Gameshow sayı 31, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

Uzun zamandır olması beklenen ve korkulan karşılaşma sonunda gerçekleşiyor. İnsanoğlu en nihayet uzak yıldızlardan gelen ilk ziyaretçisi ile tanışıyor. Bilmem izlediniz mi filmi de vardı bu meredin. Eğer The Arrival'ı daha önce bir yerlerde seyretmiş iseniz hemen gaza gelip bu oyuna atlamayın. Çünkü oyunun filmiyle pek bir alakası yok. Filminde Charlie SHEEN abimiz dünyada uzaylıların gizini çözmeye uğraşırken, oyununda ise SHEEN abimizi ucubik uzaylılar kaçırıyor ve bir uzay üssüne hapsediyorlar. Oyunda amaç bu istasyonu yerle bir edip dünyaya geri dönebilmek. Baştaki demoyu geçtikten sonra oyuna başlıyoruz. Hücredeyim ama oyunu bitirmek için sizin de tahmin edebileceğiniz gibi buradan çıkmam gerek. Kapıdaki gizli kodu çözebilirsem çıkabileceğim sanırım. Yerdeki 8 numaralı kartuşu aldım. Yere baktım ve buradaki taşı kaldırdım. Orada “duvara bak” yazısı ile karşılaştım. Zaten uzaylıların elinde maymun olduğumdan orada yazılanı yapıp duvara baktım. Duvardaki yere tıklayarak açılan kapağın arkasından, kapıyı açmak için gerekli kodu buldum (1. düğme 9 aşağı, 2. düğme 5 aşağı, 3. düğme zaten uyuyor, 4. düğme 9 aşağı.) Hemen kapıyı açıp çıktım tabii. Tam karşımdaki hücrede benim ile aynı kaderi paylaşan bir herif vardı. Onunla çene çaldım biraz. Herifin muhabbeti sarmayınca sağa doğru devam ettim. Ortadaki kapısı açık olan hücreden içeri daldım. Örgh! İçerisi ceset dolu. Gerideki leşin yanındaki çanta merakımı celp etti. İçini açıp bakınca bir tornavida buldum. Ayrıca hücrenin girişinde iken hücrenin sağ köşesine tıklayınca yere yazılmış kodlar gördüm ve bunları not aldım (4 yukarı, 3 aşağı, 2 aşağı, 5 yukarı). Buradan çıktım ve en sondaki hücreye baktım. İçeride garip bir yaratık mal mal oturuyor. Çalan melodi ise bir hayli ilginç. Her neyse diyerek, kafamı koridorun sonundaki kırmızı kapıya çevirdim. Birden sol taraftaki makinenin üzerindeki havalandırma ızgarasını fark ettim. Hemen oraya tıkladım ve makinenin üzerine çıkıp ızgaraya daha yakından baktım. Biraz önce bulduğum tornavidayı kullanarak ızgarayı açtım ve havalandırmadan içeri daldım. Biraz ilerledikten sonra karşıma bir kutu çıktı. Hayırdır inşallah diyerek kutunun içindeki kavanozu ve yeşil anahtarı cebe indiriverdim. Kutunun arkasında bir ızgara daha vardı. Onu el ikonu ile ittirip açtım. Ama sazan gibi hemen içeri atlamadım tabii ki. Burası tamirhane gibi bir yer. Bir takım robotlar köpek gibi çalışıyor. Sağ taraftaki işçi robotları bekleyen kırmızı robotu gördüm (patron gibi mübarek!). Sırf adilik olsun diye biraz önce kutunun içinden almış olduğum kavanozu kırmızı robota fırlattım. Aman! Kavanozun içinde akrepler varmış meğersem. Dağ gibi robotu yiyip bitirdiler. Robot yere yığılınca işçi robotlar da iş, emek, özgürlük diyerekten tamirhaneyi terk ettiler. Böylece meydan bana kaldı. Izgaradan aşağı atlayarak etrafı karıştırmaya başladım. İlk önce en arka sol taraftaki hurdaların arasından robot koluna benzer bir şey aldım. Daha sonra bu hurdaların önündeki masada bulunan mikrodalga fırının (uzaylılarda o kadar teknoloji var herifler hala mikrodalga kullanıyor ilginç!?) yanına gittim. Havalandırmadaki kutunun içinden almış olduğum yeşil anahtarı fırının sağ tarafındaki yeşil düğmeye basıp fırını açmak suretiyle içine koydum. Daha sonra fırını kapattım ve bu sefer kırmızı düğmeye bastım. Böylece anahtara bulaşmış olan şey eridi ve anahtar ortaya çıktı. Fırını tekrar açıp anahtarımı aldım. Haşat olmuş kırmızı robotun yanına geldim ve ondan geriye kalan kırmızı kartı aldım. Havalandırma yolunu kullanıp hücrelerin bulunduğu yere geri döndüm. Kırmızı kapının sol tarafındaki cihazda az önce almış olduğum kırmızı kartı kullanarak kapıdan geçtim ve devam ettim. Geldiğim yerde yol dörde ayrılıyordu. Tam karşımdaki kapı recycling center, solumdaki koridorun sonundaki kapı science section ve sağımdaki koridorun sonundaki kapı da transport section'a açılıyordu. Ben sağımda kalan transformation machine'e (koltuk gibi olan şey) tıkladım ve oyundaki ilk bilmece ile karşılaştım. Tüm bilmeceleri çözmek için geçerli iki yolum var. Bunlardan ilki ve sizi oldukça uğraştıracak olanı kendin bul, uğraş, çıldır ve çöz yolu. Eğer bu yolu seçecek olursanız ve bulmacalardan hiç bir şey anlamadıysanız klavyeden soru işareti tuşuna basarak o bulmaca hakkında bilgi alabilirsiniz. İkinci ve benim en çok sevdiğim yol ise hiç uğraşma, çıldırma senin yerine bilgisayar yapsın seçeneği. Bunun için soru işaretine arka arkaya basarak o bulmaca hakkında verilen bilgi bittikten sonra çıkan soruya evet demelisiniz. Böylece hiç bulmacalarla cebelleşmeden direkt çözüme ulaşabiliyorsunuz. Bence bu güzel bir özellik. Hem adventure oyunlarında puzzle çözmek isteyenler hem de sırf adventure oynayarak sizi deli eden puzzle'lardan kurtulmak isteyenler için seçim hakkı doğuyor. Yalnız oyun içindeki bazı bilmecelerde bu geçerli değil. Ama bu otomatik olarak çözülemeyen bilmeceler zaten oldukça kolay. Her neyse iki yoldan birini kullanıp bulmacayı çözdükten sonra transformation makinesi çalışıyor artık bu fani insan görüntümüzden kurtulup uzaylı görüntüsüne bürünüyoruz. Artık her yerde rahat rahat dolaşabileceğiz. Yeni uzaylı halimle recycling center'a gidiyorum. Kapıdan geçtikten sonra karşıma bir konsol çıkıyor. Buraya tıklayıp daha yakından

We Are Not Alone ARRIVAL

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.