Gameshow sayı 26, sayfa 36

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 36

en! Hey sen ordaki! Arkana bakma sana diyorum (Ay yok bu çok banal giriş oldu)! Arkadaşlar anlayabileceğiniz gibi yine giriş bulamama sorunu yaşıyorum. Zaten şu sıralar kafam çok dağınık kusura bakmayın (Nerden çıktı şu 10 Nisan sınavı?).... Özhan'la telefonda 20 dakika “Aklıma bişii gelmiyo ne muhabbeti yaptık yine de güzel bişi bulamadık. Zaten Moonstone hakkında ne denilebilir ki? Moonstone klasik

MOON

AŞININ

sıfatını tam anlamıyla hak eden, türünün tek örneği mükemmel bir oyun. Kısaca anlatmak gerekirse FBU yani Fantasy Beat'em'Up'ı diyebiliriz. Eee kısaca anlatınca anlamadınız galiba? Uzunca anlatayım bari... Şimdi oyunda bir şovalyeyi yönetiyoruz (aslında 4 tane var, biz birini seçiyoruz. Yok dördünü de seçebiliyoruz da, yani, eee neyse buraya sonra gelicem biz bir şovalyede (kısaca Knight diyebilir miyim?) kalalım). Amacımız vahşeti açıp kapıyorsunuz (aa bu arada oyunun en güzel özelliği dövüşlerin bayağı vahşi olması, sakın kapatmayın!). Practise ile iki kişi karşılıklı dövüşebilirsiniz. Oyundayken de dövüşebilirsiniz, hem burada pek zevkli olmuyor (Hep Tuğrul'a yeniliyorum. Oyun içinde beni kimse yenemez!). Bu arada oyun içindeyken alt-g, game over ve esc, guit to dos yapar... Select player no falan gibi bir seçenek var (unuttum işte!) o seçenekle 1'den 4 kişiye kadar oynayabiliyorsunuz (birazdan açıklıycam). Select Knight ile sonunda oyuna giriyorsunuz. Her player kendine bir knight (neydi öyle eskiden yarım saat şovalye) seçiyor ve oyuna başlıyoruz. Şimdi her knight belli bir yer yürüyebiliyor. Yürümesi bitince diğer knight'a geçiyor. Dört kişi oynayınca (ya da 2, 3?) herkes aynı klavyeyi kullanıyor (ok tuşları ve enter). İki oyuncu savaşırsa ikinci oyuncu (saldırılan) soldaki klavyeyi kullanıyor (yani w yukarı, a geri, d ileri, x aşağı, tab ateş). Hareketlere gelince, her biri ateş tuşuna basılı tutularak yapılıyor. Ateşe basılıyken (tab ya da enter); ileri- yana doğru kılıçla vurma, yukarı- en etkili vuruş kafaya vurma, aşağı- biri size kafaya vurma hareketi yaparsa korunursunuz, geri- arkaya dönmeden arkaya vurma, ileri düz vuruş uzaktaki düşman için, yukarı çapraza kılıç uzatma (ne başka isim bulamadım) sizden büyük yaratıklara yakındayken seri şekilde vurmanızı sağlar, bu da yandan gelen saldırıları blok etmeye çalışır, geri#yukarı- dagger atarsınız (Daggerfall alın). Kontroller bittiğine göre haritadaki yerleri anlatalım. Şimdi dört bölge var. Her knight kendi bölgesinde başlıyor. Kırmızı olan bataklıkta, yeşil olan ağaçlık alanda, sarı dağlık alanda, mavi otlak alanda başlıyor. Her bölgede bir anahtar bulunuyor, böylece toplamanız gereken dört anahtar oluyor (neymiş? dört anahtar). İnler: Anahtarları, paraları falan burdan alıyorsunuz. Tabii öyle hemen “buyur al” demiyorlar. Önce düşmanları yenmelisiniz. Alın size düşmanlar: Ratmen: Fare adamlar 3 çeşit oluyor; Mızraklılar, baltalılar, çekiçliler. Mızraklılar bayağı sorun çıkarıyor çünkü o size uzaktan harita üzerindeki inlere girip oradaki düşmanları yenerek 4 tane anahtarı toplayıp haritanın ortasındaki “Valley of Gods”'a (Valley of Dust and Fire espirisi yapiim mi? Peki yapmiim) ulaşmak. Bu arada anahtarların peşinde olan başka knight'lar (ay ne rahat) da var. Ayrıca bunlarla da savaşıyorsunuz. Şavaş derken bilmem hatırlar mısınız; Pit Fighter'daki gibi 3 boyutlu bir ekranda kılıcınızı kullanarak (değişik hareketler var, anlatcam) düşmanlarınızı biçtiğiniz bir bölüm oluyor. Aslında bölümden çok oyunun büyük kısmını kapsıyor. Fantasy kısmına gelince bu dövüşler sonucunda para, kılıç vs. kazanıp kazanıp karakterinizi güçlendirebiliyorsunuz. Bunun yanında haritada bir sıra yok, istediğiniz yere istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Savaş kazandıkça karakterinizin özelliklerini arttırırsınız falan... İsterseniz bunları tek tek ve daha detaylı şekilde inceleyelim. Şimdii, oyunu yüklediniz, demoyu seyrettiniz (Ahh ah! Biz zamanında o demoyu ağzımız bir karış açık seyrederdik. Şimdi bir esc ile geçiyoruz, ne günlere geldik!). Ana menüde anlatmaya değer bir ogre var. Onunla 34 GAME-S18OW vururken sizin vuruşlarınız ona yetişmiyor. Aşağısileri kombinasyonu (permutasyon, tüme varım ile yenebilirsiniz. Bunları öldürmek çok zevkli, yan vuruşla öldürürseniz ikiye bölünüyorlar, sonra düz vuruş ile sırtları deliniyor kan fışkırıyor (manyak mı? Kim ben? Yok canım nereden çıkarıyorsunuz. Millet Mortal Kombat'ta adamların aort atardamarını söküp ağzına tıkarken iyiydi). Bataklık dışında her yerde çıkarlar. Kirpiler: Oyunun en kolay düşmanları. Hareketleriniz aşağı- aşağı kılıç saplama (bir kerede öldürüyor) ve yukarı kılıç saplama şeklinde değişiyor. Aşağı yapılan hareketle rahatça öldürürsünüz. Ayrıca kirpilerden biri ağaca çıkıp kuyruğunu sarkıtırsa ekstra hak alıyorsunuz. Bunu beş kere yapınca oyun trainer oluyor hiç ölmüyorsunuz. Ormanlık alanda bulunurlar.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.