Gameshow sayı 28, sayfa 38

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 38

KLASIL

etkisiz hale getiren Drowlar Drizzt'i kaçırmışlardı. Eğer Drizzt bile bu kadar kolay yakalanabiliyorsa bizim herhangi bir şansımız var mıydı acaba? Drizzt'i kurban etmek istiyorlardı. O zaman biraz daha hızlanmamız gerekiyordu. Şimdi kasaba halkından başka kurtaracak bir de Drizzt'imiz vardı. Hemen oradaki maden arabasına atlayıp yolumuza devam ettik. Uzun bir yolculuk ve sert bir düşüşten sonra yeni yerimizdeydik. Cavern Of The Myconids: En sonunda Dwarf tapınağından çıkıp Underdark'ın dehlizlerindeki seyahatimize devam etmeye başladık. Buralarda karşımıza çıkanlar Shrieker ve Violet Fungus'du. Karşımıza Fungi Skeleton denen birkaç yaratık daha çıktı. Onları da ilk defa görüyorduk. Buraların asıl sahibinin Myconidler olduğunu anlamamız uzun sürmedi. Çok geçmeden Myconid kralının huzurundaydık. Ondan yeryüzünde çok meşhur olan Myconid panzehirinden istedik. Karşılığında bizden onlara zarar veren bir Umber Hulk'ı öldürmemizi istedi. Umber Hulk'ı Kuzeydoğu-kuzey bölgesinde bulduk. Onu öldürdüğümüzü kanıtlayınca Myconid kral bize üç doz ilaç verdi. Bu herhalde yaptığımız en kolay işti. Acelemiz vardı. O yüzden çabucak yolumuza devam edip alt kata indik. Cavern Of The Galeb Duhr: Burası diğer yerlere göre oldukça küçük bir yerdi. Bu sefer de karşımıza Roperlar ve en son yeryüzünde dövüştüğümüz Verbeegler çıktı. Acaba bu katta bizi bekleyen sürpriz ne derken onu gördük. Mağaranın ortasındaki duvarlardan birinin doğu kısmında bir Galeb Duhr ile karşılaştık. Bu çok inanılmaz bir tecrübe idi. Onun yıllardır karşılaştığı ilk kimseler bizdik. Ondan yolu bizim için açmasını istedik ama onun da bizden bir istediği vardı. Boncuklu kolyesini kaybetmişti ve onu geri getirmemizi istiyordu. Biz de bundan iyisi can sağlığı deyip kolyeyi aramaya koyulduk. Onu bulduğumuzda Galeb Duhr bizden daha çok sevinmişti ve bize ilerlememiz için hemen yanında bir yol açtı. Buranın da sonuna gelmiştik ki birden yer sarsılmaya başladı. Bu kadar toprağın altında kalma korkusu ile kaçışırken yer yarıldı ve aşağı düşmeye başladık. İnişimiz yumuşak oldu. Kafamızı kaldırdığımız zaman yerin daha da altında olduğumuzu anladık. Cavern Of The Driders, Map 1: Yine bir mağradaydık. Artık bu keşfetme olayı bizi sıkmaya başlamıştı ama Menzoberranzan'a yaklaştığımızı hissediyorduk. Artık iyice hırslanmıştık. Önümüze çıkan zehirli Vropygusları, Cloaker Lordları, paralize edici Carrion Crawlerları, Drowları ve Driderları artık onları refleks olarak yok edip ilerlemeye devam ediyorduk. Bu mağara birkaç teleporter karşıktı. Teker teker defansif pozisyonla bunların içine girdik ve her seferinde başka bir yere ulaştık. En son gittiğimiz yerde gözümüze çarpan ufak mağara ağzına girdiğimizde bambaşka bir yerde bulduk kendimizi. Cavern Of The Driders, Map 2: Burası oldukça küçük bir alandı. Karşımıza Driderların çıkmasını bekliyorduk. Yine bir Drider bu diğerlerinden farklıydı. Bize

Lord ve Night Lordlarla dövüşüp en sonunda kuzeydoğuda bir mağara girişine ulaştık. Buraya girince gördüğümüz şey bizi hayretler içinde bıraktı. Bir yeraltı nehrinin kıyısındaydık. İyi ama nasıl karşıya geçecektik? Sorumuzun cevabı karşımızdaydı. Şeytani bir yaratık bizi karşıya geçirebileceğini söylüyordu. Tek istediği iki Gem'di. Artık burada her şeye hazır olduğumuzdan teklifini kabul ettik. Kısa süren bir yolculuktan sonra inip yeni lokasyonumuza geçtik. Approach To Menzoberranzan: Artık şehre çok az kalmıştı. Bu mağaradan çıkıp Drow şehri Menzoberranzan'a girmemize sadece saatler kalmıştı. Buradan çıkmamız da çok kısa sürdü. Ve en sonunda Menzoberranzan'a gelmiştik. Çok ama çok dikkatli olmalıydık. Menzoberranzan: Şehre geldiğimizde ilk işimiz Merchant Bazaar'a gidip Ssar ile konuşmak oldu. Onunla Drider sevgilisinden biraz bahsettikten sonra bizi Tower Sorcere'ye gönderdi. Orada batı kanadının alt kısmında Jalynfein'le görüştük. Bize yardım edebileceğini söyledi ama karşılığında bizden Merchant Bazaar'daki Galentha's Goods'a gidip ona çok özel bir Music Box getirmemizi istiyor. Biz de hemen oraya gittik. Karşılaştığımız adam bize hediye verilen Helm'den çok hoşlanmıştı. Onu bizden Music Box karşılığında istedi ama bu bir hediyeydi. Karşılığında başka bir şey isteyip istemediğini sorduk. O da şehrin kuzeydoğusundaki mağaralarda saklı olduğunu söylenen Tricinia's Bracers denen bir şeyi getirmemizi istedi. Eee Music Box için bunu yapmamız gerekiyordu. Mağarada yolumuzu kolay bulduk. Mağaranın en alt orta kısmından yukarı biraz çıktığımızda karşımıza bir ilüzyon duvarı çıktı. Her ne kadar bunlara karşı bir önsezimiz olsa da burada hiç işe yaramadı. İçeride bizden istenen Bracers'ı bulup hemen Merchant Bazaar'a döndük. Karşılığında Music Box'ı alıp tam dışarı çıkarken bir saldırıya uğradık. Birkaç kişi üzerime atlayıp kafamdan Helm Of Spiders'ı aldı. Hırsızları takip ettik ama onlar Do'Urdenların evine girip kaçtı. Zaten bütün ailelerin bir savaşa hazırlandığını duymuştuk. Acaba bu Helm ne önem taşıyordu onlar için? Hemen Tower Sorcere'ye geri dönüp Music Box'ı Jalynfein'e verdik. Karşılığında bize bir parşömen verdi. Eğer bu parşömendeki büyüyü Baenre evindeki tahtın önünde okursak orada tutsak olan Maznafein'in ruhunu serbest bırakacaktık ve o da Drow haline dönebilecekti. Hemen House Baenre'ye gittik içeriye girdiğimizde bir kez daha şok olduk. Bizim dostumuz tavernacı buradaydı ve Matron Baenre ile konuşuyordu. Söylediğine göre Helm Of Spiders'ı bize vermesindeki asıl sebep onu buraya bildiği içinmiş. Böylece bir oyuna alet olduğumuzu anlamıştık. Helm bizden çalınmıştı ve Matron Baenre bunu öğrendiğinde çok ama çok zordu. Herhalde buradan artık sağ çıkamayız diye düşünürken Matron Baenre bize Helm'i bulma görevi verdi. Tavernacıya mı ne oldu? Biz çıkarken getireceği yemeği olmak üzereydi. Buralarda hiç kimse böyle ölmeyi arzu etmiyor bence. Buradan hemen çıkıp S:

Taş deyince aklımıza Vermulean gelmişti. Bir şekilde onunla kontak kurmamız gerekmekteydi. Bir anda bu bizim bu olaylardaki rolümüz de yavaş yavaş belirmeye başlamıştı. Grumsznar bizi başka bir büyüyle Drow haline çevirdi. Bundan hoşnut kalmamıştık ama olması gereken bir şeydi. Sonra aklımıza hemen Ssar geldi. Sağ olsun bize bir kez daha yardım etti ve onunla konuşma fırsatımız oldu. Bize elimizdeki taşlardan birinin aslında Drowlar için çok önemli olduğunu söyledi. Taşın üzerinde Lloth'un şekli vardı ve Drowlar bunu elde etmek için her şeyi yaparlardı. Bundan sonra Rizzen Do'Urden ile görüşmek için Carpathian's tavernasına gittik. Rizzen bize kendi evinin haritasını verdi. Kendi ailesine sırtını dönmesinin sebebi her neyse biz bunu anlayışsızlıkla karşılayıp Gollyelius tavernasına gittik. Do'Urdenların evine girmemiz için üzerimizde aile İnsigniası olmalıydı ve bunu bize sağlayabilecek tek Drow da Jarlaxle idi. Ona ne istediğimizi söylediğimizde o da karşılığında bizden şehrin kuzeybatısındaki mağaralarda saklı olan bir Necklace'yi getirmemizi istedi. Biz böyle getir götür işlerine alışık olduğumuz için oraya da gittik. Bu mağaranın ortasındaki büyük boş alanın biraz batı kısmındaki başka bir boş alanın hemen kuzey duvarında yine güç bela bir ilüzyon duvarı bulduk. Buradan da kolyeyi bulup hemen geri döndük. Jarlaxle bize kelime oyunu yapmıştı. Ona ne istediğini getirmiştik ama onun elinde bizim istediğimiz İnsignialar yoktu. Bize o İnsigniaları taşıyan soylu Do'Urdenların kuzeydoğudaki mağarada olduklarından bahsetti. Yani onları öldürüp almamız gerekiyordu. Biz de öyle yaptık. Mağaranın güneybatı kısmında dördü ile karşılaştık ve Insignialar'ını aldık. Artık her şey tamamdı. Şimdi evine bir an önce gidip Drizzt ve esirleri kurtarmalıydık. Do'Urden evine girdiğimizde bizi kendilerinden biri sandıkları için pek bir direnişle karşılaşmadık. İlk girdiğimiz kat Commoner's Area denen bir yerdi. Bu bölgenin en kuzeybatısındaki odada olan ilüzyon duvarını fark edemeseydik yukarı çıkmamız için gereken anahtarı bulamayacaktık. Üst katlara çıktıkça daha da heyecanlanıyorduk. Matron Malice Drizzt'i Lloth'a kurban etmeye hazırlanıyordu. Etrafa bir şey belli etmeden onları bulmalıydık. Bu sinirli halimizi görüp de bize saldıran ev hayvanlarından başka bir sorunla karşılaşmadık. En sonunda onları bulduk. Odaya girdiğimiz zaman Drizzt kurban edilmek üzereydi. Odadaki Drowlar ve tabii ki Matron Malice bize saldırmaya başladı. Bu arada üstümüze yağmur gibi yıldırımlar düşüyordu. Kafamızı ne tarafa çevirsek elinde zehirli kılıcı ile bir Drow'la karşılaşıyorduk. Hepsini temizleyince sıra Matron Malice'ye gelmişti. Karşımızda en güçlü Drowlardan biri vardı. Son duamızı edip üzerine atladık. Saldırı sırasında ben de arkadan ona büyü atıyordum

Hiçbir işe yaramayacağını biliyordum ama en azından dikkatini çekebileceğimi düşünüyordum. Ve öyle oldu da.

Matron Malice yok edilmişti ama peşinde dostumuz Sass'ra'yı da almıştı. Onun ve halkı kurtarma sevincini yaşarken eve bir saldırı daha oldu. Onu da geri püskürttükten sonra saldırmaktansa kaçmayı tercih etti. Maznafeindi ve bir Drow Priestess'i aniden bir Drider'a dönüştürülmüştü. Tek isteği bir anlaşma teklif etti. Yolumuzun geçemeyeceğimiz bir uçurum tarafındı intikamdı. Bizi öyle dedi, buradan geçmemiz için bize bir büyü verecek ve biz de bu eve çevirip sey Menzoberranzan'a gitmemiz ve onu ze düşen r diyerek teklifini kabul ettik. Yolumuza devam edince tekrar bir önceki haritada belirdik. Buralarda Gemiler buluyorduk. Ne olur ne olmaz hepsini topluyorduk. Parazit Cloaker edebileceğimiz Drider'ı vılana dı ein rın evinde olduğunu yardım istedik ve bu büyücü Grumsznar'ı bizde karşımıza çıkan evi yanına geri dönüp nafein ve Hunterlardı onunla konuşup bulduk. Ol istiyor. Onu elde edene Lloth gülümsiyecek diye garip de bir fikirleri vardı. Artifact üç parçaya ayrılmıştı. Bunlardan biri bir Crest, diğeri bizden dan Helm Of Spiders ve biri de değerli bir taştı. Aldığımız gibi alt kata oradan kaçtık. Matron ile birlikte Do'Urden ailesi de bütün bu kaosu geride bırakıp koyulduk. Yolda sevgili 1 da gömüp onu ebedi uğurladık. Ondan ayrılmak çok acı vericiydi. Bu kadar şey paylaşmıştık onunla. Günler sonra hepimiz yorgun ve ölmüş bir haldeydik. Rüzgarın esintisini ve güneşin sıcaklığını birbir tenimizde tekrar hissettiğimizde kurtulmuştuk. Halkını da mutlak bir ölümden kurtarmıştık. Yerine herhalde uzun bir süre hiçbir yere çıkmayız diye düşünürken Drowların başka kasabalara da saldırdığı haberini aldık ve kasaba halkının ile yola koyulduk. Kaderimiz tekrar bizi başka bir yere sürüklüyordu. Ama bu sefer bir fark vardı. Sass'ra yanımızda değildi... Belki bu macera bittiğinde biz de onun yanına gideriz, kim bilir? 'Nieröre' D iŞ ve

1 CD veya 7 HD 27MB HARDISK

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.