Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 49
Zebani Yaşam hakkında bir şey bilmeyen felsefe yapamaz. Bizim felsefemizin derinliği de kuburdaki sidiklerin derinliği kadar olabilir ancak. Dinazor kalmadım kalamadım, kalamadığım için de lanet Metallica'nın Re'load albümünden haberim var. Bu yaz çıkaracak-mış. Ama ben almayacağım. İçinde “load” ismi geçen hiç bir şey almayacağım Holy Editör: Peki peki. müzikte de üstüne yok. Ama araştırmacı gazetecilik ne güne duruyor? Gittin, araştırdın mı bakalım? J R.R Tolkien'ın Hobbit'ten başka Türkçe kitabı var mı? Zebani: Çok bilmiş editörüm, niye bana böyle sorular soruyorsun. Sen biliyorsun ki çok bilmiş kitapevlerimiz J R.R. Tolkien'ın ismini daha yeni duydukları için şimdilik Hobbit ile idare edeceksiniz Fakat anladığım kadarı ile Hobbit'in satışları pek iyi değil. Diğerleri için ümidini kesebilirsin. Al sana araştırmacı gazetecilik. Holy Editör: Ver bakalım, bulunsun şöyle yanımızda bi tane araştırmacı Her şeye “OK” ama Megadeth'ten hiç ses seda çıkmıyor bu aralar. Ciddi ciddi merak ettim ben. Neler olduğunu biliyorsan söyle de biz de bilelim. Biliyorsun bilmemek değil öğrenmemek. Zebani: Yaw editörüm, “bilmemek değil öğrenmemek...” diyorsun fakat Allah aşkına bi gün de Megadeth dinlediğini göreyim, duyayım Sana öğretmediler mi, yaşamda her şeyi bilmenin gerekli olmadığını. Ama ilgini takdirle karşılayıp cevap verme tenezzülü gösteriyorum: Albümleri Amerika'da çıktı Adamlar turneye bile çıktı. Türkiye'de ses seda yok Holy Editör: Vay be, demek tenezzül ayakları ha! Sen beni ne sanıyorsun. Ben Deicide dinlerken, sen Halloween'i dinleyip “amma sert Müzik yapıyorlar” diye ağlardın! Evet ya, sen hiç Deicide dinledin mi? Ondan daha sert gruplar var, sen biliyor musun bakiim! Zebani: Editörüm, hem de Holy olanı, senden böyle cümleler işitmek beni derin üzüntülere boğdu. Deicide adına söyle bakiim, ilk albümlerinin ismini! Sana Deicide'in ilk albümlerini getireyim de dinlediğinde görelim kim ağlıyor kim gülüyor. Benim daha sert grupları saymama gerek yok sen zaten biliyormuşsun, ama bilmeyenler için söyleyeyim: Desultory ile Epidemic'i dinle derim ben! Holy Editör: Şimdi de beni sorguya çekme pozisyonu ha! Burda soruları ben sorarım: Terry Pratchett'nin kitaplarını nerde bulabilirim? Zebani: Türkiye'de olduğunu sanmıyorum. Cahil ve ukala kitapevlerimiz belki bir gün ismini duyar da Türkçe'ye çevirirler. Son Holy Editor Gevelemesi: Peki buraya kadar her şey yolunda bu da biraz kişisel ve garip bir soru: Bunalım halindeyken kanlı oyunlar oynamak seni sakinleştiriyor mu? Zebani: Bunalım halindeyken editör cinayeti işlemekten başka hiç bir şey beni sakinleştiremez! (Holy Editörlerin Notu: Yukarıdaki sorular Kaan Yanç, Dinç Şanver, Wolverine, Ahmet Simitçioğlu, Mert Esemenli, Cenk Miroğlu, Fırat Candan, Sencer Baltaoğlu ve Murat Şen'in mektuplarından seçilmiştir.) Bu ay bu kadar. Eğer çözüm bekleyen sorunların pençesinde kıvranıyorsanız, kıvranırken acı çekiyorsanız, her ay sizin için sakinleştirici bir doz yapmaya hazırım. Aşırı dozdaki mektuplarınızı bekliyorum. Adres aşağıda..
ECE
eee
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 48
Ayrıca raflarda Türk yapımı bir oyunu görmek oldukça güzel Paran var da almıyorsan yazıklar olsun sana. Paran yoksa da bir yerlerden para bulup al (hepiniz alın) Holy Editör: Editörüm olm ben, para pul sorun olmaz bize İstanbul'un Efsanesi'ni ne yapayım ben. her gün, bırak efsanesini gerçeğine milyonlar harcıyorken, oyunu gelmez bize (bu arada oyunu aldım ve bitirdim)! Bizzat gerçek İstanbul'u oyun yapsalar keşke: Çözümü olmayan bir adventure! Aslında bir çözüm var. sen de biliyorsun: ölüm. Ölünce oyun da bitiyor değil mi (dur dur, hemen kara kara düşünmeye başlama bu test sorusu değil, rahat ol, sonra muhabbetini yaparız, sakın kasma!)? İstanbul hakkında bir strateji yapılsa fena mı olur ya? Ama kopyacılık almış başını gidiyorken Türk firmalarından ancak bu kadar, doğrusu! Acaba şu elin gavuru Westwood ne haltlar karıştırıyor? Keşke Dune3'ü çıkartsalar da şöyle izometrik manzara da devastator, sonic tank falan yönetsek, yolların tamir edildiği İstanbul'da araba kullanmaktan daha kolay olacağı kesin, valla hiç fena olmazdı doğrusu. Hem senaryo çok güzel hem de of Arrakis'lerini nostalji yapardık. İnsan anılarını yadsımamalı, ben Dune2'yi hiç unutamam mesela ve sırf bu yüzden illaki de Dune3? Doğru mu acaba, bu istek? Zebani: Ne oldum değil ne olacağım demeli. Sen paralı olduğun için parasız olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun. Hep galip geldiğin için de, mağlup olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun. Hele bir sert kaldırımla tosla o zaman görüşelim seninle editör bey. Ayrıca karşıma geçip böyle gibi hassas kelimeler kullanıp da amacının beni tahrik etmek olduğunu biliyorum. Yemezler. Kasmıyorum İstanbul ile ilgili bir strateji oyunu yapmaya gerek yok. Biz her gün onu “experience” yapıyoruz zaten. Oyunu olsa acayip bayar. Bize biraz daha farklı bir şey lazım Mesela Dune 3. Ama dergide de bir zamanlar olduğu gibi Westwood'da da hala Dune2 mi güzel Warcraft mı güzel kavgası devam ettiği sürece Dune3'ü biraz zor görürüz. Westwood da pehlivan tefrikasına dönen serilerden korkuyor olacak ki Dune3 ile ilgili hiç bir şey söylemiyor. Senin anlayacağın illaki Dune 3'e gerek yok Nostalji yapmak istiyorsan otur filmini seyret Mükemmel. Bu arada filmi yapımcı şirketi batırmış, haberin olsun Seyretmeden önce de İyi düşün: film Hollywood yapım Holy Editör: Koçum, sen eskilerine benzer misin bilemiyorum ve zaten onu test etmeye çalışıyorum ama ben eskilerime pek benzemem! Birincisi (demin es geçmişim, şimdi not düşeyim) senin tahmin ettiğin gibi, yazılarını kesme kompleksim yoktur. Aslında sen de biliyorsun ki GameShow her zaman hissettiklerini yazmıştır Gelelim Hollywood konusuna: Sen Arnold'un filmleri ile ilkel benliğine damardan 10cc şırıngalayıp uçtuğunu düşünürken ben senin derin dediğin sularda ellerimi yıkayıp, beynime damardan verebileceğim anlamları arıyordum Aramak ve bulamamak hep üzer insanları, bilir misin? Gelecek olanı bilmek ister hep insanlar. Mesela Monkey Island 3 gelecek mi, gelecekse ne zaman gelecek biliyor musun sen? Bilmiyorsan sus da rezil etme kendini, biliyorsan da alçakgönüllü ol alçak Zebani Sen tatmin olmakla kompleksi birbirine karıştırıyorsun İşte sırf bu yüzden yazılarımı kesmemek gibi bir kompleks yaratmış oldun Ne var ki Gameshow'un hissettiklerini yazmasıyla bu iş olmuyor Madem ki kesilecek bir yer var keseceksin Sen klasik bir tahrik senfonisine kurban gittin Beni test ederken kendi testine kurban oldun İlkel bir benlik derken aslında herkesin ilkel bir benliği olduğunu etmiş oluyorsun Bazı kişiler kendi ilkel benliğini Daz metodlarla tanımak ister Yadsımaz Düşmanımı tanımak onun ne olduğunu bilmeliyim dimi? Ayrıca o derin sulara dikkat et senin yadsıdığın ilkel benlikle doludur orası Bu sen hiç dergiyi okumuyorsun galiba Yıkıl! Hala anlamadıysan barınız NEWS Ayrıca alçak gönüllü olmak hali hazırda tatmin olmayı bekleyen komplekslere maske oluşturma Holy Editor Vay be biz ne de uzun dilli birine teslim etmişiz köşeyi Maşallah hiç eman kaldığın yok. Biz de boşu boşuna bekliyoruz burda belki “anlamadım editörüm ama sen haklısındır” der diye. Nedir olm bu kendini ispat savaşı! Savaşma ama yarış bence. Hem de Need For Speed 2'de yarış. Unutma bu dergi oyun dergisi, öyle kompleks, kapris falan gelmez bize. Sonra toplarsın pırtını pırtını kaçarsın buralardan: Bakarsın ardından sen olmadan da gidiyor gitmesi için it gibi çalıştığın gemi! Hiç yarıştın mı mesela sen Need For Speed 2'de? Hiç fena değil, Sence? Zebani: Bunları yazarak beni suçluluk duygusuyla baş başa bırakacağını sanıyorsan yanılıyorsun akıllı editörüm benim. Biz gemimize bir kaptan olup komplekslerimizi, kaprislerimizi terk edeli çok oldu. Gerisi diğer kaptan adaylarına. Artık açık denizlerde başkalarıyla değil kendimizle yarışıyoruz. Bunun için bir dolu piyasaya çıkmamış ateş pahası arabaları klip yapıp tanıtmanın güzel olmayacağını savunuyorum. Eğer öyleyse NFS2 güzel. Ama oynanabilirlik adına pek bir şey yoksa ve ilkini aratacak düzeyde ise bu olsa olsa araba tanıtım cd'si olabilir. Holy Editör: Zebani, bakıyorum bu kendine güvenle çok dağları deleceğini sanacaksın. Ama öyle dağlar bekliyor ki seni inanamazsın. Her karşılaştığında daha da şaşıracaksın. Ben nasıl her doom-gibin çıktığında şaşırıyorsam sen de şaşıracaksın. Şaşkınlığımı gidermek için bir doom-gibin de anlaşalım, çözelim şu doom-gibin sorunsalını! Zebani: Kendine güven, karşısında dağlar görmek isteyenlerin sorunudur. Benim dağlarım yok artık. Derin sularım var. Göz görmek istediğini görürmüş. Özellikle doom-gibinleri gördüğümde hiç şaşırmayacağım. Zaten uyuz oluyorum bu doom-gibinlere. Bence hiçbirisini almayabilirsin ancak de fena değil, be abi. Eğer Quake fazla klostrofobik geldiyse, tavuk öldürmek ve köy havası solumak için Redneck Rampage diyorum Holy Editör: Tamam tamam, psikolojik testimi de arada başarı ile verdin. Ama okuyuculara kendini ispat etmen de başka bir sorun. Bu yüzden biraz daha özel sorulara geçelim bakalım: Mesela, Nba Hang Time, Nba Live 97'yi döver mi? Zebani: Okuyuculara kendimi ispat etmemi maalesef zaman gösterecek! Esas soruna gelince Nba Live 97, Nba Hang Time'ın kafasına slam dunk yapar. Ama kötü oyunların da bir çekiciliği vardır. Kurcalanırsa Nba Hang Time, yine de Nba Live 97'nin kafasına slum falan yapamaz! Holy Editör: Valla acayip sıkıldım senden (iyi ki 6 sayfa falan vermemişiz sana! ehue) ama maalesef görev aşkıyla seni soru yağmuruna boğmaya devam ediyorum. Çünkü hazırlıklı olman lazım: Discworld 2'yi Mayıs sayımızda açıklamış olmamıza rağmen Acti'de Shades'teki Trools Head bara gidip Casanunda ile konuşmama rağmen bir türlü ladder'ı alamıyorsam eğer bana nasıl bir çözüm önerirsin? Zebani: Benden sıkılmana gerek yok, sıkılman için bir neden yok! Soru yağmuru altında kalmayı da severim, ayrıca 6 sayfa olamayacağımı da nerden çıkardın? Neyse dergideki açıklamada koskoca soru işaretini nasıl görmezsin? Hadi gördün kullanmayı nasıl akıl edemezsin?! Holy Editor: Sen benim aklımla uğraşacağına git biraz kitap mitap oku da adam ol. Adam olsan, burada dergi köşelerinde sürünmez, dergiden mergiden elini ayağını çekersin ama madem geçtin benim (ve okuyucuların) karşıma (karşısına), müzikten de anladığını iddia edersin şimdi sen. O zaman en çok hangi grubu dinlersin ki sen? Zebani: Bana bir tane adam olmuş, kriter gösterebilir misin editörüm? Eğer, gösterdiğin gibi adam olmaktansa olduğum gibi kalmayı yeğliyorum Dergi köşelerinde sürünmekten de hoşlanıyorum. Sen de biliyorsun ki müzik ve kitap konusunda konuşmaya başlarsam 4 sayfaya falan sığdıramazsınız beni. Bütün köşeleri ele geçiririm, hiihi. Bir değil iki üç grup sayabilirim: Gorefest, Overkill, Carcass Holy Editör: Maşallah, felsefe yapsak aklımızı karıştırıyorsun, üstüne gitsek sen de adam oldun üstümüze geliyorsun, peki popüler haberlerle ilgileniyor musun yoksa dinazor mu kaldın bakalım: Metallica Re'load diye bir albüm çıkaracakmış doğru mu, söyle bakalım?