Gameshow sayı 28, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

olay dedik, işi biliyorsanız almayın dedik, yanlışlıkla 90 küsur verdik, bir sürü real-time strateji türedi birçok seçeneğiniz var dedik, siz hala KKND'yi almakta ısrar ettiyseniz, bari cheat'lerine de bir göz atın bakalım. Bir Hex Editor'ü ile bir savegame açıp ilk satırını (O ilk satır bundan hiç farklı değildir: 00000000 - 0100 0000 0000 0000 0000 0000) ilmini gördünüz mü? Valla ben F görmedim. Hayatta gitmem Hollywood filmlerine. Bir yanlışlık oldu (aslında yanlışlık da değildi, demokratik bir oylama sonucunda grup “A” kararına uymak durumunda kalmıştım) The Arrival'a gittim geçenlerde. Kusuyordum az

0000 0000) 00000000 - 0100 daha, ön koltuğa (ve anladım ki: Yaşasın 0000 0000 0000 FFFF FFFF M H öbü Peti FFFF 0000 olarak değiştirin anarşi): Hemen Ölür hel Greenaway'in "Tual Bedenler” ini görüp Sonra kayıt edip oyundan o file i kendime anca gelebildim. çalıştırın. Bu size yüksek sayıda İsim olarak RADARMY yazıp ana kaynaklar (para,...) verecektir. gidin. Ve aynı anda Bizzat test edilmiş olduğunu SHİFT-8 tuşlarına basın. ili hatırlıyorum. Biliyorsunuz bu ay Cheat menüsü görmek istiyorsanız tabi. Bu - isim hafızam kayboldu. Bunu arada oyunu da filmi kadar iğrençmiş! Wi bana gönderen arkadaş umarım ko İletişim kutumda teşekkür

etmişimdir sana

4 ay bir ayıbımız oldu geçen ay düzeltelim bakalım. Outlaws'ın kodları dedik, meğer eksik bırakmışız listeyi. İşte tekrar Outlaws olayına gireceğiz... OLAIRHEAD: Lisedeki aşkımdı benim FLY; OLASH: Limitsiz cephane; OLCDS: Harita; OLEPS: Frame sayısı; OLGPS: Koordinatlar; OLJACKPOT: Elde avuçta ne kaldıysa artık; OLPOSTAL: Ağızlarına kadar dolu silahlar; OLREDLITE: Düşmanlar donmuş; OLZIP: Teleport olayı. Ve bölümleri geçmek için: olhideout, oltown, oltrain, olcanyon, olmilis, olsimms, olminer, olcliff, olranch...

San Francisco'nun gürültüsü, trafiği, evsizleri ve siren seslerinden sonra “Redwood City” gözümüze ve özellikle kulağımıza çok hoş geldi. Etrafta ne çekik gözlüler, ne Meksikalılar ne de El Salvadorlular vardı. Saf Amerikalılar. Zaten hep derlerdi, “gerçek Amerikalılar şehir dışında yaşar” diye. Hakikaten doğru imiş. Redwood City'de her yer yemyeşil ve o yeşilliğe uygun bir şekilde sessiz. Etraf son model araba dolu ama arabaların sahipleri etrafta değil. Çevreyi kısa bir incelemeden sonra fark ettik ki burada ulaşım da yok. 45 dk.'da bir kalkan otobüsler tek çözüm eğer siz de arabası veya bisikleti olmayan ender azınlıktansanız. Zar zor konuşan ve başını genelde okuduğu kitaptan kaldırmayan kusmuk suratlı kızın yardımı ile gitmemiz gereken yere ulaştık. Araba ile 8 dk. süren yolu biz otobüs ile 30 dk.'da aldık. Burası da araba ve yeşillik dolu bir yerdi ve işte 306 no.lu bina: “3Do" firması burada. Tek katlı binaya yaklaştığımda Ebru'yu kapının dışında bıraktım. Ben de "3Do" logosunun kapladığı kapıyı iterek içeri girdim. İnformasyonda duran çocuğa “John Hanke"'nin beni beklediğini söyledim. Telefonu açtı ve oturmamı birazdan John'un geleceğini söyledi. İnformasyon masasının arkası “Meridian 59" adlı oyunun afişleri ile dolu idi. Yan taraf ise “Heroes of Might & Magic" ile. Birazdan John gözüktü. John oranın İnternet Müdürü falan gibi bir şeydi. Üzerinde mükemmel bir 3Do tişörtü ve sıcak bir gülümseme ile bana yaklaştı ve masasına doğru ilerlemeye başladık. O kısa yolculuk boyunca her tarafı kesmeye çalıştım. Bütün duvarlar afişler ve maketler ile kaplıydı. Açık ofis şeklinde dizayn edilmiş bir yerdi çalıştığı yer. Yani oturunca kimse kimseyi görmüyor ama ayağa kalkınca herkes herkesi görüyordu. Herkesin kendine ait bir bölgesi vardı. John ile (ümitsizce) biraz iş konuştuktan sonra bana ofisi gezdirdi. Her masaya uğrayıp kimin ne iş yaptığını ve ne gibi software'ler kullandığını falan anlattı. Şu anki en büyük projelerinin ise "Meridian 59" adlı oyunun İnternet'ten oynatmak olduğunu anlattı. Bayağı bir aboneleri olduğu falan gibi bilgiler verdi. Herkes beni güleryüz ile karşıladı ve ortalama herkes 3Ds Max kullanıyordu... Bu Salı araşmak üzere ayrıldım 3Do'dan. Herhalde bana kontratlı olmak üzere bir iş verecekler. Firmayı gezerken masaların üzerinde bir sürü oyuncak, canavar eskizleri, maskeler, su tabancaları falan gördüm, hatta çalışanlardan birisi bir balta üzerinde çalışıyordu ve kıvrımlar hakkında bir arkadaşı ile tartışıyordu. Düşünsenize benim böyle bir işte çalıştığımı ve annemin beni ziyarete geldiğini. “Zavallı oğlum, hala olgunlaşamamış, bunun dayısı da böyle idi zaten, ben ne yaptım da Allah bana böylesini reva gördü" falan gibi binlerce laf söylerdi. Ama olay bu değil arkadaşlar... Hayal gücünüzün dar insanlar tarafından kısıtlanmasına izin vermeyin. Hayal gücü olmasa, FRP olur muydu, Star Wars diye bir film çekilir miydi? Örneklerin uzadığı yer tamamen hayatımızı oluşturuyor. Hayal gücü ile uçak keşfedildi. Bunların bir rastlantı olduğuna inanmayın sakın. Amerika'yı Amerika yapan işte böyle detaylar. Aslında gezdikten sonra heyecanımı hemen size aktarmayı planlamıştım ama sanırım istediğim etkiyi tam veremedim. Size son bir söz olarak şunu söyleyebilirim ki bu olay bize uzak bir olay. O huzurlu ortamı yakalamak, o ileri görüşlülüğü ve o sınır tanımamazlığı yakalamak işte bütün bunlar çok ZOR çookkk !!! Lan be koy g...ne" BEN olayım görüşemiyok. İnternet üzerinden OK çalışmaların nasıl gidiyor. Arzu'ya selamlar burada, iş yaptım da!!! (2 olayına girdim, artık gözlerim açık gitmez..

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.