Gameshow sayı 18, sayfa 20

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 20

İşte bu kadarına da tesadüfün iğne deliği denir. Şimdi ne tesadüfü diyebilirsiniz. Hakkınız var. Benim görevim ise sizi aydınlatmak, yaşamınıza ışık tutmak. Size hikayemi anlatmak için sizi bundan tam 12 ay öncesine götürmek istiyorum (kamera, ekşınnnn!!): Bir zamanlar kendi halinde bir bilgisayar oyuncusu olan, genç ve de gururlu bir çocuk vardı. Onun için bilgisayar oyunları bir tutkuydu. İşte bu çocuk birkaç yıldır bir bilgisayarcıya gidiyordu. Adı Kamer Bilgisayar'dı. Burada ortam sıcak, insanlar iyi kalpliydi. Buraya sıkça gelmeye başlamıştı çünkü GAME-SHOW isminde kendi halinde bir oyun dergisinde o da yazı yazmak istiyordu. Kader çok geçmeden kanlı pençesiyle onun Engin Abla vasıtasıyla (E. Kompela) Mert Topçu ile tanışmasını sağlamıştı. Biraz Mert Topçu ile konuştu. Bu kişi o zamanlar GAME-SHOW dergisinin başından ayrılmayan iki kurucusundan biriydi. Yazar olma isteğini Mert ağabeyine açtı. O da “Hey evlat, bu konuda sana güvenebilir miyim bilmiyorum? Ya yazıları vaktinde getiremezsen, hem dergide yazı yazmak ciddi bir iştir.” dedi. Genç çocuk “Elbette güvenebilirsin, size aç ve susuz kalsam dahi yazımı gününden önce teslim edeceğime dair garanti veriyorum. Hem niye bir şans tanımıyorsun?” şeklinde cevapladı. Şans sözcüğü Mert Topçu'nun karar vermesinde oldukça etkili oldu ve “Tamam evlat, beni ikna ettin! Ama yazacağın oyuna biz karar vereceğiz. Yazının uzunluğu ise sana oyun verildiğinde yine bizim tarafımızdan kararlaştırılacak. OK?” şeklinde cevapladı. Bu cevabı duyan genç mutluluktan havaya sıçradı. Böylece ilk işini ve tabii ki ilk oyununu kaptı. Havalarda uçuyordu. O gece çok derin bir uykuya daldı. Rüyasında ak sakallı bir dede “Çocuğum, bu olay senin hayatını değiştirecek. Derslerinde başarı sağlamana engel olacak, not ortalamanı düşürecek ama seni mesut edecek. Karar senin.” dedi. Çocuk kararlıydı. Uyanınca yazacağı oyunu almak için Kamer

REBEL

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.