FRP

OsTr ederim. Gerçi daha önce “Lands Of Lore” gibi idventure katsayısı yüksek FRPler oynamıştım. Ama yine de tam manasıyla FRP oynamam senin yazılarını okuduktan sonra oldu. Tekrar tekrar teşekkürler. Savaş “The Paladin” Akyavaş, Bursa Şimdi köşeye böyle bir giriş yaptığımı merak ediyorsunuzdur. Bunun bariz tek bir sebebi var. O da, Savaş'ın yazdığı gibi cümleleri okuyup bu köşenin gerçekten insanları FRP'ye başlatmakta başarılı olduğunu görmek. Ve tabi söylemeye gerek duymuyorum, böyle mektuplar okuduğum zaman sevindirik falan oluyorum. FRP'ye olan ilginden ve bana böyle güzel bir mektup yazdığından dolayı ben sana teşekkür ederim Barış... Merhaba Muhammed, İşler nasıl gidiyor? Bak, ben sizin babanızım. Mektubumu yayınlamazsan senı 24 saat kesintisiz güneş ışığı altına koyup imha ederim. Veya seni kapkaranlık ve “Feyr”'lerin üremesine çok müsait bir odaya koyarım. Sabaha kadar istediğim settingi bulacaksın. Zaten bulamazsan sabaha kadar senin FRP köşesi yanar. Bu sloganı da ben buldum iyi mi? Tamam kısaca mektubumu yayınlamanı istiyorum. Yoksa etrafa terör saçıcam ona göre! 1- Bizim sınıf * tüm Orta 3'lerin FRP'den haberi oldu. Herkesi aydınlatıyor ve kutsal görevimizi yerine getiriyoruz. Milleti 5-6 kişi toplayıp oyun gösterme bahanesi ile batağa saplıyoruz. Hastalık başladı. FRP'nin de bir mistikliği kalmadı. Artık herkes ne nedir biliyo ve kimse FRP nedir diye sormuyor bile. Otobüste yanımda oturan adam “Orb Of Dragonkind”'ı yok etmenin kaç yolu olduğunu sordu. Naapçaz abi? 2- Sende çizmeyi aşmışsın. Fifth Age Edition-medition diyosun ama 97 kataloğunda Marvel Super Heroes'un oyununun çi çıkacağını ve nasıl bir şey olduğunu söylemiyorsun! Ayıp ettin! 3- Yahu, Lord Soth karısını niye öldürmüş? Klasik Paladin koca- normal kadın kavgası mı? Yoksam, kadın Lord Soth'un en iyi yardımcısıyla mı şaapmış? Ha? 4-Yaa biliyorsun “Fire Drake” diye bişey var. Bundan korkulur mu yoksa bu “ateşten ördek yavrusu” mu? “Ice Drake” onun akrabası mı? 5- Mystra diye biri çıkmış, büyüyü ben yarattım diye artistik yapıyo? Şimdi bu tanrıça geber dese ben geberirmiyim? Yoksa saldırırsam ona vurabilirmiyim? Kafamı bozdu da, dalmayı düşünüyom, acaba dedim hani? 6-Yaa bizim oyunda deli bir karakter var? Yani o ben oluyorum. Karizması bir çok ama adam deli. Necdçeği olmuyor. Grupta 1 Dragoncu abimiz var, 1 Specialist Priest olduğunu zanneden ama büyü bile yapamayan bir tip, 2 de Invoker var. Ben de Mage/Thief'im. Ama oyunda kimsenin benim ne olduğumdan doğru dürüst haberi yok. Sende bize kendi grubunu anlat... 7- Yaa bu Dragon Slayer güçlü birşeymi (2. seviye)? Onu döver miyim? Kavga falan çıkarırsam diye soruyorum. Yani deliyim ya. 8- Seni düelloya şey ediyorum. Hangimiz diğerine kötü birşey yapçak. Hodri Meydan! &- Senin o 10/9 luk Mage/Cleric'ini öne bağlarım, ardından da yavaş yavaş bir Spectre'ye drain ettiririm. 2 yıllık karakterin gözlerinin önünde eriyip yok olur. b- Seni “Greater Gelugon”lar 'a veririm. Seni Ninth Hell'in sekizinci katında Baatezu yaparlar, ona göre. c- Seni “Para-Elemental Plane Of yollarım ve orada seni milyonlarca kez dondurup dondurup eritirim!!! d- Ya da son olarak da karşına Baba Yaga karısını çıkartırım. Hadi bakalım o zaman ne yapıcaksın? Promacan, Aritartika NİERDRE: Ne bu böyle mektubun yayınlanması için harcadığın onlarca tehdit. Eskiden insanlar rica ederlerdi, şimdi tehdit ediyorlar. Hadi hayırlısı... Madem istemiyorsun, adını falan yazmıyorum. Ama senin arkadaşlarının da bu köşeyi okuduğunu biliyorum. Sence de arkadaşların içinde 2 İnvoker, 1 Dragon Slayer olan grubunuzdaki Mage/Thief karakterin bu bel mektubu yazdığını anlamıycaklar mı? İçinde bu sınıfların ve yarı deli bir Mage/Thief'in olduğu gruplar inanıyorumki çok azdır. 1- Güzeel! Yakında tüm okulun FRP oynamaya başlayacağına eminim. Hatta bu işi ileriye kadar götürüp neden okulda bir FRP kolu kurmuyorsunuz. Öğle tatillerinde veya okul çıkışında toplanıp oynamanın en idal yolu. Birde okulda FRP kütüphanesi kurdunuzmu tamamdır. Bir aralar TSR, okul kütüphanesi için okul tarafından alınan kitaplara 610 ifdirim yapıyordu, Bu indirim hala geçerli mi bilmiyorum. 2- Aaa, sen de ayıp ettin şimdi. Dragonlance 5th Age oyunu 1996 kataloğunda vardı ve çoktan çıktı zaten. Super Marvel Heroes'un oyunu ise bir TSR oyunu olmadığı için TSR kataloglarında hiçbir zamana yer almadı ve almıyacak. Marvel Heroes oyunları sadece 1994 ve 1995 Mail Order Hobby Shop kataloğunda çıkmıştı ki bu da yıllar önceydi. Kısaca, haberim olsa söylemezmiyim. 3- Lord Soth karısını kendisini aldattığı için değil, kendisi karısını aldattığı için öldürdü: Dur olmadı galiba... Şimdi asıl hikaye şu. Pala bıyıklı, zamanının en saygı duyulan Knightlar'indan biri olan Lord Soth'un karısından tek bir istediği vardır. (Tabiki de o değil!) Karısından bir çocuk istemektedir soyunun devamı için. Eh, tabi kadının da bunu tek başına yapıcak hali yok. Denerler uğraşırlar ama nafile. Kadında iş yoktur. Aradan belli bir süre geçer ve bir görev için uzakta olan Lord Soth çok güzel bir Elf Mishakal cleric'ine aşık olur. Kız da Lord Soth'u beğenmiştir ama ikisinin bir araya gelmesine imkan ihtimal yoktur. Ve sonunda gizlice buluşurlar... Ve tabi sonunda kız hamile kalır. Bunu öğrenen Lord Soth bu genç kızla evlenebilmek için karısını öldürürür. (Tanananam!) Aradan aylar geçer ve çoçukları doğar. Bu arada Lord Soth'un işlediği cinayet ortaya çıkar. Elf karısı da bu gerçeği öğrendiği zaman Mishakal'a dua eder. Lord Soth da Paladine'a dua eder. İkisinin de tek istedikleri Lord Soth'un günahlarının affıdır. İki tanrı da Lord Soth'a cevap verir. Ona Dragonlance'yi mahvedecek olan Cataciysmden bahsederler ve bunu engellemek için Istar'a gidip hayatı pahasına KingPriest'e engel olmasını söylerler. Hemen yola çıkan Lord Soth'un yolda karşısına bazı elf kadınlar çıkar ve ona evde karısının onu aldattığını söylerler. Bunu gururuna yediremeyen Soth görevini yarıda bırakıp hemen geri döner. Tam o sırada Cataciysm olur ve karısı ve cocuğu gözleri önünde yanarak ölürler. Soth, onları kurtarmak için kılını bile kıpırdatmaz ve karısı son nefesinde onu lanetler. Alevler Soth'u da kapladığında Soth ölmez fakat bir Death Knight haline gelir. Gerçi sorduğun sadece Soth'un niye öldürdüğü idi tüm hikayeyi Lord Soth'u merak edenler için yazayım dedim. 4- Şimdi senin bir *Fire Drake” gördüğün zaman yapman gereken tek şey KAÇMAK. Athas'ın en güçlü bir kaç yaratığından biri ne de olsa. Henüz “İce Drake” diye birşey yok ama eğer olsaydı herhalde uzaktan akraba olurlardı. 5- Mytra, daha sen ve ben bu dünyada yokken var olan biri. Büyüyü yarattığı ve senin büyü yapmasını sağlıyan bir tanrıça bu. Sana öl dese

Zaten sana hi Di gücünün sırlarını veren birine saldırmak ha. Dıt! 6- Şimdi ben de sana bizim gruptan bahsetmek isterdim ama benim toplam 5 grubum var ve hangi birini yazayım bilmiyorum. Ama grupların ikisi Forgotten Realms da, ikisi DarkSun da ve sonuncusu da Planescape de. 7- Benim bildiğim bir Dragon Slayer sınıfı var © da özellikle NPCler için olanı. Dragon Slayerların tüm güçleri sadece ejderhalara karşı işe yarıyor. İlerde bir ejderhaya dönüşmeyi düşünmüyorsan sana karşı normal fighter güclerine sahip biri. 8- Peki düellonu kabul diyorum. Sadece yeri ve zamanı söyle. a- O 10/9'luk karakterim artık 11 Wizard/12 Priest olmuş durumda. Eğer o karaktrimi drain edersen bende senin Wizard Spell kartlarını yakarım. b- Bende seni “Rituel Of Twin Burnings”'le seni evil tanrılara kurban ederim. c- Oğlum, İstanbul zaten çok soğuk, donuyoruz burada. Madem becerebiliyorsun, neden beni Para-Elemental Plane Of Ooze veya Magma'ya göndermiyorsun. Hem sıcak hem de iyi geliyormuş. d- Ben de o zaman adıni, adresini ve telefonunu Manshoon'a veririm. O ne yapacağını bilir. Bu ay size Myth Drannor hakkında bilgi vermek istiyorum. Serkan da bu aralar EOB3'ü açıkladığına göre tam yeridir diye düşündüm. En azından EOB3'ü oynarken dolaştığınız sokakların ve binaların birzamanlar Faerun'un bütün ırklarını barındırdığını unutmayın. Myth Drannor en başta ırmakların kenarına kurulmuş ufak bir elf kampıydı. Zamanla (ki bu zaman yaklaşık 8 2000 yıl) DragonReach'in batısındaki diğer elf yerşleşim | yerleri gibi bu kamp da büyüdü ve bir şehir halini aldı. ! İğne sivriliğinde kulelerden oluşmuş bir şehir. O zamanlar şehiri soylu bir Moon elf ailesi yönetiyordu. Şehrin adı ise Myth Drannor değil, Cormanthor'du. Ve yine bu zamanlar da insanlar ilk olarak The Sea Of Fallen Stars'ın kuzeyine ayak bastılar. Bu insanlar

Cormanthor'u gördükleri zaman, şehirde yapılan güzel müziklerden dolayı ona “The Towers Of Song” adını verdiler. Cormanthor'un o zamanki kralı eski savaşçı Eltargrim'di ve şehrindeki her türlü büyüsel araştırmayı, müzüğü ve diğer şeyleri destekliyordu. İnsanların çok fazla sayıda ve çok hırslı olduklarını gören kral onların arasından en güçlü Wizardları, Druidleri ve Rangerları şehrine çağırdı. Böylece bütün güç şehirde olucak ve arada kurulucak dostluk bağlarından dolayı Humanlar ve Elfler hiçbir zaman düşman olmayacaklardı. Eltargrim daha sonra Ghomeları, Halflingleri ve Dwarfları da beraber yaşamaları için Cormanthor'a çağırdı. Starym ve diğer soylu ve gururlu elf aileleri bu yeni misafirleri hoş karşılamayıp batıya, Thunder Peaks'e gittiler. Geride kalanlar ise yeni dostalarını çok sıcak karşladılar. Böylece karma ve çok daha büyük bir şehrin de ilk temelleri atılmış oldu. Ama hepsinin ortak bir sorunu vardı. Goblinkin... Her on yılda bir Moonsea'den güneye inen ve önlerine çıkan herşeyi yok eden binlerce Orc, Goblin ve Hobgoblin. Ve bu tehlike karşısında Cormanthor kendisini koruyamayacak kadar güçsüz olan civardaki halka da kollarını açtı... Tabi bu Orclâara da bir amaç vermişti. Bu barış dolu şehri yok etmek. Ve şehre binlercesi saldırdı. Binlercesi... Ve işgal edilmiş şehrin sokakları arasında cesur human ve dwarf savaşçıları şehirlerini orclara karşı canları pahasına korudular. Şehir çok büyük zarar görmüstü ve onlar da olmasaydı tamamiyle yok olmuştu. Bu durumda dehşete düşen Eltargrim savaşın bir daha asla şehrine gelmeyeceğine yemin etti ve şehri düşmanlara karşı devamlı korumak için bir büyülü bariyer yapmaları için şehrin Elf ve Human büyücülerini görevlendirdi. Araştırmalar yıllar sürdü ve sonuç başarılıydı. Yepyeni bir büyü enerjisi keşfedildi: MYTHAL! 261 yılında Mythal şehri çevrelemeye başladı. Cormanthor'un adı Myth Drannor olarak değiştirildi ve asıl bu zamandan sonra şehrin parlak günleri başladı. Vilhon Reach'den bölgenin zenginliği için civara gelen yeni insanlar vardı. Eltargrim civardaki ormanların yok olmasını engellemek için onları da şehrine, “City Of Might”'a davet etti. Aradan yüzyıllar geçti ve Myth Drannor hiç bir şehrin olmadığı kadar büyüdü, güzellleşti ve zenginleşti. Ve Myth Drannor “City Of Bards” ve “City Of Beauty” olarak anılmaya başlandı. Şehir sanatçıların, Bardların ve araştırma meraklısı büyücülerin cenneti olmuştu. Sanat doruk noktasına ulaşmış ve ünü tüm Faerun'a yayılan şarkılar bestelenmeye başlanmıştı. Büyücülerde Netheril büyücülerini alt edicek kadar güçlenmişlerdi. Tabi yine Orc saldırıları oluyordu fakat hem Mythal'ın hem de şehrin güçlü adamları sayesinde hepsi alt ediliyordu. Şehir bütün ırkların hiçbir dişari güçten Korkmadan yaşayabilecekleri bir yer olmuştu. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır... 661 yılında liderleri, onları bu güne getiren Eltargrim öldü. Bütün şehirde yas ilan edildi. Bunu fırsat biln ve çoktan şehire gelmiş olan kötü büyücüler hemen büyüleri ve çeşitli entrikalarıyla kilit isimleri öldürmeye başladılar. O sırada Orc sorunu tekrar ortaya çıktı. Bu sefer yanlarında Troller, Bugbearlar, Gnoller ve Flindler de vardı. Bu durumda savunma için hemen yeni bir lider seçildi. 712 yılında ise, kuzeydeki bir güç, ki bu tahmini olarak çok güçlü bir büyücü veya bir orc shaman, Dragonreach'de ki zengin şehirleri yağmalamak için korkunç Yugalothları summon etti. Her ne olduysa oldu, en güçlü Yugalothlar olan, Nycalothlar Aulmpiter, Gaulguth ve Malimshaer kendilerini çağıran büyücüden kurtuldular ve bütün Goblinkin'i toplayarak “Army Of Darkness”'ı kurdular ve bu orduyla kuzeyden güneye doğru inerek herşeyi ama herşeyi yok etmeye başladılar. Myth Drannor'u o zamanki kaptanı Fflar, kuzeyden gelmekte olan korkunç bir ordu olduğu haberini alınca hemen şehrin kuzeyine, HelmGrove denen yere en iyi adamlarını gönderdi. Yanlarında Shield Of Myth Drannorlar da vardı. Çok beklemeleri gerekmedi... Karanlıklar ordusu bir kabus gibi üzerlerine çöktü. Ölen yüzlerce Orc'un arkasından binlercesi geliyordu. Bu ilk savunma hattında bütün savaşçılar ölmüştü. Sadece birkaçı bu terörden bahsetmek için şehre kaçmıştı. İkinci savunma hattı ise şehre birçok şey borçlu olan büyücülerindi. Şu an sırları kaybolmuş büyüleri ile binlercesini öldürdüler ama bir süre sonra onlarında büyüleri bitti ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Artık savaş şehre kadar gelmişti. Fflar hemen şehri boşaltma çalışmalarına başlamıştı. Yaşlılar ve alimler önce tahliye edilmeye başlandı ama neredeyse hiç vakitleri kalmamıştı. Savaş yüzyıllar sonra tekrar Mtyh Drannordaydı. Kaçmayanlar da vardı. Araştırmalarına kendilerini kaptırmış olan diğer büyücüler. Kuleleri işgal edildiğinde kendilerini korumak için kullandıkları büyüler şehri temellerinden ama herşey boşunaydı. Onlar da büyüleri ile beraber yök oldular. Şehrin en son savunmasını Fflar ve geride kalanlar yaptı. Onlarda Yugalothlarla savaşırken öldüler. Ffların da mavi ateşle bir silahla Yugalothlara karşı savaştığı ve en son onun dü: ylenir. Halk güneye ve batıya doğru kaçtı. Myth drannor terk edilmişti. O binlerce yıllık tarihi olan şehir artık yoktu. Bardların ilham kaynağı şehir artık yoktu. Her ırkın barış içinde yaşadığı şehir artık yoktu. Myth Drannor, artık bir harabeydi... Bundan sonra EOB3 oynarken, Myth Drannor'u etrafta büyülü eşya toplayıp, düğmelere basıp açılan kapılardan girip yaratık öldürüp seviye atladığınız bir şehir olarak görmeyin. O bundan çok daha fazlasını hak ediyor... Bunun üzerine Myth Drannor'un kaybolmuş büyülerinden birkaçına ne dersiniz?

3. Seviye Büyüler Backblast (Abjuration) Range: 0 Components: V Duration: Özel Casting Time: 3 Area Of Effect: 1 Kişi Saving Throw: Yok Korkunç güzel bir koruma büyüsü olan Backblast'i yapan büyücü, bununla ister kendisini ister başka birini ateş veya patlama içeren büyülere karşı korur. İşin asıl espirisi şu. Backblastle korunan bir büyücüye ateş veya patlama içeren büyülerden (Fireball, Delayed Blast Firebali, Meteor Swarm) biri atılırsa, Backblast bu büyüyü direkt yapana geri yansıtıyor!!! Hem hiç zarar almıyorsunuz hem de o el konsantrasyonunuzu dahi bozulmuyor.

Büyünün normal süresi iturn4 iturn/level dır ama bu süreden önce büyücüye bir saldırı yapılırsa Backblast o round sonunda biter. Büyünün kıllıklarından biri ise (tabi saldıran büyücü için), geri yansıyan büyü büyücüyü bulana kadar gidiyorç Yani evine Teleport olup yatağın altına da saklansa attığı büyü napıp edip onu buluyor ve Bocomm! Büyücü sadece boyut değiştirerek bundan kaçabilir. 6. Seviye Büyüler Heal Self (Necromancy) Range: 0 Components: V,S,M Duration: Özel Casting Time: 6 Area Of Effect: Büyücü Saving Throw: Özel Priestlerin 6.seviye Heal büyüsüne benziyen bu büyüyü yapan büyücü spell'e karşı bir saving throw atar. Eğer tutturamazsa 4d8 HP iyileşir ve varsa körlük, zehir, sersemlik ekileri de kaybolur.. Ama tutturursa büyücü maximum HP'sine ulaşır ve kırılmış kemikleri de iyileşir. Aynı zamanda Mummy Rot veya Lycantropyden de etkileniyorsa onların etkisinden kurtulur. Yani çok cirlop... Büyücünün Strength'i büyüyü yaptıktan sonra 1 artar. Bu artuş round/level sürer. Materyali iki damla su, bir damla kan ve en az 100GP'lik bir gemstone. Kaptan Fflar'ın Myth Drannor'u korurken mavi alevle kaplı bir silah kullandığını söylemiştim. Bu kılıca bir göz atmaya ne dersiniz. Foebane: Experience Value: 7,000 Gold Piece Value: 35,000 Foebane tek elle kullanabilen bir Bastard Sword 44. Kınından çekildiği zaman mavi bir alevle etrafına ışık saçmaya başlıyor. Yeteri kadar parlak olduğu için bu ışığı bir şey okumak için kullanmak da mümkün. Kılıcın bir özelliği, undeadler'e, Prime Material Plane olmayan yaratıklara ve Evil varlıklara vurduğu zaman fazladan bir 1d8lik daha zarar vermesi. Kılıcın #4lük bonusunu sadece Attack ve Damage'a eklemiyorsunuz. Kılıcı tutan kimse bu 44'ü tüm saving throwlarına da ekleyebiliyor. FoeBane'in en güzel özelliklerinden biri ise kılıcı tutana yapılan büyüleri aynen geri yansıtması. Bunun için her round 108 atılıyor. Eğer gelen sayı saldırı ünün seviyesinden büyükse, büyü 96100 geri yansıyor. Gelen sayı ve büyünün seviyesi aynı ise iki kişide (kılıcı tutan ve büyüyü atan) büyünün etkisinin yarısına maruz kalıyorlar. Eğer büyünün seviyesi zardan yüksekse büyü normal etkisini gösteriyor. Kılıca dokunabilen herkes (maksimum 8 kişi) “Feather Fall” büyüsünden etkil iş gibi oluyor ve tutabilen herkese (max. 3 kişi) FoeBane “Jump” yapabiliyor. Bu özellik günde iki kez kullanılabiliyor. Günde birkere FoeBane saldırdığı kimsenin yaşam gücünü emebiliyor. Bu durumda kılıç iki katı zarar veriyor ve bu zarar kılıcı tutan kimseye devrediliyor. FoeBane'in sahibi kılıcı kendisini koruması için görevlendirebilir. Eğer kılıç sahibi FoeBane'e beni koru görevini verdikten sonra dokunmayı keserse kılıç sahibi bir daha ona dokunana kadar onu korumaya çalışır. Bu süre zarfında kılıca başka biri dokunmaya çalışırsa kılıç çığlık gibi bir ses çıkararak kendisine dokunana saldırır. Kılıcın bu durumda Thaco'su 6 ve HP'si de.77 dir. Movement'ı ise Fiying;24 dür. Foe Bane 20 HP zarar verene kadar veya kendisine dokunan ölünceye kadar veya asıl sahibi kendisine tekrar dokununcaya kadar saldırısına devam eder. Foebane özellikle savaşçılar için yapılmış bir kılıçtır. Bir Paladin, Ranger veya Fighter tarafından kullanılırlarsa kılıç karakterlerin Thacolarına *1, başka bir sınıf tarafından kullanılırsa da -1 verir. İşte bir Myth Drannor efsanesinin daha sırlarını öğrenmiş oldunuz. Barış “Beginner” Doğruaslan... O Campaign set'i Türkiye'de daha ucuza bulamazsın. Gelecek sefer bana telefon numaranı da yaz. Vee en sonunda bahsettiğim FRP testinin ilk sorusu... 270 yaşındaki bir Dexterity'si en fazla kaç olabilir, çıklayın. Oldukça kolay değilmi? Bir set zar kazanmak isteyen herkes 15 Haziran tarihine ğ kadar sorunun cevabını gönderebilir. YEN Çekiliş her ne kadar noter huzurunda olmasada, MEG'in şahitliğinde yapılacak. Bu arada başınız sağolsun arkadaşlar. TSR'a yakın çevrelerden aldığım haberler göre , firmanın battığı ve Magic'leri yapan firma tarafından satın alındığını öğrendim. Bu konu ile ilgili gelişmeleri gelecek ay size haber veririm. Altuğ “Wiper” Dural... Lütfen bana telefon numaranı gönder. Seni arayıp hangi kitapları almanı gerektiğini söyleyebilirim. Kerem... FRP kitaplarını İngiltereden alman biraz daha ucuza gelebilir ama o kadar uğraşmana değmeyebilir. Bu arada Maha Ağan senden de telefon numaranı istiyor. Bursa'dan beni arayıp EOB2 hakkında soru soran Hakan. Telefonunu kaybettim. Tekrar arayıp numaranı verirsen sevinirim. Onur Ereren... Dergideki son buluşmaya gelmedin. Gelecek sefer bekliyorum. Son olarak 17 Mayıs'da dergide buluşmak üzere. “Hola Virr Thora!” BIMuhammed 'Nierdre' Dabiri