Gameshow sayı 33, sayfa 20

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 20

en de farkındayım, evet tamam, sakin olun. Panzer General 2 geldi, ORA Warcraft delileri komplekslere kapıldılar, ağlamaya başladılar, ortalıktaki hex sistemli, sulu, salak, abuk subuk oyunlar bağırarak kaçmaya başladılar, ben ipin ucunu kaçırarak sabahtan akşama kadar PZ2 oynamaya başladım, harbi strateji sevenler ellerini yukarıya kaldırıp teşekkürler ettiler, DM'im arka arkaya ekmiş olduğum bilmem kaçıncı buluşmanın sonucunda beni süründürmeye karar verdi, bir süredir NBA98, FIFA 98 falan gibi gerçek hayatta daha büyük bir zevkle yapılabilecek abuk subuk spor oyunları ile dolu olan raflara kalitenin karşı koyulmaz kokusu ulaştı, hayatıma renk geldi... Oyun zaten ilki gibi ilahi bir oyundan sonra beklenebileceği gibi çooook güzel. Güzel dedim de aklıma geldi, Sid'in oyunu da çoook (bir "0"su eksik) güzel, ama iki gün öncesine kadar bilgisayarım o oyunu çalıştırmayı reddettiği için ben

PANZER GENERAL

açıklayamadım, üzüldüm (Levent Göçer kaptı- Ayrıca ibret olsun, Elalemin soyadı kaderine ışık tutuyo, Olay beni şoka sokuyo, Burçak Ozan kafiye yapıyo, Bu parantezi burada kapıyo). Konudan epeyce uzaklaşmış durumdayım, şimdi seyredin, toparlıyorum. Oyun seneler önce, ben daha gucçük bi çocukken çıkmış olan "Panzer General"in ikincisi (ben süper miyim, neyim yav?). O zamanlar bu oyun süper bir oyundu, biz de büyük bir zevkle oynar oynar bitirirdik. Gerçi bitirirdik dedim, yalan, bitiremezdik, oyun çooook zordu. Bu da çok zor, ama daha iyi ayarlanmış sanki. Mantıksal olarak düşünürsek, Almanya'nın Polonya'ya elini kolunu sallaya sallaya girmiş olduğunu da düşünürsek, oyunda büyük dengesizlikler olabileceğini düşünürüz. Ama bu oyunda göremeyiz. Çünkü bu oyunda biz bir generaliz. Şöyle ki, örneğin dingillik sonucu Polonya'yı alamadınız, o zaman size sizin yüzünüzden çok yavaşladıklarını söylüyorlar, daha sonra sizi şutlamazlarsa da ilerki savaşlarda geç kalmış olduğunuzdan dolayı zorlanıyorsunuz. Yani şöyle, siz daha Polonya'yı alırken zorlandığınız için tarihteki savaş politikası çöküyor ve de daha ilerideki savaşları kötü etkiliyor. Ya da siz "Brillant Victory"ler alarak ilerlerseniz, tarihtekinden daha çabuk hareket edip, daha başarılı olabiliyor ve de savaşı kazanabiliyorsunuz (yani herhalde kazanabiliyorsunuzdur, ben daha bitirmedim). Şimdi adım adım ilerleyelim. Install için 10 MB'lik bir yer açıp da, sonra Install ettikten sonra oyuna girerkene süper bir demoyla karşılaşıyoruz.

Şimdi gelin kamp ateşinin yanına tartışalım bir konuyu. Ben bir oyunun ruhu olması gerektiğine inanıyorum. Ve de demoların da bu işte bir payı olması gerektiğine de. Bize oyun başlamadan önce görsel bir şov izletip de sonra oyuna alakasız devam etmek çok gereksiz bir şey. Bu oyunda çok güzel müzikler eşliğinde, tam bir II. Dünya Savaşı atmosferi yaşatan bu demolar, kesinlikle bir çok oyunun renderlı görsel şovundan çok daha güzel. Oyun Hex sistemli bir savaş stratejisi. Bu arada strateji kelimesinin altını çizmeyi kendime bir borç bilirim. Bu o dangıl dungul, strateji adı altında ortada dolaşan oyunlardan değil, mouse'unuzu hızlı hareket ettirmekten çok beyninizi iyi kullanmaya ihtiyaç duyacağınız, hızlı saldırılarla düşman hattını yarıp daha sonra dağ yolundan geçerek düşman birliklerini sıkıştırarak galibiyete ulaşacağınız bir oyun. SSI'ın "S"sinin anlamını (strategic) hak ettiğini bir kez daha gördük. Şimdi ana menüye geldik, ben ağlayarak kaçmaya başladım, ama menüler beni kovaladılar, kendilerini zorla açıklattılar: Soldan sağa: Play a Scenario: II. Dünya Savaşı'na ortadan dalıp tek tek senaryolar oynayabileceğiniz bir bölüm. Bence çok saçma olmakla beraber tek bilgisayarla iki kişi oynamanın tek yolu da burası sanırım. Play a Campaign: Beş adet Campaign olan bu bölümü şiddetle tavsiye ediyorum. İki Alman Campaign'inden ilkinde savaşa baştan başlayıp, İspanyol Faşistlerine yardım etmekten, Finlandiya'ya sıkışmış Rusları yenmeye kadar her ayrıntı olan bu bölümde yavaş yavaş bütün yerlerde oynayıp, savaşın kaderini değiştirmeye çalışıyorsunuz. İkincisinde ise savaşın sonuna doğru sahneye çıkıp kaybetmekte olan Almanya'yı kurtarmaya. İngiliz ve Amerikan Campaign'lerinde ise Almanya'nın işini bitirme amaçlıyız. Soviet Campaign'ini oynamadım ama amaç Berlin'e yürümekmiş. Neyse şimdi de campaign istatistikleri. En hoşuma giden: İlk Alman campaign'i, En zoru: Diğer Alman Campaign'i, En sıkıcılar: İngiliz ve Amerikan campaignleri, En oynamadığım: Rus'larinki. Şimdi de nedir bu campaign olayına giricem, hazır olun. Bunlar bir ülkenin bir generali olarak oyuna başlayacağınız ve de başarıdan başarıya koşarak ülkenize savaşı kazandıracağınız, süksessif senaryolar bütünü. Bence gayet hoş. Hatta güzel, hatta süper. Play a Multiplayer Scenario- Play by E-Mail: Bunlar da zenginlerin multiplayer

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.