CHEATS

İğreniyorum. Keşke tahrik edebilseydim sizi..... Öyle bir tahrik etseydim ki.... bir anlık bir heyecanlanma değil de yürekten etkilendiğiniz kelimeler olsaydı bunlar! “Evet aslında haklısın da önümdeki işe bakmak zorundayım pardon” deyip de geçemeseydiniz!

“Ne yapacağım ben şimdi, okumasaydım keşke bunları” deseydiniz! Nasıl da cüret edebiliyorum. Neye güveniyorum da biliyorum tahrik edilebileceğinizi. O kadar basit ki! O kadar açık ve bir o kadar da evrensel ve uzun bir hikaye ki bu: Hayvan olmamızda her şey. Hayvan olduğunu kabul etmeyen, doğadan kendini soyutlamaya çalışan ve hayatının merkezine suni küreler koyanlar olmamız yüzünden. O kadar eminim ki doğru kelimelerle sizi tahrik edebileceğime, o kadar yakından biliyorum ki çarkların arasında sıkışmışların neler hissettiğini ve bunların zayıf noktalarını. Ama doğru kelimeleri bulacak kadar büyümedim. Siz buralara gelmek için binlerce yıl harcadınız, hayvanlığınızı yadsımak için soylu bir tarihiniz var oysa ben şu kısacık yaşamımla nasıl mücadele edebilirim tüm bunlarla emin değilim. Emin olduğum bir şey var ama (bir şekilde emin olduğum!) YANILIYORSUNUZ. BİRÇOĞUNUZ İÇİNİZDEKİ SESE KULAK VERMİYORSUNUZ. Yoksa bu kadar köşelerde yaşamazdınız hayatınızı. Yoksa bu kadar kolay umursamazlık edemezdiniz hayatın anlamsızlığını. Biriniz çıksın da hayatı nasıl anlamlandırdığını anlatsın ve çözsün bu kısırdöngüyü. HAYDİ...

Bekliyorum, yaşamımın sonuna kadar da bu “ümidi” taşıyacağım, yanılıyor olma ümidimi.. Çünkü ben de insanım ve kabul edemiyorum bir türlü...... Aslında tüm bu hırsların, sıfatların, mücadelenin, dalaverelerin ve kalıpların insan yapımı olduklarını, doğanın (ve son günlerde moda olduğu üzere genlerin) bunlarla hiçbir alakasının olmadığını kabul edemiyorum. Bu yüzden tahrik edemiyorum ve kurtaramıyorum kendimi günlük uğraşılardan. Kafamın bir köşesinde yanıp sönen ışıkları görmezlikten gelmek ne demek bilirsiniz. Bilirsiniz çünkü bu hayatta o kadar çok yaptığımız bir şey ki! Kaçınız erkek gibi yaşıyor Allah aşkına! Ya da kaçımız! Ah, keşke kendimi tahrik edebilseydim çarklardan kurtulmaya, Çarklar kelimesini duyar duymaz, ne söylemeye çalıştığımı anladığınızı sanmayın. Çarklarla sadece işinizi, sorumluluklarınızı kastetmiyorum. Daha derinlerde benim anlatmak istediğim. Tahrik edebilseydim kendimi çarklardan kurtulmaya... sonu intihar mesela biliyorum. Böylesine bir tahrik! İşinizden eşinizden ayrılmanız değil. İnsanlığın çarkları. Hayvan olduğumuzu unutmanın dayattıkları. Bu dayatmalar sınırlara getiriyor hepimizi. Eğer bir yerlerde sorular sormaya başladıysanız hemen uyarıyorum DURUN! Çünkü sorular ve cevaplar arasındaki yolculuğunuzun, yolculuğumun sonunu biliyorum ve uçurumun o kenarına gidemeyeceğim için de lanet ediyorum kendime! Lanet ediyorum size..... Hepimizden iğreniyorum. EB Mert Topçu