Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 33
Gear Mode: Otomatik veya manual vites ayarlarını buradan yapıyoruz. Gear Ratios: Sekiz vitesin de dişli ayarlarını değiştirebiliyorsunuz. Yüksek oran değerleri hızlı pistler için uygundur. Beni aşar. Steering Max Lock: Direksiyonun, düzgün durumda iken, hangi açı ile tekerleklere maximum dönüş vereceği buradan belirlenir. Çok sık dönüşlü pistlerde (Monaco gibi) yüksek açılarda direksiyon ayarı yapmanız uygun görülebilir. Fuel: Tamamen yarış stratejiniz ile ilgili bir kısım. Yarışın başında çok benzin alıp, yavaş gidip, benzin azaldıkça, yavaş yavaş hızlanarak ve az pit-stop yaparak yarışı bitirebilirsiniz. Yaklaşık 25 litre benzin ile 5 lap yarışabilirsiniz. Öyle işte... Driver Assistance: Gerçek yarışta, sürücü arabaya uygulanan itme ve fren kuvvetlerinin farkındadır. Çünkü aynı kuvvetler kendisini de etkilemektedir. Bu simülasyon oyununda böyle bir şey mümkün olamayacağı için böyle bir özellik oyuna katılmış. Ama ben etkisini pek hissetmedim açıkçası. Breaking Assistance: Otomatik fren tabir ettiğimiz olay. Teknik terim kullanarak fake atmaya çalışıyorlar. Ben yer miyim bea. Steering Linearity/Type: Direksiyonun sertlik derecesi. Yüksek hızlarda direksiyonu sertleştirerek daha rahat bir kullanım sağlayabilirsiniz. Car Setup denilen kısmı elimden geldiğince açıklamaya çalıştım. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Oyun ile ilgili son olarak Pit-Stop olayına değinmek istiyorum. Aracınız herhangi bir şekilde hasar aldıysa, yakıtı bittiyse veya lastik değiştirmeye karar verdiyseniz hemen pite giriniz. Pit'de değişiklikler otomatik olarak yapılacaktır. Fakat ne kadar yakıt alacağınıza kendiniz karar vereceksiniz. Görevliler işlerini bitirip kenara çekildikten sonra, yakıtın yeterli olduğuna inanıyorsanız, gaza basıp pitten çıkabilirsiniz. Sanırım Power F1 adına söylenecekler bu kadar. Dediğim gibi, Formula 1 ile ilgili yarış oyunlarında daha çok arcade arıyorsanız, Power F1'i almanızda hiçbir sakınca görmüyorum. Ama Formula 1 Grand Prix 2'yi hayatınızın oyunu olarak görüyorsanız, bu oyuna elinizi bile sürmeyin. M.Emin Gür
Ö: Sola dönüş. Ç: Sağa dönüş. A: Hızlanma. Z: Fren. P: Vites arttırır L: Vites azaltma. Space: Arka görüş. Ctrl: Lastik değiştirme. ESC: Pause. F1: Ekranda on-line help. F2: Yarışta size yardımcı olacak help çizgisini açıp kapatır. F3: Gökyüzünde perspektifi açıp kapatır. F4: Otomatik fren. F5: Bilgi paneli. F6: Arabanın içinden görünüş. F7: Üç boyutlu ayna görüntüsü F8: Diğer yarışçıların hangi pozisyonda olduğunu belirtir. F9: Görüntü detayını düşürür F10: Görüntü detayını arttırır. F11 - F12: Diğer araba görüntüleri. Numeric Keypad: Dış görünüşte kamera açıları.
FİRMA: VIRGIN YÜR: ARABA YARIŞI SİSTEM
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 32
Sonunda yazıyı yazmamak için bulduğum bütün bahaneler bitti. Elektrikler bile kesilse geçerli mazeret değil (notebook'um var da, laf arasında belirteyim dedim). Tabii, her zamanki gibi yazı, yazılması gereken zamana saatler kala yazılmaya başlandı. Onun için bir iki Formula 1 geyiği yapıp yazıya geçmek istiyorum. Tek istediğim güzel bir yazı olsun. Herkes eğlensin. Jacques Villeneuve abimin de dediği gibi, güvenlik önlemleri yüzünden Formula 1'in eski tadı kalmadı. Zaten bırakacakmış, gelecek sezon, IndyCar'a geri dönecekmiş. Ben de onun peşinden gideceğim. Villeneuve'suz yani kralsız (siz aşağıda yazılanlara bakmayın) Formula 1 olmaz. Ortalık Schumacher züppesine kalacak. Hiç çekilmez. Çekilmez dedim de aklıma geldi. Şu Cine-5'deki sunucular da artık hiç çekilmiyor. Kudurtuyorlar, beni ve Cine-5'de Formula 1 seyreden herkesi. Yeter be kardeşim. Yediyüzellibin kez “Formula 1'deki
PONERME
Ne dilim, ne desem sen tutuyorsun diye diyorsun olacak. Monaco'yu gördünüz mü, Barcelona start'ı gördünüz mü diyeyim bari.
HAKKINEN: Eskiden ona bulaşılmazdı. Sonra Avustralya'da çok kötü bir kaza geçirdi, duruldu, uslandı, her zaman puan alır oldu. Sağlam adam.
VILL: Geçen sene geldiğinde genç yetenekli çocuk diyorduk, sonradan megalomanyak olduğunu anladık, şimdi 'küçük kel cüce' diyoruz.
PANIS: Monaco'yu kazanması tesadüf değilmiş. Herif Bridgestone'larla bela oldu bu sene. Bir de ismi bu kadar komik olmasa.
güvenlik önlemleri o kadar üst düzeydeki, kaza olunca hiçbir şey olmaz bunlara” ya da “Sayın Koç, bu arabaların bizim arabalardan farkı ne” diye konuşmaktan bıkmadınız mı? Denedim, sesini kapatıp seyretmeyi, o zaman da motorların sesini duyup havaya giremiyorum. Kablolu TV buralara gelene kadar katlanacağız artık. Bu kadar geyik yeter, şimdi başlayalım yazıya (hemen yazıya geçmek istiyorum demiştim). İtiraf etmek gerekirse Power F1 bizim beklediğimiz kadar iyi çıkmadı. Tabii aslında bu göreceli bir kavram. Bir F1 oyunundan ne beklediğinize bağlı. F1 Grand Prix 2'deki gibi ciddi bir simülasyon istiyorsanız sizin isteklerinize cevap veremeyeceği kesin. Ama şöyle iki direksiyon sallayayım, Formula 1'deki arabalara da hastayım zaten, öyle tekerdi, vitesti, frenlerdi, ayrıntılarla uğraşmayayım diyorsanız tam size göre. Yani sizin anlayacağınız daha çok arcade havasında tasarlanmış, kendi halinde bir F1 oyunu. Ama buna rağmen, F1 Grand Prix 2'den artı yönleri yok değil. Bir kere pite girme olayı, çok daha zevkli. Sonra ve en önemlilerinden bir tanesi lastik seçimi yapabiliyorsunuz. Daha başka, öyle Pentium Pro 200 falan istemiyor ve istemediği halde diğerinden daha iyi grafiklere ve grafik detaylarına sahip. Split Screen seçeneği ile iki kişi oynanabiliyor. Sonracığıma, kaza olduğu zaman araba taklalar atabiliyor, F1 Grand Prix 2'deki gibi gerçek dışı havalanmıyor. Ayrıca yanlış start alırsanız 10 saniye ceza alıyorsunuz. Diğerindeki gibi otomatik başlamıyorsunuz, yarışa. Ama eksik yanları da var tabii. En önemli eksiği ise gerçekçilik. En zoru bile seçseniz, son hızla viraja girdiğinizde çok az savrularak çıkabiliyorsunuz virajdan. Yine gerçekçilik ile bağlı olarak arabaya yaptığınız müdahaleler F1 Grand Prix 2'deki kadar etkilemiyor yarışı. Ama zaten ben bu oyunu F1 Grand Prix 2'den daha farklı bir kategoride değerlendirdiğimden beni pek ilgilendirmiyor bu farklar (hem, F1 Grand Prix 2'nin ne kadar geç çıktığını unutmadık daha). Sıra geldi oyundaki menüleri açıklamaya. Yine her zamanki gibi bütün menüleri tek tek açıklamak yerine, önemli gördüğüm birkaç seçeneği açıklayacağım. ENTER RACE: Bakalım burada önemli ne varmış. Hmmm. Shoot-Out'a biraz değinmek lazım sanırım. Shoot-Out: Bilgisayarın ilk başta belirttiği pozisyonda yarışı bitirmeye çalışacaksınız. Eğer başarırsanız diğer yarışta yarışmaya hak kazanıyorsunuz. Bitirdiğiniz duruma göre de puan alıyorsunuz. İki kişi oynama durumunda ise gayet zevkli oluyor. İki kişiden biri başarırsa yarış devam ediyor. Ama kaybedenin bütün puanları siliniyor. İkisi de kaybederse oyun bitiyor. Bir de Single Race menüsünde View Grid ile sıralamayı, Weather Forecast ile hava ve olacak yarış hakkında bazı özet bilgiler alabilirsiniz. Aslında Weather Forecast açıklamasının tek cümleden ibaret olduğuna bakmayın. Ciddi ciddi yarışacaksanız gayet önemli bir kısım. Buradaki bilgileri iyice okumak lazım. Championship Menu'deki Standing (istatistikler) olayı bence güzel hazırlanmış. CAR OPTIONS: Choose Car: Bu seçeneğe değinmemin amacı ne olduğunu anlatmak değil, zaten hepiniz biliyorsunuzdur. Sadece hi-res'de arabaları güzel çizmişler, onu söyleyeyim dedim. Workshop: Daha detaylı olarak daha sonra değinilecek. Gearbox: Aslında bu seçeneğin burada olması düşünülmesi gereken bir durum. Zaten Workshop menüsünde var. Ama gavur düşünmüş, taşınmış buraya da koymuş.
Vardır bir hikmeti. Edit Teams: 1994-95 sezonu dataları olduğu için, hemen buraya gidip isimleri değiştirmeniz gerektiğini söylemek isterim. GAME OPTIONS MENU: Burada önemli olan 2 Players Game seçeneği ve split-screen ile iki kişi zevkli dakikalar falan, filan. Bir de Realism Settings konusuna değinmek lazım. Weather: Bu seçenek kapalı ise, açık ve güneşli havalarda sonsuza dek yarışabilirsiniz. Car Damage: Çarpışmalarda hasar almamanız için faydalı bir seçenek. Tire Wear: Wear'ın "aşınma" da demek olduğunu kaç kişi biliyordu aranızda bakayım. Benim lanet olası hocam, lanet olası Motorlar dersinde, lanet olası Değişen Koşullarda Motordaki Yağın Aşınmaya Etkisi isimli projeyi bana vermeseydi ben de bilmeyecektim büyük bir ihtimalle. Sinirlendim yine. Tekerleklerin aşınması olayını ortadan kaldırabiliyorsunuz efendim. Gravel Traps: Virajlara sinsice konulmuş kum tuzaklarına girdiğinizde kolay çıkmanızı sağlar. Tabii eğer kapalı ise. Auto Tires: Tire choices are made automatically yazardı, eğer bir gavur yazsaydı bu yazıyı. CONTROL OPTIONS: Bu kısım ile ilgili olarak, Formula 1 oyunları için tasarlanmış Thrustmaster'ları ve 4 tuşlu joystickleri desteklediğini belirtirsem yeterli bilgiyi vermiş olduğuma inanırım (aney, nasıl bir cümle kurdum ben). GAME DIFFICULTY: Zorluk derecesini ve yarışta bulunan araba miktarını buradan seçiniz. Easy Mode'da oynuyorsanız, araba ayarları ile oynayamıyorsunuz. Şimdi yarışta etkili olan Workshop kısmındaki ayarları inceleyelim: Wings: Arabanın ön ve arka kısımlarında bulunan kanatlar yola tutunmayı kolaylaştıran yere doğru bir çekim gücü oluşturur (uçakların tam tersi). Ön ve arka kanatçıklarının açılarının birbirlerine göre oranları arabanın manevra kabiliyetini etkiler. Arka kanadın fazla açılı olması virajlarda arabanın burnunun dışa çekmesine, ön kanatçığının açısının arkaya göre fazla olması durumunda ise virajın içine doğru kaçmaya yol açar. Son durum aynı zamanda fren ve hızlanma anında arabanın daha kontrolsüz davranmasına yol açar. Yani Monza gibi düz bir pistte kanatları açısını düşürmeyi, Monaco gibi virajlı bir pistte arttırmayı unutmazsanız aracınızdan en iyi performansı alabilirsiniz. Brakes: İyi bir sürücü virajlarda geç ve sert fren zaman kaybını minimuma indirmelidir. Bunun böyle olmasının sebebi Formula 1 araçlarında direksiyon kırılmışken yapılan frenin, araç düz giderken yapılan frene göre çok daha az etkin ve araç açısından sağlıksız oluşudur. Bununla da kalmayıp ön ve arka fren dağılımı iyi ayarlanmamış bir araba kötü bir zamanda yapılan fren sonucunda yoldan rahatlıkla çıkar. Ön tekerleklere binen güç, geniş alanlı arka tekerleklere binenden çok daha fazla olması ve motor sebebi ile arkada olan ağırlık merkezi yüzünden araba savrulur. Tire Types: Dört adet lastikten birini seçip yarışacaksınız. Soft lastikler, çok iyi yol kavramak ve kısa ömür demektir. Çok pit-stop yapacaksanız bunları kullanmalısınız. Eğer tek pit-stop'la yarışı bitirecekseniz, medium'u seçmelisiniz. Wet lastikleri ise yağmurlu havaların vazgeçilmezleridir. Son olarak da pit-stop'larda lastik seçimlerinizi değiştirebilirsiniz. Tire Pressures: Lastik basınçları beni aşıyor. Size de pek kurcalamamanızı tavsiye ederim. Suspension Setting: Her tekerlek için süspansiyon ayarlarını yapabilirsiniz. Genellikle ön tekerler arka tekerlerden daha yumuşak olurlar. Ani frenlerde, ani hızlanmalarda, virajlarda arabanın dengesini korumasına yardımcı olan, ama bu yarışta pek de önemli olmadığı aşikar olan bir seçenek.