Gameshow sayı 30, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

Acıdım. Bir anda ne kadar da acıdım kendime. Büyük bir gezegenin küçük kadar bir ülkesinde, yine bir avuç okuyucusuna teknolojinin son basamaklarının eğlence amaçlı kullanılışının eki olan sayfalar yığınının bir iki sayfasının başındaki küçücük kutuda (anlamayanlar varsa, anlatamadığım bu kutu veya bu sayfalara işte!) sen kendini ifade etmeye çalış. Yaşam sadece bu küçük kutuymuş gibi, kendini ifade edebildiğini san. Sanki. Bir de bunu okuyanlarla iletişim kurma, paylaşım maskesi altında satmaya çalış. Oyun dergisinde kendinle oynamak bu. Kendini kandırmak. Mastürbasyonum bu satırlarım! “Tüm hayat” gibi, “kendini ifade etme isteği” gibi bu da bencil! Bu kutunun dışında o kadar karmaşa var ki, o kadar yapay ki ilişkiler sen buralarda yaşa, buralarda ilişki kur, öyle mi! Sevgini, “erkek gibi” O'nun gözlerinin içine baka baka bağıracağına, öfkeni bir yumrukla suratında patlatacağına, bu küçük kutuya sığdır heyecanlarını, alıntılarda ara kendini ve orgazm ol kutunu kendin tek başına odanda ya da orda burda, nerde önemli değil, her okuduğunda. Acıdım kendime, sanki acıyan ve kanayan ben değilmişim gibi. Başka bir zavallının beyni, bu satırlara aylardır boşaltıyormuş kelimelerini ve hayal ediyor okuduklarında heyecanlanan insanları, gibi, acıdım kendime. Yazık! Yok, Mert yok. Kes artık! Bırak, hayatının tümündeki anlamsızlığı, bu kutuyu anlamlandırarak -anlamlandırdığını düşünerek en azından, erittiğini düşünmeyi, kendini ve karşındakileri ve “hayatını” kandırmayı. Bırak! Ve yaşamla çarpış, anlamlandırmaya çalış akıp geçen bu zamanı. Kolayı değil, biliyorsun ama, zoru yaşa ve bırak kendini kandırmayı!

Topçu

dor

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.