DIE HARD TRILOGY
Retro bilgisayarAslında ben bu oyunu PC'de oynadığımda hiç beğenmemiştim. Ama Sega'nın bu ay yolladığı ve benim de oynayıp yazmakla yükümlü olduğum oyunlar arasında bunu görünce mecburen oturup oynadım ve hoşuma bile gitti. DIE HARD TRILOGY adından da anlaşılacağı üzere 3 değişik bölümden oluşuyor. Bu 3 ayrı oyun boyunca gökdelende, havaalanında ve sokaklarda arabalarla kaçık teröristler ve kötü adamlarla kapışacaksınız. İşte size bölüm bölüm açıklama, okuyun, aydınlanın. PART I : DIE HARD LOCATION : NAKATOMI PLAZA Die Hard serisinin ilki olan bu oyunda Bruce abimiz yengeyi ziyaret etmek için NAKATOMI PLAZA'ya gelir. Ama ona kıl olan kötü adamlar abimizi rahat bırakmaz. 3 boyutlu bir ortamda geçen Die Hard'ın bu ilk bölümünde amacımız binaya musallat olan teröristleri tüm katlardan temizlemek, masum rehineleri kurtarmak ve bir de bütün teröristleri temizleyince ortaya çıkan bombayı etkisiz hale getirmek. Abimizin kontrolleri oldukça kolay. Klasik kontrollerin yanında (sağa, sola ilerlemek gibi) zıplamak, yanlara yuvarlanmak gibi artistik hareketler de mevcut. Zaten sayın abimize de bu yakışır. Zavallı rehineleri kurtarmak için yanlarına gelip onlara dokunmanız yeterli. Azılı teröristleri öldürmek için ise atış menziline girince (bunu ekranın sağında çıkan terörist kafalarından anlayabilirsiniz) tam hizalarına gelip ateş etmeniz kafi olacaktır. Ayrıca toplu katliam yapmak isterseniz el bombalarınızı kötü kalpli teröristler üzerinde kullanabilirsiniz. Elimizdeki dandik polis silahı (Pistol) dan başka, Shotgun, Shotgun-Explosive Shells, Assault Rifle, M60, MP5 yarı makinalı tabanca (uhuuu!.. özledim seni bebeğim) oyun içinde beyin dağıtmakta ve adam parçalamakta kullanabileceğiniz yegane silahlar arasında. Ekranın sağ alt köşesinde bulunan radarda göreceğiniz değişik renkteki objeler, mavi: kurtarılması gereken zavallı rehineleri, sarı: alınabilecek ıvır zıvırları, kırmızı: zalim teröristleri ve yanıp sönen kırmızı yuvarlak ise bölüm sonunda çıkan ve imha etmeniz gereken bombayı temsil eder. Alınabilecek ıvır zıvır objeler arasında cola, içecek, sosisli, first aid pack, medical kit'ler enerjinizi değişik şekillerde arttırmayı sağladığı gibi çelik yelek de mermilerden korunmanızı sağlar. İsterseniz şimdiden oyuna başlayın çünkü bina oldukça oldukça büyük gözüküyor.
DIE HARD TRILOGY
PART II : DIE HARD II - DIE HARDER LOCATION : WASHINGTON/DULLES AIRPORT Sayın abimiz bu sefer de annesini ziyaretten dönen yengeyi almak için hava alanına gider. Ama tipinin yamukluğundan mı yoksa oyunun senaryosu gereği mi bilinmez artık ahbap olduğumuz teröristler abimizi burada da rahat bırakmazlar. Teröristlerin bu seferki amacı Güney Amerika'da bir ülkenin (adını veremem bu gizli bir bilgidir) diktatörünü kurtarmaktır. Bu sefer abimizi gözünden görerek yönetiyoruz (biz kendi aramızda buna Operation Wolf gibi ya da kısaca: OPWG deriz.) Durum böyle olunca siz Sega Saturn kullanıcılarının bir kısmını mutlu edecek bir haberim var. Bu oyunu gerçekten zevk alarak oynamak istiyorsanız ne yazık ki Sega'nın Saturn makinaları için tasarladığı tabancaya ihtiyacınız var. Aksi halde standart joypad ile oyunun bu bölümünü oynamak tam bir işkence. Bu oyunda silahlarımız pek çeşitli değil, emektar Pistol'dan başka AK47 makinalı tüfek, RPG roket atar ve el bombaları ile yetinmek zorundayız. Alabileceğimiz tek obje ise enerji tazelemekte kullanacağınız medical kit. Ben bu oyunda fazla, daha öncede söylediğim sebepten dolayı fazla ilerleyemedim. Eğer tabancanız varsa oynayın tavsiye ederim, ama yoksa ben diğer bölümler üzerinde durun derim. PART III : DIE HARD WITH A VENGEANCE LOCATION : NEW YORK CITY Abimizin başı bu sefer de Kasımpaşalı Simon ile dertte. Belalı bir kabadayı ve aynı zamanda telefon sapığı olan Simon, sayın abimizi arayarak şehrin muhtelif mekanlarına bombalar bıraktığını söylüyor. Cesur bir polis ve aynı zamanda usta bir şoför olan abimiz ise bu bölümde muhtelif çapta ve markalarda değişik arabalar kullanarak bombaları etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Sadık bir okuyucu ve usta bir oyuncu olan siz de sayın abimizi yönetiyorsunuz. Bu arada Simon'ın dergiye bomba yerleştirmesi ve bu bölümün açıklamasını kendisinin yapmaması halinde bombayı patlatacağını söylemesinden dolayı mecburen bundan sonraki kısımları Simon yazacak: Ha ha ben Simon! Şimdi dediklerimi aynen yapın bakalım. Simon der ki, oyun ekranının sol üst köşesinde bulunan pusuladaki kırmızı ok size yerleştirdiğim bombaların nerelerde olduklarını, mavi ok ise araba değiştirebileceğiniz yerleri gösterir. Simon der ki, ha ha sol ayağınızı kaldırın. Simon der ki, ekranın sol alt tarafındaki saat yerleştirdiğim bombanın ne kadar sonra patlayacağını gösterir. Simon der ki, ekranın sağ alt tarafındaki tekerlekler elinizdeki kalan turbo sayısını gösterir. Simon der ki, sizinde tahmin edebileceğiniz gibi yerleştirdiğim bombaları patlamadan önce bulup imha etmelisiniz. Simon der ki, şimdi de sağ ayağınızı kaldırın bakalım ha ha! Simon der ki şimdide ayağa kalkın ve beni dinlemeye devam edin ve bir daha bu tuzaklara düşecek kadar aptal olmayın. Simon der ki, size kolaylık olsun diye yollara değişik objeler serpiştirdim. Bunlar Time: Zamanınızı arttırmaya, Turbo: Turbo moda geçip ışık hızında ilerlemeye, Launch: Bir yerlerden zıplamaya, Points: Extra puan almaya, EMS (EMERGENCY SERVICES) : bunu alınca önünüze bir ambulans çıkar ve sizi trafik derdinden kurtarmaya yarar. Simon der ki, bombaları şehir içinde değişik mekanlara yerleştirdim bunlardan ilki New York sokakları, ikincisi Central Park (nostalji: C64'deki Last Ninja II'den beri burada geçen bir oyun oynamamıştım) ve sonuncusu çekik gözlü dostlarımızın yaşadığı Chinatown. Tabi ki en sonunda da benimle karşılaşacaksınız ha ha ! Son olarak Simon der ki, Bu oyunu mutlaka alın yoksa bombayı patlatırım. Bu arada Simon'dan başka ben de derim ki bence üçlünün en güzel bölümü bu mutlaka oynayın.