GALATA

Galata... Kimine Hezarfen Ahmet Çelebi'yi hatırlatır, kimine tarihi. Bana ise olması ile olmaması arasında hiçbir fark göremediğim köhne bir kuleyi hatırlatır - dı! Ta ki Infinity Experts tarafından büyük emeklerle hazırlanmış Galata adlı oyunu görene kadar. 'Madem yazacağım yazıyı, gideyim göreyim bakayım şu kuleyi neymiş ne değilmiş' diyerek -biraz da isteksizce, çünkü önyargılıydım- gittim ve yıllardır dışından gördüğüm o dökük (!!!) kulenin içini de gördüm sonunda. Şöyle bir baktım dışarıya. İstanbul kanatlarımın altında değildi belki ama ayaklarımın altında olduğu kesindi. Sonra çok kızdım kendime. Meğerse benim o köhne, dökük gördüğüm kulede bir tarih yatıyormuş da haberim yokmuş. Bütün bunların üzerine açtım ansiklopedileri karıştırdım biraz. 1348 yılında bazı kaynaklara göre Cenevizliler, bazı kaynaklara göre de Bizans İmparatoru Anastasios tarafından yaptırılmış

GALATA

Galata Kulesi.

Amacı ise İstanbul'un yangınlarını izlemekmiş ama tarih boyunca çeşitli amaçlarla kullanılmış. Kah Kasımpaşa tersanesinde çalışan harp esirlerine barınak olmuş, kah daha sonra ışıklandırılarak gece yarısını haber vermek için kullanılmış. Yangınları izlemek için yapılmış bir kulenin iki kere yanması da enteresan geldi bana (kelin ilacı olsa!). Okudukça heyecanlandım, okudukça etkilendim. Başladım Galata'yı oynamaya. Oyunun hikayesine gelince; Dünyada uçan ilk insan olarak bilinen Hezarfen Ahmet Çelebi bu büyük başarısından sonra zamanın Osmanlı Padişahı Murad Han tarafından 1 kese altınla ödüllendirilip, Cezayir'e sürülmüş. Belki tarihi yargılamak bana düşmez ama yeniliklerden korkan bu zihniyettir belki de koca bir imparatorluğun yüzyıllarca muasır medeniyetler seviyesinin altında kalmış olmasının sebebi. Neyse dedim ya, bana düşmez. Vardır Murad Han'ın kendince bir olayı. Hezarfen Ahmet Çelebi Cezayir'e gönderilmeden önce bu meşhur uçuşun tüm sırrını Galata'nın o karanlığı ve gizemi içine gömmüş. Bizim amacımız ise sevimli kahramanımız İko'nun yardımı ile bütün bilmeceleri çözüp tuzaklardan kurtularak bu

Oyunumuz toplam 12 bölümden oluşuyor. 12 katlı kulenin her biri ayrı bölüm. Bölümleri geziyoruz. Baştan sona devam etmek yerine sıra bağımsız bir oyun. Örneğin 2. bölümü bitirdikten sonra 11. bölümü oynayabiliyorsunuz. Sakın gereksiz bir özellik demeyin. Belki garip bir psikoloji ama aynı şeyi ortaokul - lise sıralarında da yaşamıştık ya. Sınavda sorular yazıldıktan sonra 'hocam istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz' diye bir soruyu soran birileri çıkardı mutlaka. Her bir bölümde değişik düşmanlarımız var (Romalılar, uçuşun sırrına vakıf olmak

arasında asansör ile başlayıp belli bir sıra gerekmiyor Galata'da.

İstediğiniz bölümden sürdürebiliyorsunuz

“hocam istediğimiz başlayabilir miyiz'

Ave Cenevizliler gibi). Düşmanlarımızı bazen silahla, bazen de zekamızla alt ediyoruz. Inventory'e (oyunda stok diye geçiyor) sağ mouse tuşu ile ulaşabiliyorsunuz ve seçtiğiniz objeleri kullanabiliyorsunuz. Oyundaki animasyonlar da oldukça eğlenceli. Galata'da kaliteli yabancı oyunlardaki gibi müzikler CD kalitesinde CD Track olarak kaydedilmiş. Müziklerin kimi mistik, kimi eğlenceli, ambiansa göre değişiyor. Bugün bir müzik

CD'si kü fiyatlarının kü bile

1.500.000 liradan başladığını düşünürseniz, 1.750.000 lira Galata'ya vermek hiç de mantıksız değil sanırım (şu anda müzikleri dinliyorum özellikle Dark Side of Galata, Blues of Eco, Oriental Zone ve Silence of the Drums bayağı güzel). Son olarak, Türkiye'de oyun yapma cesaretini gösteren Infinity Experts'e teşekkür ediyor ve hepinizi Türk oyunlarına destek olmaya çağırıyorum. El Emin Gür

INFINITY EXPERTS

ADVENTURE SİSTEM PENTIUM 60 8 MB RAM 1CD 5 MB HARDDISK