Gameshow sayı 14, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

Mark (Bende yok, sizde var mı?). 6) Kameeeer, Kameeer. Size gayet kolay bir kural söyleyeyim, dergide bir oyun varsa, mutlaka Kameer'de de vardır. Adresleri değişti, geçen adresi öğrenmem 8 ay sürdüğünden bu sefer zahmet etmeyeceğim (bana fake attılar). 7) Simon2 hoş oyun aslında (birincisi o kadar güzel değil), Sam&Max (sabit tavsiye) de güzel. Ama güzeller güzeli BloodNet ve Gabriel Knight 1 var. 8) PC'de yıllar önce çıkmış Shogun diye bir Infocom adventure'ı var. Hep tavsiye edeceğim, unutuyordum, sağ ol. Bu arada hemen heveslenmeyin, oynamak için haritaları lazım (bende var, yazın, yayınlayayım). 9) TieFighter'da bir tamamlaman gereken normal görevler var (onları bulmak kolay, her görevin başında öküz kadar yazıyor), bir de Emperor'a yakın bir grup subayın kurduğu gizli organizasyonda (Şahin, Bahadır, ben) yükselmek için tamamlaman gereken görevler var. Bunlar olduğu zaman görevden önce Cloaked Figure çıkıyor ama görevin ne olduğunu tam olarak söylemiyor. Madalyaların ötesinde bu gizli Brotherhood'a girmek ve yükselmek istiyorsan secret mission'ları başarmalısın. 10) Şimdi buradaki karmaşayı çözümlemek lazım. Bir aynada sabahları gördüğüm korkunç surat kadar yakından tanıdığım Civilization Classic var. Bir de son zamanlarda çıkan CIVNET var (Sayı 13). CİVNET'de yeni bir pencere sistemi (zoom in-out) ve network opsiyonun dışında fazla yeni bir şey yok. Bir de yakınlarda çıkacak Civilization 2 var. İlk gördüğüm Preview'lara göre bu oyunda izometrik grafikler, daha gelişmiş bir ticaret sistemi ve yeni unit'ler var. Sid Meier (hepimiz önünde saygıyla eğilelim) zamanında Civilization'dan memnun olmadığını, herkesin bu oyunda bir uygarlık kuracağına habire askeri üretim yapıp dünyayı ele geçirmeye çalışmasından (başka ne yapacaktık ki?) rahatsız olduğunu, ve oyunun ikincisini yaptığında bunu (ve diğer kolay kazanma taktiklerini) düzelteceğini söylemişti (tekrar eğilelim) bakalım ne yapmış göreceğiz. DOCH

Sevgili MAC, Bu sana ikinci MACtubum. Şubat sayınız elime yeni geçti ve gerçekten de çok beğendim. Dergiyi artık Yay-sat ile daha geniş bir alana dağıtmanız beni çok sevindirdi (fiyat değişimi pek sevindirmedi). Şimdi sana birkaç sorum olacak (Üç yanlış bir doğruyu götürür, istediğin sorudan başlayabilirsin). 1) Sence Warcraft 2 mi daha iyi yoksa Command&Conquer mi? Hangisi daha zor? 2) Warcraft 2'nin disket versiyonu ile CD'si arasında çok fark var mı? CD'yi almaya değer mi? 3) Benim Harddisk'im 420 MB'lık ve dolmak üzere, arkadaşlarım bana double space yapmamı tavsiye ediyorlar fakat ben bunun nasıl yapılacağını bilmiyorum. Ayrıca bazı arkadaşlarım da bunun riskli bir iş olduğunu söylüyorlar. Sence Harddisk'imi double space yapmalı mıyım? Nasıl? Futbol ya da basketbolla ilgilenir misin? Hangi takımı tutuyorsun? 5) 486'larda hızlı çalışacak iyi bir yarış oyunu arıyorum. Sen ne tavsiye edersin? Şimdilik sorularım bu kadar. Varol HIDIR, İzmir MAC: Bilmiyorum, bu Türkiye'ye dağılma işinden henüz yüzümüzün akıyla çıkmış değiliz. Hani olur ya, bir strateji oyunu oynarken (mesela Transport Tycoon) baktınız işler iyi gidiyor, yeni bir şeyler yapayım dersiniz ya (ama önce save edersiniz), işte bizde tam o noktadayız. Yeni bir adım attık, ama save etmek gibi bir lüksümüz olmadığından durum biraz riskli. Ne diyeyim, Allah sonumuzu hayır etsin (birer kağıda Amin yazıp yollayın). 1) Sen provokatör müsün çocuğum. Daha Dune- Warcraft kavgası bitmeden Macbeth dediğimiz bu sakin (ho), huzurlu (hoho) ve sevecen (hahoho) yuvanın içine pimi çekilmiş bir el bombası atıyorsun. Neyse beladan korksam yazının sonuna adresimi yazmam di mi? Ben şu anda, bu kelimelerle Warcraft2'nin iyi bir oyun olduğu iddiamdan vazgeçiyorum (Warcraft'ın Dune2'den iyi olduğu iddiam hala geçerli). Oyunu sonuna kadar oynama fırsatını anca bu ay bulabildim ve gördüm ki: Warcraft'taki rakipler salak! Hiçbir stratejileri yok, önceden yazılmış senaryoya göre saldırıyorlar ve sizin yaptığınız hareketlere hiçbir akıllı tepki veremiyorlar. Command&Conquer'daki rakipler süper zeki değiller ama en azından oyun yeterince zor olacak kadar hileli. Bitirene kadar bayağı zorlanacağından sonunda daha fazla zevk aldığını hissedeceksin. 2) Ben oyunu disket versiyonundan oynadım, sonra da CD'de demo versiyonunu oynadım. Görebildiğim tek fark baştaki render demoydu (o kadar kaliteli bir demo da değildi), bence parana kıyma. 3) Stacker tipinden bir program alıp install etmen gerekiyor. Bu programlar DOS6.0 ve Windows'95'in içinde de var. Riskine gelince, aslında fazla bir riski yok, çok ender olarak bazı dosyalar bozulabilir. Asıl problem performans (cinsel sorun köşesi gibi oldu), çoğu harddisk'ten sürekli okuyan oyun böyle bir sıkıştırma programıyla daha yavaş çalışır, hatta bazıları çalışmaz bile. Aslında en iyisi sık kullanmadığın dosyaları (erotik resimler falan) zip'leyip saklamak. Hem daha fazla yer kazanırsın, hem de daha güvenli olur. 4) Fenerbahçe'yi tuttuğum biline ama futbolla ilgim gayet sınırlı (spor programında Fener'in maçının özetini seyretmek kadar) ama hiçbir futbol geyiğinden geri kalamam (karakterime ters düşer). Basketbol mu? O da ne? (Boyum kısa). 5) Tür belirtmemişsin ama Indycar (2 değil 1) gayet hızlı çalışıyor. Simulasyon olarak CAP iyi çalışıyor (TopGun çalışmıyor demiştim di?), eskilere (Knights of the Sky, F15 II) de bakabilirsin. Zaten stratejilerin çoğunda (RAM'ın varsa) sorun çıkmaz (aman This Means War alma, Elvis'in kalbi bile daha hızlı atıyor ve o bir ölü). NİCHT İNS PARADIES Dear MAC... 4 Selam sana büyük starfighter, editör, ace vs. vs. i yeniden bulmak yazılarını tekrar okuyabilmek, okuduktan sonra da celallenip toplumla dogfightlara girmeyi ben ve emektar Me- 109'um çok özlemişiz be! Şükür kavuşturana!). Sana bazı öneri, soru ve eleştirilerim olacak lütfen yanıtla ve yayınla. 1) Öncelikle derginin CD ağırlıklı olmasını eleştiriyorum. Dergiye bir bakıyorum CD furyası almış, yürümüş. Bence Game-Show 64'lerin zamanında yaptığı bir hataya hızla sürükleniyor. Hatırlarsan 64'lerde yapılan anketlerde C64'cüler çoğunluk çıkardı fakat A500'cüler, ve PC'ciler dergiden daha fazla yararlanırlardı (içerik olarak). Hata burada. Sanırım. CD-Driver'a sahip ve her oyuna 35-40 USD verecek babayiğit okuyucularınız disketle idare eden okuyucularınızın 1/4 oranı ya olur ya olmaz. Kısaca disket oyunlarına ağırlık verip CD oyunlarından da sadece parasını hak edenleri yayınlarsanız derginiz (miz) uzun ömürlü olur ve çoğunluk mutlu olur. İstersen yine bir anketle bunu öğren karar ver. 2) Halen A500 sahibiyim (gururluyum) ve PC oyunlarını arkadaşlarımda oynayabiliyorum. Şimdi sana söyleyeceğim PC'cilere komik gelecek ama eğer hala bir A500 ile oynama imkanın varsa Battle of Britain'de Campaign oyna, pilot yetiştir, onlarla uç. Göreceksin çok zevk alacaksın. Ben PC'de AOE Swotl filan da oynadım ama inan hiçbiri bana Battle of Britain kadar zevk vermedi. (Pilot ve Campaign diski yapamıyorsun (yapamıyorsun) belirtte sana yardımcı olayım. 3) Battle of Britain'in manualini 2-3 senelik çabalarıma rağmen bulamadım. Bana yardımcı ol. 4) Railroad Tycoon'da hangi şehirler arası hat tavsiye edersin? Bir de oyunun ilerlerinde rakiplerim istasyonuma ray uzatıp parsayı topluyorlar ne yapayım ki engel olayım (otel, post office vs kurdum). 5) Reunion nasıl bir oyun, konusu ne, atmosferi nasıl, alayım mı? Buna değer mi? Şimdilik bitiriyorum. Mektuplarım yayınlandıkça arkası kesilmeyecek. Şimdiden teşekkürler. Başarılar. Watch Your Six...... İhsan “Tally-ho” DÜZGÜN, Bursa MAC: Ne diyorsun İhsan sen? Tanışmıyor muyuz. Ben MAC, ben bir garip kel (saçım var, ama eskisi kadar uzun değil) oğlanım, bir eşşeğim (Intel Inside) var. Me109 dedin, tüylerim diken diken oldu. Frankfurt havaalanının tavanında asılı bir tane gerçek Me109 © vardı (çok yukarıda, ulaşamadım), eski günler geldi aklıma. Ben hep Battle of Britain'de (oyunda değil, gerçeğinde) senin, benim (bir de Bahadır) gibi adamlar olsaydı kazanabilirdik! 1) Alabalık nehre dur bir dakika ben öbür tarafa gideceğim dese nehir durur mu? Biz de kapılmışız bir kapitalistik teknoloji akımına gidiyoruz işte. Bu sorun benim şimdiye kadar bildiğim bütün bilgisayar dergilerinde (az batırmadım) vardı. Yeni oyunlar, ya da aletler çıkınca dergiler bir bakıma onlara da yer ayırmak zorundalar (doğa kanunu), bu da bu yeniliklere ulaşamayan okuyucuların kendilerini aldatılmış hissetmelerine sebep oluyor. Biz de ilk başladığımızda ayda bir CD oyunuyla sınırlı kalmayı planlıyorduk ama şu anda her ay çıkan (kaliteli) oyunların yarısından fazlası CD. Biz de buna karşılık mümkün olduğu kadar CD-Rip'i (floppy versionu) olan oyunlar tanıtmaya çalışıyoruz. Bu arada çıkarın kağıtları, yakında ilk Game-Show Okuyucu Kimliği, Ruhsal Kişiliği ve Diş Sağlığı anketi geliyor (Intel Inside hatırlat, gelecek sayıya hazırlayayım). 2) Pepsi Max reklamı gibi olacak ama, been there, done that. Hatta Amiga. Ömrümün ilk zamanlarının çoğu bu oyunla geçti diyebilirim. 3) Tanrım ben ne yaptım. Beni affedebilecek misin. *90'dan beri gözüm gibi baktığım Battle of Britain manual'ini buraya gelirken taşıyacak yer yok diye ablamın evinde bıraktım. Şimdi oradan git al desem, orada kendini bile bulamazsın. Beni gerçekten affedebilecek misin? Hayatımda gördüğüm en iyi manual'lerden biriydi desem acın hafifler mi (yoksa katlanır mı)? 4) Her oyun aslında ama her zaman para kazanabileceğin belirli route'lar var. Mesela Berlin- Liepzig, ya da Buffalo civarları. Genelde gerçekte büyük olan şehirler oyunda da ileride anormal boyutlara ulaşıyorlar. Railroad'ı Transport Tycoon'dan ayıran ana özelliklerden biri (grafik esprisi yapanı dağlarım) her şehirde sadece bir şirketin çalışabilmesi. İkinci bir şirket oraya istasyon kurduğunda şehir heyeti bir senelik bir yarışma tipi bir şeyler düzenliyor. Senenin sonunda şehire daha çok hayrı olan firma kalıyor, diğeri de tası tarağı topluyor. Bu yarışmayı kazanabilmek için o şehrin kabul ettiği (zor level'da) her maldan ne yapıp edip getirmen gerekiyor (yolcu ve mail kurtarmaz). Eğer önemli bir şehirse şirketin geri kalanını askıya al, sırf orayla uğraş. En kolay (ve kalleş) yol, yarışma olan şehrin etrafına birkaç pilot istasyon kurmak ve bunlardan habire o şehre mal getirmek. Şehrin sattığı malları (mesela limanlı şehirlerde manufactured goods) mutlaka oradan alıp bir yerlere ulaştırmalısın. Bu sene içinde para kazanmaya bakma, sırf o şehir için çalış. Zaten oyunun sonlarına doğru, hayvan gibi para kazanırken oyunda kalan tek eğlenceli şey başkalarının şehirlerini (ekonomik olarak) ele geçirmek 5) Reunion çok eskilerin Millenium'una ya da Deuteros'una benzeyen bir oyun. Yeni bir tür adı daha icat edeyim, Araştırmalı Sonu Savaşlı Az Biraz Adventure'lı Uzay'da Genişleme ve Ticaret Oyunu. Ben de Amiga'da oynayıp bitirmiştim, aslında gayet kaliteli bir oyun (HardDisk'in yoksa dikkat et, çok disket değiştiriyor), ama bu türün (türün adını bir daha yazarım ölürsünüz) diğer oyunları gibi belirli bir senaryosu olduğundan anca bir kere oynanıyor. Bir kere bitirince bütün heyecanı (yeni silahlar ve araştırma kısmı) kaçıyor. Ama Amiga'da oyun sıkıntısı olduğunu VENN Dİ kaçırma. WENN DER WEG

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.