Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 10
meg ayace
ihtimali olan oyunlar) geliyor bana. Bi de demo CD'si, 30-40 tane oyun da orda. Haliyle insan da kaşarlanıyor. Eskiden mesela, böyle bilgisayarcının önünde kıvrılıp sabaha kadar oyun beklediğim günlerde (her dediğime de inanmamak lazım ha) çok daha saygılı, minnettar ve nankör olmayan (nasıl denir acep) yaklaşırdım oyunlara. Şimdi bin tanesi bir para. Böyle bir durumda bile MegaRace3, install - bi bak - resim çal - sil (ama uninstall bütün dosyalar silinemedi desin, sinir ol) çemberinden kurtardı beni. Emin de buradaydı (Mannheim) o zamanlar (şimdi almıyorlar, yavaş yavaş psikopat olduğu için). Beraber oynamıştık. Normalde bir yarış oyununun yaratamadığı kadar hırs/istek/ilgi yaratmıştı bizde. Hatta oturup uzun uzun yorum (geyik?) bile yapmıştık. Bunları geçen ayki Macbeth'de anlatmıştım size (galiba). Ben MegaRace2'yi birkaç ay önce demo olarak N::: benim bu ehliyet işim ya, oynamıştım (haber yaptığımız sayı) o zaman daha hırs olayı olmadığından çok fazla
Tamam şımardığımı kabul ediyorum. Her ay dergide olacak (ya da olma
sorarım sana sayın okuyucum. ilerlememiştim ama hoşuma gitmiş olacak ki, genelde yapmadığım bir şeyi yapıp 'olumlu' bir Yaş erdi (neye erdi denirse haber bile yapmıştım. Bi kere bu yeni grafik tekniği işi çok iyi. Tamam SVGA diil ama, yine de BÖ — Pentium 100'de doğru dürüst çalışıyo (işte zaman geçiyo diyom inanmıyorsunuz, iki ay önce bu lafı söyliceğim aklıma bile gelmezdi) ve fonlar çok iyi. Hatta hayran olunacak derecede iyi. yaşlı köpişe yeni numaralar Oyunun zorluğu da cebren ve hileyle (bakınız Macbeth) öyle bir ayarlanmış ki, hiç bir pist öyle bir öğretemezsin, acep ben bu yaştan oturuşta geçilmiyo. Toplam 6 pist olduğunun farkındayım ve bu size azmış gibin gelebilir ama sonra araba sürmeyi öğrenebilecek bizim gibi iki tane kaşarlanmış kazık kadar adamı (yani kaşarlanan kazık diil, adam, yanlış miyim. Park etmek için 15 tane anlamayın, nasıl olur acaba kaşarlanmış kazık? Kazıklı Voyvoda Special?) bir hafta falan ele — Oyalayabildigine göre 2CD'nin parasına değeceği kanısındayım. Tabi başka insanlara zor/kolay — Kazanılan paralarını nasıl harcıyacaklarını, hangi oyunları alacaklarını söylemenin büyük Hanım (bana guiksilver aldı, severim) sorumluluğu altında da ezilmekteyim. Cebrail abim, kötü bir niyetim yok, şu anda düşündüklerim bile ehliyet sahibi oldu şu yalan neyse onu yansıtmaya çalışmaktayım, 10 dakika sonra fikir dünyada (Opel Astra'sı da var ama değiştirirsem, bunu aleyhimde kullanmazsın di mi ETE YA CUP MELİ — (bu aralar çok doluyum, sonra (hatta Ann bilem otobanda önünü kesenlere mümkünse ve sizce sakıncası yoksa, çok sonra) küfür edecek kadar ilerletti işleri. Bir ben kaldım. Uhuhuhuhu. Zaten araba terbiyem de bozuldu, hayır şimdi 40 senedir gördüğüm göreceğim araba, Need for Speed ya da Secreamer2 dekiler. Orda viraji alırken frene basmaya üşenirsen çarptırırsın biraz arabanın kenarını olur biter. Hadi o da olmadı, atarsın bir takla, sonra yeniden başlarsın oyuna. Acep diyorum, ben otursam direksiyona, bir viraj gelse karşıma (bütün yolar Roma'ya çıkabilirler ama düz diiller ne yazık ki), bu saplantıdan kurtulup, efendi efendi alabilir miyim viraji? Indycar da çok pis makas atmam acep bonus mu olur benim için gerçek yollarda, yoksam hızlı ir demo macerası daha (sıkılmadığınızı farzederken anlatmak bir game over, acaba sigorta öder mi E durumundayım). Screamer2'yle de o daha demo aşamasındayken durumu mu yaratır? Ben bu soruların (sübyancılık mı oluyo acaba) tanışmıştık. Ama bu macerayı cevabını ararken, zaman süratle diğerlerinden değişik yapan şey, tanıştığımız zamanlarda o sayı (kaçsa artık) geçiyor, ve ben yavaş yavaş aşağı yeni çıkmıştı, ben de her zamanki gibi bir sonraki sayının asla gelmiyeceği bölgelerimde ağaranlar için saç (kıl?) hayalleri içinde bir miktar boş zamanımı nasıl harcıyacağımı düşürime durumundaydım. Kısacası boyası aramak durumunda kalıyorum. yapacak hiç bir şeyim yoktu (hayatımı bir cümlede anlattım size). Ben de başladım bu oyunu elle — Oynamaya, bir track (İngiltere), kulaklık (motor sesine Mary Ann — vız arabalar geçiyo. Acaba 'Hadi ben kızıyo da), Intel ve ben. İlk başlarda daha birinci viraja gelmeden köpeğim, derdim yok, peki sen niye bu diğer arabalar beni geçiyorlardı ve bütün yarış boyunca da bir adamlar gibi atlayıp arabana daha görüşmüyorduk ama zamanla ben de kapmaya başladım gidemiyorsun da, beni tramvay işi. Aslına bakarsanız öbür arabaların ne yaptıklarına, nasıl duraklarında donduruyorsun M. Bey?' döndüklerine bakarak kaptım. Sonra hırs oldu, yüzlerce kez diyor mudur? Dünya bir yana da, köpiş oynadım aynı pisti. O kadar samimi olduk ki, hiç düşünmeden derse önemlidir, dinlemek lazımdır söyleyebilirim. Screamer2'yi şimdilik (yani NFS2 çıkana kadar) kd bu türün en iyisi yapan özellikler, biraz vahşi olması (ralli gibi), pistlerin falan eğlenceli olması (özellile Mısır ve ordaki çarşı pazar durumları) ve her halükarda (SVGA oynamamış olsam bile) iyi bir hızda çalışıyor olması. 2 player oynaması durumunda da çok çok daha zevkli olacağı kanısındayım ama bu teorimi deniyecek kimseleri bulamadım (emin dönmüştü o zamana kadar). Gözünüz kapalı alabileceğiniz (dikkatli olun ama) kaliteli bir yarış oyunu.
Oyunlar
SEÇME
SON TELE
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 11
girişte (sağ olun, hemen gidip ötmüşsünüz Psygnosis'e), valla Destruction Derby 2 oynadıktan sonra hiç şansım kalmadı galiba. Araba sürmek zevkli mi bilemiyorum ama, arabayı çarpıp darmadağan etmenin zevkli olduğunu artık öğrenmiş bulunuyorum. Derdiniz yarışmak falansa pas geçin bu oyunu, kaçıncı olmuşum kimin umurunda, ben ne kadar adam dağıttığıma bakıyorum bu oyunda. Tamam, sonuç olarak toplam 3 tane araba var, grafikler çok net değil (hızlı olsun diye mi böyle yapmışlar acep) ve kontroller de biraz garip (Schumi abim buna oversteer diyor (Damon salağı da 'benim suçum yok, kenarda duran lastik bariyer bana çarptı' diyor)) ama yine de çok eğlenceli. Özellikle arena gibi bir yerde, yarışmayıp da, herkesin birbirine geçirdiği seçenek, dünyadaki savaş sorununa alternatif bir çözüm bile olabilir (aaaand in the number three BMW, from Geeermaaanny, Helmut Kooooohhi (lahana demek olduğunu da bilin)). Birincisinden beri bazı eklemeler de yapmışlar (aferin len Psygnosis). Mesela artık isterseniz (yerse manasında) SVGA olarak da oynayabiliyorsunuz. Genel grafikler de geliştirilmiş aslında. Arabalardaki detaylar arttırılmış, lens flare, haze (zor kelimeler bunlar) falan eklenmiş. Kazaların kalitesinde büyük bir artma var. Bitmek bilmez spinler (mesela 20 kere falan, Katayama gibin), ya da taklalar yaşamak mümkün. Sen nerden bu kadar iyi biliyorsun kazaları diyebilirsiniz, dediğim gibi, kontrol sistemi biraz garip, ilk başlarda (alışana kadar) bunları siz de çok yakından tanıyacaksınız, samimi olacaksınız. Yarış oyunlarının stres attırdıkları (kötü kelime) sık sık tekrarladığım bir iddiamdır, ama DD2'de şöyle iyi bir imha seansından sonra, stresi bırakın, nirvanaya ulaştığınızı bile hissedebilirsiniz (aklınızda bulunsun, bir gün ehliyetim olursa, ve sizden arabanızın anahtarlarını istersem, VERMEYİN). Küçükken Matchbox arabalarınızı birbirine çarpıştırırken garip bir şeyler hissedip 'sex böyle bir şeyler olmalı' dediyseniz (Allah Allah, olamaz mı yani) bu oyun tam size göre. Sevdim bu oyunu, bu ayın en iyisi S2 olsa bile bunu da bir köşede bulundurmakta yarar var. Kimin ne zaman psikopat olacağı belli olmuyor. | bir ara size sorunumu anlatmıştım ya
başlamaktayım. Şimdi tamam, arcade
makinalarında üç level olması normal, daha fazla olsa jeton atacam, bitirecem diye clone'ları (güncel espri de yaparım) banka soymaya yollamak... Ama insan 5-75 dolar arası bir para (abi ne karışık bu Türkiye oyun piyasası ya, en azından Almanya'da herkes aynı derecede sokuyor) verip oyunu aldığı zaman 3 tane kıytırık leveldan daha fazla bir şeyler bekliyor. Virtua Cop, Sega Rally falan ilk başlarda tesadüf sanmıştım (ben de safım ha), ama artık belli oldu, oyunları PC'ye çevirirken daha fazla bir şeyler eklemek için hiçbir çaba göstermeyecekler, makinada kaç level varsa, PC'de o kadar, beğenmeyen almasın ayağı. Bence ayıptır, günahtır. Bunun dışında (sanki artık alırmışsınız gibi) Daytona USA'in de iyi yanları var aslında. Mesela abi, geçen action yarış oyunlarında stres atma olayı, bunu iyi beceriyor. Hiçbir derdiniz yok, mesela Screamer 2 becerene kadar bir çaba istiyor, Daytona'yı yüklediğiniz anda hemencik oynayabilirsiniz. Bir de kalabalık bir oyun. Bu ayki diğer oyunların (DD2 hariç) aksine, pek yalnız değilsiniz, 40 tane falan rakibiniz var pistte. Pistte her an kapışacak, gıcıklık yapacak, makas atacak (eheheh, saplantı bende) birilerini bulabiliyorsunuz. Sistem gerekleri (requirements'ı tercüme ettim size, bana Redhouse diyebilirsiniz bundan sonra) bildiğiniz gibi, bilgisayarı aldırmak için ne kadar yalvardıysanız, oyun da o kadar hızlı çalışıyor. Ukalalık bir edeyim, Sega firmasında kayda değer bir çalışma (yeter ukalalık). Bu hayatta ve bundan sonraki hayatta almayın, aldırmayın kimselere, bundan çok daha iyi (ve daha çok pistli) oyunlar var piyasada.
il 316 ise 3) Knight 2 31 inan ofice
0 5 ST 21X-Win 21 Player Man 2 31 We Academy 516. Manager 2
Biraz canınız sıkkın, hava yağmurlu, yapacak bir şey yok, az biraz da paranız var cebinizde, haliyle oyun alacaksınız, orası kesin, ama hangi oyunu alacaksınız? İşte asıl mesele bu. Seçmece size her ay yeni bir oyun türünün elemanlarının detaylı karşılaştırmalarını sunmaya çalışıyor. Eski sayıları kaçırdıysanız, ya da genel olarak kararsızsanız, Hall of Fame'deki oyunları (en azından ilk iki sırayı) gönül rahatlığıyla alabilirsiniz...
Bu hizmet size oyunu alım sorularından sıkılan Bilgisayarcılar Birliği ve bir kere daha "olarak ne tavsiye edersin?" sorusu cevaplarsa öleceğine inanan MAC tarafından sunulmaktadır.
SR time) | JET FIGHTER Fatal Alliance Racing 41 Sabre Team