Gameshow sayı 30, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

Alem şehir merkezinde Profesör Charles Xavier'in özel yetenekli gençler için okulu yer alır. Aslında burası, bütün dünyaca X-Men olarak bilinen mutant örgütünün gizli üssüdür. Profesör Xavier, doğuştan bazı güçlere sahip olan ve mutant olarak adlandırılan gençleri burada insanların ve mutantların barış içinde yaşayabilecekleri bir gelecek olan rüyası için hazırlar. X-Men mutantların asla var olmamış olmasını dileyen insanların huzuru için diğer mutantlarla ve daha birçok düşmanla savaşmaktadır. Bunların başında da X-Men'in en büyük düşmanı ve aynı zamanda da dostu (!?) Magneto yer alır. Mutantların insanların elinde acı çekmesi ve öldürülmesinden bıkıp artık mutantların hükmetmesi gerektiğine karar vermesi onu Xavier'in rüyasıyla tam olarak karşı karşıya getirmiştir. Juggernaut ise Xavier'in kendisinden öldüresiye nefret eden üvey kardeşi

Cain Marko'dur ve aslen mutant olmamasına rağmen bulduğu sihirli Gem of Cyttorak sayesinde bu gücüne sahip olmuştur. X-Men Children of the Atom aynı adı taşıyan ve 1991 yılında başlayan ve hatta Türkiye'de bile yayınlanan çizgi roman dizisini kendine konu almaktadır (Bu arada Türkiye'de yayınlanan X-Men'i çocuklara yönelik bulup yayından kaldıran yayıncıları da kutluyoruz. Sağ olun, var olun!). Şimdi teknik verileri almak için Efe'ye bağlanıyoruz. Eeee sağ ol Özhan, evet ne diyorduk (Bu arada Özhan “evet ne diyorduk” cümlesini hemen hemen her yazımda kullandığımı söyledi. Farkında değilim)? Dövüş oyunlarından anlamayan insanlarca sıradan, kötü, uyduruk, basit bulunan X-Men aslında PC'de çıkan gelmiş geçmiş en iyi dövüş oyunudur. Durun bir saniye sakin olun! Tamam MK serisi de güzel AMA X-Men MK serisine de SF serisine de beş basıyor. Şimdii bir: Senaryo ve background'lar, bildiğiniz gibi çoğu dövüş

MEN THE ATOM

senaryosu beş dakika içinde yazılır. Şu ana kadar sadece Pray for Death (ne yazık ki güzel karakter background'ları oyunun iğrenç oynanabilirliğini unutturamıyor) ile MK serisinin senaryoları güzel idi (MK dediğim de 3'te Shao Kahn'ın dünyayı ele geçirmesi, Sindel'in hayata dönmesi olayları falan yoksa birdeki “ölüm turnuvası” oldukça klişe bir konu). Ama bu X-Men... Karakterler (doğal olarak) orijinaline sadık kalınarak yapılmış. Yukarıda da yazdığım gibi bir çizgi roman serisini konu alıyor. Karakter sayısı ise yalnızca 10 (ve bir de Akuma!) çoğu oyun bu konuda üstün kabul ediyorum. Oynanabilirlik, işte bu konuda en Klasik 3 yumruk 3 tekme var. Ama bunun ötesinde havadan büyü yapma, havada guard alma, uçma, hızlanma, birkaç tane olma (mirror image!) ve kendi kombonuzu yaratma olanaklarınız var. En önemlisi dövüş alanları hiç oyunda olmadığı kadar büyük ve detaylı. Çok yükseklere zıplayınca oyun ekranın yukarıya doğru ilerlediğini görüyorsunuz. Hareketleri yapmak çok kolay ve rahat.

MK gibi klavye kırmanız ya da SF serisi gibi uğraşmanız gerekmiyor ve genellikle aşağı-ileri, ileri-aşağı gibi kolay kombinasyonlarla yapılıyor. Finish hareketleri yok onun yerine X'ler var. Enerjinizin altında bir X çizgisi var. Bu doldukça özel hareketlerinizi yapabiliyorsunuz. Level 1 ve 2'de normal X'leri yapabilirken, X tamamen dolunca Hyper X hareketinizi yapabiliyorsunuz. Oyunun en büyük eğlencesi combo yapmak ve X-Men'de 40 hit'e kadar (daha doğrusu ben bu kadar yapabildim) combo yapabiliyorsunuz. X çizgisi SSF2T'nin tersine çok doluyor ve böylece daha çok X yapabiliyorsunuz. Grafik konusunda da diğerlerini silip süpürüyor, kaliteli çizim ve animasyonlarının yanında gördüğüm en hayvani çözünürlüklere sahip ve bunları bilgisayarınıza göre ayarlıyor. Emin'in bilgisayarında arcade'deki gibi oldu. Min 486 ve 8 RAM istemesi ve bu sistemde de oldukça hızlı çalışması büyük bir avantaj. Background'ların en büyük özelliği sürekli değişmeleri. Ya arka plan hareket ediyor ya da dövüşünüz sonucu yer yıkılıp başka bir yere düşüyorsunuz. Görmeniz gerek... Eksi olarak ta eeee yok! Bu arada oyun sadece 23 MB yer kaplıyor! Hatırlarsanız Mert War Gods'ta karakterlerin saçma background'ları olduğu için yazmamıştı. Haklıydı ama bu X-Men: Storm (Ororo Munroe): Dünyanın rüzgarlarını ve yağmurlarını kontrol edebilen X-Men'in ikinci lideri. Kenya'da bir tanrıça olmak yerine X-Men'e katılmayı seçmiş. Oyunun en güçlü karakterlerinden. Lightning Attack ile her yöne uçabilirsiniz, havaya doğru iki kere yapabilirsiniz (Kaçmak ve X doldurmak için ideal). Hail Storm oyunun en güçlü hyper X'i. Cyclops (Scott Summers): İlk X-Men ve takımın lideri. X-Men'den Jean Gray ile evli. Cyclops, gözlerinden “optic blast”lerini yansıtma gücüne sahiptir. Bunu da vücuduna depoladığı güneş enerjisi ile yapar. Severim ama oynaması biraz zor daha doğrusu az hareketi var. Gene Splice'ı iki kere üst üste yapabiliyorsunuz. Optic Blast üç yönlü. Control Beam'ı tavsiye etmiyorum. Wolverine (Logan): Eski CIA ajanı, weapon X projesi sırasında Kanada devleti tarafından iskeleti adamantium ile kaplanıp yine adamantiumdan pençeler ekleniyor. Oradan kaçıp X-Men'e katılıyor. Kendisini iyileştirebilmek olan mutant gücü sayesinde neredeyse her şeyden kurtulabilir. Oyunun en güçlü karakterlerinden çünkü hem çok güçlü hem de çok hızlı. Bunun yanında sadece yakın dövüşte iyi. Berserker Charge yani hızlanma X'i ile bayağı güçleniyor. Healing Factor hiç bir halta yaramıyor. Iceman (Bobby Drake): İlk X-Men'den biri. İlk zamanlarında gücünü kontrol edemediği için kardan adam gibi dolaşırken şimdi gücünü kullanarak kendini buzdan bir zırhla kaplayabilmekte ve havadaki nemi kullanarak istediği şekilde buzlar yaratabilmektedir. Takımı içinde soğuk esprileriyle bilinir. Oynaması en

tef sody karakter, genelde Juggernaut'ı geçemeyince seçilip sürekli üç yönlü Ice Avalanche yapılır. Artık attack en fazla koyan combudur. Havaya zıplayıp yapın sonra da hemen bir ice beam yapın.... Colossus (Peter Rasputin): Rus, mutant gücü sayesinde kendini zırhla kaplayabilir ve olağanüstü güce ulaşır. Bu durumunda neredeyse yenilmezdir. Nefret ederim. Oyunun T-Hawk'ı, bilirsiniz SSF2T'de de T-Hawk vardı ve salak salak hareketleriyle sizi hep yenerdi. Bu da öyle. Hiç takdir etmiyorum hele hyper X'i iğrenç. Bir kere bile isabet ettiğini görmedim. Bir de sizi habire tutup tutup atar.... Psylocke (Betsy Braddock): Telepatik güçleri olan Psylocke, aslen bir İngilizken The Hand olarak bilinen tarikatın yüzünden Japon ninja Kwannon'nun vücuduna girer. Böylece telepatik güçlerine bir ninjanın güçlerini eklemiştir. Ahem, severim.... Oyunun en güçsüz karakteri olarak bilinir ancak oynamasını bilen için çok güçlüdür. Avantajı çok hızlı olmasıdır. Ayrıca bir kerede iki ayrı yöne hyper X yapabilir. Havadan yere düşerken 5'ten fazla Psi Flash yapabilir. (mirror image) bilgisayara karşı etkisizdir. Spiral: Yukarıdakiler X-Men'lerdi. Bundan sonrakiler ise ya düşman ya da ne tarafı tuttuğu belli olmayan karakterler. Spiral, Mojo World'de televizyon yapımcısı Mojo'nun baş adamlarından biri. Boyut değiştirebilme gücü sayesinde Mojo World'den X-Men'lerin başına bir sürü bela getirmiştir. Bunun yanında kendi çıkarları doğrultusunda X-Men'e yardımları da olmuştur. Çok çok çok severim. Hatta Plane Scape'te onu oynatıyorum (6 kollu mutant bir Fighter/Psychoporter). Honda gibi yumruk combosu yapar, Dancing swords çok güçlüdür

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.