BigBEN

Ber kalksın...MAC'in sayfa sayısı arttırılsın... Bakkalda gördüm...Batacağız laflarınız yüzünden abone olmuyoruz... Engin'in sıkıldık (bu şaka)...Bu dergiden haberi olmayanlar dünyadaki bir güzellikten mahrum oluyorlar...Adım Muder... Hepsini... Yaşımız sormadınız ama ben söyleyeyim: 21... FRP kalksın diyeceğim ama o ne anlamıyorum (Belki güzel bir şeydir) sayfa sayısı artsın... A4 olun... Bir numarasınız...Birbirleriniz ile sataşmalarınız hoş...Sıcak ve içten bir dergi en önemlisi çizgisi farklı Bütün bu güzel ve en önemlisi içten yorumlar siz değerli okuyucularımızdan geldi bu ay. Hepsini tek tek okuduk ve emin olun ki bir çoğunda hayvanlar gibi güldük. İşte Game-Show okuyucularının kalitesi, zekası ve espri gücü dedik kendi kendimize. | Ellerinize sağlık. Bir çok kişinin Bigben kalksın demesi dışında ben bütün cevaplardan memnun kaldım. Vallahi çok istiyorsanız kaldırırız bu köşeyi. Ama zaten yarım sayfacık kullanıyorum ona da göz dikmeyin no'lur. Ama sizlere söz veriyorum sayfada kullandığım yer sabit kalacak. Yani A4 bile olsak ben bu sefer çeyrek sayfa yazacağım. Bu belki içinizi rahatlatır. İsteyenlere bu köşeyi Okumadan önce kusmaları için torba da gönderebilirim. Çareler tükenmez. Anketlere bakınca bazı gerçekleri rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Mesela bunlardan biri “batacağız” muhabbetinden bayağı (| sıkılmış olmanız. Aslında düşününce haklısınız, yaklaşık 2 aydır biz de bu muhabbetten sıkıldık ve kestik. Batarsak batarız dedik. Yanlış anlamayın sakın, her ay uçurumun kenarından dönüyoruz, o ayrı konu. Dün Emin'le net kitap evini gezerken bir dergi ile karşılaştık. İçine bakarken bizim İ.Ö 304 yılında yayınladığımız oyunu kapak yaptıklarını ve sanırım yanlış hatırlamıyorumdur Il.. Dünya Savaşın'dan hemen sonra, hani şu ekmek kame ile veriliyordu, hah işte o zamandan kalan üç, dört oyunu da açıklamaya çalıştıklarını gördüm. Hele bir oyuna 13 A4 sayfası ayrılmıştı. Emin ile birbirimize baktık ve Emin konuşmaya başladı “Hocam, hatırlar mısın buralar yemyeşildi, babama şuradan ev al demişlerde babam 100 lirayı çok görmüş almamış, bak alsaymış şimdi karuselin yerine bizim ev olacakmış." Aaa, baktım adam saçmalıyor, “Neler diyorsun oğlum sen" dedim herife Emin'de bana “Abi, şu açıklanan oyunu gördüm de aklıma eski günler geldi. Zaten gideceğimiz yer toprak ona da gideriz.” Konuşmalarımız böyle sürüp giderken Emin'in değindiği bir noktaya daha sonradan benim kafam takıldı. Bir oyuna bu kadar sayfa ayırmak, bariz bile tek tek açıklamak bize okuyucu kaybettiriyor muydu? Şimdi biz de oturup bir oyuna o kadar sayfa ayırabiliriz. Bütün menüleri açıklar, yukarı, sağ,sol tuşlarına basınca yukarı, sağa ve sola gidersiniz yazabiliriz. Fakat yapmıyoruz. Zaten yerimiz dar, hem bizim yazarlarımız ve bizler bu işlerden bir lira cebimize koymuyoruz. (Believe it or not) bu da sayfa başına para alanlar gibi bizlerinde sayfalarca yazı yazmasına engel oluyor. (Emin'in görüşü ki doğru). Vallahi ben bu düşüncelerle oturdum Time Commando adlı oyunu biraz detaylı yazmaya karar verdim. Fakat gidin okuyun en detaylısı bu kadar oldu. Daha detayı hem sizi hem de kendimi kandırmak olurdu çünkü saçmalardım. Amacım şu anda medyanın her köşesinde olduğu gibi bir savaş başlatmak, başkalarını aşağılamak veya onurlarını kırmak hiç değil. Onların ki de yanlış demiyorum, stillerimiz farklı. Türkiye oyun piyasasında birbiriyle kalite için yarışan on-yirmi (Ohalli) dergi görmek isterdim. Okuma düzeyi, Okuyucuya tam ulaşma ve kültürel bir devrim ancak böyle olur. Tekelleşmek her zaman için kötüdür... ama Tekel iyidir. Yani rakı olarak... KUSMUK1: Zabani, hakikaten zabaniymişsin bel!! Bari kartı Kamer'e bırak... KUSMUK2: Mutlu günümde beni telefon ile arayan Metin ile diğer arkadaşa (Bahçeşehir' arayan...), ankette beni tebrik edenlere, Kamer ve Game-Show camiasına, Emin'e (Special thanks), Mert'e, sonsuz desteği ve bütün gece boyunca video kamerasını bir uzvu gibi kullanan Engin Abla'ya ve Pınar'a teşekkür ederim. Satıcı Serkan'a teşekkür etmem. Arayanda aramayanda, gelen de gelmeyen de bizdendir.