklenen, Tex Murphy: Overseer; adventure-severlerin gözdesi olacak gibi görünüyor. Oyunu bol puzzle'lı veya sadece senaryo üzerinden gitme gibi iki değişik sistemde oynayabileceğiz. Sanırım bu olay, benim gibi puzzle çözme özürlüleri oldukça memnun edecek! Son Özgür'ü, Lighthouse'da bi puzzle ile uğraşırken seyrettiğimde gün uykularım kaçmıştı. Özgür'ü takdir ettim valla, helal olsun.
FORSAKEN
I-WAR
Yok öyle ufacık gemiyle uçup, kaçmak. 150 metrelik bir uzay gemisini düzgün kullanabilmekte. Her baba yiğidin harcı değil yani. Oyunumuz bir uzay gemisi simulasyonu. Dış basındaki kritiklerden anladığımız kadarıyla oldukça da başarılı bir oyun olacak. Ne işimiz var uzayda derseniz; Dünyanın kaynakları hızla azalırken uzay yolculuğu keşfedilir. Artık dünyanın pabucu dama atıldığına göre, sonraki adım olarak koloni olayına girilir. Koloniler aptal değil ya, bi süre sonra bağımsızlıklarını ilan ediyorlar. Ortalık birbirine giriyor tabii. Bu karmaşada ortalığa bi sürü de korsan çıktı mı panorama tamam oluyor. Biz ne yapıyoruz? Bir macera adamı olarak bu durumu değerlendirmeliyiz di mi? Hemen en yakındaki koca bi uzay gemisinin kontrolüne geçiyoruz. Birbirine bağlı pek çok zorlu görevi başarmak için savaş yeteneklerimizin dışında bazı problemlere çözüm de bulmamız gerekecek. Kulağa oldukça hoş geliyor değil mi? Şu sıralar çıkması beklenen Wing Commander: Prophecy'le aynı türden olan bakalım Wing Commander'ın tecrübesi ve kalitesiyle baş edebilecek mi göreceğiz. İyi böyle, şirketler arası birazcık rekabet hiç de fena olmaz. Oyunun basındaki kritiklerini de göz önüne alarak, bu türün sevenlerine tavsiye edeceğim ama serde acı tecrübeler var. Ben avukatım gelene kadar konuşmama hakkımı kullanacağım, memur bey.
Bundan çok çok uzun zaman önce, melekler öbür dünyanın kontrolünü ele geçirmek için iki cepheye ayrılırlar. The Chosen ve The Fallen. Büyük bir savaş yaşanır ve savaşın sonucunda The Chosen galip olarak ayrılır. Ve şimdi The Fallen yeni fesatlıklar planlayıp öbür dünyanın dolayısıyla bu dünyanın kontrolünü ele geçirmek için harekete geçer. Biz de bir The
inip atomaltı parçacıklarıyla uğraşmaya
2113 yılında insanoğlu maddenin temeline inip atomaltı parçacıklarıyla uğraşmaya başlarlar. Zaten bu insanoğlu ne kadar dandik iş varsa onu bulur, çıkartır ve uğraşır. Velhasıl yüzümüzü kara çıkarmıyorlar ve yaptıkları bir deney sırasında bütün güneş sistemini yerle bir ediyorlar. Neyse bu haber Birleşik Evrenler Teokratik İmparatorluk Senatosu'na ulaşınca, Senato olay bölgesine bir adet Robot Askeri Birliği gönderir (abi hangi psikopat yazıyor bu hikayeleri ya). Birlik durumun ümitsiz olduğunu ve bütün insanların öldüğünü rapor eder. İmparatorluk da güneş sistemini, işe yaramaz bölge ilan eder. Bunun sonucunda bütün ödül avcıları, paralı askerler ve uzay
Chosen üyesi olarak olaya bi köşesinden karışıyoruz. Dünyada normal bir insandan fazla bir farkımız yok. Sadece öbür dünya ile bağlantımız olan portallar açık olduğu zaman meleksel güçlerimizi kullanabiliyoruz. Oyun Doom gibin olmasına karşın, önümüze çıkan karakterlerle ufaktan adventure olayına da girebiliyoruz. "Better to reign in Hell than to serve in Heaven" - Milton from Paradise Lost. Korsanları sistemden arta kalanlara el koymak için bölgeye doluşurlar. Oyunun giriş hikayesi kısaca böyle işte. Acclaim'in çıkardığı oyun illa 3d kart isterim diyen cinslerden gibi görünüyor. Ufak ufak, kart fiyatlarını sormaya başlayalım.
SIM SAFARI
dünyayı. Ehu. Belgesel yanı oldukça ağır basan oyunda, Afrika Vahşi hayatından bi ben ne diyeyim ki. Biz bıktık bu seçersen sağ olsun Maxis inadına çıkarıyor. Ne güzeldi eskiden bi Simcity vardı. Oynardık deli gibin. Simcity 2000 çıktı, eyvallah dedik. Simant çıktı sonra onu da "eheheh" diye gülerek geçiştirdik.
hayvanların barındığı, koca bir parkı kurup yönetiyoruz. Doğal dengeyi koruyup, yiyecek zincirinin bozulmamasını sağlıyoruz (ben yapmıyorum dedim ya
AA çocuklar için, onlar yapacak. Oyun, hayvanlarla ilgili çok geniş bir bilgi bankasına sahip olacak. Kardeşinize bir
Ama gel gör ki Maxis olaya dur diyemedi bir türlü, Simzart, Simzurt. Şimdi de Sim Safari'yi yapıyorlar. Ama kardeşiniz için iyi bir hediye olabilir belki de. Ona bu oyunu alın ve oynaması için zorlayın. Nihihihohahaarg. Ufak kardeşlere zindan edelim
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 6
| U ay köşemizi güzel bir adventure'la açalım dedik; Murphy: Overseer. Oyunun baş karakteri Under a Killing Moon ve The Pandora Directive'den de tanıdığımız, Tex Murphy. San Francisco'da Golden Gate köprüsündeki intiharla başlayan macera (aman derim bi Timur'a telefon açalım, huylandım iyi mi?), büyük bir maceraya dönüşüyor. Oyundaki karakterler oldukça renkli ve zengin tutulmuş. Oldukça güzel bir CAPRICON ajanı ve sevgili Chelsee Bando bu
STREETS of SIMCITY
Bak şuralar bağlıktı eskiden, bi arazi almadık kendimize. Şimdi ne para ediyo biliyon mu? Şimdi diktiler koca binaları, yaptılar iş merkezlerini, fabrikaları. Gitti tabii kalmadı o eski hava, rüzgar. Sevgilimle gelirdim şu tepeye. Şu yol topraktı önceden. Üzerinde top oynardık. "VVVRrrrooooooaoaarnn". Anaaaa “tatkaktatkatkakt. ciyuuv. dan.". Allahım bu da ne böyle. vrroooaann. tatatatatataakatakataka". Bu neydi be teröristler basmış burayı. -Hşşt. Kardeş bakar mısın bi dakka? Deminki arabalar neydi öyle? -Ooo amca sen nerde yaşıyon allahaşkına? -Yavrum ben Simcity V1.0'dan geliyorum niye sordun ki?. -Haaa. Anladım şimdi. Amca onlar trafik canavarları. Önlem almaya almaya o hale geldiler. Yav bizim orada da var trafik mrafik ama bunlar roket falan atıyolardı be. Böyle şey mi olurmuş? Olur beyamca olur. Maxis yapar da olmaz mı? Böyle biniyon bu arabalara Simcity 2000'le hazırladığın şehirlerin caddelerinde ölümüne yarış ediyon. Roket falan her şey serbest. -Vay anam vay. Noolmuş benim güzel Simcity'me, Allah bu Maxis'in müstehakı neyse versin emi. Ben köyüme dönüyorum.
TEX MURPHY:O\
BRITISH OPEN GOLF MAX2
pece detyna acar satame vo Col sevenereh p), en
British Open'ın (namı diğer The Open Championship), en ince detayına kadar tasarlanmış ve Golf-severlerin beğenisine sunulmuş. Çoğu insan golf oyunlarından hoşlanmaz. C64 zamanında Leaderboard Golf'ü 4 kişi oynayıp da bir çekişme yaşadığımızı dün gibi hatırlıyorum (aslında hatırlayabildiğim yegane şey de bu. ehehe). Tarihi 1894'lere dayanan The British Open Championship, golf sporunda oldukça önemi olan bir şampiyonadır. Oynayabileceğimiz tarihsel senaryolar da bulunuyor. Tarihteki kritik bir karşılaşmanın tekrarını yapabiliyoruz. Tin Cup'ı seyredip hemen atlamayın bu oyuna. Golf ciddi bir iştir, öyle kürek sapıyla o deliğe biraz zor sokarsınız o topu.
ee, hep alienlerle savaşacak değiliz ya, E bu sefer de bir yaratık cinsiyle dostluk kurup ortaya insan-makine-yaratık üçlemesinde yeni bir zeka formu ortaya çıkarıyoruz. Durun hele her şey böyle iyi gitmeyecek tabii. Acımasız ve eski bir insan medeniyeti bütün evreni sistematik bir şekilde inim inim inletmektedir. Kontrolleri altında bulunmayan bi kaç bölgeden birinde bulunduğumuz için karşılarına biz çıkacağız tabii. 3D parallax scrolling tekniğinin kullanıldığı MAX2'de; konu olarak eski bi şarkıyı tersten okumuşlar gibi geldi bana.