Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 65
KALI
Çorba oğlum... Sen o paladinden şüphelenmeye devam et. Özelliklerini kaybetmiş bir paladin'den korkulur valla. Eğer sorumlu oysa sen bu bodyguardlık işini pek iyi yapamamışsın demek oluyor. Sen Evermeet'e geri dönüp istifanı ver. İşin bir de iyi tarafı var. Çocuğun Forgotten Realms'daki ilk japon elf olma ihtimali hayli yüksek. Ha bu arada... Ex-Paladin'e dalmadan bir düşün. Duyduğum kadarıyla onun kılıcında bir “wish” varmış. Yani dikkatli ol Rıfkı. 5-Çorba, bak yavrucum, sen eskiden böyle değildin. Ne oldu sana? Bak ya susarsın, ya da kim olduğunu herkese söylerim. 6-Asıl hava atmak istiyorsan Drizzt'in onyx panterinin adını 40 kere üst üste söyle. Guenhwyvar, Guenhwyvar, Guenhwyvar. Çorba, tamam yıldızın bizi kutsasın ama bence bu işi sen en iyisi Mystra'ya bırak. Bu arada hakkında şikayet var. Beni Athas'dan arayan ve adını vermek istemeyen bir triple class karakter ne zaman buluşacağınızı soruyor. Hakan “The Fighter” Erkut. Mektubu dergiye gönderdiğin için elime biraz geç geçti. EOB2'de takıldığından bu yana 4 ay oldu. Eğer hâlâ takıldığın bir yer varsa hemen sor ama bu sefer ev adresime göndermeyi unutma. Barış Can. Bildiğin gibi artık fotokopi kitap veremiyorum. Şu an tek yapman gereken kataloğu beklemek. Eğer aşağıda yazdığım tarihte dergide olursan görüşebiliriz. Ankara'da FRP'ci arayanlar 0312 367 39 95'den Mehmet Ali'yi arasınlar. Barbaros “Nierdre tarafından kınanmış” Bostan. No smoking in this part of the realms... Bu ayki yazıyı da bitirmeden bir iki şey daha söyleyeyim. Yersizlikten dolayı hâlâ bazı büyülerin tanımlarını yazamadım. Bunlar Player's Handbook büyüleri falan değil de, çok az kaynakta adı geçen güzel büyüler. Teknik bilgi vermeye tekrar başladım ama bu sefer de yayınlayabildiğim mektup sayısı 2'ye falan düşüyor. Yani daha çok sayfa istiyoruz öyle değil mi. Hey, FRP tayfası... 16 Kasım Cumartesi günü Kamer'de olacağım. Gelin görüşelim. The Gods will walk the Realms again?!?
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 64
insanlara acı çektirmesini engellemeye çalışıp onlarla senin adına dövüşürken, bunlardan daha korkunç bir şey olabileceğini hayatta düşünemezdim. Mystra neden bana alttan aldığım derslerin bu seneki derslerimle çakışacağını haber vermedin? Neden bu seneki ilk dersimin Diferansiyel denklemler denen ve artık
Ulu Mystra!! Senin için Realms'ı dolaşıp, sana düşman Cyric hammaddesi fantezi olan beynime çok ağır ve gerçekçi gelen, garip denklemli soruların çözüldüğü bir matematik dersi olacağını söylemedin? Neden, Neden?. Kusura bakmayın. Bugün okulum açıldı da. Hâlâ tatil havasında olduğum için bir anda derslere konsantre olamadım. İnsan, oynattığı karakterin ölümden dönüp, seviye atlamasının ertesi günü okula giderse böyle olur işte. Okul liselerden 3-4 hafta geç açıldı ve bu sene sadece 5 ay okula gideceğim ama yine de bu bana yetmiyor. Şimdi Boğaziçi'nde okuyan arkadaşlar gelip de kafama bir şey atmaya kalkışmadan yeni haberlere geçiyorum. Bundan sonra bütün sayfaları mektuplar için ayırmayıp teknik bilgi vermeye başlamayı planlıyorum. Bu ay ilk olarak Dragonlance: Fifth Age'i tanıtmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Dragonlance'in yeni versiyonu Ağustos ayında çıktı. Yeni boxed set'i almak isteyenler için de yararlı olacağına inandığım birkaç bilgi vermek istiyorum. Aşağıdaki olaylar Dragons Of Summer Flame romanından sonraki 30 yıl içinde oluyor ve yeni boxed set de bu sürenin sonunda çıkıyor. Dragons Of Summer Flame romanında olan olaylar Krynn dünyasını kökünden değiştirdi. Chaos tanrısı yenilmiş ve tanrılar da insanlarla olan bağlarını komple koparmışlardı. İyi ve kötü wyrmlerin arasında “Dragon Purge” denen korkunç bir savaş olmuş ve bu savaştan çok az ejderha sağ kurtulmuştu. Tahmini olarak bütün Ansalon'da 50'den fazla ejderha kalmamıştı. Yalnız bu hayatta kalanların diğer ejderhalardan bir farkı vardı. Onlar, ataları olan wyrmlerden çok daha büyük ve agresiflerdi. Hiç duyulmamış korkunç güçler kullanarak ülkeleri yok etmişler ve hatta coğrafi ve iklim değişikliklerine dahi sebep olmuşlardı. Büyü ise tamamıyla değişmişti. Eskiden bildiğimiz büyünün asıl kaynağı olan, beyaz, kırmızı ve siyah aylar Solinari, Lunitari ve Nuitari yok olmuş, büyü tanrıları Krynn'den çekildiği için de büyü tamamıyla değişmişti. Büyü artık bizim bildiğimiz kalıplardan çıkmış, “Sorcery” ve “Mysticism” olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Sorcery; Kökü Krynn'in yaratılış tarihine kadar uzanan ve büyü tanrılarının daha ortada gözükmediği zamanda var olan sihir gücü. Sorcery yapanlar elleri altında korkunç bir güç tutarlar fakat bir limit vardır ki o da bu gücün sadece cansız yani non-living maddeleri etkilemesidir. Şu an Krynn'in en güçlü Sorcery ustaları son Conclave'in 3 üyesi olan gizli
Master, Palin ve hakkında hiçbir şey bilinmeyen Shadow Sorcerer. Mysticism; Yaşamın, hayatın gücü olan Mysticism, “Evrenin mistik güçlerini kontrol altına almak için önce kişi kendi kalbindeki gücü kontrol etmelidir” prensibine dayanır. Bunun başı ise oldukça saygı duyulan ve Schallsea adasındaki Citadel Of Light'da bulunan Goldmoon'dur.
Bunun dışında büyü hakkında söyleyebileceğim teknik bilgi büyülerin artık ezberleme yöntemi ile değil de, puanlama sistemi ile yapılacak olması. Yani her büyücünün belli bir büyü puanı olacak ve her büyü yapıldığında bu puan düşecek. Yani aynı Might&Magic'de olduğu gibi. Kulağa kolay gelmesin, yeni sistemde büyü yapmanın sorumluluğu çok daha artıyor. Bunun dışında yapılan en büyük değişiklik Dragonlance: Fifth Age'in bir AD&D oyunu olmayışı. Şaşırmayın öyle. Fifth Age AD&D değil derken demeye çalıştığım oyunun role play kısmını artırmak için yapılmış mükemmel bir gelişme. Normalde oyunlarda çoğu şey atılan zarlara bağlı olur ve bazen oyuncular oyunda kendi kontrolleri olmadığını hissederler ya. İşte bu ona karşı yapılmış bir değişiklik. Oyunda 81 adet “Resolution” kartları denen kartlar var. Oyun sırasında oyuncular ellerinde bu kartlardan bazılarını tutarlar ve oynattığı karakterlerin bir şey yapması gerektiğinde ellerindeki kartlardan birini kullanarak hareketlerini sonuçlandırırlar. Eğer oyuncu oyunun ilerleyen yerlerinde daha zor şeyler olacağına inanıyorsa elindeki kartlardan iyi olanlarını sona saklayıp diğerlerini istediği gibi kullanabilir. Böylece olayın başarısı zarın atılışına yani şansa değil de oyuncunun kendi bilinçli seçimi ile sonlanmış olur. Bilmem anlatabildim mi... Dragonlance muhabbetini geride bırakıp mektuplara geçiyorum şimdi. Şu yazıyı hemen bitirsem de gidip Magic oynasam. En başta bu ayın mektubunu yayınlamak istiyorum. Bu mektubu başından sonuna kadar okuyun. Hatta iki defa falan okuyun Sevgili Muhammed Abi, Abi, ben seseay !!! diye bir firmanın hazırladığı, ne olduğunu fazla anlamadığım bazı oyunlar oynuyorum. Kime sorsam cevap vermiyor. Babamlar kafayı yediğimi düşünüp daragon daragon diye benle kafa buluyorlar. Bu tür oyunlarda 6 kişilik insan, cüceler ve cinlerden oluşan bir takım kuruyorsun. Adamlar dış dış ilerleyip başka birinin yanına geldiği zaman “üüvee” diye bir ses çıkıyor sonrada bazı adamlar dirini dirini ellerinden ışın atıp patlama efekti yaratıyorlar. Sanırım karşı taraftakiler ölüyor. Galiba oyunlardaki asıl amaç kötülerle dövüşmek çünkü oyun içindeki bazı resimlerde adamlarım elinde kılıçlar falan oluyor. Hatta bi süre sonra “Yaratıklar şenlendi” diye bir ekran çıkıyor ve oyun bitiyo. Bana bu konulardan anladığını söylediler. Allah rızası için yardım, kare saymaktan imanım gevredi. 1-Nierdre ne demek abi? Aslında bu gerçekten senin göbek adında ben mi anlamadım. Yoksa bu MAC gibi bir şey mi? Cesur ve Güzel'de Ridge'in 3. karısı mı? Yoksa senin......... 2-Psionicist, meyç mi yoksa meyg diye mi okunur? 3-Abi benim bir cin adamım var. Hem kılıç kullanıyor hem de elinden ışın atıyor. Benim adam bir kadını korumak zorunda. Kadın benimkinden daha iyi ışın atıyor. Ama ben bu görevi beceremiyorum. Kadın benden daha dayanıklı abi, her savaştan sonra beni yerden topluyor, rezil oluyorum. Yani o mu beni koruyor, ben mi onu belli değil. Naaapabilirim abi? Ben bu oyunu oynayamıyor muyum nedir? 4-Bizim bu hanımefendi ile aramızda Türk filmi cinsi hissi bir ilişki var. Yalnız bir nokta beni feci derecede kaşındırıyor. Bu saygın hanımefendi pek anlamadığım bir şekilde hamile kalmış. Benim karakter 50 senelik şarj olma süresini de doldurmamıştı. Bu işi ne zaman becerdi anlayamadım. Gruptaki Japon paladinden şüpheleniyorum. Bu elemanın garip bir şekilde paladinlik özelliklerini kaybetmiş olması da şüphelerimi artırıyor. Şimdi çocuk half-elf doğarsa, ben uçkur düşkünü japona girsem götürür müyüm acaba? 5-En büyük Serdar Ortaç!!! Kafayı yormam, ben adam olmam abi... 6-Bu daragon ne demek? Küfür müdür nedir? Sokakta birkaç kişiye söyledim, aklını yitirmiş zavallı dilencilere olduğu gibi bakışlar aldım. Aslında işe de yarıyor. Arkadaşlar arasında söylediğim zaman ne olduğunu anlamadıklarından beni çok şey biliyor zannediyorlar, iyi hava basıyorum. Umarım sorularıma çözüm bulursun. Bu arada FRP diye bir şey de kafamı karıştırıyor. Neyse, onu da sonra sorarım. Her ne kadar ne olduğunu bilmesem de, MYSTRA BLESS YOU ALL... Çorba, İstanbul NIERDRE: Yahu ben yıllardır FRP oynarım ama seseay diye bir firma bilmem. Hani bu sakın yani SSI olmasın. Baban da senle daragon daragon diye kafa bulduğuna göre FRP'ye ilk adımını atmış oluyor. Sana “Oğlum, sen ne diyon?” diye de dalga geçebilirdi yani. Yakın bir gelecekte seninle Tanar'ri Tanar'ri diye de dalga geçebilir, hazırlıklı ol. 6 kişilik grup kurup kötülüklere karşı savaşma olayını kavramışsın. Ellerinde kılıç tutanlar ve ellerinin ortasında ışık olanlar da kötü adamlar. Onları ilk gördüğün yerde öldür. Aman dikkatli ol da sen ölme. Sen ne zamanki öldün, o zaman yaratıklar şenlendi. Yaa, 1-Sen zaten sorunun sonunda Nierdre'nin ne olduğunu çıkarmışsın ama ben o kısmı makasladım. Sen onun ne olduğunu herkese söyleme, ben de senin gizli kişiliğini herkese açıklarım Çorba. Yoksa ipana mı desem?!? 2-Psionicist, sayonisist diye okunur. Mage de İngiliz aksanına göre meyc, Amerikan aksanına göre de meyg diye okunur. Böylece Amerikan aksanına göre Pages From The Mages'in okunuşu kafiyesiz oluyor. 3-Yani senin bir elf karakterin var. Yani bir elven Fighter/Mage oynatıyorsun. Yani bodyguardlık yapıyorsun. Yani koruduğun female elf senden daha yüksek seviyede bir wizard. Şimdi senden daha dayanıklı derken söylemeye çalıştığın onun büyüleriyle çok iyi korunduğu mu yoksa hit point'inin senden daha yüksek olduğu mu? Şimdi sen bir Fighter/Mage oynatıyorsan etrafı silip süpürmen gerekiyor normalde. Acaba Thaco da d20'lik zar yerine yanlışlıkla d4 atıp devamlı ıskalayıp parry mi edemiyorsun, yoksa bir elin kesik olduğu için mi yamuluyorsun? Madem bu kadar kolay yere düşüyorsun, şu koruduğun büyücüye söyle de sana stoneskin falan yapsın. 4- Bu hikaye de aynı “Bodyguard” filmine benzedi. Şimdi sen bayan wizarddan bir çocuk sahibi olacaksan bravo. Hiç mi düşünmedin 2 sene boyunca o bebeği karnında taşırken nasıl büyü yapacak bu kadın diye? Hem daha evli bile değilsiniz. Bari çabucak bir nişan yapın da olsun bitsin. Yalnız nişan yüzüğü Ring of Wizardry veya Ring Of Spell. Hele bir de dakikabaşı büyü yapılan bir maceradaysanız, çocuk innate spell ability'li ve magic resistance'lı doğacak valla. (Tarihte olmadı değil. Bakınız Shal'in oğluna).