Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
CANYON
Sistemleri ve ceplerindeki dolarlar Japonların akıl almaz (onların akıllıca davranarak piyasayı kontrol ettikleri kesin) teknolojik hızına yetişemeyenler için bir iki cheat ekleyeyim. Cannon Fodder'ı bilmeyen var mıdır? Yukarıda bahsettiğim cinsler, belki. Oyun sırasında SHIFT ve ENTER, aynı anda, bölüm atlama; CTRL'ye basıp FODDER yazıp haritadan çıkarak oyuna dönerseniz bir sonraki bölüme geçersiniz.
İşte en sonunda, en sonunda başardılar ve beni küstürdüler. Olsun be güzelim (Naaappptııın!!!) hele savaştan daha güçlü çıkarım ben. Sevmiyorum, hoşlanmıyorum ve sıkılıyorum. Kendimi buralara ait hissetmiyorum. Sanki ben daha iyilerine aitmişim de buralara ceza için gönderilmişim gibi. Bu büyük cezayı da en çok bilgisayar dünyasında çekiyorum. Neden mi? Bir kere bir boktan haberi olmayanların derdi yok. Herif oturmuş kendini Kemal Sunal filmlerine adamış, beynine tecavüz edilirken o keyifle sigarasını içiyor. Olabilir, bu da bir yaşam biçimi. Saygı maygı duymuyorum. Peki ya bizim gibi olanlar. PTT özelleştirildi, hatların canına okundu. Modemimin hattının düşmesinden hasta oldum. Ne o Internet'e bağlanacağız, neyse zar zor bağlanıyoruz, telefon programı çekiyoruz kendimize bağlanıyoruz server'a, çok güzel -| ismimiz diğer Avrupalı ve Amerikalı arkadaşların arasında beliriyor ve birisi ile konuşmak için basıyoruz CALL düğmesine. Eeee, ne oluyor. Ya hat düşüyor, ya da parazitten sesler kesiliyor. Fakat ben biliyorum ki o sırada Türkiye hariç her yerde insanlar şakır şakır konuşuyor. Şimdi devletin başındakilerin ceplerine para indirmelerinin bitmesini, rüşvetin ortadan kalkmasını, Suna Pelister'in tutuklanmasını, Civan'ın yakalanmasını, Kastelli'nin yediği o kadar yetim hakkının hesabının sorulmasını mı bekleyeceğim??? Yoo hayır bekleyemem ki. Onların yemesi bu koyunlar olduğu sürece hiçbir zaman bitmeyecek. Bitse bile ve aynı zamanda hatlar düzelse bile el oğlu o sırada virtual reality ile Amerika'dan saygıdeğer annemizin hatırını soruyor olacak. Ne internette telefon olayı kalacak ne de başka bir şey. Yani Avrupalılar ve Amerikalılar gerilemedikleri müddetçe biz onlara sittin sene yetişemeyeceğiz. Peki biz bu duruma ayak uyduralım dersek ne olur. Ne olacak benliğimizi yitiririz. Ya köprü altında şarapçı oluruz ya da başbakan. Ama bizden hiçbir şey kalmaz geriye. Ulan çözüm ne o zaman. Çözüm mü ne? Kaçmak tabii ki. Ben aslen öyle yapacağım. Kaçacağım. Bu hayalim ne zaman gerçekleşir veya gerçekleşir mi bilemiyorum fakat ben bunu bir vakit yapacağım. Gideceğim bu diyarlardan. O teknolojiyi oralardan izleyeceğim. Belki sizlerden biri ile oralarda bir yerde belki de Kanada'da, Avustralya'da buluşuruz. “LA KAMPANYA DÖ BIG-BEN; BÜTÜN OYUNLAR AYNI TUŞLA (İmzalarınızı bekliyorum....) KUSMUK 1- KUSMUK 2 : O vakit sinemaya gidecektik see'ya next time, we love'ya İstanbul. Goodnight. Thank youuuu. İki tür espri vardır. Durum esprisi ve söz esprisi. Durum esprisine gülmem fakat laf esprisine gülerim.