Gameshow sayı 18, sayfa 62

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 62

versiyonu ile de Doom 1 gözdelilerinden Duke Nukem 3D için: DNKROZ: Tanrı modu; DNCORNHOLIO: Yine tanrı modu; DNSTUFF: Tüm yarar ıvır zıvır (silahlar, cephaneler, anahtarlar); DNITEMS: Öbür ıvır (objeler ve anahtarlar); DNHYPER: Steroidler; DNSCOTT: Bölüm atlama olayı (“e” yerine episode, ve “l” yerine bölüm numarası), DNMONSTERS: Canavarlar muhteşem karşılaşınca kaybolacaklar; DNVIEW: Görüş olayı; DNCASHMAN: Para olayı ama tam anlamadım siz Space bar'a basın yine de. DNRATE: Frame rate olayı.; DNBETA, DNCOSMO, DNALLEN cheatleri mesaj olayını gerçekleştiriyorlar.

“Aman patron kızmasın, bir iki (eski de olsa) cheat daha koy! Atıverelim” cheatleri 1: Oyun esnasında “TOGETHER IN ELECTRIC DREAMS” yazın. Devamı da var tabii: “<” Bir bölüm geri, “>” ile ileri, “G” daha fazla roket, “T” daha az roket, “N” ekstra hak. after burner

Saat (GMT 02:00) Athena, Helsinki, İstanbul'a göre sabahın 5.48'i ve ben yazıma başlıyorum. Aslında bu saatten sonra neye başlasam neye yarar. Yazacak konum da çok. O kadar çok ki hangisini seçeceğimi bilmiyorum. Arka planda Metallica ve “Mama Said”. Let my heart go, mama let your son grow... Brightest flame burns quickest... Yeahh. Bunalım bir yazı yazabilirim sizlere. Hayattan bahsedebilirim, ölüm korkumdan bahsedebilirim. Eski dostlardan, eski sevgililerimden bahsedebilirim. Annem ve babamdan, ileriye dönük planlarımdan bahsedebilirim. Veya Engin hanım ve Serkan gibi yapıp mavra yapabilirim (ama bana yakışmaz ki), Emin gibi yapabilirim, batıyoruz diyebilirim (ama hakikaten doğru - Damokles'in kılıcı artık tepemizde bile sallanmıyor. Kılıcın şu anda bize girme çalışmaları sürüyor. Fakat biz direniyoruz...). Bütün bunları geçip Çetin Altan'ın bir zamanlar yaptığı gibi köşeme hiçbir şey yazmam. 4-5 dakika mola aldım ve hangi konunun ağır bastığına karar verdim. Eski dostlar konusu daha ağır basıyor. Fakat bu konuya girdikçe hatta düşündükçe kendimi kötü hissediyorum. Onu/ları düşünmek sanki gururumdan bir parça götürüyor. Belki de onu/ları düşünmekten zevk alıyorum. Yani paylaşımları hatırlamak, paylaşımları paylaşılan yerlerde hüzünlenmek, o şöyle derdi, şöyle gülerdi demek bana zevk veriyor belki de, Kim bilir? Böyle şeyler düşündüğümde kendimi kötü hissettiğimi Ebru'ya anlattığımda bana inanılmaz hoş bir cevap verdi. “Var” etti beni yani. Dedi ki: “Timur, sakın kendini kötü hissetme, çünkü bu düşünceler tamamen insani düşünceler...” Doğruydu. Duygusu olan, anılara saygısı olan her insan gibi, ileride dönüp etrafına baktığında bir dost görmek isteyen her insan gibi, üzülen, neyse ne diyen her insan gibi. Kendinle barışık her insan gibi. Benim artık herkese verilecek bir selamım var. Eninde sonunda gideceğimiz yer toprak. O güne kadar selam bile verme ama sonra gel beni mezara taşı, üzerime toprak at. Aferin bize. Ve biz gibilere. Gülmeyi paylaşmayalım, mutlu günleri, sarhoşlukları, evlilikleri paylaşmayalım ama mezara siz götürün. Sağ olun arkadaşlar. İstemem kalsın. Oraya kadar geldim oradan sonrasını da giderim artık. Ben feda etmiyorum hiçbir yüzyılı, hiçbir anıyı, hiçbir dostu. Gönlüm hep açık artık. Eski gururlar öldü, çürüdü bitti... Ama her şeyin de bir sınırı tabii ki var. (Ulan, Timur yine soktun lafı...) "LA KAMPANYA DÖ BIG-BEN: BÜTÜN OYUNLAR AYNI TUŞLA KUSMUK 1 : KUSMUK 2 : 2 pointe değil sinemaya gidecektik.

See'ya next time, we love'ya Istanbul. Goodnight. Thank youuuu

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.