Gameshow sayı 16, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

Merhaba arkadaşlar. Arkadaşlar diyorum çünkü, ben Serkan gibi bir kitle sahibi olma hayallerine kapılmıyorum. Zaten böyle bir şeyi ancak Serkan gibi aküsü (10) düşük bir insan yapabilir. Buradan Serkan'a bir mesajım olacak. “Bak aslanım, her yazının başında olmayan kitlene yazarları kötüleyip durma... Benim kafamı bozma. Anlaştık mı?” Her neyse arkadaşlar lafı yine gereksiz şeylerle uzatmadan konuya girelim. Bu ay ki oyunumuz Colonization tarzında ve hatta daha gelişmiş tarzda bir strateji oyunu. Eğer bu tarzdaki oyunları seviyorsanız, “Conquest of the New World” adlı bu oyunu sanıyorum ki büyük bir zevkle oynayacaksınız. Oyunda amacınız Amerika'yı keşfetmek, kolonilerinizi kurmak ve bağımsızlığınızı ilan etmektir. Keşke bunları yapmak söylemek kadar kolay olsaydı. Amacınıza ulaşmak için çok fazla zaman ve çaba harcamalısınız. Eğer beş Avrupa ülkesinden birini oynuyorsanız, amacınız az evvel anlattığım gibi bağımsızlığınızı ilan etmektir. Eğer yerlilerle oynuyorsanız, amacınız diğer yerli kabilelerini kendinize bağlamaktır. Evet artık oyunu açıklamaya başlayalım. Oyunu yüklediğinizde karşınıza bir menü çıkacaktır. Bu menüdeki seçenekleri açıklayalım: Create New Game: Yeni bir oyuna başlamanızı sağlar. Continue Saved Game: Daha önceden başladığınız ve “Save” ettiğiniz oyuna devam etmenizi sağlar. Ayrıca bu seçenekten daha önce save ettiğiniz oyunları “Delete” ikonu ile silebilirsiniz.

Combat Demo: Bu seçenek ile savaş ekranında alıştırma yapabilirsiniz. Savaş ekranında amaç bütün düşmanları öldürmek veya sancağı ele geçirmektir. Options: Bu seçenekle; sesleri, animasyonları kapatabilir ve network veya modem ayarları yapabilirsiniz. Quit Game: Oyuna veda etmek için iyi bir yol. Şimdi “Create New Game” seçeneğini biraz açalım. 28 CAME-S180

UGH: ULU MANITU, SOLUK BENİZLİLER GELMİŞ:

Sonra aralarından bazıları kıllanmaya başladı, ya biz bu adamlara bu kadar eziyet ediyoruz, ama acaba Tanrı bize kızıyor mudur diye düşündüler. Ama kiliseler kurup rahipler de onlardan

Beyazlar kalabalık, hastalık dolu Avrupa'dan gelip kendilerini el değmemiş uçsuz bucaksız topraklarda bulunca bayram tatilinde Bodrum'a gitmiş İstanbullular gibi oldular tabi. Canları su isteyince kızılderilileri öldürdüler, süt isteyince kızılderilileri öldürdüler.

farklı çıkmayınca bir yandan ibadet edip bir yandan kızılderilileri öldürmeye devam ettiler.

Kızılderilileri öldürmek zevkliydi ama ne yazık ki etleri yenmiyordu (kırmızı olduğundan), karınları acıkan istilacılar çiftlikler kurmaya başladılar. Kahve, tütün gibi günümüz zararlı ürünlerini ilk kez üretmeye başladılar. Tohumları ekip, hasatı beklerken sıkılmamak için kızılderilileri öldürmeye devam ettiler.

Yeni Dünya'daki maden bolluğu onları şok etti. Salakların petrolden haberi olmadığından (daha Dallas dizisi yoktu) altın, gümüş, bakır, ne bulurlarsa kurutmaya başladılar. Ama her zaman şansları yaver gitmedi tabi, bazen kazdıkları madenler boş çıkınca sinirlerinden kızılderilileri öldürdüler.

Öküz kadar kıtayı kardeşçe bölüşemediklerinden hızla silahlandılar. Kaleler, ordular kurarak birbirleriyle dalaştılar ve olmadık belalar çıkardılar. Birbirlerini öldüremedikleri zaman gelenek bozulmasın diye kızılderilileri öldürdüler.

Gemilerin direkleri, tüfekleri kabzaları, Çiko'nun piposu için tahta lazım oldukça ormanları talan ettiler. 'Biz dünyayı çocuklarımızdan ödünç aldık" “demeye çalışan kızılderilileri de sussunlar diye öldürdüler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.