Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
Yine geçen ayın NEWS köşesi konuğu Deadlock ile ilgili cheat yerini tutabilecek bir numaramız var. Hep dediğim gibi News köşesi gibi Cheats köşemiz var ama yaranamıyoruz millete. Oyun sırasında, her turn sonunda End Turn tuşuna basınca oyun kaldığınız yeri Autosave.Sav isimli bir dosya şeklinde save ediyor. Eğer yapılacak bir savaş varsa yeni turn'ün tam başında savaşı yapacaksınız. Eğer sonuçtan memnun kalmazsanız Autosave.Sav oyununu tekrar yükleyin ve tekrar savaşın. Büyük bir ihtimalle savaşın sonucu farklı olacaktır. Random olayı. Farkında olmadığımız rastlantılardan dolayı savaşın sonucunu tahmin etmek hemen hemen imkansız ama şansınızı birkaç zorlayarak en iyi sonuca ulaşabilirsiniz.
MONSTER TRUCK
MADNESS
Harvester Of Sorrow değil tabi: BRUCE: God cheat'lerinin de derin bir felsefesi var, düşününce. NİCK: Sağlık cheat'i için ne Görev sırasında ESC'ye basın ve “ratty HER: EKSİ | rat ratiy" yazın. Yazın ki yenilmezlik Ekistradan bir yeteneğiniz (diyor Zebani) olsun SON OF SAM: Ekistradan bir eşya. DUSTIN: İlk bölüme atlama, ekıstradan. BOSTON STRANGLER: Ekıstradan ikinci bölüm HELTER SKELTİ bukle. Üçüncü bölüm, CHARLES MANSON: Ekıstradan da olsa son bölüm.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
SHOCK
Aşağıdaki komutları Dos komut satırından (oyunun dir.'sinin içindeyken tabi) yazarsanız (ve tabi cheat çalışırsa!) oyunun 4 bölümüne de giriş izni alabilirsiniz: DEBUG CREATURE.SET (Enter) L (Enter) E 0108 03 (Enter) W (Enter) O (Enter)
Şu bilmem kaç yıllık ömrümde (neden bilmem kaç dedim ki - yoksa yine bir doğum günü, yeni bir yıl, yine bir yıl olduğu mu?) neyse baştan alayım. Ctrl-C, Ctrl-V Şu bilmem kaç yıllık ömrümde kaç arkadaşım gözlerimin önünde öldü biliyor musunuz? Çok, hem de çok. Hepsi de pırıl pırıl, dinamik, hayat dolu, ileriye parlak gözlerle bakan tiplerdi. Geyik yapmıyorum, emin olun ki böylelerdi. Fakat hepsi ama hepsi öldü ve birçoğu da ölmeye devam ediyor. Bu yazımın amacı bundan sonra bu bataklığa saplanabilecekleri, bataklığa yeni batmış olanları bir nebze olsun uyarmak, düşündürmek, kendilerine getirmek. Peki neden genç yaşta bitti, tükendi, kendilerinden geçti bu çocuklar? Neden??? Neden güçlü olamadılar, neden kendilerini, isteklerini, bireyliklerini ortaya koyamadılar? Hepsi de bu ölüm yolculuğuna aynı şekilde başladılar. Biri bile farklı bir yön seçmedi. Fakat hastalığın ilerleyen seviyelerinde hepsi de aynı lafı söyledi ve artık ölümü kabul ettiler. “Bilmiyorum, bilemiyorum”. İşte bu laf, bu iki ufak laf, şöyle bir bakınca hiçbir şey ifade etmeyen iki minik kelime. Allahım neden...??? Tabii herkes ölmedi bu yolculukta. Fakat kalanlar da nötron bombası yemiş gibi dolaşıyorlar. Kanserli veya sakat. Kolları kopmuş, ayakları tutmuyor. Bir nevi zombi. Eğer sizin de benim gibi, bu yolda karanlığa ilerleyen arkadaşlarınız varsa, lütfen onları kurtarmaya çalışın. Onlara yardımcı olun, sahip çıkın. Peki nasıl bileceksiniz böyle bir arkadaşınız olduğunu? Olay basit. Belirtiler şunlar. Arkadaşınız ilk başta çok mutludur. Ne sizi tanır, ne de başkalarını. Bir şeyler yapmak istersiniz, kabul etmez, paylaştığınız zamanlar gittikçe azalır. İşte hastalığın başlangıcı. Neyse zamanla, ama bu zaman kişinin karakterine göre değişir, yani zayıf, sessiz, kendini ortaya az koyabilen bir insan ise bu süre 2 yıl ile 5 yıl, daha güçlü bir insan ise 8 ay ile 2 yıl arasında değişir, kişi iyice hayattan kopmaya başlar. Fakat aynı zamanda da sizinle bir şeyler yapmak ister. Gerekli gereksiz her olaya sizinle katılmaya başlar. Fakat siz görürsünüz ki arkadaşınız eski arkadaşınız değildir. Ne espri gücü kalmıştır, ne bir şey yapma isteği ne de yaşama sevinci. İşte artık yavaş yavaş ölüme yaklaşmaktadır kişi. İşte bu noktada tam bu noktada olaya müdahale edilirse, -dışarıdan veya kişi kendisi- tedavi ile düzelebilir. Müdahale edilmez ise her şey biter. Arkadaşınıza giren virüs onu yemiştir, bitirmiştir. Yaklaşırsanız sizi de yer. Yaa işte böyle, işte hayat böyle boktan bir şey. (Ama emin olun ki çözüm “bilmiyorum, bilemiyorum” değil. Bileceksin arkadaşım. Bileceksin. Zayıf mısın, beyinsiz misin, nesin. Bileceksin, ne gibi bir bokun içine girdiğini bileceksin. Bileceksin ki ders alasın. İleride bu tip hataları yapmayacaksın. Bu hatayı düzeltemezsin. Belki kendini biraz düzeltirsin. En azından arkadaşlarına karşı. Kendini, hayatını kaybettin belki ama bizi kaybetmezsin en azından. Çıkart şu siyah gözlüğü başından, bari bakarak savaş. Gör sana darbe vuranları. "I THOUGHT I KNEW IT ALL” KUSMUK 2a: Beni oylarıyla en sevilen 2. yazar seçenlere de seçmeyenlere de teşekkürler. KUSMUK 2b: Okuyucu mavra yapmayan bir yazar olarak beni ödüllendirdi. Mavra yapanlar hak ettikleri yerdeler. 2c: Serkan ile maç yaptık ve gördüm ki o SALAK değil. Sadece numara yapıyor. Ama yaptığı numara çok salak. KUSMUK 1: Emin, Zabani & Ebru, bu hafta sonu sinemaya gidek mi??? (Only 4 of us) see'ya next time, we love'ya İstanbul. Goodnight. Thank youuuu