Gameshow sayı 27, sayfa 10

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 10

UMKE herkese tekrar merhaba. Uzun bir aradan sonra nihayet GAMESHOW sayfalarına geri döndüm. Önce askerdeyken beni unutmayan ve her zaman son sayfada yaşatmaya çalışan tüm dergi ekibine teşekkürü bir borç bilirim. Evet şahsi meseleleri bir yana bırakıp oyunu açıklamaya geçebiliriz artık. LUCAS ARTS ENTERTAINMENT COMPANY. Herhalde bu ismi Adventure tarzı oyunları sevip de duymayanınız yoktur. Ama firmanın bu seferki oyunu bizim “doom gibi” diye tabir ettiğimiz bir tarzda. Dark Forces oynayanlar Lucas Arts'ın bu işi ne kadar iyi yaptığını bilirler zaten. Yalnız oyun her ne kadar bu türde oynansa da gerek senaryosu (çünkü oyunun kendine özgü gayet iyi bir konusu var) gerek son derece muhteşem, western filmlerini andıran müzikleri ve gerekse ilginç-değişik atmosferi oyunu ayrı bir kefeye koyuyor. Oyunda yönettiğimiz karakter Marshal James ANDERSON. 11 yaşındayken babası gözlerinin önünde öldürülen Anderson, yıllar sonra evlenir ve babası gibi bir çiftçi olur. Ama Anderson için dertler yeni başlamıştır. Yeni yapılan tren yolunun planlarını ele geçiren kötü adamlar Anderson için hiç de iyi şeyler düşünmezler. Nitekim bir gün kasabaya alışverişe giden Anderson geri döndüğünde, çiftliğinin kötü adamlar tarafından yakıldığını ve biricik kızı Sera'nın kaçırıldığını, kollarında son nefesini veren karısından öğrenir (oldukça acıklı sahneler ühü!). Artık intikam zamanı gelmiştir. Anderson bunun için yıllar önce bıraktığı emektar silahını alır ve hem karısının intikamını almak, hem de biricik küçük kızını kurtarmak için yollara düşer. Ama zalim kader ona kötü tuzaklar hazırlamıştır. İşte bütün bunları oyunun başındaki demodan öğrendikten sonra asıl oyuna geçiyoruz. Demodan sonra karşımıza oldukça klasik bir *main menu* gelir. Buradan MAIN GAME ile asıl konulu oyunu oynayabilir (intikam), MULTI PLAYER ile oyunu network (IPX/LAN), internet (TCP/IP), modem ve serial kablo ile arkadaşlarınızla beraber veya karşılıklı oynayabilir, HISTORICAL MISSIONS ile ekstra bazı görevlere geçebilir (bunları anlatacağım) ve LOAD ile önceden kaydettiğimiz yeri geri yükleyebilirsiniz. Options bölümünden ise oyunda kullanılan tuşları değiştirebilir; klavye, joystick veya mouse ayarlarını yapabilir, ekran boyunu değiştirebilir, grafiklerin koyuluk/açıklık ayarını yapabilirsiniz. Ayrıca burada bulunan volume menüsünden ses ve efekt ayarlarını yapabilirsiniz. Other Options seçeneğine girince karşımıza bol seçenekli bir menü daha gelir. Buradan Head Wave ile yürürken kafa sallayıp sallamamayı, Auto Aim ile düşmana çok yakın iken hedefin daha rahat vurulup vurulmamasını, Map Rotate ile harita ekranında hareket ederken haritanın dönüp dönmemesini, Cross Hair ile adamları daha rahat vurmak için nişangahın çıkıp çıkmamasını, Disable Cutscenes ile bölüm sonlarında ve başlarında çıkan demoların gösterilip gösterilmemesini, Gore ile oyundaki kanlı sahnelerin olup olmamasını (kapamayın), Invincibility ile oyun içinde yara alıp almamayı (çok saçma bir özellik), Auto Pitch ile otomatik nişan alıp-almamayı, Tinting ile vurulunca ekranın kırmızı olup olmamasını, Map Overlay ile harita ekranının oyun ekranı üzerinde gözüküp gözükmemesini ve Pitch Return ile de silahınızın açısını yukarı aşağı doğru hareket ettirdikten sonra yürümeye başlayınca ana hedef hattına dönüp dönmemesini ayarlayabilirsiniz.

MAIN GAME: Buradan asıl oyuna giriyoruz. Bunu seçince karşınıza oyunun zorluğunu simgeleyen üç adet seçenek gelir: GOOD, BEST ve UGLY. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi GOOD en kolay, UGLY en zor ve BEST ise ikisinin ortası derece zordur. Eğer oyunu ilk defa oynuyorsanız GOOD'u seçin. Ana oyun dokuz bölümden oluşuyor. Aslında bu size az gelmiş olabilir fakat bölümler oldukça uzun ve karmaşık. Bu dokuz bölüm kasabada, trende, kanyonlarda, mağaralarda ve vahşi batıda aklınıza gelebilecek tüm mekanlarda geçiyor. Her bölümün sonunda ise kötü adamlar çetesine mensup birini haklıyoruz. Bu sahneleri özellikle görmenizi isterim çünkü her adam ayrı ayrı şekillerde ölüyor. Her bölümde amaç aynı, bölümü bitirmek için o bölümdeki kötü adamı öldürmek. Bu adamın bölümün neresinde olduğunu bulmak için haritanızı kullanın. Harita ekranına geçtiğiniz zaman sol üst köşede Secret 0 of 3 gibisinden bir yazı çıkar. Bu o bölümde kaç tane gizli bölüm olduğunu ve sizin kaç tanesini bulduğunuzu gösterir. Bu gizli bölümlerin bazıları oldukça ilginç; örneğin ilk bölümdeki tuvaleti dinamitle uçurduğunuzda (dinamitle havaya uçacak yerler zaten çatlak şeklinde oluyor) çıkan gizli geçitten ilerlediğimiz zaman bir UFO'ya ulaşıyoruz. UFO'nun penceresinden içeri bakınca uzaylıların bir ineği ameliyat ettiğini görüyoruz (Lucas Arts iyice uçmuş). Oyuna başladığınızda ilk dikkatinizi çeken şey o muhteşem müzikler ve efektler olmuştur. Ekranın en sol kısmında göreceğiniz mermiler, kullandığınız silahın içinde bulunan o anki mermi sayısını gösterir (bu arada mouse'un sağ tuşu veya R tuşu ile silahınızı doldurabilirsiniz), onun yanındaki sayı ise o silah için toplam kaç merminiz kaldığını gösterir. Ortadaki kırmızı renkte bulunan termometre ise adamımızın enerji durumunu gösterir. Suyun altında iken bu gösterge mavi olur ve ne kadar nefesiniz kaldığını gösterir. Koşarken ise ne kadar yorulduğunuzu (eğer gösterge azalırsa daha fazla koşamayız veya yükseğe zıplayamayız) gösterir. Termometrenin yanında bulunan ITEM ise o an Enter tuşuna basarak kullanabileceğiniz aletleri gösterir. Bu aletler arasında anahtarlar, enerji tazelemekte kullanılan medical bag'ler, sıkışmış kapıları açmakta kullanılan levye gibi şeyler bulunmaktadır. Bu aletleri [ ve ] (Türkçe klavyede Ğ ve Ü) tuşlarına basarak seçebilirsiniz. En sağdaki kalpler ise HEALTH'imizi simgeler, kalpler bitince klasik olarak ölürüz. Şimdi de oyunda en çok kullanılan tuşları açıklayalım. 1'den 9'a kadar olan sayı tuşları değişik silahları, L tuşu karanlık yerlerde etrafı aydınlatmak için kullandığımız lambayı açıp kapamaya, Tab tuşu haritayı açmaya, * / - tuşları ekranı

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.