REDNECK RAMPAGE
Retro bilgisayarEeeehhaaaaaa. Öldürmek ve eğlence kavramları bilgisayar oyunlarının varlığından beri beraber anılır oldular. Wolfenstein belki de ilk adımı attı. Elimize silahları verdi ve saldı ortalığa. Önce basit konular içinde aradık öldürme zevkini. Gamalı haçlarla süslü duvarlar arasında bağırıp çağıran askerleri gözümüzü kırpmadan öldürdük. Sonra Doom geldi. Sevmeyenleri hayranları kadar çok oldu. Sadist kimliğimizi yüzeye çıkardık bu oyunda, gizli kalmış korkularımızı öldürdük shotgun ile. Doom2 derken ardından Duke3D sonra Quake diye bir oyun geldi. Ama artık olay abartılmış, insanlar internet üzerinde birbirlerini temizler olmuşlardı.
Eskiden beri bu tür oyunları oynayanlar shotgun edinmek ve onunla dükkanlara girip insanları öldürmek, topluma dehşet saçmak gibi fantaziler edinmişlerdi (yoksa sadece ben mi öyleyim). Kan kokusuna bir kere alıştığınızda artık duramazsınız. Usta Sid abimizin oyunlarını oynuyor olabilirsiniz ama Doom gibin bir oyun çıktı lafını duyduğunuzda yerinizde duramıyorsanız... Bir kapıyı açıp yeaaaaa çığlıkları ile etraftakileri öldürüp, sonra yere bir barut fıçısı bırakıp uzaklaşırken onu havaya uçurmak gibi şeyler ilginizi çekiyorsa, oynadığınız oyunda karakterlerden başka haritanın da güzelliği sizin için önemliyse, ne duruyorsunuz Redneck Rampage tam size göre bir oyun. O bir oyun değil, o bir öldürme şenliği. Oyun tek CD. Install ettikten sonra CD'ye sadece oyun sırasındaki muhteşem müzikleri dinlemek için ihtiyacınız oluyor. Oyunda gerçekten muhteşem müzikler var. Sırf onları dinlemek için bile alınır. Optimum performans için nasıl bir işlemciye gerek olduğu belirtilmemiş ama bence sıkı bir Pentium'unuz yoksa oldukça zorlanacaksınız. P-133 ve 32Mb bir makinede bile oldukça zor anlar yaşadığımı belirtmeliyim. Konuya gelmek için yüzlerce kelime sarfettikten sonra, sizi bir şaşkınlık bekliyor. Adi uzaylılar kalkıp bizim dünyamıza gelmişler (vay sonra karıştırmışlar ve bizim oyundaki kahramanlarımızı çok kızdırmışlar. Büyük ihtimalle oto tamircisi olan yarım zeka, çift porsiyon Billy ile basit (!!!) bir çiftçi olan Leonard almışlar ellerine ne bulurlarsa (Levye, çifte, bowling topu vb...) ve çıkmışlar domuz düşmanı uzaylı avına. Ama Billy oldukça salak olsa gerek hep level'ın sonunda sizi bekliyor ve hehee, over here falan gibi söylüyor. Burnunu karıştıran, cart diye osuran bu arkadaşımızın kafasına levyeyi indirmezsek bölüm bitmiyor (ciddiyim)! Zaten oyun tamamen komedi olduğu için, herşeye gözyummak zorundasınız, bir sürü olay oluyor ve hiçbiri ciddi değil. Tavukların kesilip ambalajlandığı sahneler falan var. Adamları öldürünce garip garip konuşuyorlar (viva mexica veya Hey, not me bustard gibi). Oyun başlar başlamaz kendi kendine demoya geçiyor ve bünyesindeki 3 demodan birisini göstermeye başlıyor. Şöyle bir bakın derim çünkü ilk başlarda bazı gizli yerler var ve buralar demoda belli oluyor. ESC tuşu ile ana menüyü çağırıyoruz, zira baba menü vurulup ölmüş (iğğk iğrenç espri). Neyse bu dul menüde (iğğk iki) zaten ne olduğunu bildiğiniz ama benim illaki açıklayacağım alt menüler var (hehheh evet yetim çocuklar). Bunlar şöyle: New Game: İki alt menüden oluşur. İki farklı senaryo yani. Bunlar Outskirts ve Downtown. Play on Engage: Son zamanların modası Net üzerinde oynamak için. Ben hiç bulaşmadım. Options: Zurnanın zırt dediği seçenek bu işte. Bir çok alt menüsü var. Aile kalabalık yani. Burada gölgeleri açabilir / kapatabilirsiniz, ekran sarsıntısını / boyutunu / parlaklığını, rate (!!!) duyarlılığını ayarlayabilirsiniz. Ayrıca aile kilidi (küfürler had safhada ve de omurgasına kadar parçalanan canlılar ailenizin küçük bireylerini yarının eli sopalı gençleri yapabilir) ve kayıt opsiyonları mevcut. Ses ayarları ise başka bir aile. Sesi açıp kapamak, CD'den müziği dinlemek, Leonard'ın konuşması, stereo gibi ayarlar burada mevcut. Yalnız önemli olan nokta şu ki CD müziğini bir kere kapayınca bir daha açılmıyor. Tekrar install gerekiyor. Gibi gibi devam ediyor... Oyundaki düşman sayımız o kadar çok değil. Büyük bir ihtimal ile klonlanmış ihtiyar bir çiftçi size her köşe başında elindeki tabanca ile ateş ediyor. Kolay ölüyor aslında ama bir odaya girdiğinizde aniden 5 tanesi ile karşılaşırsanız çok canınızı acıtıyorlar. Uzaktan karşılarına dikilip vurmayı deneyebilirsiniz, ama yakın dövüşte dikkatli olun derim. Sonra yine klonlanmış bir çiftçi dostumuz daha var. Biraz iyi kıyım ve elinde çiftesi var. Oldukça tehlikeli desem hanginiz önünde durup tabanca ile öldürmeye çalışmayacaksınız ki? Bir yara alınca tüfeğini indirip sırtını kaşıyor olması oldukça komik. Sivrisinekler bu oyunda da başımıza bela. Tek kurşun ile ölüyorlar ama onlara göz yumarsanız tüm kanınızı emmeden bırakmıyorlar. Köpekler! Bekçi köpekleri sizi hayatınızdan bezdirecekler. Çok zor ölüyorlar. İki defa üst üste patlamaya dayanabiliyorlar. Onlardan uzak durun ama kulübelerinden korkmayın (yardımmmm). Çok mavra bir şerif var. İki tane otomatik tabancası var. Kısa bir sürede iki şarjör mermiyi üstünüze boşaltıyor ama daha sonra silahları ile ilgileniyor, onu öldürmek için tek şansınız bu anlar. Zor düşmanlardan biri de Uzaylı Komando. Oldukça iri ve güzel bir silahla donatılmış. Onu öldürmek için haritadan faydalanacaksınız. Yarı kapalı bir kepengin altından mesela... Yere düştüğünde ise onu öldürdüğünüzü sanmayın çünkü sizin primitiv silahlarınız onu sadece bayıltıyor. Bence baygınken bir dinamit feda etmek size bir uzay silahı kazandırır. En zor rakibiniz ise Vampirella. Her türlü silahı var ve son derece ölümcül. Artık başınızın çaresine bakacaksınız. Eğer şansınız varsa Vampirella'nın sütyen biçimli (!!!) silahını ele geçirirsiniz. Çok işinize yarar. Bana Şeytan'ı anımsatan bacak kadar çocuk diyebileceğiniz Odeee diye bağıran yaratıklar var. Size çok zarar veren bişiiler atıyorlar. Çabuk ölüyorlar. Oyunun biberleri olsa gerek bunlar. Bu arada doğal felaketleri de hatırlatırım: Bazen bir deprem olabiliyor, bazende Twister filminde gördüğümüz hortumlardan biri geliveriyor. Bunlar size zarar veriyorlar ama kaçabiliyorsunuz. Gelelim silahlara: 1. Levye: Basit ama yakın dövüşte etkili, bölüm sonu için gerekli. 2. Tabanca: Çok seri değil ama güzel bir altıpatlar. Speedloader kullandığınız için doldurması zor olmuyor. 3. Kırmalı Çifte: Shotgun işte. Fazla söze ne gerek var. 4. Huntin' Rifle Gun: Makinalı tüfek. Ateş ettikçe geri tepme yüzünden yukarı doğru kalkıyor. Kısa süreli isabetli atışlar yapın. 5. Di-No-Myte: Yakıp atmak için önce CTRL tuşuna basıp yakın ve hemen ardından tekrar CTRL'ye basıp atın. Acele etmezseniz parçalarınızı etraftan toplarlar, haberiniz ola! 6. Ok: Ok deyip geçmeyin. Üzerinde yanan bir dinamitle çok etkili oluyorlar. 7. Ripsaw: Hehehehe... sadistler için. Cephanesi kadar döner testere fırlatır, cephanesi bitince elektrikli testere oluverir. 8. Alien Gun: Uzaylı amcam etrafa dağılınca ortalıkta bırakıyor bunu. Güzel ama bence kullanışsız. 9. Barrel & Bowl: Burada iki tane malzeme var. Bir tane barut fıçısı ve bir bowling topu. Bowling topu ile adamları şaşırtabiliyorsunuz veya bowling oynuyorsunuz (ciddi ciddi), barut fıçısına daha önce değinmiştim. 0. Sütyen: İnanmadınız değil mi? Göğüs uçlarınızda süper bir
(hoop bu bir oyun dergisi) silah. Makineli sütyen !!!! Savaşlarda çığır açacak. Taşıyabileceğiniz malzeme ise şöyle. Whiskey, Beer, Cow Pie, Moonshine, Vacuum... gıdalar ile sağlığınızı arttırıyorsunuz ama GUT riski de artıyor. GUT göstergesi yükseldikçe dengeniz bozuluyor ve alkol ile bunu dengelemeniz gerekiyor veya hareket ederek göstergeyi indirebiliyorsunuz. İçecekler de ALCOHOL göstergesini etkiliyor. Fazla alkol alırsanız doğal olarak sarhoş oluyorsunuz ki bu da yolda yalpalaya yalpalaya yürümek keskin nişancılığınızdan taviz vermeniz demektir. Göstergelerin altlarındaki ışıklarda ilk 3'e izin var, sonrası tehlikeli. Yeni ve güzel bir özellik bu. Tuşlar klasik Doom gibin tuşları. Oklar yön, CTRL ateş, Shift koşmak, Space kullanmak, Ğ ve Ü cebinizdekileri karıştırmak... Y yeehaw çığlığı, W viski içmek, C cowpie yemek, M moonshine içmek (bu Duke3D'deki Steroidler gibi, sizi gaza getiriyor). Leonard'ın oyuna konuşmaları ile renk kattığı bir gerçek. Dinamit kullanırken bülbül gibi şakıyor. Öldürmekten büyük zevk alıyor. Kötü adamların seni öldürücem gibi laflarını geçebilirsiniz ama Vampirella muhteşem. Şuh bir kahkaha, bir inilti, love U" sözleri, "Come with me" falan etkili. Domuzları öldürmeyin bence, oyunun bazı yerlerinde işe yarıyorlar. Bol save, az mermi, yüksek dikkat, düşük hız. Her kapının arkasına bakın! Şimdi başlangıçta karşılaşabileceğiniz olası sorunları gidermek için bazı bölümlerin zor kısımlarını açıklamak istiyorum. Downtown'da ilk bölümde, oyuna başladığınız noktadan benzin pompasına ateş edin ve daha sonra yıkıntıların arasından Ripsaw'ı alın. Asıl amaç bu bölümde bankanın kasasına ulaşmak. Bunun tek ve uzun bir yolu var. Gıda dükkanına girin, arka bahçesine geçin. En köşede üzerine erişemediğiniz bir kasa var. Öldürmediğiniz bir domuz kaldıysa onu üzerine çıkıp sonra kasanın üzerine çıkın. Şimdi bu adamlar buraya nasıl çıktı dediğiniz bir çatıdayız. Bu çatıda bir havalandırma deliği var. Etraftan dinamitleri topladıktan sonra o deliğe girin ve Şerifin giremediğiniz ofisine dalın. Tel kapının yanındaki düğmeyle tel kapıyı açın. Şerifin masasındaki düğme ile iki nezarethanenin parmaklıklarını açın. En dipteki nezarethaneye girin bir dinamit yakıp kaçın. Açılan delikten içeri girin. Banka müdürünün odasındasınız. Tel kapı da aynı mantıkla açılıyor. Kasa ise müdürün masasındaki düğme ile. Geçmiş olsun. Patlatın kafasına levyeyi şimdi. Downtown'da ikinci bölüm (Nut House): Burada başladığınız odanın havalandırma deliğinden kaçıp karşınıza çıkan odada adamı levye ile öldürün. Dolabın kapağını açın ve yerdeki kasayı iterek dolabın üst kısmına ulaşacak noktaya getirin.
Anahtarı alın. Elektrikli odaya girip bölüme elinizde silahla başlayın. Bölümdeki en önemli nokta, girdiğiniz odalarda etraftaki eşyaları iyi kullanabilmeniz. Bazı anahtarlar oldukça saçma yerlerde bulunuyorlar. Mogr'da bir anahtar var. Buzluklardan birini açarak üstüne çıkıyorsunuz ve karşınızdaki tellerin üzerine atlıyorsunuz. Orada bir anahtar var mesela. Çok zevkli bir bölüm, sonunda yine ahmak arkadaşınızın kafasına geçirin levyeyi.. Outskirts'te ilk bölüm bayağı matrak: Mahzenlere inin, kuyuların içinden farklı dehlizlere geçin. Haritanın iyi özelliği şu, geçtiğiniz yerlerde gizli bir oda varsa girişi belli oluyor. Bu bölümde oldukça gizli yer var. Çok zor olmayan bir bölüm ve haritası çok basit. Amacınız gölete açılan kayık merkezine ulaşmak. Outskirts'ün ikinci level'ı (lumberland): Burada göletin içinde başlıyorsunuz. Kanalizasyon borusu dikkatinizi çekmiştir. Borunun duvarla birleştiği noktada bir şalter var “Flood Core”. Şalteri indirdikten sonra tekrar gölete girin ve artık açılmış olan kafesten içeri yüzün. Borudan yukarı... ve içerdesiniz. Bu bölümde kütükleri kesmek için bir döner testere var. Onun yanından geçmeyin. Onu durduran bir düğme var, düğmeye ateş ederek çok kısa bir süreliğine geçmek için testereyi durdurabilirsiniz. Bir yere birkaç kez gitmekten çekinmeyin, çözüm gözünüzün önünde olabilir. Biraz zorlansanız bile hiç takılmadan bitirebilirsiniz her level'ı. En son level'da (Şato'dan sonra), bir uzay gemisi domuzları ve inekleri ışınlıyor ve bir sürü düşman size ateş ediyor. 3 tane uzay komandosunu cephane harcayarak geçebilirsiniz elbette ama benim size tavsiyem hemen koşup uzay gemisinin ışınlama alanına girmeniz. Böylece son düşmanınız olan Vampirella'yı haklayın!.. Hepinize kolay gelsin diyorum. Cheat yapmayın, hiç zevk almazsınız. Geçemeseniz bile debelenin, bir yol bulursunuz. Hayat da öyle değil midir zaten. Ne kadar sıkışırsak sıkışalım hep doğruyu yapmalıyız. Ama unutmayın herkes doğruyu yapmak ister fakat "Doğru" herzaman "İyi" olan olmayabilir. İyi oyunlar okuyucular ve yine sağol Mert! BİSİRRI ERHAN ASTAM
INTERPLAY DOOM GİBİN
16 MB CD 25 MB HARD SA
086