Gameshow sayı 30, sayfa 25

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 25

Menü olarak açıklanacak daha fazla bir şey yok. Zaten benim açıklamadığım yerleri de rahatlıkla çözebilirsiniz. Oyunun oynanışı ile ilgili de anlatacağım bir şey olmadığı kanaatindeyim, birçoğunuz zaten Sensible'ı benden daha iyi oynuyorsunuzdur (size iltifat

.ettim, yok öyle bir şey). Yine de bildiğiniz birkaç şeyi tekrar edeyim. Oyunu oynarken mümkün oldukça fazla paslaşarak oynayın, ayağında top olan adamın hızı düşüyor. Bu yüzden paslı oynamak önemli. Kaleye şut atarken falso verin. Terli terli su içmeyin, karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakın (pardon, kendimi kaybettim). Oyuncu alırken oynadığı mevki ile özelliklerinin uyuşması çok önemli. Mesela alabileceğiniz forvetin üç özelliği gerçekten önemli. Mesela Türkiye liginden bir takımı alıp oynuyorsanız sezonun başında paranızın tamamına forvete bu özelliklerde bir adam alın ve seyreyleyin cümbüşü. İnanın bence menajerlik yapmak, oyunu oynamaktan daha zevkli. Bu arada taktik değişiklik sırasında adamlarınızın yanında “X” ve “v” işaretleri çıkıyor, bu o adamın oynadığınız taktikte oynadığı yere uyum sağlayıp sağlayamadığını gösteriyor ve bu da gerçekten çok önemli, çünkü adamınız iyi oynamazsa çok hata yapıyor ve fiyatı sürekli düşüyor. Tabi bunun tam tersi de inanılmaz iyi oluyor. Mesela 4-5-1 oynarsanız ve takımınız maçlarını kazanıyorsa, ileride tek başına oynattığınız forvetinizin fiyatı inanılmaz artıyor (zaten attığınız gollerin bu tek forvet atacak, dolayısıyla bu çok normal). Türkiye liglerinden bir takım alırsanız size tavsiyem bu taktikle oynayın. Bu arada size ufak bir tüyo: Yeni bir taktik seçtiğinizde adamlarınızın yanında “X” işareti varsa o adamınızı iyi oynayamayacağı kesin olan (mesela kaleci) bir adamınızla değiştirin. Dolayısıyla bu iki adamınızda da “X” olacak, daha sonra da yine ikisinin yerini değiştirin. Göreceksiniz ki iki adamın da yanında da “v” olacak, o yanında ilk “X” olan da mecburen orada iyi oynayacak (ya ben çok adiyim ya, ama bu aramızda bir sır olarak kalsın). Adamlarınızın fiyatları iyi oynasanız bile düşebilir, böyle durumlarda eğer paranız varsa aynı özelliklerde ve aynı kalitede başka bir adamla takas edin. Yazımın başında da söylemeye çalıştığım gibi Sensible yalnızca futbol oyunu olarak görülmemeli. Menajerlik kısmı da PC'lerdeki diğer menajerlik oyunlarına benzemiyor. Menajerlikten çok bir tür koçluk yaptığımız. Ama dünyanın neredeyse her türlü ülkesinden takımlarla ve futbolcularla muhatap olunabiliyor olması oldukça güzel. Koçluk yaparak takımımızın dizilişini ve oyuncuların yerlerini değiştirebilmenin yanında bir de transfer olayları ile ilgilenebiliyoruz. Yani hem koçluk yapmak hem de maç yapmak Sensible'ın en zevkli tarafı. Sensible'ın kökleri Amiga'ya kadar dayandığından, Amiga'nın yüksek oynanabilirliğinden dolayı futbol oyunlarının tek ismi olan Sensible için uzun gecelerde saatlerce maç yapmaktan Ronaldo'nun kaç K (para birimi) olduğunu, Baggio'nun hangi takımdan nereye transfer olduğunu ezberlerdik. Tek başınıza da Career yaparak yalnız gecelerimizde aylar boyu süren kariyerimizde takımdan takıma transfer de olur ve oyundan asla kopmazdık. Hatta Sensible'da İskoç bir koçu (koçunuzu seçerken uyruğunu da belirliyorsunuz ya) yönetirken başarılı geçen bir kariyerlikten sonra İskoç Milli Takımı'na transfer teklifi gelmiş ve Milli bir koç olmuştum. Milli koç olarak dünyanın her yerindeki İskoç futbolculardan istediklerinizi milli takıma çağırarak milli müsabakalara katılıyorsunuz. Yalnız milli takım olarak bir sene içinde fazla maç yapmama gibi bir dezavantaj var. Bir de Milli Takım'da iken kulüplerden teklif gelmemesi biraz düşündürücü. PC'de de beni şaşırtan bir oynanabilirliğe sahip olduğunu gördüğüm Sensible bağımlılık yapan oyun türleri hastalarının kaçırmaması gereken bir oyun. Her neyse bu aylık da bu kadar yeter, zaten oyunla ilgili anlatacak fazla bir şey yok. Bence menajerlik yapmayı ve Sensible'ı seven herkes oyunu denesin. Bu hafta çok geyik yaptım, kendimi Levent gibi hissediyorum (kendime küfür ettim). Bu haftalık da bu kadar, yetti gayrı. Kendinize iyi bakın. ElAykut “Bu hafta Levent gibi hissettim kendimi” Güner

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.