EOB3

Herkese merhaba. İşte size yeni yılın fırsatı. FRP'ye başlamak isteyip de anlamadığı için sıkılıp bırakanlar. Ya da “FRP nedir?” diyenler. Bu aydan itibaren FRP'ye giriş için ideal bir oyun olan Eye of The Beholder'ın açıklamasına başlıyorum. Hani geçen ay söylemiştim ya, alın oynayın takıldığınız zaman ben size anlatacağım demiştim. Şimdi ödev kontrolü kimler oynamadı bakayım bu oyunu. Yoksa kitleden atılmak mı istiyorsunuz? Tamam geçen ay oynamadınızsa bari bu ay iki katı oynayıp bu açığınızı kapatın. Önce karakter seçimi ile oyuna başlıyoruz. Karakter seçiminde gruba mutlaka ama mutlaka bir Cleric almak zorundasınız. Eğer almadıysanız zaman kaybetmeden yeni bir parti kurun. Tabi grubunuzda bir de Dwarf bulunmalı (Sebebini sonra söyleyeceğim). Bir de Mage bulundursanız iyi olur (Şart değil ama iyi olur). Grubu kurduktan sonra artık maceraya atılabilirsiniz. İlk başta kendinizi ormanın içindeki bir mezarlıkta buluyorsunuz. Üzerinize doğru ruhlar geliyor. Grubunuzun dövüşçüleri işbaşında. Dövüşçünün elindeki silaha mouse'un sağ tuşu ile basarsanız karşısındaki yaratığa bir vuruş yapar. Bu şekilde çevrenizdeki ruhları öldürün. Şimdi sıra geldi Mage ve Cleric'in büyülerini ezberletmeye. Camp seçeneğini seçin. Böylece oyun dışı işlemleri yapacağınız bir menü ekrana gelecektir. Pray Spells ile Cleric için büyü seçin (Büyüleri bilmeyenler için söyleyeyim, Cure

Wounds büyülerini alın. Bu büyüler gruptaki adamların iyileşmesini sağlar). Memorize Spells ile de Mage'in ezberleyeceği büyüleri seçin. Büyüleri seçtikten sonra Rest seçeneğini seçerek büyüleri ezberlemek için zaman geçirin. Şimdi bir dolaşın bakalım ormandan bir çıkış yolu bulabilecek misiniz? Bulamadınızsa ben söyleyeyim ağaçları kesmeniz gerekiyor (Ormandaki ağaçların bir kısmı kesilebiliyor. Kesilebilen bir ağacın yanına

geldiğinizde, adamlarınız sizi uyarıyor). Ağaçları kesmek için bir baltaya ihtiyacınız var (İşte gruba Dwarf almanın sebebi buydu). Balta kullanarak kendinize bir yol açın. Sonunda bir kapı bulacaksınız. Bu kapıyı bulmak için bayağı dolaşmanız gerekebilir, ama yılmayın dolaşın sonunda kapıyı bulacağınıza inanıyorum. Kapıyı bulun ve girin. Öyle hemen sevinmeyin bakayım ormandan kurtuldum diye. Karşınızda yine bir orman var. Hem de bu sefer ağaçları balta ile kesemiyorsunuz. İlk soldan girdiğinizde kendinizi bir labirentte bulacaksınız. Labirent biraz karışık ama mecburen giriyorsunuz. Biraz dolaştıktan sonra hiç sönmeyen bir meşale bulacaksınız. Labirentten girdiğiniz gibi çıkın. Biraz daha ilerlediğinizde karşınıza bir adam çıkacak. Bu adama güvenin. Grubunuza katın onu. Adam savaşa girdiği zaman sizi bir sürpriz bekliyor (Ah Şamo'm benim. En güvendiğim adamım). Hadi bakalım bu ay benden bu kadar. Bakalım ormandan kurtulup şehre kadar gidebilecek misiniz?. Şimdi bir ay bu oyunu oynayın. Takıldığınız yerde yardımınıza ben koşacağım. Bir dahaki ay kaldığımız yerden devam etmek üzere hoşça kalın.