Gameshow sayı 32, sayfa 72
Sayfanın metni

Sayfa 72

Sevgili Cheat Baba,

SENSIBLE WORLD OF SOCCER

Subject: Sensible W.O.S cheat'i Date: Sun, 21 Sep 1997 18:16:00 +0300 From: “gurer” <gurer@superonline.com> To: <mert@gsmnet.com> CC: “Super Manager” <gurer@superonline.com>

Bu ay derginizde yayınlanan Sensible W.O.S'ın cheat'ini göndermek istiyorum. Önce mesela Türkiye'de (Türkiye'de diyorum ama bu başka ülkelerde olabilir fakat oyuncularının fiyatı çok pahalı olmamak şartıyla) Galatasaray'ı alın ilk sezon hiçbir transfer yapmayın ve maçların sonuçlarını alın (bakmaya bile gerek yok) gelecek sezon EL Türkiye'de gol atabilecek nitelikte bir yabancı forvet alabilecek kadar paran oluyor (mesela J.Papin) daha sonra onu koyun ve iyi bir yere geleceksiniz sonra da bunları tekrarla bu arada futbolcularını en yüksek fiyatla satmak için önce bir save et ve sonra en yükseği iste verebileceklerinin yükseğine çıkacaklardır ama bir üstünü istersen offer'larını geri alırlar. İnşallah yayınlarsın. Teşekkürler. Gürer "biraz uzun oldu ama" Kıratlı.

vb. Diğeri Birthright gibi bir oyun bu diyarlarda hak ettiği değeri buldu mu kuşkuluyum doğrusu... Böyle bir oyun için cheat vermeyi kesinlikle istemezdim ama serde profesyonellik var. Ve sağ olasınız birçoğunuz bu cheat'i bana göndermişsiniz. Hepinizi buradan saygıyla selamlıyorum. Ve boş yerleri de doldurduktan sonra cheat'e geçiyorum. From: adres @ yazmıyoruz. -- A superonline.com (Bülent Çivicioğlu) To: mert@gsmnet.com Selam, Oyunda paraya ihtiyacınız

-. | | Olursa ; / e sat F3'e basıp büyük harflerle SYNCASH yazın. | haz BIRTHRIGĞHT

Subject: cheat Date: Sat, 04 Oct 1997 18:02:26 +0200 From: numanaksoy@superonline.com (İbrahim Aksoy) Organization: Superonline To: mert@gsmnet.com Merhaba abi ben bazı cheat'ler öğrendim. Bu ay tanıtacağınızı düşündüğüm EXTREME ASSAULT için bazı cheat'ler gönderiyorum. Ana menüde oh dear yazın cheat'leri aktif hale getirin: alt-1: cephane verir; alt-2: silahınızı yükseltir; alt-3: full energy; alt-4: yenilmezlik; alt-5: WOW deme; alt-6:

görev biter; alt-7: düşman kalmaz; alt-8: heli modu; alt- Tt | 9: tank modu; alt-0: hız. Birli aka Date: Karanlı bir günün karanlık Hoşçakalın, NUMAN”bluerose"AKSOY birakamında.. ç ©

Bu ay düşüncelerle, kendimle çelişkilerle, kavramlarımı tekrar gözden geçirmelerle ve illa ki şahsiyetimi arama çalışmalarını sürdürmeyle geçti. Yani daha önceki aylardan farklı bir olay olmadı. Sevgili dostum Can Alper'in (buradan kendisini saygı ve sevgiyle selamlıyorum...) chat yaptığımız bir sırada bana söylediği bir laf ile sarsıldım, kendime geldim ve düşüncelere daldım. Hani vardır ya, karşınızdaki insan zor durumdadır, bunalımdadır, sevgilisi onu terk etmiştir falan da filan, ve siz ona en yakın insan olarak yardım etmek istersiniz, bir laf ile onu mutlu etmek, rahatlatmak istersiniz amma velakin o altyapı yoktur sizde. O düzgün cümleleri kuracak, deneyimlerinden bahsedecek, gönül içine bakacak ve “İşte buradayım, senin yanında ve senin için... Sen benim dostumsun ve öyle kalacaksın” diyebilecek temel yoktur. İşte bu bok duruma sonsuz kere düştüm hayatımda ve herhalde (Allah izin verirse) daha çok düşeceğim. O salak yarım saatlik Amerikan dizilerinde herifler ne güzel bağlıyorlar konuları. Batırıyorlar ilk 25 dakikada her şeyi sonra hoooop 2 dk.da olay bitiyor (biliyom 27 etti. 3 dk da saçmalıyorlardır... Muhtemelen, Amerikalı n'apacak ki başka, aman derim !!!) Ama ya biz, sıradan halk insanları, Kadıköy'de oturan, Recep Bey'in oğlu Altuğ ne yapacak peki. Ne yapacak, duygularına sığınacak, ne hissediyorsa onu söyleyecek, tutarsa. Bence kendini sorumlu hissetmemeli, yani arkadaşını kurtarma görevi ona mı düştü, arkadaşı ona mı güvenip bunalıma girdi??? Ulan, şu kız beni terk etse de gitsem Timur'a bir dert yansam, ağlasam, herif benim dostum değil mi ki, söyler bir laf, hayatım düzene girer, yeni kızlar bulurum, lotodan para çıkar, dünya turu falan. İşte böyle bir durumda söyledi Can Alper o lafı bana. Duyduğumda iptal oldum billa. O zor durumumda, kendimden iğrenmişlik halinde hemi de binlerce mil (mil yalnız !!!) uzaktan salak bir telefon kablosu aracılığı ile nasıl da yardımcı oldu. “Evet” dedim kendi kendime, “evet!”. "Herif haklı". Ve oturdum düşündüm. Keşke dedim, keşke herkesin benim gibi arkadaşları olsa. Aslında arkadaş demek haksızlık oluyor, her erkek arkadaş edinmek için 2 saniyeye ihtiyaç duyar. Ama dost edinmek öyle değil işte. Hele dostlarınızdan uzak iseniz o zaman arkadaş ile dost arasındaki farkı anlıyorsunuz. Buradan Can Alper dahil bütün dostlarımı selamlıyorum. Şimdi Can Alper gündemde diye onun adını andım ama daha bir çok dostum var benim, ne mutlu bana. Öyle boru değil dost edinmek. Bunun şartları var. Minimum 3-4 sene gerekli. Ama boşa yaşanmış değil. Anılarla dolu, heyecanlarla dolu, ilklerle dolu. Öyle ha diye dost olunmaz. Sakın hemen havaya girip ulan bu herif benim en harbi dostum demeyin. Zaman koyun ve bekleyin. Bu noktada işin en üzücü yanına geliyoruz. Kuruyorsun ilişkiyi, yaratıyorsun anıları, yaşıyorsun heyecanları ve bitiyor dostluklar. Buradan biten veya bitmeye yüz tutan bütün dostlarıma sesleniyorum. Küçük Murat'a, Büyük Ebru'ya, Tatköy'e, Ufuk'a, Blue Bülü'ye, Uğur'a, Mutlu'ya, Pelin'e, Aylin'e (bacaklarının kıllarını ve sakallarını kesmiş ise) sesleniyorum. Umarım hepiniz hayat denen bu mantıksız ve saçma yolda, hırslarınızı, kinlerinizi, komplekslerinizi bir kenara koyarsınız da titrersiniz, hiçbir şey için geç değil. Ben buradayım sizler neredesiniz... Neredesiniz, Ekooo, ekooo! See ya all Next Time, We love'ya Istanbul. Kusmuk 1: Amerikalıların aya gitmediğini ispat ettiğim gün buradan kaçarım. Kusmuk 2: Patlayan patlayana, eee ben geri kalır mıyım, patlamam an meselesi. Kusmuk 3: Beklerim koçlarım, hepiniz geleceksiniz, ben sizin hayalinizim...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.