Sayfanın metni
Sayfa 51
Esegifco
u da işte böyle bir oyun. Yok böyle başlanmaz. Belki yazının sonuna koyarım bu cümleyi. Nasılsınız bakalım kuzucuklarım... Yok bu da olmaz. Ne öyle Engin Abla gibi. Başka bir şey bulmalı. Tamam buldum en iyisi, Şamo'dan bahsedeyim. Aman o da iyice büyüdü eşek kadar oldu artık hiç sevimliliği kalmadı. Ne yapalım ben de direkt oyunu anlatmaya başlarım... Bu ayki zeka oyunu kontenjanını Tinnies ile doldurdum. Renkli yün yumaklarına benzeyen sinirli hayvancıklar yuvalarına girmek istiyorlar. Sizin göreviniz ise bu hayvancıkları yuvalarına sokmak. Hareket etmesini istediğiniz hayvancığı seçin ve yürümesini istediğiniz yöne yönlendirin. İşte şimdi oyunun püf noktasına geldik; sizin de anladığınız gibi Tinnie'ler bir yönde harekete başladıktan sonra karşılarına bir engel çıkana kadar durmuyorlar. Oyunun ana konusu bu şekilde. Her bölümü geçtiğinizde size bir şifre veriyor ve bu şifreyi girerek oyuna kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Evet bir ay daha böyle geldi geçti. Artık bundan sonra sonbahara giriyoruz (Ne güzel okullar açılıyor, tatil bitiyor). Bir dahaki ay görüşmek üzere hoşça kalın demeden önce...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 50
NOT ENOUGH MEMORY CONQUEST of JAPAN
acaba bunun manas dye bakar vermey ogrenmes i gin surer. Serra de bu ei tey urdugu net comese dulan Neym
Zaten oldum olası Genghis Khan türü oyunlara hep sempati ile bakmışımdır. Eskiden Amiga'm olduğu zamanlarda bile Genghis Khan'ı yükleyip gece yarısına kadar başından kalkmazdım. Bu ay için oyun ararken CONQUEST OF JAPAN FROM IMPRESSIONS'ı buldum. Oyunun tam adı böyle. Ama ben kısaca Japonya'nın fethi diyorum. Amaç da zaten Japonya'yı fethetmek. Neyse fazla geyik yaptık şimdi konumuza dönelim. Oyunu yüklediğinizde, oyunun zorluk derecesini ve kaç kişinin oynayacağını ayarlayacağınız bir menü ile karşılaşıyorsunuz. Oyun bir ya da iki kişi ile oynanabiliyor. Eğer bilgisayarınızın hızına güveniyorsanız savaş ekranlarını Hi-Res grafiklerle oynayabilirsiniz. Bu menüdeki gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra artık oyuna geçebiliriz. Oyun başladığında bir harita çıkıyor. Oyunun savaş ekranları haricindeki kısmı bu harita üzerinde geçiyor. Oyunda maviler ve kırmızılar olmak üzere iki düşman kuvvet var. Şimdi bizden taraf olan şehirlerden kendimize bir ordu kuralım. Ordu kurmak için önce bir şehrinizi seçin. Sonra sol altta bulunan ikonlardan üsttekini seçin. Çıkan menüden koku'nuz (Koku: Aklınıza yanlış bir şey gelmesin. Tam olarak ben de bilmiyorum ama sanırım para gibi bir şey) kadar istediğiniz askerlerden alın. Tahmin edeceğiniz gibi her askerin kendine has özellikleri var. Bence Samurai ve Archers ağırlıklı bir ordu oldukça işinize yarayacaktır. Bu işlemlerden sonra artık şehrin üzerini tıkladığınızda sol üstte şehrin içindeki askerleri görebilirsiniz. Şimdi bu askerlerden kendinize bir ordu kurmanız gerekiyor. Bu işlem için de sol altta bulunan ikondan yararlanıyorsunuz. Bu ikonu seçerek istediğiniz sayıdaki askeri ordunuza katın. Artık ordunuz hazır. Her şehriniz için bu işlemleri tekrarlayın. Böylece hem şehirlerinizi savunacak hem de düşman şehirlerini istila edecek ordularınız oldu. Savaş zamanı.... Hazırda ki ordularınızı hareket ettirmek için, ordunuzun bulunduğu şehri seçin ve sağ altta beliren ikondan ordunuzun hareket etmesini istediğiniz yönü seçin. İki düşman ordusu karşı karşıya geldiğinde şu ana kadar oynadığınız oyun ekranı değişiyor ve karşınıza savaş ekranı çıkıyor. Savaş başlamadan önce kendinize bir taktik seçiyorsunuz. Savaş başladıktan sonra da ordunuzun hareketlerini kontrol altında tutarak, savaşı takip ediyorsunuz. Oyunun bu kısmı çok hoşuma gitti. Gerçi adamlarınıza fazla müdahale edemiyorsunuz ama yine de savaşan minik minik karakterleri seyretmek oldukça zevkli. Artık bundan sonrası sizin becerinize kalmış. Strateji oynamayı seviyorsanız, Japonya'yı kurtarmayı düşünüyorsanız, işte size eğlenceli bir oyun.
bir şey bulamama sorunu.. Hele bir de yazı gönderip elli türlü etme olayına giriyorum. İşte bu da o tür bir de kabul edin ki platform türü oyunlarda fazla yazar bulunmuyor. Bu kadar muamma oyuna. Oyunda bir adamı yönetiyorsunuz. Göreviniz bir dağ yolunda başlıyor. Tabi ki bu yol bir fantezi ürünü. Yolda havada kayaların üzerine zıplamanız gerekiyor! Bunu yaparken aşağıya düşmeyeceksiniz, aynı zamanda da karşınıza gelen iskeletleri bıçak fırlatarak patlatacaksınız. Aynı anda da havadan gelen kuşları zıplayıp bıçak atarak patlatmanız gerekiyor. Bu yaratıkları patlattığınızda etrafa paralar ve değerli eşyalar saçılacak. Bunları toplamak için paranın üzerine gelip eğilin. Hepsi bu. Dağ yolunu tamamladıktan sonra sizi yeni bir macera bekliyor. İşte bu oyun hakkında yazılacak şeyler de bu kadar. Şimdi gelelim kişisel muhabbetimize. Bana kalırsa MAC'in dergiden ayrılması fazla bir şeyi değiştirmedi. Çünkü GameShow sadece bir kişinin çıkarttığı bir dergi değil. Mac ne demiş “Ellerine her ay bitmiş sayfalar geliyor diye rahatlar, dergicilik oynuyorlar”. İnanın hiç böyle değil. Almanya'da neler olup bitiyor bilemiyorum ama burada olanlardan haberim var ve biz hiç de rahat değiliz. En az MAC kadar biz de uğraşıyoruz. (Tabi şimdi daha fazla uğraşmamız gerekecek). Bu böyle biline.